{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   31. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/136 - Karar No:2024/410<br>                   T.C.<br>                ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ        <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  \t\t     \t(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1  md)\t<br>\t                                                                 <br>ESAS NO\t: 2023/136 <br>KARAR NO\t: 2024/410<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/710 E-2022/503 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 18/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/04/2024<br>\t<br>Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak  istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davalı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim ile davacı şirket arasında Irak Devleti Duhok Uluslararası Havalimanı inşaat projesi kapsamında 18/04/2013 tarihli altyüklenici sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmede davacının altyüklenici, davalıların yüklenici sıfatını haiz olduklarını, sözleşme uyarınca 04/07/2013 tarihinde işe başlanılmasının ardından Aralık 2013 - Nisan 2014 tarihlerinde davalıların sözlü talimatları ile işe ara verildiğini, yeni kazı ve dolgu bölgesinin gösterilmediğini, işe ara verilen bu dönemde davacının ekipmanlarının büyük çoğunluğunun boş bırakıldığını ve bu duraksamaya sebep olarak davalı ortak girişim ile akit devlet arasında bulunan problemler sebebi ile ortaklığın zarar ettiği iddiasının gösterildiğini, bu problemin davacıyı bağlayan bir süreç olmamakla birlikte davacının, ortak girişimin talimatlarına uyduğunu, üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ettiğini, Nisan 2014 tarihinde tekrardan işe başlama talimatı verildiğini, Mayıs 2014 tarihinde davalı ortak girişimin sözlü talimatı uyarınca tekrardan işe ara verildiğini, müvekkilinin tekrar işe başlamayı beklerken 18/06/2014 tarihinde sözlü olarak taraflar arasında mevcut sözleşmenin 29.maddesi uyarınca hiçbir sebep gösterilmeden ortaklığın tek taraflı inisiyatifi ile sözleşmenin feshedildiğini, ilk fesih ihbarının ardından hukuka aykırı bir şekilde farklı gerekçe yaratılarak 2.kez fesih ihbarında bulunulduğunu, 06/08/2014 tarihli sözleşmenin feshi konulu yazı ile Irak'ta son 2 aydır yaşanan ve de artık gelişmelerin güvenliği tehdit eder duruma gelmesi nedeniyle tüm işlerin fiili olarak durdurulduğu, projede normal çalışmanın ne zaman başlayacağının da belli olmadığı, ana müteahhit olarak sözleşmenin 21.maddesine istinaden işin durdurulduğunun sözlü olarak 18/06/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 06/08/2014 tarihinden itibaren sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, haksız fesih sonucunda davalının konusuz kalan teminatları 02/06/2015 tarihine kadar iade etmediği gibi davacıya ait ve davacı tarafından hazır bulundurulan ekipmanların Türkiye Gümrüğünde davacıya teslimini de gerçekleştirmediğini, davacının tüm süreçte davalı ortak girişimin emir ve talimatlarını harfiyen yerine getirdiğini, sözleşmeye aykırılık teşkil edecek herhangi bir davranışta bulunmadığını, sözleşmenin devamının sağlanabilmesi inancı ile sözleşme gereklerini yerine getirmeye devam ettiğini, buna karşılık davalının tutum, davranışları ve yanlış talimatları sebebiyle davacının zararının günbegün artmasına ve davacının atıl durumda bekletilen personel, ekipman ve araçların maliyetlerine katlanmasına sebebiyet verdiğini, davalı tarafından Üsküdar 6. Noterliğinden keşide edilen 13/02/2015 tarihli ihtarnamede Irak'ta son 2 aydır yaşanan gelişmelerin güvenliği tehdit eder duruma gelmesi ve tüm işlerin fiili olarak durdurulduğu belirtilmiş ise de, davalının sözleşmeyi feshettiği tarihte bir iç savaş ve/veya güvenlik tehlikesinin bulunmadığının her iki