{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2188 Esas<br>KARAR NO: 2024/523 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2018/834 Esas - 2021/888 Karar<br>TARİHİ: 14/09/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı ... Dış. Tic. A.Ş.'nin Türkiye'den Bulgaristan'a taşınacak cam emtiası nakliye işini davalı ... A.Ş.'nin üstlendiğini, 03.06.2018 tarihli CMR-Taşıma sözleşmesinin akdedildiğini, teslimat sırasında taşınması hususunda anlaşılan emtianın 1.046,90 metrekaresinin hasarlı olarak teslim edildiğinin anlaşıldığını, tamamen kırılan ve hurdaya atılmış olan bu emtianın nakliyesi sırasında davalıya ait ... A.Ş. adına kayıtlı ... plakalı araçla taşıma sırasında ve 06.06.2018 tarihinde meydana geldiğinin tutanak altına alındığını, zarar gören sigortalının ... poliçe numarası ile müvekkilinin sigortalısı olduğunu, sigortalının zararının 15.12.2017 tarihinde karşılandığını, müvekkili sigorta şirketince sigortalısına yapılan ödemenin davalıdan tahsili amacıyla talepte bulunulduğunu ancak davalı tarafça bu talebin reddedildiğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun kötü niyeti nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili taşıma şirketince malların sağlam bir şekilde alıcısına teslim edildiğini, teslimattan sonra vaki olan hasarlardan müvekkilinin sorumlu olmayacağını, malların hasarlı teslim edildiğinin ispat yükünün davacı tarafta bulunduğunu, davacı tarafça hasar dosyasının sunulması gerektiğini, yükleme sorumluluğunun münhasıran yükün sahibine ait olduğunu, yüklemeden kaynaklı oluşan hasarların taşıyıcı olarak müvekkilinden talep edilmesinin hakkaniyetsiz olduğunu, hurda tenzili yapılmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 14/09/2021 tarih ve 2018/834 Esas - 2021/888 Karar sayılı kararında; \"Dava; hukuki niteliği itibari ile; 06.06.2017 tarihinde meydana gelen taşıma işleminde meydana gelen hasar alacağına yönelik başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek rapor içeriklerine göre; davacı ile dava dışı ... DIş. Tic. A.Ş arasında ... poliçe numaralı,01.01.2017-2018 tarihleri arasında geçerli, 29.05.2017düzenleme tarihli nakliyat emtia sigorta poliçesinin bulunduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı ... DIş. Tic. A.Ş'nin Türkiye'den Bulgaristan'a taşınacak cam emtiası nakliye işini davalı ... A.Ş.'nin üstlendiği, 03.06.2018 tarihli CMR-Taşıma sözleşmesinin akdedildiği, 06.06.2017 tarihinde taşınan eşyanın bir kısmında hasar oluştuğu, bu hasar nedeniyle davacını dava dışı sigortalısına 3.422,00 Euro ödemesinde bulunduğu, davacının rücu talebini dayandırdığı tazminat ödemesine ilişkin hasar uluslararası karayolu taşıma işi sonucu meydana geldiğinden CMR konvansiyonuna göre değerlendirme yapılması gerektiği, buna göre; dosyada tercümesi bulunan 6.06.2017 tarihli belgede gönderinin yükleme işlemi sırasında kırıldığının beyan edildiği, davacı tarafça ek rapor alındıktan sonra sunulan abonman sözleşmesi süresinde sunulmadığından davalı tarafça muvafakat verilmediğinden değerlendirmeye alınamadığı,  davacı tarafça davalı taşıyıcının hasar ödemesi için sorumlu olduğunu ve rücu alacağını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla davanın reddine, kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından bu yöndeki talebin de reddine karar verilmiştir.\" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; emtiaların taşıma sırasında kırıldığı ibraz edilen belgelerle ispat edilmiş olmasına rağmen Mahkeme tarafından davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu, davanın müvekkili şirket sigortalısı dava dışı ... Dış Tic. A.Ş'nin, Türkiye'den Bulgaristan'a taşınacak cam emtiası nakliye işini davalı ... Ticaret A.Ş.'nin üstlendiğini, 06.06.2017 tarihinde boşaltma esnasında davalı ... A.