{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C. KONYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t: ...  (...) <br>ÜYE\t: ...  (...)<br>KATİP\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 25/11/2022<br>NUMARASI\t:  Esas -   Karar<br><br>DAVACI\t: ... \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t<br>İHBAR OLUNAN\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 08/03/2024<br>G. KARAR YAZIM TARİHİ \t: 18/03/2024<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı kooperatif arasında Konya ..Noterliğinin 25/11/2008 tarih ve ... yevmiye sayılı arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını ve davacı şirketin 28 daire için 02.10.2009 tarihinde yapı ruhsatını alarak inşaata başladığını ve kaba inşaatı da tamamladığını, inşaat faaliyetleri hızla devam ederken arsanın 3. Ana Jet Üstü Komutanlığı Askeri Hava Limanı mania planı bölgesinde kaldığının anlaşılması üzerine  Konya Selçuklu Belediyesi'nin 07/04/2010 tarihli yazısı ile inşaatın durdurulduğunu, yapı ruhsatının iptal edildiğini ve mevut hale göre inşaat yapılmasının imkansız olmasından dolayı yapılan kaba inşaatın yıkıldığını, Belediyenin hatalı imar uygulaması nedeniyle tarafların uğradığı zarara karşılamak amacıyla bölgede yeniden imar tadilatı yapmak suretiyle davalıya önceki arsalarından daha avantajlı olacak şekilde arsa tahsisi yaptığını, davacıların daha rant getirici şekilde arsalarını almalarının davacının çabaları ile olduğunu, aksi halde davalının  çok ciddi maliyetlere katlanacağını, sonrasında tarafların yeni tahsis edilen arsalara ortak menfaat çevresinde proje yapmayı hedeflerini ve davacının yapı ruhsatının iptalinden önce yapmış olduğu ancak yıkılan inşaat dolayısıyla yaptığı masraf ve uğradığı zararın 4.860.000,00 TL olduğu ve bu zararın yeni projeden arsa sahiplerinin payına isabet edecek kısmın gelirinden karşılanacağı hususunda tarafların anlaştıklarını ve tarafların bu hususta 15.03.2011 tarihli tutanak başlıklı belgeyi düzenlediklerini, imar tadilatından sonra davacılar adına tahsis edilen arsalara inşaat yapmak amacıyla davalı arsa sahibinin de onayı ile projenin finansmanı sağlayacak olan davanın ihbar edildiği .... Ürünleri İnşaat Taah. San ve Tic. Ltd Şirketi, davacı müvekkili ve davalı arsa sahibi arasında 03.03.2016 tarihinde tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile taraflar arasındaki 25.11.2008 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin revize ediliği ve bir kısım hakların ihbar olunan şirkete devredildiğini, ve ihbar oluna şirket ile davacı şirket arasında ayrıca ortaklık ilişkisi kurularak devredilen hak ve sorumluluklarının belirlendiğini, yıkılan inşaat ile ilgili imalat bedellerinin ihbar olunan şirkete devredilen haklar arasında olmadığını, davalı arsa sahibinin de buna onayının olduğunu, inşaatın yapım işinin ihbar olunan şirkete devredilmesinden sonra arsa sahiplerinin sözleşme kapsamında devredilecekleri tapu payının ihbar olunana devredildiğini ancak devriden sonraki süreçte davalı arsa sahibinin ihbar olunan şirket aleyhine dava açarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshini sağladığını, Yargıtay uygulamalarına göre, tarafların her birinin diğerinden aldığını sebepsiz zenginleşme kurallarına göre iade etmesi gerektiğini, taraflar arasında 15.03.2011 tarihinde düzenlenen tutanak uyarınca yıkılan inşaat dolayısıyla davacının uğradığı zararın sebepsiz zenginleşme hükümlerine davalıdan tahsili gerektiğini ancak kendisine halen bir ödeme yapılmadığını, ayrıca davalının arsası için imar tadilatı yapılmasının ve arsanın  değerinde artış meydana gelmesinin davacının girişimleri ile olduğunu, davacıların ekonomik olarak zenginleştiklerini, sözleşmenin feshedilmesi ile sözleşmenin eski hale döndürülmesi ve arsa bedeli üzerinden denkleştirme yapılarak davacıya da pay verilmesi gerektiğini ileri sürerek, 490.000,00 TL imalat bedeli  ile arsa değerinin artışından kaynaklı şimdilik 10.000,00 TL'nin 04.06.2020 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile 25 Kasım 2008 tarihinde imzalanan sözleşmenin, davacının inşaatı yapmayacağının anlaşılması üzerine noterde 03.03.2016 tarihinde yapılan yeni bir sözleşme ile davacının sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlerini ve haklarını ihbar olunan .... İnşaat Taah. San ve Tic. Ltd Şirketi'ne devrettiğini, aynı tarihte taraflar arasında yapılan ibra sözleşmesi ile tarafların tüm hak ve alacakları yönünden birbirlerini ibra ettiklerini ve taraflar arasında bu tarihten sonra hiç bir hukuki ilişkinin kalmadığını, davacının alacağı varsa ihbar olunanla aralarındaki sözleşme ilişkisi kapsamında ihbar olunandan talepte bulunabileceğini, ibra sözleşmesi uyarınca davacının talepte bulunamayacağını, sözleşmenin devredildiği ihbar olunan şirketinde sözleşme şartlarına uymadığını, edimini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin mahkeme kararıyla feshine karar verildiğini, davacının tarafı olmadığı bu sözleşmenin feshedilmiş olmasına dayanarak talepte bulunmayacağını, ayrıca davacı ile sözleşmenin yapıldığı tarihte mevcut olan arsaya inşaat yapılamamasında davalının kusurunun olmadığını, belediyenin imar uygulamasını hatalı yapmasından kaynaklandığını, ayrıca 15.03.2011 tarihli tutanağı kooperatif adına imzalayan yetkilinin tek başına imza yetkisi olmadığını, bu sebeple tutanağın bağlayıcı olmadığını, aksinini kabulü halinde ise, daha sonra düzenlenen ibra sözleşmesi ile tutanağın bir hükmünün kalmadığını, yine tutanakta davacının projenin gerçekleşmesi için uğraşmasında dolayı komisyon talep edemeyeceğinin açıkça yazılı olduğunu ve tutanakta projenin gerçekleşmesi sonrasında elde edilecek gelirden ödeme yapılacağının yazılı olduğu dikkate alındığında projeyi gerçekleştirmeyen davacının talepte bulunma hakkının da olmadığını, ayrıca davalının arsasına karşılık imar tadilat yapılarak yeni arsa verilmesinde de davalının sebepsiz zenginleştiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalı Belediyenin hatalı imar uygulamasını düzelttiğini ve davalının da tazminat alacağından vazgeçtiğini, davacının arsada pay istemesinin TMK'nın 2. Maddesine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \" Somut olayda; taraflar arasında yapılan sözleşmeye istinaden bir kısım imalatların yapıldığı, imalat bedellerinin ödenmemesine bağlı, imalat bedelinin ve davalıya ait arsanın değerlenmesi nedeniyle davacı tarafça mahkememizde alacak davası açıldığı, Konya 7.Noterliğinin 03.03.2016 tarihli düzenlediği sözleşme ile, davacı ve davalının ibralaştığı, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında verilen sözleşmenin feshine yönelik kararın davacı taraf ile ilgisinin bulunmadığı, davacı ve davalı taraf arasında düzenlenen sözleşmenin halen yürürlükte olduğu, davacı ile davalı arasında düzenlenen ibranameyi ortadan kaldıran bir mahkeme kararının bulunmadığı, ibranamenin halen geçerli olduğu, taraflar arasında düzenlenen 2008 tarihli sözleşmede işin en geç 30/04/2016 tarihinde teslim edileceğinin belirtildiği, bu tarih dikkate alındığında ve taraflar arasında daha sonra düzenlenen revize sözleşme dikkate alındığında, davacı tarafından Konya..Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan.... esas numaralı davanın 30/06/2020 tarihinde açılmış olması nedeniyle zaman aşımının kesildiği, bu nedenle zaman aşımı süresinin dolmadığı dikkate alınmıştır...\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı kooperatif arasında Konya .. Noterliğinin 25/11/2008 tarih ve....yevmiye sayılı arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, 28 dairenin kaba inşaatının tamamlanarak inşa faaliyetleri hızla devam ederken Konya Selçuklu Belediyesi'nin 07/04/2010 tarihli yazısı ile inşai faaliyetin durdurulduğunu, durma nedeninin Hava Kuvvetleri Komutanlığı Eskişehir 1. Hava Jet Üstü Komutanlığının yazısı üzerine arsanın  Askeri Hava Limanı mania planı bölgesinde kalması olduğunu, bu durumda projenin ifasının imkansız hale geldiğini ve davacının yapmış olduğu inşaatın yıkıldığını, zararın giderilmesi için Belediye ile yapılan