tarafça açık ve net bir şekilde bilindiğini, aynı tarihlerde Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi ile sözleşme akdeden başkaca proje yüklenici firmaların sözleşmelerinin duraksamadan devam ettiğini, sözleşmenin başlangıç tarihi ve şantiyenin davacı tarafından kurulma tarihi itibariyle dava dilekçesi eki listede yer alan ve mülkiyeti davacıya ait araçların davalının yüklenicisi olduğu Kuzey Irak Kürdistan Bölgesi Duhok Havaalanı inşaatındaki şantiyedeki işe tahsis edilmek üzere davalıya teslim edildiğini, sözleşme tarihinden sonra davacının sözleşme kapsamında üstlendiği işi daha aktif ve verimli ifa edebilmek için günlük iş yapabilme kapasitesi ile davalı tarafından taahhüt edilen işi yapma kapasitesine uygun ekipmanı yeni kurmak suretiyle gerekli araç ve ekipmanların davalı adına Habur Gümrük Kapısından girişi yapılmak suretiyle davalının şantiyesine koyduğunu, sözleşmenin haksız feshinin ardından araç ve ekipmanların tesliminin gerçekleştirilmesi gerektiği yönünde davalı ortaklığa uyarı ve bildirimlerde bulunulmasına karşın ekipmanların Türkiye'ye çıkışının gerçekleştirilmediğini, toplam bedeli 15.480.000,00 USD ve günlük çalışma bedeli 62.600,00 USD olan ekipmanların teslim edilmeyerek davacının ciddi kâr kaybı, iş kaybı ve mağduriyetine sebebiyet verildiğini, günlük (kazı ve dolguda) 260.357,00 USD iş kaybı ve zararın söz konusu olduğunu, ekipman ve araçların teslim edilmemesinden dolayı ilk girişte 59.000,00 USD, daha sonra her ay gümrük vergisi adı altında ayda 12.300,00 USD ödenmek durumunda kalındığını, bu kapsamda mülkiyeti davacıya ait araç ve ekipmanların 02/04/2015 tarihine kadar haksız ve hukuka aykırı olarak teslim edilmemesi nedeniyle doğan zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 50.000,00 USD'nin, ayrıca şantiye alanı inşaat giderine ilişkin olarak şimdilik 10.000,00 USD, personel ücret ve giderlerine ilişkin şimdilik 5.000,00 USD, sigorta ve kasko giderlerine ilişkin şimdilik 5.000,00 USD, nakliye giderlerine ilişkin şimdilik 5.000,00 USD, iş makinası çalışma giderlerine ilişkin şimdilik 5.000,00 USD, akaryakıt giderlerine ilişkin şimdilik 5.000,00 USD, teminat mektubu masraflarına ilişkin şimdilik 5.000,00 USD, kâr kaybına ilişkin şimdilik 10.000,00 USD ve diğer zararlar adı altında sözleşmenin yerine getirilememesi dolayısıyla uğranılan tüm zararlar, katlanılan tazminatlar, ekipmanların teslim edilmemesinden dolayı doğan her türlü zarar, sözleşmenin geçerliliğine inanılarak başka bir sözleşmenin kaçırılması dolayısıyla uğranılan zararlar vb. tüm zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 USD (bu kalemlerden toplam 55.000,00 USD)'nin sözleşmenin fesih tarihi 06/08/2014 tarihinden itibaren döviz faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuş, davacı vekili 14/07/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle yoksun kaldığı  kârın 1.254.715,68 USD, iş makinalarının çalışmadığı dönem için hesaplanan kâr kaybının 1.073.398,69 USD olarak bilirkişi raporunda hesaplandığını belirterek 105.000,00 USD'lik alacak talebini 2.223.114,37 USD artırarak toplam 2.328.114,37 USD'ye yükselterek harcını ikmal etmiştir.<br> Davalılar vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından davacıya süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da Irak KRG Duhok Valiliği ile davalı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim arasında 06/02/2013 tarihinde Duhok Uluslararası Havaalanı inşaatı sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede işin bitim tarihinin 06/09/2015 olarak belirlendiğini, davacı ile davalılar arasında 18/04/2013 tarihinde altyüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca işin 10/05/2013 tarihinde başlanılıp 10/05/2014 tarihinde bitirileceğini, üstlenilen iş, havaalanı inşaası yapım işinin ilk safhalarından biri olup, yapılan işin Irak KRG