{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1469 <br>KARAR NO\t\t: 2024/789<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05.03.2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/551 Esas 2021/265 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>DAVA TARİHİ\t: 04.05.2018\t<br>KARAR TARİHİ\t: 19.04.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22.04.2024<br><br>\tİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.03.2021 tarih 2018/551 Esas 2021/265 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, müvekkiline ait ... plakalı aracına park halinde iken davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan, davalı ...'e ait ve davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarptığını, değer kaybı ve hasarın tespiti için İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/56 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırdıklarını, zararın tazmini için davalı sigorta şirketine yapılan yazılı başvurunun sonuçsuz kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu belirterek, müvekkiline ait araçta meydana gelen 12.500,00 TL değer kaybının davalı sigorta şirketi yönünden başvuru tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ile, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davacının maddi zararını kanıtlaması gerektiğini, sigortacının ödeme yükümlülüğünün gerçek zararla sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, tespit dosyasını kabul etmediklerini, müvekkili sigorta şirketinin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, müvekkilinin tacir olmadığını, bu nedenle görev itirazında bulunduklarını, davalı sürücünün müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan aracı kullanması nedeniyle müvekkilinin kazadan ve hasardan sorumlu olmadığını, davacı tarafından talep edilen bedelin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... davaya cevap vermemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli kusurlu olduğu, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 17.03.2020 tarihli raporda davacıya ait araçta oluşan değer kaybının 12.500,00 TL olduğunun tespit edildiği, itirazlar ve dosyaya alınan raporlar arasında çelişki olması nedeniyle Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Üst Kurulu Başkanlığı'ndan alınan 23.12.2020 tarihli raporda davacıya ait araçta 12.500,00 TL değer kaybı meydana geldiğinin tespit edildiği, davalı sigorta şirketine 13.04.2018 tarihinde yapılan hasar ihbarı üzerine 8 iş günü sonrası olan 25.04.2018 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle, davanın kabulü ile 12.500,00-TL değer kaybı tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 25.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalı sigorta şirketi yönünden ticari faiz talep etmelerine rağmen ilk derece mahkemesince yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, davalı ...'in aracı müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan kullandığını, bu nedenle hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, talep edilen bedelin fahiş olduğunu, araçtaki hasarın aracın değerini düşürecek nitelikte olmadığını, eğer bir parça değişmiş ise, bu değişen parçanın aracın değerini ne ölçüde düşürdüğünün tespit edilmediğini, hükmün tamamen tespit dosyasına göre kurulduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda değer kaybının 7.500,00 TL olarak belirlendiğini, sonradan alınan rapor ile ilk rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, değer kaybından zorunlu trafik sigortacısının sorumlu olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili sigorta şirketine sigortalı aracın sürücüsüne izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, kazanın gerçekleşmesine ilişkin olarak hava durumu, yol şartları ve kazanın oluşumunu etkileyebilecek diğer hususların dikkate alınmadığını, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınması gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı tespitler içerdiğini, davacının maddi zararı kanıtlaması gerektiğini, alınan tüm bilirkişi raporlarında tespit dosyasındaki raporun baz alındığını, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen tespitlere değerlendirmelerde yer verilmediğini, rayiç değer tespitinin somut verilere dayanmadığını, sigortalıya ait aracın sürücü uhdesine nasıl geçtiği ve anahtar temininde sigortalının haberi olup olmadığı hususlarında tanıklar dinlenmiş olsa da hüküm kısmında tanıkların beyanı veya olayın oluşumu ile ilgili detaylı irdeleme yapılmadığını, tespit dosyası için yapılan gider ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t: Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının, kazaya sebebiyet veren karşı aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.