{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/436 <br>KARAR NO  : 2024/701<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/12/2020<br>NUMARASI\t\t: 2020/31 E.  -  2020/401 K.<br><br>DAVACI\t: \t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/12/2020 tarih ve 2020/31 E. - 2020/401 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 1989 yılından beri “...” markasını yoğun olarak kullandığını, bu ibareyi içeren birçok marka tescillerinin bulunduğunu, markayı tanınmış marka olarak T/02945 numarası ile de tescil ettirdiğini, tanınmış markaların tüm sınıflarda tescilli kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin \"...\" ibareli markalarını mesnet göstererek, davalı şahsın 2018/100174 başvuru numaralı ve \"... ...\" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini ve davalı markasının 08 ve 09. sınıflarda tescil edildiğini, oysa müvekkili markalarının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık seviyesi sebebiyle dava konusu başvurunun benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olup olmamasına bakılmaksızın reddedilmesinin gerektiğini, taraf markalarının benzer olup karıştırılmaları ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, 2019-M-10084 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2018/100174 sayılı markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüz kılınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şahıs, davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarının \"...\" ibaresini ortak olarak içermeleri nedeniyle görsel olarak kısmen benzer oldukları, aralarında işitsel benzerlik bulunmadığı, davacının kalan markalarının ihtiva ettikleri farklı kelimeler, şekli unsur ve tertip tarzları ile marka bütünlüğü açısından davalı markası ile ayırt edilmeye yeterli derecede farklılık taşıdıkları, markalarda işaret bakımından kısmen ve sınırlı bir benzerlik bulunmakta ise de, emtia kapsamlarındaki ürünler yönünden çakışma bulunmadığı, çifte benzerlik koşulunun oluşmadığı, davacının tescil kapsamındaki ürünler bakımından tanınmışlığını kanıtladığını,  ancak SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların oluşacağı yönünde kanaat oluşmadığı, kötü niyete ilişkin somut delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, başvurudaki baskın unsurun \"...\" ibaresi olduğunu, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, kaldı ki pek çok tanınmış markanın müşteri sadakat kartlarına \"...\" ya da \"...\" adını verdiğini, müvekkilinin tanınmışlığının dikkate alınmadığını, SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların oluştuğunu, başvurunun seri marka algısı yarattığını, tanınmış markaların tescilli olmadığı sınıflarda dahi korunması gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında \"...\" ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı kısmi bir benzerlik bulunmakta ise de, markaları kapsamında aynı/benzer mal ve hizmetin bulunmaması nedeniyle SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın oluşmadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşacağı kanıtlanmadığından davacı markasının tanınmışlığının ulaşılan sonuca bir etkisinin bulunmadığı, öte yandan, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 04/04/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 19/04/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf1ce26e38e7160f","SID":"7f759a176ac9deaf"}}