Duhok Valiliği ile imzalanan sözleşme ve eki teknik şartnameler kapsamında Irak KRG Duhok Valiliğinin talimatları doğrultusunda yürütülmesinin zorunlu olduğunu, projenin ifası için çalışmalara başlanmasının ardından işveren ile davalı arasında imzalanan sözleşme içeriğinde yer almayan davalı ortak girişimin ve dolayısıyla davalı alt yüklenicinin çalışmalarını doğrudan etkileyecek 3 temel sorun ortaya çıktığını, dava tarihi itibariyle bu sorunlar nedeniyle halen işe devam edilemediğini, sorunlardan birinin; Irak KRG Duhok Valiliğinin yükümlülüğünde olan ve projenin en kilit bölgesinde yer alan Mukuble Köyü ve köy yolu istimlak sorunu, diğeri; Irak KRG Duhok Valiliği ile imzalanan sözleşmede açıkça belirtilmiş olmasına karşın ariyet ocaklarının Irak KRG Duhok Valiliği tarafından teslim edilememesi sorunu, bir diğerinin Irak'ta yaşanan güvenlik sorunu olduğunu, bu koşullar altında özellikle dizayn değişikliği neticesinde ariyet kazısı yapılması, dolgu sahasına nakli, serilmesi, sıkıştırılması işinin yapılmasının mümkün olmadığı hususu da dikkate alınarak davacı alt yükleniciye sözleşme konusu işin verilmesinin fiilen imkansız hale geldiğini, davacı taraf ile imzalanan 18/04/2013 tarihli altyüklenici sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, sözleşme feshedilmemiş olsaydı dahi davacıya sözleşme kapsamında iş yaptırılmasının mümkün olmadığı, hukuki ve fiili imkansızlığın söz konusu olduğunun ortada olduğunu, alt yüklenicilik sözleşmesinin, sözleşmenin konusu başlıklı 2. maddesi 1.bendi uyarınca kazı çalışmalarının her türlü zeminde yapılacağının kararlaştırıldığını, teklifin yeterliliği başlıklı 4.maddesinde altyüklenicinin mukavele ve eklerini, şartnameleri, çizimleri, dokümanları alıp okuduğu, işyeri ve çevresinin ulaşım, yerleşim, fiziksel gerçekler ve iklim koşulları yönünden incelediği, tekliflerine etki edebilecek her türlü riskin değerlendirilerek tatmin olduğu ifadelerine yer verildiğini, sözleşmenin bu hükümleri karşılığında davacının zarara uğradığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacıya ait ekipmanların davalı şirketler tarafından Türkiye'ye girişlerinin geciktirildiğine dair iddiaların tamamının asılsız olduğunu, davacıya ait ekipmanların gümrük işlemlerinin tamamlanarak Türkiye'ye çıkışının gerçekleştirilebilmesi amacıyla en üst düzeyde emek ve çaba gösterildiğini ancak davacının özensiz davranışları ile sürenin geciktirilmesinin önlenemediğini, davalıların kendi ekipmanlarından önce davacının ekipmanlarının çıkışını sağlamaya çalıştığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye dayalı ortak girişime teslim edilen teminat mektuplarının haksız olarak davacıya iade edilmemesi iddiası ile ortaya çıkan masraflar talebinin haksız olduğunu, sözleşmenin tutarı başlıklı 5.maddede açıkça belirtildiği üzere ağır iş makinaları, işçilik, nakliye ve tüm vergi, sigorta vb. giderler dahil olmak kaydıyla bunlardan herhangi bir ek ücret talep edilmeden yapmayı taahhüt ettiğini, ayrıca ücret talep hakkının sözleşme yürürlükte iken dahi bulunmadığını, iş makinası çalışma ve akaryakıt giderleri ile nakliye giderleri talebinin de sözleşme birim fiyatlı ve davacının hiç bir koşulda bu giderleri talep hakkının zaten bulunmadığını, personel giderlerine ilişkin talep hakkının da bulunmadığını, kâr kaybı adı altında talep edilen tutarın, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle talep edilen zarar kalemleri içerisinde olduğunu, ayrıca kâr kaybı başlığı altında ne şekilde hangi kârı elde etmekte yoksun kaldığının açıklanmadığını, boş tutulan ekipmanlar nedeniyle maddi kayıp isteğinin dayanağının anlaşılamadığını, ek olarak kâr kaybı adı altında zarar talebinin mümkün olmadığını belirterek davanın esastan da reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece,\"...yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki altyüklenicilik sözleşmesinin birim fiyat esasına göre düzenlendiği, yer tesliminden 20 gün sonra işe başlamak üzere, iş programına göre işin 10/05/2013 tarihinde başlayıp, 10/05/2014 tarihinde bitirileceğinin hükme bağlandığı, eser sözleşmelerinde yer teslimi gerçekleştiriminin iş sahibinde olduğu, davalı tarafça işveren Irak KRG Duhok Valiliği tarafından iş tesliminin tamamlanamadığı ve yer tesliminin gerçekleştirilemediği ve Irak'ta yaşanan güvenlik sorunu nedeniyle işe devam imkanının kalmadığı belirtilmiş ise de, Irak Valiliği tarafından yer tesliminin sağlanamaması hususunun Irak Hükumeti ile yapılan sözleşmenin taraflarını bağlayacağı, davacının o sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmenin 4.maddesindeki \"alt yüklenicinin, mukavele  ve eklerini, şartnameler, çizimler, vb. dokümanları almış, okumuş, işyerleri ve çevresini, ulaşım, yerleşim, fiziksel gerçekler ve iklim koşulları yönünden tetkik etmiş, tekliflerine tesir edebilecek her türlü risk, ihtimal ve koşulları değerlendirerek tatmin olmuştur.\" hükmünün yer teslimi edimini ortadan kaldıracak bir düzenleme niteliğinde olmadığı, Irak'ta yaşanan güvenlik sorunlarını, taraflar tacir olup, bilmeleri ve ön görmeleri gerektiği, davalı iş sahibinin buna rağmen sözleşmeyi akdetmek suretiyle yer teslimini sağlamayı taahhüt ettiği, sözleşmenin davalı tarafça feshinin haklı nedene dayanmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin feshi başlıklı 21.maddenin 2.fıkrasında günlük gönderilecek yazılı ihbar ile sözleşmenin sebepsiz feshi hakkına sahip olduğu belirtilmiş ise de, dava konusu olayda fesih ihbarlarının bulunduğu dönemler ve içerikler de nazara alındığında ve bu madde kapsamında sebepsiz fesih hakkının bulunduğundan söz edilemeyeceği, dosya kapsamı itibariyle feshin 21.maddenin altyüklenici başlıklı kısmında a,b,c,d,e,f,g,h bentleri halinde belirtilen nedenler kapsamı içerisinde değerlendirilmesi gerekeceği, buna göre değerlendirmenin yapıldığı ve yukarıdaki paragrafta da açıklandığı üzere sözleşmenin davalı tarafça feshinin haklı nedene dayanmadığı anlaşılmıştır.<br>Davacı taraf dava dilekçesinde, sözleşme ile ilgili şantiye alanı inşası gideri, personel gideri, sigorta ve kasko gideri, nakliye gideri, iş makinası çalışma gideri, akaryakıt gideri, teminat mektupları masrafı ve diğer zararlar olarak 45.000,00 USD, iş kaybı ve boş tutulan ekipmanlardan kaynaklı kâr kaybı 10.000,00 USD ve sözleşmenin feshinden ekipmanların teslimine kadarki dönem için geç teslimden kaynaklı zarar olarak 50.000,00 USD'nin tahsili talebinde bulunmuş olup, davacının sözleşmenin feshinden ekipmanların teslimine kadarki dönem için geç teslimden kaynaklı 50.000,00 USD talebine ilişkin olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; gecikmenin, davacı tarafça makineler listesinin doğru ve eksiksiz bir şekilde davalıya iletilmemesinden kaynaklandığı, kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir talepte bulunmasının mümkün olmadığı, anlaşılmakla bu kalem alacak talebi yerinde görülmeyerek reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Müspet zarar kapsamında bulunan kâr kaybında feshin haklı olup olmadığına göre değerlendirme yapılarak fesihte, altyüklenicilik sözleşmesinde yüklenicinin haklı olması halinde kâr kaybı istenemeyeceği, haksız olması halinde altyüklenici tarafından kâr kaybı istenebileceği, hakedilen iş bedelleri için feshin haklı olup olmadığının bir öneminin bulunmadığı, işbu dosyada yapılan hakedişler kapsamında ödemelerin yapıldığı, hakediş bedellerinin ödenmediğine yönelik bir uyuşmazlığın bulunmadığı, esasen bu konuda talebin de olmadığı, yüklenicinin iş sahibinin kusurlu olarak sözleşmenin feshi nedeniyle talep edebileceği müspet zarar, kesinti yöntemine göre hesaplanması gerekir ise de, davacının yurt dışı şantiye maliyetlerinin büyük bölümünün kayıtlara