{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/706 <br>KARAR NO: 2024/853<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/01/2024<br>NUMARASI: 2023/639 E. 2024/77 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 04/04/2024\t\t<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/01/2024 tarih ve 2023/639 E - 2024/77  K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... hakkında bundan 16 yıl kadar önce sözleşme başlığı adı altında tarafları...  Ltd. Şti ve ... ve diğer tarafta yüklenici sıfatı ile ... ve ... olan a-b-c maddelerinden oluşan akdin c bendinde senedin ön yüzünde bedeli teminat olarak da yazılı şekilde verildiğini ve bu senedin sözleşmenin tarafında yedi emin sıfatı ile kendilerinde olan senedin geçersiz bir ciro işlemi ile tamamen büyük bir kötüniyetle ciro edilerek ... adlı kişiye verildiğini ve bu kişinin de kendi adına bu teminat ve bedelsiz senedi icra takibine Kayseri 4. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 04/05/2011 tarihinde takibe geçmiş ve müvekkilin tüm iktisadi hayatı ve aile hayatının son bulduğunu ve bu takip ile batırılmış tüm işlerinin sekteye uğradığını, senetten dolayı müvekkilinin borcu olmadığını, senedin bedelsiz olduğunu, bu bedelsiz olan ve teminat senedi olan senet ile takibe geçerek müvekkili ... hakkında haksız takipte bulunduklarını, müvekkilinin bu senetten dolayı borcu olmadığını, icra takibi aşamasında müvekkili ...'nın haksız takibin haksız hamili olan ilk icra takibi yapan ... ile Kayseri 4. İcra Dairesi'nin ...  Esas sayılı dosyasında işbu senedin ibraname - feragatname başlıklı ve takibin alacaklısı ...  ve borçlusu ... olarak imzalanan belgede senedin teminat senedi olduğu akit altına alınmış inşaat yapma edimlerinin teminatı olduğunun, kendisinin bu dosyada ve var olan tasarrufun iptali davasından da feragat ettiğini 07/03/2014 tarihli belge ile imzaladığını ve iptali ve menfi tespit istedikleri işbu takip dosyası senedinden dolayı ibraname ve feragat verdiklerini bildirerek haklı davalarının kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, icra dosyasına konu 31/12/2009 vade tarihli 600.000 Euro bedelli senedin teminat senedi olduğunun tespitine karar verilmesini ve teminat senedi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağı dikkate alınarak davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından aynı konuda Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/230 Esas - 2014/357 Karar sayılı dosyası üzerinden icra takibinden kaynaklı borcunun olmadığı ve bu icra takibinin iptali istenildiğini ve bu dosyada davanın reddine karar verildiğini ve kararının kesinleştiğini, hal böyle iken huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, işbu davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bunun yanı sıra davacının işbu dava ile \"Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...  E. (Eski Esas Kayseri Kapatılan 4. İcra Dairesi ...  E.) sayılı dosyasından kaynaklı menfi tespit ve takibin iptalinin istendiğini, ancak Kayseri Kapatılan 4. İcra Dairesi'nin ...  Esas sayılı dosyasının Kayseri Genel İcra Daireleri kurulduktan sonra ... Esas numarasını aldığını, davacının dava dilekçesinde yer alan iddialarının tamamının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasındaki takibe ilişkin olduğunu, bu nedenle davacı tarafça icra dosyası dava dilekçesinde yanlış gösterilmiş olup, davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin ise davacının iddialarının tamamen hukuki mesnetten yoksun olduğunu, ayrıca davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkili ile dava dışı ...  arasında muvazaaya dayalı bir temliknamenin söz konusu olmadığını, öyle ki, müvekkilinin eski Esas Kayseri 4. İcra Dairesi'nin ...  Esas sayılı icra dosyasını dava dışı ... 