{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/23 <br>KARAR NO\t\t: 2024/768<br>KARAR TARİHİ\t: 02/04/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/10/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/726 Esas  2020/460 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 02/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/04/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı şirket ile davalı belirli bir süre, davacı şirketin davalıdan mal/hizmet alımına dayalı ticari ilişkiden kaynaklı davacı şirketin  doğan tüm borçlarını ödediğini, davacı şirketin bu ticari ilişki kaynaklı borçlarını ödemesi sırasında son olarak, 03.05.2018 tarihinde, o sırada \"TL\" çeki bulunmaması nedeniyle davacı şirket tarafından, 03.05.2018 tarihindeki kura göre hesaplama yapılmak suretiyle, davalıya 15.10.2018 keşide tarihli ve 19.176 Euro'luk bir çek verilmiş ve taraflar çekin keşide tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılarak, kurun yükselmesi durumunda davalı tarafından davacı şirkete fazla ödenmiş olacak olan paranın iadesi, kurun düşmesi durumunda da eksik kalacak kısmı davacı şirketin davalıya ödenmesi konusunda anlaşıldığını, 15.10.2018 tarihinde bu çekin ödendiğini ve 15.10.2018 tarihindeki kura göre davacı şirket davalıya 30.821,36 TL (KDV hariç net) fazla ödeme yaptığını, bu rakam KDV dahil 36.369,20 TL olarak davacı şirketin alacağını oluşturduğunu, davacı şirket bu alacağını, çeşitli defalar davalıdan talep etmesine karşın, davalı bu konuda taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı davranarak, fazladan tahsil ettiği meblağı ödemeye yanaşmadıklarını, taraflar arasındaki ticari ilişkide ödemenin BK md 99/1 anlamında ülke parası olan TL ile yapılması esas olduğu gibi taraflar arasında ödemenin yabancı para ile yapılması konusunda yapılmış bir anlaşma bulunmadığını, davacı şirketin TL ödemesi yerine Euro çekinin ödeme tarihindeki kur farkı nedeniyle doğan fazla ödeme kaynaklı alacağını davalıdan talep hakkı bulunduğunu, fazlaya ve faize ilişkin haklarının saklı kalmak üzere, müvekkili olduğu şirketin davalıya yaptığı fazla ödeme nedeniyle alacağı olan 36.369,20 TL'nın dava tarihinden itibaren merkez bankasının kısa vadeli avanslara uyguladığı avans faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davanın konusunun davacı tarafın fazla ödeme yaptığı iddiasına  dayalı sebepsiz zenginleşme davası olduğunu, taraflar arasında, davaya konu olan kur farkı sebebiyle fazlaya ilişkin ödemelerin iadesi ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, yetkilendirilmiş mahkemenin de bulunmadığını, HMK'nın 6. maddesi gereğince davalının yerleşim yeri mahkemesi olan Adana mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, davacı şirket arasında mal alım - satımı için sözlü anlaşma yapılmış, davalı müvekkilinin satmış olduğu mallar karşılığında davacı şirketten ileri keşide tarihli  çek aldığını,  alınan çek döviz çeki olduğundan, malın TL cinsinden satış fiyatının  çekin müvekkile veriliş tarihi olan 03.05.2018' deki döviz kuruna göre Euro cinsinden karşılığı hesaplanıp çekin üzerine yazıldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu, kurun yükselmesi durumunda davalı müvekkil tarafından, davacı şirkete fazla ödenmiş olacak olan  paranın iadesi, kurun düşmesi durumunda da eksik kalacak kısmı davacı şirketin davalı müvekkile ödemesi konusunda anlaşma yapıldığı iddiası gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında bu iddiaya ilişkin bir sözleşme yapılmadığını, davacı taraf bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğunu, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 14.10.2015 tarihli 2015/853 Es - 2015/12740 K. sayılı kararının \"Kur farkı alacağının doğması için satışın yabancı para cinsinden yapılması ya da sözleşmenin bulunması gereklidir.