{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1609 <br>KARAR NO: 2024/476<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/03/2021<br>NUMARASI: 2019/650 Esas 2021/165 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024 <br>Davanın kısmen kabulüne-reddine  ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili banka ile ... Ltd Şti. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalı borçluların sözleşmeye müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, müvekkili bankanın alacağı borçlular tarafından ödenmeyince Üsküdar ... Noterliğinin 04/03/2019 tarihli ihtarnamesi ile 01/03/2019 tarihi itibariyle toplam 1.722.221,46-TL borcun bulunduğu bildirilerek hesap kat ihtarı gönderildiğini, ihtara rağmen ödenmeyen borca ilişkin davalı borçlular aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı borçluların takibe ve borca itiraz ettiklerini belirterek, davalıların takibe yönelik itirazlarının iptali ile davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı banka ile dava dışı ... arasında akdedilen 02/03/2014 tarihli genel kredi sözleşmesini davalıların  müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, Üsküdar ... Noterliğinin 04/03/2019 tarihli ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, verilen 1 günlük süre sonunda davalı ...'un 08/03/2019, ... ve ...'in 07/03/2019 tarihinde temerrüde düştükleri,sözleşmenin 12/2 maddesinde temerrüde düşülen borç için temerrüdün gerçekleştiği tarihte akdi faiz oranının 2 katı oranında temerrüt faizi işletileceğinin kararlaştırıldığı, ticari krediler, diğer nakti krediler ve kredili mevduat için davacının banka akdi faiz oranlarının tespit edildiği, KMHndan kaynaklanan kredi faiz oranına ilişkin olarak 5464 sayılı yasanın 26. maddesi uyarınca TCMB nin azami akdi ve  gecikme faiz oranlarının uygulanması gerektiği, asıl borçlu açısından konkordato mahkemesince kesin mühlet kararı verilmesinin kefillerin takip edilmesine engel oluşturmayacağı, gayri nakti krediler için garanti bedelinin asıl borçlu ve kefillerden istenebilmesi için, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde açık hüküm bulunması gerektiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmede davacı bankanın kefillerden çek yapraklarına ilişkin banka sorumluluk bedellerinin depo edilmesini isteyebileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, davacının davalı kefillerden gayri nakit alacak açısından depo talebinde bulunamayacağının hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporundan anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, nakdi alacaklar açısından davalıların itirazının kısmen iptaline, takibin 1.778.192,01-TL üzerinden devamına  (davalı ...'un 1.777.029,40-TL'den sorumlu olmasına), asıl alacak toplamı olan 1.623.626,39-TL'nin ticari krediden kaynaklanan 516.347,88-TL'sine %69.50 oranında, 437.228,34 TL'ye %66 oranında, diğer nakit alacak olan 221.07-TL'ye %50 oranında, kredili mevduat hesabından kaynaklanan 50.176.87-TL'ye %31.80 oranında, ticari krediden kaynaklanan 619.652,23-TL'ye %30.24 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, nakit alacaklar açısından %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, gayri nakit alacaklar açısından davacının depo talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; mahkemece gayrı nakit alacaklar açısından depo talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,genel kredi sözleşmesinin 9. maddesinin; \"Bankanın, müşterinin kredi limitini çek keşidesi suretiyle kullanmasını kabul etmesi halinde müşteri, çek defterinin teslimiyle birlikte kendisine bir gayrınakdi kredi açılmış olduğunu hesapta yeterli bakiye olmaması halinde her çek yaprağı için Banka'ca ödenecek meblağ kadar kredi kullanmış sayılacağını ve bu sözleşme'nin hükümlerinin geçerli olacağını kabul eder. .... Banka'nın cari hesapları kat'ı yada kredi limitini azaltması halinde, kullanılmamış bütün çekler Banka'ya derhal iade edilecektir\" şeklinde düzenlendiğini, sözlemenin 32. maddesinin ise; \"Bu sözleşmenin altında isim, unvan ve adresleri yer alan ve borçtan sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olduğunu el yazısı ile yazarak imza vazetmiş, müşterek borçlu müteselsil kefiller, Müşteri'nin işbu sözleşme ve bilcümle ekleri sebebiyle borçlandığı (kefalet dahil) veya borçlanacağı bütün paraları, işlemiş ve işleyecek faiz, masraf, ana para, akdi faizler, hesaplanacak temerrüt faizi, komisyon, her türlü masraflar, vergi ve resim gibi mevcut veya ileride yürürlüğe girebilecek