'tan icra müdürü huzurunda ve asillerin bizzat katılımıyla 12/03/2014 tarihinde temlik harcını da yatırmak suretiyle temlik aldığını, bu bağlamda davacı tarafından dosyaya sunulan ibranamenin sonradan adi şekilde düzenlenerek geriye tarih atıldığını ve gerçeği yansıtmadığı haliyle icra müdürü huzurunda ve asillerin katılımıyla resmi şekilde düzenlenen temliknameyi ortadan kaldırmayacağının aşikar olduğunu, ayrıca dosya kapsamında yer alan ve davacı tarafından sunulan delillerin huzurdaki dava ile ilgili olmayıp, hükme esas teşkil edecek niteliği haiz olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.       <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Sonuç itibariyle yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda 07/03/2014 tarihli belgenin adi yazılı bir belge niteliğinde olduğu ve her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu, borçlunun temlik tarihi olan 12/03/2014 tarihinden önce bu belgeyi takip dosyasına sunmadığı, dava dışı temlik eden ... 'ın senede ilişkin alacağını haricen tahsil ettiğini beyan ederek davacıyı ibra etmiş ise de temlik tarihinden önce borcun ödendiğini ibraname dışındaki geçerli belgelerle ispatlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine,...\" şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili  istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan yargılama soncunda ilk verilen karar ve kaldırılan kararda gerekçelerde 4 ana gerekçe ile davanın reddine karar verilken bu defa bu gerekçeler bir kenara onulduğunu ve adeta sadece temlik alanın temlikte haklı mı değil mi üzerinde durarak icra hukuk mahkemesi kararının yargıtayda bozulmasına gerekçe ettiği ifadelerle dosyada hüküm tesis ederken icra hukuk mahkemesi kararının kesin hüküm taşımadığını dava  iddia ve nedenlerime dair açık yazılı belgelere rağmen bu kezde hiç durmadan eksik ve yanlış bir karar tesis ettiğini,  senedin bir bir tüm ana senet unsurları yazılarak  dava dilekçesi ekinde  sundukları iki adet sözleşmede öncelikle 14.12.2006 tarihli olan sözleşmenin 4.(sorumluluklar ve sorumluluklar devri maddesi )  ve 5.maddesikarşılıklı devirlerin açıkca gösterilmemiş olmasına rağmen ne yazık ki burda teminat ana itiraz nedenlerinin her şekilde incelemesi gerekli iken sadece temlikin geçerlilik şartlarına şartlandığını ve ana kaide ve inceleme gerekçelerinden  sehven ve yanlış bir şekilde uzaklaştığını, binlerce yargıtay kararlarında uygulma bütünlüğü temin edilmiş uygulamalarına ayrırı karar ihdas ettiğini,  bunun çok yanlış ve kaldırma -büyük bir bozma nedeni olduğunu, istinaf nedenlerinin önemli nedenlerinden birinin de ortada feragat edilmiş ve teminat senedi olduğunun dahi kabul edilmiş bir takip ve senedin varlığı olduğunu, senedin takip alacaklısı ... tarafından senedin teminat senedi olduğunu bu feragat sözleşmesi ile kabul ettiğini  ve beyanı ile de ilan ettiğini, ancak bu senedin ilkinde de takibe konu edilir iken bu defa da her nasılsa muvazaalı olarak  bir temlik yapıldığını ve bu temlik neticesinde nasıl ve ne bedelle dahi aldığı bilinmeyen 3.bir şahıs olan ... temliken alacaklı sıfatı ile icra dosyasını ve bu bağlamda da mevcut olan ve devam eden Kayseri 2.Asliye Hukuk Mahkemesindeki 2020 / 165 esas sayılı dosyadaki tasarrufun iptali davasını temlik alan kişi sıfatı ile haksız ve kötüniyetli olarak devam ettirdiğini, ciro yolu ile senedin sahibinin olmadığını, bu açıdan da iyiniyetli 3.kişi konumuna asla hukuken konulamayacağını ve kabul dahi edilemeyeceğini, bu  konunun yerel mahkemenin de gözünden her nasılsa kaçtığını ve sanki senedin icra takibinden evvel ciro ile sanki senette elinde bulunduran kişi gibi görülmesinin de asla yerinde olmadığını, kararın hukuka aykırılığının ayrıca bu yönden de ortaya çıktığını,  kararın kaldırılması