\"şeklinde olduğunu, Yargıtay ilamından da anlaşıldığı üzere, kur farkından dolayı alacak talebinde bulunabilmek için aranan şartlar bulunmadığını, davacının davaya konu çeki verirken veya öderken ihtirazı kayıt koymaksızın vermiş ve ödemiş olduğunu, taraflar arasında ödemeye ilişkin uygulanacak döviz kurunun, 03.05.2018 tarihindeki döviz kuruna sabitlendiğine ilişkin bir sözleşme yapılmadığını,davacı tarafın iddia ettiği gibi fazlaya ilişkin ödemenin iadesi ticari hayatın olağan akışına aykırı olacağını, şayet keşide tarihinde döviz kuru düşmüş olsa idi müvekkilinin de eksik kalan miktarı talep etme hakkı olmayacağını, Türk Ticaret Kanun'u md.20/2 hükmüne göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesinin şart olduğunu, şirketin o sırada TL çeki bulunmaması sebebiyle elinde olan döviz çekini vermek zorunda kaldığını ifade ettiğini, ödemeye ilişkin olarak döviz kurunu sabitlemediği gibi döviz kurunun artmasından dolayı uğramış olduğu zarardan davalı müvekkili sorumlu tuttuğunu, bu durumdan müvekkilinin sorumlu tutulmasının  hukuka aykırı olacağını, davacı taraf ticari ilişkide ödemenin BK md.99/1'e göre ülke parası ile yapılmasının esas olduğunu, taraflar arasında ödemenin yabancı para ile yapılması konusunda yapılmış bir anlaşma bulunmadığı belirttiğini, taraflar arasında zaten  yazılı sözleşme bulunmadığını, 6098 sayılı TBK'nın 99/2 maddesi gereğince \"Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebildiğini, davacının Türk Lirası olarak düzenlenen faturadan kaynaklı borcunu Euro para birimiyle ödemek istediğini beyan ederek hiç bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin EURO çekini verdiğini müvekkilinin de kabul ettiğini, borcun ifasının başka bir para birimiyle ödeme yapılmasını zımni olarak kararlaştırdıklarını, davacının borcunu aynen Euro para birimi ile yapabileceği gibi, ödeme gündeki rayiç üzerinden ülke parası ile de ödeyebileceğini, davacının davasını kabul etmemekle, mahkemece davacının davasının kabulüne karar verilecek olması halinde, müvekkilinin davacı taraftan 6.547,23 TL alacağı bulunduğunu, TBK. madde 139 gereğince  takas talebinde bulunduklarını, 6098 s.TBK'nın   143. maddesi gereğince takas, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleştiğini, bu durumda her iki borç, takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona erdiğini, müvekkili aleyhine açılan davanın reddine, mahkemece davanın kabulü halinde müvekkilin davalı şirketten faturaya dayalı 6.547,23 TL alacağının olması nedeniyle takas talebimizin kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Dava, kur farkından kaynaklı yapılan fazla ödemenin iadesi istemine ilişkin alacak davasıdır.<br> Davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 26/02/2020 havale tarihli  raporda özetle; taraflar arasında cari hesap ilişkisi  olduğunu,  taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davalı tarafından davacıya 2018 yılı içerisinde toplamda 135.043,09 TL tutarında KDV dahil fatura düzenlenmiş olduğu, davacının davalıya 20/02/2018 tarihinde 33.455,36 TL bedelli bir adet çek, 03/05/2018 tarihli 15/10/2018 vadeli 1 adet 19,176 Euro bedelli çek verdiğinin anlaşıldığını, davacı tarafından davalıya verildiği anlaşılan çeklerin davalı tarafından defter kayıtlarına geçirilmediği, davalının 2018 yılı defterinin 31/12/2018 tarih ve 108 nolu yevmiye kapanış kaydında davalının davacıdan alacağının olduğuna dair veya davacıya borcunun olduğuna dair bir kayıta rastlanılmadığını bildirmiştir. <br>Davacı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde bilirkişi tarafından düzenlenen 03/07/2020 havale tarihli  raporda özetle;  davacının incelemeye esas ticari defterlerinin zorunlu noter açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğu ve evrakların VUK'nun hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davalı tarafın 320.01.2437 ....(...) alt hesabında kayıtlı olduğu tespit edildiği ve 31.12.2018 tarihli kapanış fişinde davacının davalıdan 6.549,56 TL borçlu olduğu; davalı kayıtlarını inceleyen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda\" davalı tarafından davacıya 2018 yılı içerisinde toplamda 135.043,09 TL tutarında KDV dahil fatura düzenlendiğini, davacı tarafından davalıya verildiği anlaşılan çeklerin davalı tarafından kayıtlarına geçirilmediği, davalının 2018 yılı defterinin 31.12.2018 tarih 108 nolu yevmiye kapanış kaydında davalının davacıdan alacağının olduğuna dair veya davalının davacıya borcunun olduğuna dair bir kayda rastlanmadığını\"rapor edildiğini, ticari defter kayıt görüntüleri ve cari hesap özetinde davacı tarafın dava konusu yaptığı çekin davalının yevmiye defterinde kayıtlı olduğu ve 31.12.2015 tarihinde kapanış fişinde davalının davacıdan 6.547,23 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği ve dolayısıyla taraflar arasında ki bakiyenin 2,33 TL fark ile uyumlu