her türlü kamu mali yükümlülükleri, kur farkları ve vekalet ücreti ile birlikte, tahsil edilecek meblağın hiçbir şekilde ve hiçbir zaman faiz ve masraflar hariç aşağıda imza bölümünde belirtilen ve kefilin el yazısıyla yazılı meblağı geçmemesi şartı ile talep üzerine derhal Banka'ya ödemeyi müteselsil kefil sıfatıyla birbirlerinden bağımsız ve kişisel olarak üstlenmektedir\" şeklinde olduğunu, 32/g maddesinde ise; TBK'nın kefilin sorumluluğunun kapsamına ilişkin hükümlerinde yer alan hususlara ilaveten, işbu madde ve alt bentlerinde sayılan hususların da tamamından sorumlu olacaklarını kefillerin kabul ettiğinin düzenlendiğini, gayrı nakdi krediler için garanti bedelinin asıl borçlu yanında kefillerden istenebilmesi için açık hüküm bulunduğu, kefillerin de gayrı nakdi alacaklardan sorumlu olduğunu belirterek, kararın gayrı nakit alacaklara ilişkin kısmının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafça genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakit alacakların tahsili, gayrı nakit alacağın depo edilmesi istemiyle başlatılan takibe vaki itiraz üzerine açılan işbu davada, mahkemece yargılama sonunda davanın nakit alacaklar yönünden kısmen kabulüne, gayri nakit alacak yönünden ise sözleşmede kefillerin sorumluluğunu öngören açık bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, davalı kefillerin gayri nakit alacaktan sorumlu olup olmadığı noktasındadır. 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca; muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması hâlinde yasal sorumluluk miktarına kadar ödeme yapmak, çekin karşılığının kısmen bulunması durumunda ise, kalan meblağı tamamlamakla yükümlüdür. Aynı maddede ödeme yükümlülüğü ile ilgili bu hususun, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmünde olduğu açıklanmıştır. Bu ödeme külfeti bankalara yükletildiğinden, bu yükümlülüğün borçlulardan talep edilebilmesi için bankanın yükümlülüğünün sözleşmede karşı taraf borçlular tarafından üstlenildiğine ilişkin açık hüküm bulunması gerekir. Bu nedenle ,davalı kefillerin çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayrı nakit alacaktan sorumlu tutulup tutulamayacağının tespiti için, taraflarca akdedilmiş olan sözleşmede bu yönde açık bir hüküm bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. Genel kredi sözleşmesinin 9. maddesinde; \"Bankanın, müşterinin kredi limitini çek keşidesi suretiyle kullanmasını kabul etmesi halinde müşterinin, çek defterinin teslimiyle birlikte kendisine bir gayrınakdi kredi açılmış olduğunu, hesapta yeterli bakiye olmaması halinde her çek yaprağı için bankaca ödenecek meblağ kadar kredi kullanmış sayılacağını ve bu sözleşmenin hükümlerinin geçerli olacağını kabul ettiği, tarafların; iş bu sözleşmeye istinaden yeni açılacak her nevi cari hesapta kullanılmak üzere tevdi olunan ya da olunacak çek defteri ve çek yapraklarının müşteri ile banka arasında imza edilecek çek sözleşmesinin ve uygulanabilir olduğu ölçüde bu sözleşmenin hükümlerine tabi olacağı hususunda mutabık kaldıkları, bankanın cari hesapları kat etmesi ya da kredi limitini azaltması halinde, kullanılmamış bütün çeklerin bankaya derhal iade edileceği belirtilmiştir. Sözleşmenin müteselsil kefalet başlıklı 32. maddesinde; bu sözleşmenin altında isim, unvan ve adresleri yer alan müteselsil kefillerin, müşterinin işbu sözleşme ve bilcümle ekleri sebebiyle borçlandığı veya borçlanacağı bütün paraları, işlemiş ve işleyecek faiz, masraf, ana para, akdi faizler, temerrüt faizi, komisyon, her türlü masraflar, vergi ve resim gibi mevcut veya ileride yürürlüğe girebilecek her türlü kamu mali yükümlülükleri, kur farkları ve vekalet ücreti ile birlikte talep üzerine derhal bankaya ödemeyi müteselsil kefil sıfatıyla üstlendikleri hüküm altına alınmış; aynı maddenin g bendinde ise; kefillerin, TBK'nın kefilin sorumluluğunun kapsamına ilişkin hükümlerinde yer alan hususlara ilaveten, işbu madde ve alt bentlerinde sayılan hususların da tamamından sorumlu olacaklarını kabul ettiği belirtilmiştir. Açıklanan nedenlerle,anılan sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi sonucunda görüldüğü üzere, sözleşmede davalı kefillerin çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayrı nakit alacaktan sorumlu olduklarına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayri nakit alacak bakımından davacının depo isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığından  istinaf sebepleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"050fac7dbbdb4f38","SID":"2549575e93f4ba41"}}