gerektiğini,  kararın gerekçesinde yer alan  şekli ile  ile ciro yolu ile bu takibi yapmayan ve temlik ile bu takibi alacak olarak devrelan bir kişi olan temlik alan kişinin gerekçesinde sözleşmenin tarafı olmadığına dayanak yapılarak ve bilmesinin de mümkün olmadığı gerekçe olarak yazılarak ve de üstelik de bunun ispat edilemediği gibi hiç mi hiç yerinde olmayan bir gerekçe ile davalı lehine davanın aleyhlerine reddi tüm hukukun , tüm temel ilkelerine açık bir aykılık oluşturmakta olup kararın yerinde olmaması ve hukuka uygun olmaması nedeni ile kaldırılmasını ve kabulüne karar verilmesi gerektiği açık bir husus olarak ortada durduğunu, burada delillerin takdirine ve gerekçede açık hukuka aykırılık olması nedeni ile istinaf talepleri gereği bu yöndende karar verilerek yerel mahkememizin kararı kaldırılması gerektiğini, zira  temliknamenin dosyaya sunulduğunu, temlikname ile davalı ...'ın ilk takibe konu eden ... ibi haklı hamil olmayan muvazaalı ve hileli işlem neticesinde senedi elinde bulunduran ve üstelik de ödenmiş ve feragat edilmiş takibi bu feragat ve teminat senedi olduğunu bile bile almasının da hayatın olağan akışına aykırı olan haksız bir takip alacaklısı olduğunu, hem senet hakkında bedelsiz olduğu ayyuka çıkmışken ve hemde teminat senedi olduğu artık taraflar dışında 3.şahıslarca dahi biliniyorken üstelik de  feragat ve ödemenin de sözkonusu iken sırf bu feragatın akim-neticesiz bırakılması içinde bu defa böyle muvazaalı ve hileli bir işlem ile temlik yapıldığını ve geçersiz olduğu bir yana 600.000 EURO luk bir senet işlemi olan takip dosyasının nasıl ve ne için ve ne bedel ile temlik alındığı ve bunun hangi resmi işlemde davalı  taraf ... tarafından  beyan edildiğini  ve kayıt altında olduğunu ve nerede ve ne şekilde de ödendiğinin dahi belli ve kayıtlı olmadığını ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini, davalının kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin, Kayseri BAM 6. H.D.'nin 2023/1074 E. 2023/1084 K. sayı ve 07/06/2023 tarihli kararına uygun bir şekilde yeniden yargılama yapmak suretiyle eldeki davada eksik ya da hatalı bir değerlendirme olmaksızın hukuka uygun nitelikte hüküm tesis ettiğini beyan ederek davacının iddialarının salt soyut olması ve hiçbir hukuki mesnedi bulunmaması nedeniyle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/639 E. 2024/77 K. Sayılı kararına binaen yapılan istinaf başvurusunun reddine dair karar verilerek vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava Kayseri İcra Dairesinin ...  Esas ( 4. İcra Dairesinin ...  Esas )sayılı icra dosyasında başlatılan takipten dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkin açılan davadır.Davacı keşidecisi olduğu 600.000 Euro   14/12/2006 Tanzim 31.12.2009 Vade tarihli senedin teminat senedi olduğunu, bu senetten dolayı borcunun olmadığını yine Kayseri 4. İcra Dairesinin ...  Esas sayılı icra dosyasında alacaklı tarafından yapılan  temlik işlemi öncesi alacaklı ... tarafından takip dosyasından ve alacaktan feragat edildiğini ancak daha sonra takip dosyasındaki alacağın muvazaalı şekilde temlik edildiğini ileri sürmüştür.Başka bir deyişle davacı asıl borç ilişkisindeki edimin yerine getirilmesi nedeniyle senedin bedelsiz kaldığını yine  icra dosyasında yapılan  temlik  sözleşmesi öncesi icra dosyası alacaklısı tarafından takipten ve alacaktan feragat ettiğini  kendisini ibra ettiğini ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuştur.... tarafından 05.05.2011 tarihinde Kayseri 4. İcra Dairesinin ...  Esas sayılı icra dosyası ile  1.293.800,00 TL Miktarlı 14/12/2006 Tanzim Tarihli, 31.12.2009 Vade tarihli senet dayanak yapılarak 1.570,584, 58 TL üzerinde ilamsız takip yapıldığı görülmüştür.Davaya konu senet incelendiğinde, keşidecisinin ..., lehdarların ...  