olduğunun, davacının keşide tarihinde elinde TL çeki olmadığı gerekçesi ile Euro çeki verdiği ve çek keşide tarihinde tutarın 94.867,51 TL olarak hesaplandığı, çekin vade tarihinde ki karşılığının ise 131.171,51 TL olarak hesaplandığı dolayısıyla davacının davalı tarafa 36,304 TL kur farkından dolayı fazla ödemeden kaynaklı alacaklı olduğunun hesaplandığını,  dava tarihi olan 31.12.2018 tarihi itibarıyla davacının davalıya 6.549,56 TL borçlu olduğu, bu borcun kur farkı alacağından mahsup edilmesi gerektiğinin mahkemece takdir edilmesi halinde davacının davalıdan 29.754,44 TL alacaklı göründüğü neticesine varıldığı bildirilmiştir. <br>Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişilerin düzenlemiş olduğu içerik itibarıyla hüküm kurmaya elverişli kabul edilen raporu dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilerek; davacının çeke dayanarak istemde bulunduğundan çekin düzenlendiği yer olan İzmir mahkemelerinin de davaya bakmaya yetkili olduğu, taraflar arasında mal alım satımı,  davalının davacıya kestiği fatura tutarı ve davacı tarafından düzenlenen çek yönünden ve taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borç ödemelerinin TL üzerinden yapıldığı yabancı para birimi üzerinden çek düzenlenmiş olmasının sebebinin ödeme tarihinde davacının TL çekinin bulunmaması olduğu hususlarında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı; uyuşmazlığın, davacının davalıya fatura bedelinden kaynaklanan borcunu ödemesi gereken tarihte TL çekinin bulunmaması nedeniyle TL çeki yerine ödenmesi gereken borca karşılık gelen tutarı karşılayacak şekilde 03/05/2018 tarihindeki geçerli kur üzerinden  borca karşılık Euro bedelli çek düzenleyerek davalıya teslim etmesi sonrasında çekin ödeme tarihi olan 15/10/2018 tarihindeki kura göre davalının parayı tahsil ettiği tarihte kur farkından kaynaklanan davacının yapmış olduğu fazla ödemeyi davalıdan talep edemeyeceği hususlarına ilişkin  olduğu; dosya kapsamına göre taraflar arasında yazılı olmayan cari hesap ilişkisinin bulunduğu, yine taraflar arasında ticari ilişkide ödemelerin yabancı para üzerinden yapılacağı veya kur farkının talep edilebileceğine dair kur farkı sözleşmesi bulunmadığı gibi kur farkı ödemesine ilişkin fiili uygulamanın da olmadığı, yapılan alım satıma ilişkin düzenlenen faturanın Euro para birimi üzerinden kesilmediği anlaşılmış, kur farkı alacağının tahsil edilebilmesi taraflar arasında buna ilişkin sözleşme yapılmış olması ve sözleşmede kur farkı talep edilebileceğine ilişkin hüküm bulunması veya akdi ilişkinin yabancı para üzerinden olması gerektiği, her ne kadar davacı kur farkının meydana gelmesi halinde farkın davalı tarafından ödeneceğine dair aralarında anlaştıklarını beyan etmiş ise de bu iddiasını da ispat edemediği, davacının ödeme tarihindeki kur üzerinden bir defaya mahsus olmak üzere borca karşılık gelen tutarda Euro bedelli çek düzenleyerek davalıya olan borç ödemesini bu suretle gerçekleştirdiği, davacının basiretli tacir olarak meydana gelebilecek kur farkını öngörmesi gerektiği halde bu hususta yazılı bir sözleme düzenlenmeksizin rızası ile davalıya çeki teslim ettiği anlaşıldığından, belirtilen nedenlerle ödeme sırasında oluşan kur farkından davalının sorumlu tutulamayacağı davacının davalıdan kur farkı alacağı talep edemeyeceği kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile; \"Davacının davasının REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, davalıya fazla ödeme yaptığını, fazla ödemenin nedeninin de, davacı şirketin TL borcuna karşılık Euro çeki vermesi ve çekin keşide tarihinde Euro kurunun yükselmesi nedeniyle, davalının alacağından fazla tahsilat yapması olduğunu, ilk derece mahkemesinin, davayı yanlış değerlendirdiğini, yabancı para borcu içerikli hukuksal ilişkilerde geçerli olan kur farkı talep edilebilmesi ile ilgili sözleşme hükmü ve uygulama koşulunu eldeki davaya uygulayınca da, hatalı, hukuka ve dosya kapsamına aykırı bir sonuca varıldığını, davacı şirketin, davalı firmaya fazla ödeme yaptığının tartışmasız olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile net biçimde tespit edildiğini, davalı firmanın, davacı şirkete sattığı ürünlerin toplam değerinden fazla tahsilat yaptığını, davalı firmanın, çekin verildiği tarihte tahsilat yapmadığına, çeki tahsil ettiği tarihte tahsilat yaptığına göre, fazla