Ş. adına kayıtlı ... plakalı araca yüklenen sigortalıya ait emtiada hasar meydana geldiği tespit edilerek hasarın tutanak altına alındığını, dosyasında mübrez tutanaktan da görüleceği üzere 1046,90 m² cam emtianın tamamen kırılarak hurdaya atıldığını, hasarın meydana gelmesinde davalı şirketin %100 kusurlu olduğunu; Eşya taşımalarında eşyaya özen borcunun ihlalinden veya yükün geç tesliminden doğan sorumluluğun özel kurallara bağlandığını, bu nedenle taşıyıcının; taşıdığı eşyanın bozulmasından, hasara uğramasından, çürümesinden, kaybından veya çalınmasından kısaca eşyanın ziya ve/veya hasarından sorumluluğu yanında taşıma süresinin aşılmasından kaynaklanan gecikme zararlarından kaynaklanan sorumluluğunun da bulunduğunu, taşıyıcı taşıma sırasında yüke gelen tam ve kısmi hasarlardan sorumlu olduğu gibi, gecikme nedeniyle meydana gelen zararlardan da sorumlu olduğunu, aynı şekilde CMR'nin TTK’dan farklı olarak hasar ve zıya sorumluluğu ile gecikmeden doğan sorumluluğu aynı sorumluluk rejimine tabii kıldığını, nitekim; Yargıtay 11. HD. 2015/11878 E, 2016/9046 K ve 1.12.2016 T ilamı ile somut dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde davalının sorumluluğunu sona erdiren sebep olmadığından bahisle Yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini; Yerel mahkemenin, HMK madde 145/1- 2.cümleyi gözardı ederek usule aykırı gerekçe ile karar verdiğini, verilen kararın kaldırılması gerektiğini, 6100 Sayılı Kanun'un \"Sonradan Delil Gösterilmesi\" başlıklı madde 145 hükmünün; \"Taraflar, kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.\"  şeklinde olup maddenin ilk fıkrasıyla, kanunda belirtilen sürelerden sonra davada yeni delil sunulmasının yasak olduğunun kural olarak benimsendiğini ancak iki istisnanın kabul edildiğini; Yeni delil sunulması talebi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya delilin süresinde sunulmaması ilgili tarafın kusuru dışında bir sebebe dayanıyorsa, hâkimin gerekçesini de belirtmek şartıyla, yeni delil sunulmasına izin verebileceğini, bu şekilde delil sunma kuralına istisna getirilmesinin hukukî dinlenme hakkının tabiî bir sonucu olduğunu, Yargıtay 11. HD. 2014/5534 E, 2014/11388 K ve 13.06.2014 T ilamının somut duruma örnek olduğunu, Yerel mahkemece bu husus dahi irdelenmeden verilen kararın usule aykırılık teşkil ettiğini, taraflarınca abonman sözleşmesinin sunulmasının yargılamayı uzatma amacı taşımadığı gibi sözleşmenin davanın aydınlatılması açısından hali hazırda davanın dayanağı konumunda olduğunu, bu halde davalının muvafakatinin de aranmayacağının açık olduğunu; Diğer taraftan; 6100 sayılı Kanun'un 31.maddesinde hâkimin davayı aydınlatma ödevinin düzenlendiğini, Yerel mahkemenin tüm hususlara aykırı hareket ederek; \"...abonman sözleşmesi süresinde sunulmadığından davalı tarafça muvafakat verilmediğinden değerlendirmeye alınamadığı..\" şeklindeki gerekçe ile hüküm kurmuş olmasının yukarıda izah edilen kanun maddelerine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle istinaf incelemesi neticesinde Yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, somut dava dosyasında rücu koşulları oluşmuş olup Yerel mahkemenin rücu alacağının ispatlanamadığına yönelik tespitinin hatalı olduğunu, zarar gören sigortalının ... poliçe numarası ile müvekkili şirketin sigortalısı olduğunu, müvekkili şirket tarafından poliçe kapsamında sigortalının zararının 15/12/2017 tarihinde karşılandığını, müvekkili şirket sigortalının işbu davaya konu fiillerle  uğramış olduğu zararını ödeyerek TTK 1472. maddesi gereği hukuken sigortalının yerine geçmiş olup işbu davada rücu şartlarının oluştuğunu, bu halde Mahkemenin rücu alacağının ispatlanamadığına yönelik tespitin hatalı olup kaldırılması gerektiğini; Bilirkişi raporlarına karşı itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Yerel mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporları ile bilirkişinin yetki alanının aşılarak raporlar hazırlandığını, dosyasına sunulan raporlarda taraflarınca sunulan deliller değerlendirmeye alınmamış olup raporlara karşı itiraz edilerek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talep edilse de, Yerel mahkeme tarafından dosyasında mübrez raporlar doğrultusunda karar verildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi için istinaf kanun yoluna başvurma zaruretinin hasıl olduğunu beyanla tehiri icra talebinin kabulüne, Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, uluslararası kara yolu ile taşınan emtianın hasarlı şekilde teslim edildiği iddiası ile sigortalıya ödenen sigorta tazminatının