oldukları,  14/12/2006 düzenleme,  31/12/2009 tediye  tarihli 600.000 Euro bedelli,   \"teminat\" olarak ahzolunduğu kaydını ihtiva ettiği  senedin arkasında ... ın  beyaza cirosunun bulunduğu görülmüştür.Davacı senedin teminat senedi olduğunun kendisi ve  ...  ile ... Limited Şirketi ile  tarafından imzalanan 14.12.2006 tarihli  \" sözleşme\" isimli belgenin 4.- 5.  Maddelerinde   belirtildiğini ileri sürmüş olup 14.12.2006 tarihli  sözleşmenin  4. maddesinde;  bu sözleşmenin (taahüdün) yüklenici firma (...- ...  tarafından yerine getirilmesi amacıyla 31.12.2009 tarih  ...   adına düzenlenen 600.000 Euro bedelli teminat senedinin  alındığı, 5. Maddesinde; sözleşmenin içeriğinin yerine getirilmemesi halinde 31.12.2009 tarih 600.000 Euro bedelli senedin tahsil edileceği, 6. Maddesinde ise sözleşmenin içeriğinin eksiksiz şekilde yerine getirildiği takdirde alınan teminat senedinin iade edileceğinin belirtildiği görülmüştür.Bilindiği üzere, Bonoda teminat kaydı varsa da neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu ibare bononun mücerretlik vasfım ortadan kaldırmaz, Bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK'nun 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. (Yargıtay HGK'nun 28.03,2018 tarih, 2017/1140 E- 2018/563 K sayılı kararında belirtildiği üzere)  Senet üzerine yazılacak olan \"teminattır\" ibaresi tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandırmaz. \"teminat senedidir,\" \"devredilemez\", \"ciro edilemez\", ibareleri tek başına geçersiz olup, hiç yazılmamış kabul edilir. Aynı yönde  (Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 2014/11410 E. 2014/13843 K. sayılı ilamı). Bir senedin teminat senedi olduğunu ileri süren taraf bunu yazılı bir belge ile ispatlamalıdır.Senet metninde teminat ibaresi bulunmakta olup bahse konu senedin 14.12.2006 tarihli sözleşmenin teminatı olduğuna dair açık bir ibare olmadığı gibi 14.12.2006 tarihli sözleşmede senedin vade tarihi ve meblağı alacaklıları belirtilmiş olunup senedin zorunlu unsuru olan  düzenleme tarihinin belirtilmediği görülmüştür. Bununla birlikte davacı 14.12.2006 tarihli sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirdiği senedin teminat fonksiyonun son bulduğu yönünde bir iddiası bulunmamaktadır. Davacı  senedin teminat senedi olduğunu teminat fonksiyonun son bulduğu yönünde dosyaya deliller sunamamıştır.12/03/2014 tarihli temlik sözleşmesi incelendiğinde; temlik edenin ... 'ın temlik edilenin ...  olduğu   ... 'ın  Kayseri 4. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasıyla takibe konulan 31/12/2009 vadeli 600.000 Euro bedelli borçlusu ... olan senetten kaynaklı her türlü hak ve alacaklarının,  tüm ferileriyle birlikte ...'a temlikine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Dosyada yer alan ...  ile davacı arasında imzalanan 07.10.2014 tarihli \"ibraname feragatname\" isimli belge incelendiğinde;....iş bu senedin ekte sunulu 14.12.2006 tarihli sözleşmenin gereği teminat senedi olarak  verildiğinin ve yine ekte yer alan anlaşmalar gereği  tarafların inşaat yapma edimlerinin teminatı olduğunun  alacaklı ... tarafından henüz yeni öğrenilmiş olması ve teminaten verildiğinin bilinmediği, kendisine ciro edilip verilmesinden dolayı bilinmesinin mümkün olmadığı \"alacağın haricen tahsil edilip  bedelin ödenmiş olması karşısında ...'ya karşı iş bu senetten ve var olan Kayseri 4. İcra Dairesinin  ... Esas sayılı dosyasında takipten ve alacaktan ve var olan Kayseri  2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/337 Esas sayılı dosyalardan ve vekilince kendisine haber verilmeden açılmış olan bilumum davalardan ... feragat etmiştir. ...dan hiç bir hak ve alacağının kalmadığını kabul ve beyan etmiştir. \" şeklinde ibarelerin olduğu görülmüştür.Davalı ... senette lehdar ve ciranta sıfatıyla yer alamayıp 12.03.2014 tarihli temlik sözleşmesi ile Kayseri 4. İcra Dairesinin  ...  