yansıtılamadığı, ağırlıklı olarak yurt içinden yapılan maliyetlerin gösterildiği, gerçekçi olmayan masraf ve gider kayıtlarına göre kesinti usulü uygulanarak zarar hesabının yapılamayacağı, bu nedenle talep edilebilecek müspet zararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin kökleşmiş içtihatları da nazara alınarak yaklaşık maliyet hesapları üzerinden hesaplanması gerektiği, buna göre yapılan hesaplamada 1.254.715,68 TL olarak hesaplandığı, iş makinalarının sözleşmenin feshedilmesinden önce boş tutulduğu döneme ilişkin kâr kaybı talebine ilişkin olarak mahkemece yapılan inceleme, bilirkişi heyeti rapor içeriği de nazara alınarak bakım maliyeti düşüldükten sonra kâr kaybının 1.073.398,69 USD olarak hesaplandığı, iş kaybı ve boş tutulan ekipmanlardan kaynaklı kâr kaybına ilişkin olarak dosya kapsamı itibariyle 10.000,00 USD talepte bulunulduğu, hesaplanan miktarlar da nazara alınarak 10.000,00 USD'lik talebin yerinde olduğu, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüt oluşmadığından bu miktar alacağın dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca birer yıllık dönemler itibariyle USD mevduata uygulanan en yüksek oranda faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>Davacı taraf, müspet zarar kapsamında kâr kaybı ve iş makinalarının sözleşmenin feshinden önceki boş tutulduğu döneme ilişkin kâr kaybı talebini 14/07/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 2.328.114,37 USD'ye yükseltmiş ise de, davalı taraf yasal süresi içerisinde verdiği cevapta ıslaha konu miktara ilişkin zamanaşımı definde bulunduğu, talebin dayanağı eser sözleşmesi kapsamında kâr kaybına ilişkin olup, alacağın belirsiz alacak davası niteliğinde olmadığı, sözleşmenin 18/06/2014 tarihinde şifahen feshedildiği, 06/08/2014 tarihli sözleşmenin feshi konulu yazı ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiği ve 13/02/2015 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin 21. maddesi uyarınca; Irak'ta yaşanan iç karışıklıklar da dikkate alınarak 06/08/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sözleşmenin feshedildiği hususunun ihtar edildiği, davacının cevabi ihtar tarihi 02/04/2015 olup, bu tarih itibariyle fesholduğunun bildirildiğinin kabulü halinde dahi TBK'nın 147/6 maddesi uyarınca 5 yıllık sürenin ıslah tarihi itibariyle dolduğu ve geçtiği anlaşılmakla ıslaha konu miktarların zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davacının sözleşme ile ilgili şantiye alanı inşası gideri, personel gideri, sigorta ve kasko gideri, nakliye gideri, iş makinası çalışma gideri, akaryakıt gideri, teminat mektupları masrafı ve diğer zararlar olarak 45.000,00 USD talebi ile ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın tüm alacak kalemlerinin yaklaşık maliyet hesabında yüklenici masrafı içerisinde yer alması nedeniyle ayrıca bu kalem giderlerin mükerrerliğe yol açacağından talep edilemeyeceği anlaşılmakla bu kalem taleplerin reddine...\" karar verilmiştir.\t\t\t\t<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olduğunu, ıslahla talep edilen miktarların zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasında eser ve hizmet sözleşmelerini içeren karma sözleşmenin söz konusu olup, 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, ekipmanlar yönünden davalının her hangi bir listeye ihtiyacı bulunmadığını, ayrıca ekipman listesinin geç verildiğine dair hiç bir araştırma yapılmadığını, davalının beyanının esas alınarak karar verildiğini, müvekkiline ait makina ve ekipmanların Türkiye'den ihraç edilip,  tekrar ülkeye girene kadar müvekkilinin bunlar üzerinde hiç bir tasarruf yetkisi olmadığı gibi, işin yapıldığı ülkede makinalar ile ilgili talepte bulunma hakkının dahi bulunmadığını, fesih tarihi itibariyle davalının Türkiye gümrüğünden makinaları müvekkiline teslim etmesi gerekirken 11 ay boyunca teslim etmediğini, bu