görüşmelerde zararın tazmini için dava açılması gerektiğinin başka türlü zarar gideriminin mümkün olmadığının anlaşılması üzerine dava açmadan ve Belediyeyi ibra etmeleri karşılığında davalı Belediyenin imar tadilatı yapmak suretiyle davalıya yeniden arsa tahsis etmeyi teklif etmesi üzerine, Belediye'ye dava açmak yerine ikinci teklifin kabul edilerek, imar tadilatı yapılmasının kabul edildiğini ve davacının yıkılan inşaat nedeniyle uğradığı tüm zararlarının 4.860.000 TL olduğu taraflarca kabul edilerek, davalının proje sonrası elde edeceği gelirinden davalı tarafa davacıya ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının yeniden 3 adet arsa tahsisi yapıldığını ve davalının zarara uğramayarak sebepsiz zenginleştiğini, daha önce yaptığı inşaatın yıkılması nedeniyle arsa üzerine inşaatları tek başına yapama imkanı kalmayan davacının ihbar olunan ... İnşaat Taah. San ve Tic. Ltd Şirketi ile anlaşarak, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesindeki yükümlüklerini ve bir kısım haklarını bu şirkete devrettiğini, bu durumu arsa sahibinin de kabul etmesi üzere 03.03.2006 tarihinde tarafların ve ihbar olunan şirketin katılımı yine sözleşmenin ihbar olunan şirkete devredildiğini, aynı tarihte davacı ile ihbar olunan şirket arasında da protokol imzalandığını, devirden sonraki süreçte, davalı arsa sahibi kooperatif tarafından ihbar olunan şirket aleyhine Konya. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ....Esas sayılı dosyası kapsamında, sözleşmenin feshi istemiyle dava açıldığını, bu davada mahkemece sözleşmenin feshine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle ibra sözleşmesinin hükmünün kalmadığını, sözleşme feshedilmeyip ifayla sonuçlanmış olsaydı davacının davalıdan talepte bulunmamasının zaten mümkün olmayacağını ancak sözleşme feshedildiğine göre herkesin aldığını iade etmesi gerektiğini, aksinin kabulünün davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağı, ayrıca davacının imar tadilatında dava dışı idare nezdinde yapmış olduğu çalışma ve girişimler nedeniyle arsadaki ayıbın giderildiğini ve davalının arsasının değerli hale geldiğini, bu sebeple meydan gelen değer artışından davacıya pay verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini  istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.<br>Davacı şirket ile davalı kooperatif arasında davalı kooperatife ait, Konya İli Selçuklu İlçesi ... Köyü  ... ada 1 ve 2 numaralı parsellere konut ve iş yeri yapımı için Konya . Noterliğinde 25.11.2008 tarihinde... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı  ve davacının 28 daire için Belediye'den  yapı ruhsatını alarak inşaata başladığı ve inşaatın kabasının da tamamladığı ancak inşaat faaliyetleri devam ederken sözleşmeye konu arsaların 3. Ana Jet Üstü Komutanlığı Askeri Hava Limanı mania planı bölgesinde kaldığının ve mevcut haliyle inşaat yapılmasının mümkün olmadığının anlaşılması üzerine Konya Selçuklu Belediyesi'nin 07/04/2010 tarihli yazısı ile inşaatın durdurulduğu, yapı ruhsatının iptal edildiği ve inşaatın da yıkıldığı anlaşılmış olup, bu husus taraflar arasında da uyuşmazlık dışıdır. <br>Dava dışı Selçuklu Belediyesi tarafından sözleşmeye konu taşınmazların bulunduğu bölgede imar uygulaması yapılırken, Hava Kuvvetleri Komutanlığının Mania Planlarına dikkat edilmemesi ndeniyle sözleşme konusu arsaların bir bölümün  3. Ana Jet Üstü Komutanlığı Askeri Hava Limanı mania alanında kaldığı ve durumu far etmeyen belediyenin sözleşme konusu arsalara yapı ruhsatı verildiği ve davacının da yapı ruhsatı doğrultusunda  inşaata başladığı anlaşılmakla, sonrasında ruhsatın iptal edilmesinde, inşaatın yıkılmasında ve sözleşmenin fiilen imkansız hale gelmesinde taraflara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı, davacının mevcut zararını hatalı işlemi yapan Selçuklu Belediyesi'nden talep edebileceği ancak  davalı Belediye'nin arsalarlar ilgili yeniden imar tadilatı yapılmasını uygun görmesi üzerine, taraflar arasında 15.03.2011 tarihinde yapılan '' tutanak'' başlıklı