{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1465 <br>KARAR NO\t\t: 2024/729<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/1251 Esas 2021/194 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 30.10.2018<br>BİRLEŞEN İZMİR 4.ATM'NİN 2019/418 E. 2020/173 K. SAYILI DOSYASI<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 22.08.2019<br>KARAR TARİHİ\t: 04.04.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04.04.2024<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.02.2021 tarih 2018/1251 Esas 2021/194 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tASIL ve BİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili, davalıların maliki sürücüsü ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacıya ait aracının zarar gördüğünü, davacının hasar, değer kaybı ve ikame araç zararı doğduğunu, davalıların davacının oluşan zararından sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı ödemesi yapıldığını, yapılan ödemenin zararı karşılamadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası şeklinde asıl davada 5.000,00-TL hasar ile 50,00-TL ikame araç bedelinin, birleşen davada  50,00-TL değer kaybının davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı sigorta şirtketi vekili,  kazaya karıştığı belirtilen aracın  davalı nezdinde kaza tarihini kapsar biçimde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sigortalısının kusuru oranında ve maddi zararın varlığının ispatlanması halinde maddi zarardan teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini,  kusurun ve zararın tespiti için rapor alınması gerektiğini, ikame araç bedeli talebinin poliçe kapsamı dışında kaldığını,  kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,  trafik kazasında davalı tarafında sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının 9.106,25--TL hasar, 3.000,00-TL değer kaybı ve aracın tamirat süresince kullanılamamasından kaynaklı 1.500,00-TL ikame araç zararının oluştuğu, zarardan aracın sürücüsü ile aracın işleteni ve aracın kaza tarihini kapsar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısının ikame araç bedeli hariç olmak üzere sorumlu olduğu, davacı tarafından davaının 9.106,25-TL  hasar, 30,50-TL değer kaybı ve 1.500,00-TL ikame araç zararı olacak şekilde ıslah edildiği, belirtilerek; asıl ve birleşen davanın davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar veilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı  ... Sigorta A.Ş. vekili, davaya konu kazaya karışan davalı tarafından sigortalı aracın % 100 kusurlu olduğu tespiti yerinde olmadığını,  tramer kayıtlarında da  her iki araç sürücüsüne % 50 oranında eşit kusur yüklendiğini, raporlarda dava konusu kazanın gerçekleşmesine ilişkin olarak hava durumu, yol şartları ve kazanın oluşumunu etkileyebilecek diğer hususlar dikkate alınmadığını,  keşif  yapılmaksızın dosya üzerinden rapor düzenlendiği, çelişkinin giderilmediği,  yeniden kusur raporu alınması gerektiğini, delil tespiti dosyasında yer alan bilirkişi raporunda şirket tarafından sunulan hasar dosyasında yer alan tespitlere değerlendirmelere yer verilmediğini, diğer raporların bu rapor üzerinden düzenlendiğini, değişmesi gereken parça ve malzemeler yönünden  iskonto indirimi gerçekleştirilmeden KDV dahil hesaplama yapıldığını, raporalrın hükme esas alınamayacağını, eksik inceleme yapıldığını, hasar bedelinin fahiş olduğunu, davalının temerrüte düşürülmediğini, ıslah tarihi itibariyle davanın zamanaşımına uğradığını, asıl davada davalı şirket lehine hükmedilen vekalet ücretinde maddi hata yapıldığını, birleşen dava yönünden ise davalı lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Asıl ve birleşen dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan hasar, değer kaybı ve mahrumiyet zararının işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2. 6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun  341. maddesi uyarınca 2021 yılı için ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 5.880,00-TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, istinaf yoluna başvurulamaz. Kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkin olup sınırın belirlenmesinde dava konusu alacağın değeri dikkate alınır. Eş söyleyişle alacak davalarında istinaf kesinlik sınırı belirlenirken, yalnız alacağın aslı yani asıl talep nazara alınır; faiz, icra tazminatı, ihtarname, delil tespiti ve yargılama gideri gibi giderler hesaba katılmaz. Eldeki birleşen dava dosyasında değer kaybı istemi yönünden red edilen dava değeri anılan Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığından davalının birleşen dava dosyası yönünden kararın istinafı kabil değildir. Bu nedenle, davalının  maddi tazminatın ferrilerine yönelik istinaf başvurusunun  reddi gerekir.<br>\t3.\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, davalı sigorta şirketi tarafından hasar dosyası açıldığının bildirilmesi ve 16.07.2019 tarihinde davacıya kısmi ödeme yapılmış olmasına göre artık eksik başvurulduğu savunması yerinde değildir.<br>\t4.\tZamanaşımı hukuki niteliği itibariyle, maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup; usul hukuku anlamında ise bir savunma aracıdır. Zamanaşımı def'i, davalının aslında var olan bir borcunu özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınmasına olanak veren bir haktır. Bu hakkı kullanıp kullanmamak tamamen borçluya kalmıştır. Diğer bir anlatımla, davalı tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmedikçe, o hak ve alacak için yasanın öngördüğü zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile hakim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz. Zamanaşımı def'inin, savunmanın genişletilmesi ya da değiştirilmesi yasağının başladığı ana kadar ileri sürülmesi gerekmektedir. Bu ana kadar ileri sürülmeyen zamanaşımı def'inin sonradan ileri sürülmesi savunmanın genişletilmesi niteliğinde olacağından, mahkemece dikkate alınabilmesi davacının itirazı ile karşılaşmaması koşuluna bağlıdır. Belirsiz alacak davası olarak açılan davada, dava açılmakla alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı kesildiği için artırılan kısma yönelik alacağın zamanaşıma uğraması mümkün değildir. ( Yargıtay 17. HD.'nin 05.08.2018 tarih ve 2015/6613 E. - 2018/556 K., 24.01.2013 tarih ve 2012/362 E. -  2013/578 K., 05.05.2015 tarih ve 2013/18198 E.-2015/6500 K. )<br>\t5.\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  85/1. ve 85/son maddeleri ile trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. )<br>\t6.\tTrafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren işletenler hem de ZMSS şirketi sorumludur. Aracın onarılmadan hasarlı olarak satılması değer kaybı zararı talep edilmesine engel oluşturmaz. Zira, sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü  olduğundan,  aracın  onarımı  yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli yanında değer kaybı zararının talep edilmesi mümkündür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50/2. maddesi gereğince davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir ( Yargıtay 4. HD'nin 22.09.2022 tarih ve  2021/26777 E. -  2022/11236 K. ) Ancak, ZMMS genel şartları hükümlerine göre davalı sigorta şirketi gerçek zarar kapsamında olmayan dolaylı zararlardan sayılan ikame araç bedelinden sorumlu değildir. Davacıya ait aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle talep edilen ikame araç bedeli zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında kaldığından, davalı sigorta şirketi mahrumiyet bedeline ilişkin zarardan sorumlu tutulamaz. Bu zarardan, işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsü müşterek ve müteselsilen sorumludur.( Yargıtay 17. HD'nin 04.12.2019 tarih ve 2016/3933 E. - 2019/796 K. )<br>\t7.\tSigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü  olduğundan,  aracın  onarımı  yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve  2014/9038 E. - 2014/9078 K. )Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. ( 6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın  meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. ( Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K.)<br>\t8.\tDavalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan  açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, sigortalı araç sürücüsü davalının % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu belirlenmek suretiyle araç hasarı, tamir süresi ve ikame araç bedelinin tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.<br>\t9.\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan hasar dolayısıyla hasar, değer kaybı ve tamir süresince kullanılamaması nedeniyle ikame araç bedeli tazminatına hak kazanmasınına, zarar kalemlerinin anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, aracın hasarlı ve hasarsız ikinci el bedelinin piyasa rayiçlerine göre belirlenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden mahrumiyet bedeli dışlanarak hasar ve değer kaybı bedelinin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\t10.\t6100 sayılı HMK'nın 323/1-ğ. maddesi gereğince vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında kaldığı aynı kanunun 326. maddesi gereğince de yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. O halde, asıl davada mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle ret edilen miktar yönünden AAÜT'nin 13/2 maddesine göre kendisini vekil ile temsil eden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, aksi şekilde verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle reddine, asıl dava yönünden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş'nin istinaf başvurusunun kararın istinafı kabil olmadığından  REDDİNE,<br>\t2-Asıl dava yönünden davalı ... Sigorta A.Ş'nin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.02.2021 tarih 2018/1251 Esas 2021/194 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t3-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\tASIL DAVA YÖNÜNDEN;<br>\tDavanın KISMEN KABULÜ ile;<br>\t14.08.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasara maruz kalan davacıya ait ... plaka sayılı araçta meydana gelen 9.106,25-TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t14.08.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasara maruz kalan davacıya ait ... plaka sayılı aracın tamirat süresince kullanılmamasından kaynaklanan 1.500,00-TL ikame araç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\tDavalılardan ... Sigorta A.Ş. Yönünden ikame araç bedeli (1.500,00-TL) talebinin REDDİNE,<br>\tİzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/154 D. İş sayılı tespit dosyasında yapılan masrafların haksız çıkan taraflara yargılama gideri olarak yükletilmesine,<br>\tHarçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 724,51-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 181,66-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 542,85-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,<br>\tDavacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDavalı ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 1.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan; 35,90-TL Başvuru Harcı, 93,93-TL Peşin Harç, 87,73-TL Islah Harcı, 314,00-TL Adli Tıp Kurumu fatura gideri, 1.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 226,69-TL Posta gideri olmak üzere toplam 2.258,25-TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>\tİzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/154 D. İş sayılı tespit dosyasında yapılan 16,50-TL Başvuru Harcı, 59,10-TL Peşin Harç, 300,00-TL Bilirkişi ücreti, 485,00-TL Bilirkişi ücreti, 253,80-TL Keşif Harcı olmak üzere toplam 1.114,40-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\tBİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;<br>\tDavanın KISMEN KABULÜ ile;<br>\t14.08.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasara maruz kalan davacıya ait ... plaka sayılı araçta meydana gelen 30,50-TL değer kaybının davalı ... Sigorta A.Ş'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, \t<br>\tFazlaya ilişkin (1.969,50-TL) talebin REDDİNE,\t<br>\tHarçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 59,30-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 44,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 14,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,\t<br>\tDavacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 30,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDavalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre belirlenen 30,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan; 44,40-TL Başvuru Harcı, 44,40-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 88,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan; 100,90-TL posta masrafının kabul oranı dikkate alınarak 1,54-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t7155 sayılı yasanın  19/12/2018 tarihinde  yürürlüğü giren 23. maddesiyle  eklenen  6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince  taraflar arasında  yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından  karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul oranı dikkate alınarak 19,80-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, kalan 1.300,20-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\tDosyada bulunan bakiye avansın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t4-Asıl dava yönünden davalının yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının REDDİNE,<br>\t5-Asıl ve birleşen dava yönünden istinaf yoluna başvuranın ödediği istinaf harçlarının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, <br>\t6-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 324,20 TL istinaf yoluna başvuru harcı istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"baf4bcc00d98d7ee","SID":"1231d603c2230184"}}