\t<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeniyle davacının oluşan maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücü, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumludurlar. (Yargıtay HGK 15.06.2011 tarih 2011/17-142 E. - 2011/411 K.; 17. HD 20.05.2013 tarih 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Somut olayda davalı ... vekili, davalı sürücü ...'in aracı müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan kullandığını, bu nedenle hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, Karayolları Trafik Kanunu'nun 107. maddesinde işletenin, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasından veya gasp edilmesinden kusurlu olmadığını ispat etmesi durumunda zarardan sorumlu tutulamayacağı düzenlenmiş olup, işletenin sorumlu sayılmaması için, aracın gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almış olması gerekir. İşleten tarafından aracın kapı ve camlarının kapatılmış olması, kontak anahtarının araç üzerinde veya kolaca elde edilebilecek bir yerde bırakmaması, sürücü ve yardımcıları seçmede, talimat vermede, denetlemede, her türlü özeni gösterdiği hususlarını ispat etmesi gerekmektedir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davalı ...'in, kendisi adına kayıtlı aracının izinsiz kullanılmasını önlemek bakımından gerekli bütün dikkat ile özeni gösterdiğine ve hiçbir kusurunun bulunmadığını kanıtlayamadığı, her ne kadar Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/439 E. 2019/793 K. sayılı kararı ile davalı sürücünün haksız yere elde bulundurulan anahtar ile kilit açmak suretiyle hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmış olup, TBK'nın 74. maddesine göre ceza mahkemesinde tespit olunan maddi vakıa hukuk hakimini bağlar ise de, hukuk hakimi ceza mahkemesince belirlenen kusur oranıyla bağlı olmadığı gibi esasen somut olayda olduğu üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile sonuçlanan ceza mahkemesi kararıyla da bağlı değildir. Davalı işletenin anahtarları masa üzerinde kolayca ulaşılabilecek şekilde bıraktığı anlaşılmakla Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre tazminat sorumluğunun devam ettiği anlaşıldığından, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. <br>\tAnayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nin 03.12.2020 tarih 2019/6271 E. -2020/8104 K.). Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere \"Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak ... hesaplanır\" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD 07.03.2016 tarih ve 2015/15003 E.- 2016/2856 K. sayılı ilamı) Somut olayda, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 17.03.2020 tarihli raporda ve aynı kurumun Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu tarafından düzenlenen 23.12.2020 tarihli raporda az yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre davacıya ait araçta 12.500,00 TL değer kaybı meydana geldiği tespit edilmiş olmakla, ilk derece mahkemesince bu tutarın davalılardan tahsiline karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. <br>\tNe var ki, davalı tarafa ait sigortalı araç ticari nitelikte olduğu ve davacı tarafça dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiş olduğu halde, ilk derece mahkemesince yasal faize hükmedilmesi hatalı olup, davacı vekilinin istinaf sebebi yerindedir.<br>\tBu durumda, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.03.2021 tarih 2018/551 Esas 2021/265 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t3-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\tDavanın KABULÜ ile; 12.500,00 TL değer kaybına ilişkin maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 23.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta AŞ (yeni ünvanı:... Sigorta AŞ) yönünden ise (Poliçe teminat limiti olan 36.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) temerrüt tarihi olan 25.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\tHarçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 853,88-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 213,47-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 640,41-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,<br>\tDavacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13/2 md. göre hesaplanan 12.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan; 35,90-TL Başvuru Harcı, 213,47-TL Peşin Harç, 350,00-TL Bilirkişi ücreti, 315,00-TL Posta masrafı, 1.196,00-TL Adli Tıp Kurumu fatura bedeli olmak üzere toplam 2.110,37-TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>\tİzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/56 D.iş sayılı dosyasından yapılan 16,50-TL Başvuru Harcı, 59,10-TL Peşin Harç, 300,00-TL Bilirkişi ücreti, 485,00-TL vekalet ücreti, 120,00-TL Keşif araç ücreti, 253,80-TL Keşif harcı olmak üzere toplam 1.234,40-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, <br>\tHMK'nın 333. maddesi uyarınca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının  karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>\t3-Davacının ödediği istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 41,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 203,10 TL istinaf yargılama giderinin davalılar ... ve davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 853,88 TL'den peşin alınan 213,47 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 640,41‬ TL'nin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t6-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 853,88 TL'den peşin alınan 213,25 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 640,63‬ TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t7-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar ... ve davalı ... Sİgorta A.Ş tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 19.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1afa7d6a306fa7df","SID":"02e7d49d7c6d2b04"}}