Esas sayılı dosyasındaki  alacak ve takip hakkını devir almıştır.   Bununla birlikte  senedin 31.12.2009 vade tarihinden sonra yapılan  cirolar alacağın temliki hükümlerine tabi olup bu durumda alacağın temliki hükümleri üzerinde durulmasında fayda vardır. Alacağın temliki, alacak hakkını devredenin mal varlığından çıkararak devralanın mal varlığına dahil eden, sözleşmeye dayalı bir tasarruf işlemidir. Böylece temlik ile devreden borç ilişkisinden çıkar ve onun yerine alacaklı sıfatı ile devralan kişi geçer.6098 sayılı  TMK 188. Maddesinde  Borçlunun, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebileceği düzenlenmiştir.  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 189. maddesine göre , alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana temlik olur. Temlik ile devralana geçen hakların kapsamına kefalet ve rehin gibi teminat hakları dahil olduğu gibi, kanuni ipotek hakkı, hapis hakkı, mülkiyeti saklı tutma hakkı, dava açma ve icra takibinde bulunma hakkı da dahildir. TBK’nın 189/2. maddesinde zikredildiği üzere, işlemiş faiz de asıl alaca bağlı yan (feri) hak olarak devralana geçecektir. (EREN, Fikret: Borçlar Hukuk Genel Hükümler, Yirmi Beşinci Basım, Ankara 2020, s. 1362-1375.) Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/9367Esas  2021/8606 Karar- 4. Hukuk Dairesi  2021/24728 Esas  2022/9954 Karar)Davalı dosyada yer alan 07.03.2014 tarihli ibraname feragatname isimli belgenin muvazaalı olarak düzenlendiğini ileri sürmüş olup belgenin sahte olduğuna dair bir iddiası bulunmamaktadır.Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesinin  2014/230 Esas  2014/357 Karar sayılı dosyası UYAP üzerinden  incelendiğinde;Davalı ... 'ın mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde; alacaklı olduğu dosyada mevcut 600,000 euroluk teminaten yazılı senetten dolayı alacağını icraya koyduğunu, alacağını haricen alıp ibra ve feragat ettiğini, ve ibraneme feragatname verdiğini , belge altındaki imzanın kendisine ait olduğunu bildirmiş duruşmadaki beyanı ile alacağı temlik ettiğininde farkında olmadığını, aslında alacağını aldığını, bu nedenle davacının davasını kabul ettiğinin  bildirildiği görülmüştür.Takip konusu alacak bir senede dayanıyorsa ve senedin aslı veya onaylı örneği takip talebi ile birlikte icra dairesine verilmemişse, icra dairesi senedin aslını veya onaylı örneğini vermesini alacaklıdan ister, Senedin aslı veya onaylı örneği icra dairesine verilmedikçe ödeme emri düzenleyip borçluya göndermez. Yine, alacak bir belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya tasdikli örneğini taleple birlikte icra dairesine vermek zorundadır (İİK m. 58/2,4 ; 58/3).Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, takip dayanağı bono davalı takip alacaklısı tarafından yasal zorunluluk nedeniyle icra müdürlüğüne verildiğinden öncelikle bononun dava dışı ...   elinde bulunduğunun kabulü gerekir. Bunun yanında söz konusu 07.03.2014 tarihli ibraname- feragatname  başlıklı belgenen her zaman düzenlenmesi mümkündür. Ayrıca bono aslının  davacının elinde olmaması icra dosyasında  bulunması karşısında davacının borcu ödediği sonucuna varılamaz.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2387  Esas 2022/4496 Karar)<br>Açıklamalar ışığında mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.Bu nedenlerle de davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/01/2024 tarih ve 2023/639 E - 2024/77  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,   <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 04/04/2024 <br>\t\t\t\t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24f9b227c82e5c6b","SID":"06eb26e6f2c8808d"}}