tahsilat yaptığının açık olduğunu, çekin verildiği tarihte Euro kuru 5,03 TL olduğunu, çekin tahsil edildiği tarihte Euro kuru 6,75 TL olduğunu yani Euro kuru % 34,19 oranında arttığını, böyle bir artışı tahmin etmenin, edebilmenin, ilk derece mahkemesi kararındaki iddianın aksine basiretli bir tacir olmak ile bir ilgisi olmadığını, açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davacı şirketin davalıya yaptığı fazla ödeme nedeniyle alacağı 36.369,20 TL'nın dava tarihinden itibaren merkez bankasının kısa vadeli avanslara uyguladığı avans faizi oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça davalıya fazladan yapıldığı iddia olunan ödemenin iadesi istemine yönelik alacak davasıdır. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 03/05/2018 tarihinde, davacı şirketin o dönemde elinde TL ile düzenlenmiş çekinin bulunmaması nedeniyle 03/05/2018 tarihli Euro kuru itibariyle borcuna karşılık gelen 15/10/2018 keşide tarihli ve 19.176,00 Euro'luk çekin düzenlenerek davalıya verildiği, ancak işbu çekin 15/10/2018 tarihinde davalı tarafça tahsil edildiği, çekin tahsil edildiği 15/10/2018 tarihindeki kur dikkate alındığında davalı tarafça KDV dahil 36.369,20 TL fazladan tahsilat yapıldığı, taraflar arasında çekin keşide tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılarak kurun yükselmesi durumunda davalı tarafından davacı şirkete fazla ödenmiş alacak olan paranın iadesi, kurun düşmesi durumunda da eksik kalacak kısmı davacı şirketin davalıya ödemesi konusunda anlaşma sağlanmış olmasına rağmen davalı tarafça fazladan tahsil edilen paranın iade edilmediğinden bahisle 36.369,20 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili; alınan çekin döviz çeki olup malın TL cinsinden satış fiyatının çekin davalıya veriliş tarihi olan 03/05/2018'deki döviz kuruna göre Euro cinsinden karşılığının hesaplanarak çekin üzerine yazıldığı, davacı tarafça iddia edildiği şekilde çekin tahsil edildiği tarih itibariyle kurun yükselmesi durumunda paranın iade edileceği yönünde bir anlaşmanın taraflar arasında yapılmadığı, yine davacı tarafça kur farkı talep edilebileceğine dair yazılı bir sözleşmenin taraflar arasında bulunmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının davasının reddine karar verilmiştir. <br>İşbu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Taraflar arasındaki ihtilaf, davacı tarafça 03/05/2018 tarihi itibariyle davalıya olan 95.038,17 TL'lik borca karşılık 03/05/2018 tarihindeki Euro kuru üzerinden davalıya 19.176,00 Euro bedelli ve 15/10/2018 keşide tarihli olarak düzenlenerek  verilen çekin  keşide tarihi olan 15/10/2018  tarihinde davalı tarafça tahsil edildiği ve bu tarihte Euro kurunun artış göstermiş olması nedeniyle davalının 131.407,37 TL tahsilat yaptığı, bu şekilde davalının (131.407,37 TL - 95.038,17 TL) = 36.369,20 TL fazladan tahsilat yaptığı iddiasına dayanmaktadır. Davacı tarafça taraflar arasında çekin davalıya verildiği sırada kurun yükselmesi halinde davalı tarafça fazladan tahsilat yapılması halinde fazladan yapılan tahsilatın iade edileceği yönünde anlaşmaya varıldığı ve bu şekilde dava konusu çekin davalıya verildiği iddia edilmiş olasına rağmen, davalı tarafça bu tür bir anlaşmanın varlığı inkar edilmiştir. Bu nedenle davacı tarafça taraflar arasında bu yönde bir anlaşmanın bulunduğu yönündeki iddianın dava değeri itibariyle yazılı delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Ancak bu yönde bir yazılı delil davacı tarafça sunulmadığı gibi davacı delilleri arasında açıkça yemin deliline de dayanılmamıştır. Ayrıca taraflar arasında kur farkı ödeneceğine dair yazılı bir sözleşme bulunduğu iddia ve ıspat edilmediği gibi alınan bilirkişi raporlarına göre taraflar arasında bu yönde bir teamülün varlığına da raslanmamıştır. Bu nedenle davacının bu yöndeki iddiasını  kanıtlayamadığının kabulü gerekmiş olup bu kapsamda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve  yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;  göre davacı  vekilinin tüm istinaf nedenleri  yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br><br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/10/2020 tarih, 2018/726 Esas ve 2020/460 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 02/04/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58f9ed86418860c7","SID":"a147c96d310d2e8d"}}