taşıyıcıdan rücuan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava karayolu ile uluslararası eşya taşımacılığından kaynaklandığından uyuşmazlığın çözümünde CMR hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. CMR madde 17 ile; taşıyıcının, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu, eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşıyıcının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşıyıcının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşıyıcının sorumluluğunun söz konusu olmayacağı kabul edilmiştir. Somut olayda; davacı tarafından 29.05.2017 tarihli Kargo Sigorta Poliçesi ile dava konusu taşımanın sigorta altına alındığı, davacı tarafından Bulgaristan'da yerleşik alıcısı ...'ye teslim edilmek üzere gönderilen cam emtianın taşınması işinin davalı tarafından üstlendiğini, dosyaya davacı tarafından sunulan taşıma senedinde alıcının ve taşıyıcının imzasının bulunmadığı, malların 03.06.2017 tarihinde teslim alındığının belirtildiği ve senede Bulgarca bir şerh verildiği, bu şerhin altında alıcının kaşe ve imzası ile taşıyıcının imzasının bulunmadığı, davacı tarafça Mahkemece verilen süreye rağmen Türkçe tercümeli suretinin dosyaya sunulmadığı, dosyaya sunulan iki ayrı 02.06.2017 tarihli protokol olduğu, bu protokollerde; \"03.06.2017 tarihinde depo sevk irsaliyesi ile giriş yapan emtiada aşağıda belirtilen ebat ve miktarlara göre kırık ürün tespit edilmiş ve hazır ürün deposuna gönderilmiştir\" açıklaması ile bir tablonun ve  en alt kısmında ise \"kırılma nedeni: nakliye esnasında meydana gelen kırılmalar\" açıklamasının yer aldığı, bir tanesinde yer alan tabloda 140 levha, diğerinde 5 levha açıklamasının yer aldığı, protokollerin gümrük depo görevlisi ve araç şoförü tarafından imzalandığı, öte yandan depo sevk irsaliyesi başlıklı belgede boşaltma tarihinin 03.06.2017 olarak gösterildiği ve \"yüklenen malların tamamını eksiksiz teslim aldım\" beyanının yer aldığı, belge altının kim tarafından imzalandığının anlaşılamadığı, belgenin başında ... isminin yer aldığı, alıcı ... yetkilisi tarafından ilgili kişiye hitaben düzenlenen 06.06.2017 tarihli yazıda 5 blok emtianın yükleme işlemi sırasında kırıldığının bildirildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan ihbar föyünde hasarın 06.06.2017 tarihinde meydana geldiğinin, hasar sebebinin kırılma olduğunun belirtildiği, hasar miktarı vs konularda herhangi bir açıklamanin ise yer almadığı, davacı tarafından dosyaya sunulan 15.12.217 tarihli dekonta göre dava dışı sigortalıya 3.422 Euronun havale edildiği anlaşılmıştır. Yapılan bu tespit ve açıklamalara göre davacı tarafından sunulan deliller kapsamında; Bulgaristan'da bulunan alıcıya veya depoya teslimatın 03.06.2017 tarihinde yapıldığı, bu tarihte düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağının olmadığı, taşıma senedinde yer alan kaydın hasar kaydı olduğu kabul edilse dahi imzasız olduğu, 02.06.2017 tarihinde düzenlenen iki ayrı protokolü araç sürücüsü imzalamış ise de, bu protokollerin ikisinde de aynı açıklamanın yer aldığı ve birisinde taşınan emtianın tamamının gösterildiği, dolayısıyla bu protokol başlıklı belgelerin gerek teslim tarihinden önce düzenlenmiş olmaları, gerekse içerikleri itibariyle emtianın taşıma sırasında hasara uğradığını ispat etmediği, ayrıca depo sevk irsaliyesi başlıklı belgede yüklenen malların  tamamının Bulgar makamları tarafından hasarsız teslim alındığının beyan edildiği, dava dışı alıcı şirket yetkilisi tarafından ilgisine düzenlenen belgede emtianın yükleme işlemi sırasında hasara uğradığının beyan edildiği, bu belgenin 06.06.2017 tarihli olduğu, davacı tarafından alınmış herhangi bir ekspertiz raporunun bulunmadığı, dosyaya sunulan renksiz fotoğraflardan hasar tespiti yapılamadığı ve bu minvalde davacının emtianın taşıma sırasında hasara uğradığını ispat edemediği, Mahkemece gerekçeli kararda yer verilen sigorta abonman sözleşmesinin değerlendirmeye alınmadığına dair gerekçesinin sonuca etkisinin bulunmadığı ve davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise isabetsiz olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb6c11df9180fd85","SID":"b6c90f21cf55e19f"}}