sözleşmeyle davacının yıkılan inşaat için uğramış olduğu zararın 4.860.000,00 TL olduğunun ve bu zararın imar tadilatı sonrasında tahsis edilecek arsadan yapılaşmanın gerçekleşmesi, satılması veya kiralanması gibi tarafların ortak menfaati doğrultusunda yapılacak ilk tahsilattan öncelikle davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve davalının da davacıyla birlikte zararları yönünden Belediyeyi ibra ettiği, Selçuklu Belediyesi tarafından da imar tadilatı yapılarak  davalı arsa sahibi adına yapılaşmaya uygun 3 det arsa tahsisi yapıldığı anlaşılmıştır. <br>Sonrasında yeniden tahsis edilen 3 adet arsa üzerine inşaatın davacı şirket tarafından değil de ihbar olunan...... İnşaat Taah. San ve Tic. Ltd Şirketi tarafından yapılması ve taraflar arasında düzenlen  25.11.2008 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesindeki davacının hak ve yükümlülüklerinin ihbar olunan şirkete devri ve sözleşme koşullarının yeniden belirlenmesi için davacı şirket, davalı arsa sahibi ve ihbar olunan şirket arasında 03.03.2016 tarihinde noterde yeniden düzenleneme şeklinde arsa payı karşı inşaat sözleşmesinin devri ve tadili başlıklı sözleşme imzalandığı ve davacının sözleşme kapsamındaki hak ve  yükümlülüklerinin ihbar olunan şirkete geçtiği ve taraflar arasındaki inşaatın yapılmasına ilişkin sözleşme ilişkisinin son bulduğu, yine davacı şirketin, davalı ile aralarındaki sözleşmeyi sonlandırma birlikte, aynı tarihte ihbar olunan şirketle sözleşmenin devri karşılığında yapılacak inşaattan ihbar olunan şirketin payına ortak olmak için ortaklık sözleşmesi imzaladığı ve 03.03.2006 tarihli noterde yapılan sözleşmenin 3.6 maddesinde ve aynı gün davalı ile ayrıca yaptığı  yazılı sözleşme ile önceki sözleşmeden kaynaklanan tüm hak ve borçlar yönünden hiç bir alacağının kalmadığı yönünde davalı arsa sahibini ibra ettiği anlaşılmıştır <br>6098 sayılı TBK 132. Maddesinde “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.\" hükmüne yer verilmiş olup, bu madde uyarınca yapılan ibra işlemi geçerli olup, ibra sırasında 15.03.2011 tarihinde yapılan sözleşme kapsamında kararlaştırılan dava konusu alacak saklı tutulmadığına göre, artık ibra sözleşmesi uyarınca davacı şirket bu alacağını talep edemeyeceği gibi, sözleşme kapsamında bakaca hiç bir alacak talebinde de de bulunamayacaktır.  İbra, alacak ve borcu doğrudan doğruya ve kesin olarak ortadan kaldırır. Bu itibarla davalı arsa sahibinin 25.11.2008 tarihli sözleşme kapsamında ya da başkaca davacıya karşı hiç bir sorumluluğu bulunmamaktadır. <br>Davacı şirketin ihbar olunan şirket ile yapmış olduğu ortaklık sözleşmenin; ihbar olunan ile davalı arsa sahibi arasında yapılan sözleşmenin ihbar olunanın inşaat hiç başlamamış olması nedeniyle feshedilmiş olmasından dolayı yerine getirilmeyecek olmasından dolayı, ibra sözleşmesini geçersiz kılmak ve davalı arsa sahibini sorumlu tutmak mümkün değildir. Bu doğrultuda ibra sözleşmesinin taraflar arasında halen geçerli olduğunu ve taraf olmadığı sözleşmenin feshinin davacıya hak sağlamayacağını kabul eden ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygundur. <br>Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/11/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının peşin alınan 8.600,00 TL'den mahsubu ile fazladan yatan 8.172,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,    <br>Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>Gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,  <br>Kararının Dairemizce taraflara tebliğ edilmesine,        <br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/03/2024       <br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır.<br> <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır.<br> <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır.<br> <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır.<br> <br><br><br><br><br><br>¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸ <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a48ba79d4301097","SID":"7c6368de68013d6b"}}