sürede makinaların atıl kaldığını, bu hususun 12/10/2020 tarihli bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, davalının kusuru nedeniyle ortaya çıkan müvekkilinin katlanmak zorunda kaldığı masraflarının talep edilmesinin mükerrer talep olmadığını, çalışılmayan bekleme süreleri ve boş kalan ekipmanlara dair somut delillerin ve davalının yanlış tutum ve talimatları olmasa idi; bu zararların doğup doğmayacağı konularının incelenip değerlendirilmeden reddedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların karşılanmadığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin usulden red olup, nispi vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu, vekalet ücreti hesaplanırken yabancı paranın karar tarihindeki satış kurunun dikkate alınması gerekirken, dava tarihindeki satış kuruna göre hesaplama yapılmasının doğru olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kar kaybının kabulünün haksız olduğunu, sözleşme yükümlerinin dikkate alınmadığını, basiretli tacir olma yükümlülüğünün sadece müvekkillerine yüklendiğini, Irak, Duhok Valiliği ile yapılan asıl sözleşmenin davacı ile imzalanan sözleşmenin eki olarak kabul edildiğini, Irak'ta yaşanan güvenlik problemleri, istimlak sorunu ve kazı vs.yapılmasının mümkün olmaması nedenleriyle sözleşmenin tamamlanmasının fiilen imkansız hale geldiğini, sözleşmenin bu nedenlerle haklı olarak feshedildiğini, sözleşme feshedilmese dahi ifasının imkansız olduğunun açık olduğunu, ayrıca sözleşmenin 21.maddesinde müvekkillerinin sözleşmeyi sebepsiz feshetme hakkının mevcut olduğunu, mahkeme kararında bundan hiç söz edilmediğini, dava dilekçesinde iş kaybı zararına yönelik talep bulunmadığı halde; iş kaybı nedeniyle müspet zarar ve iş makinalarının fesihten önce boş tutulduğu döneme ilişkin kar kaybı hesaplandığını ve hüküm altına alındığını, hesaplama yönteminin yanlış olduğu gibi, talep bulunmaması nedeniyle hüküm altına alınmasının da hatalı olduğunu, ıslah dilekçesinde davanın sadece miktar yönünden ıslah edildiğini, kararda ise; boş tutulan ekipmandan dolayı uğranılan kar kaybı ve dava dilekçesinde talep edilmeyen sözleşmenin fesih öncesinde doğan zararının kabulüne karar verildiğini, dava dilekçesinin sonuç kısmında ve ıslah dilekçesinde yer almayan yoksun kalınan kar alacağının doğrudan reddedilmesi gerektiğini, bununla birlikte davacının yoksun kaldığı karı ticari defterleri ile ispatlayamadığını,  davacının ticari defterlerini mevzuata aykırı tutulduğu tespit edildiği gibi, davacının işin yapılan kısmına ilişkin kar ve maliyetini ispatlayamadığını, ancak bilirkişilerce kar oranı belirlenerek ve sözleşme birim fiyatlı  olduğu halde, götürü bedel üzerinden hesap yapılarak kalan işin bedelinin tespit edilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca iş makinası ücretlerinin sözleşmedeki birim fiyatlara dahil olduğunu, bilirkişi raporuna yapılan itirazlara neden itibar edilmediğinin açıklanmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE:<br>\t Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan  alacak  istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>  HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 67,80  TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,<br>3-Davalılardan alınması gereken 4.111,58 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.695,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.415,88 TL harcın  davalılardan müteselsilen  tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,<br> 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca  yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere  18/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan \t                        Üye                        Üye                  Katip <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63c80c5e4fa62148","SID":"3e4cd368ffd0040b"}}