{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/505 <br>KARAR NO: 2024/520<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/11/2023<br>NUMARASI: 2023/674 Esas - 2023/935 Karar<br>DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024<br>Dava ön şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı; davalı ... Tic AŞ'nin  ortaklık yapısının %27/78 ..., %70,63 ..., %0,79 ... ve %0,79 ... şeklinde olan bir aile şirketi olduğunu, şirketin kuruluşundan 2020 yılının haziran ayına kadar yönetim kurulunda başkan veya üye sıfatıyla çalıştığını, 2020 haziran ayında geçerli bir sebep olmadan hissedar ...'ın kararıyla şirketten uzaklaştırıldığını, şirkete girişine izin verilmediğini, 07/10/2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısında şirketteki ortaklık payının düşürülmesi amacıyla şirketin sermayesinin artırılarak 350.000.000- TL'ye çıkarıldığını, önceki nakdi sermaye artırım bedellerinin şirkete ödenmediği halde sermaye artırım kararı bahanesiyle mülkiyet hakkına tecavüz edildiğini,alınan sermaye artırım kararının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davalı şirketin sermayesinin 07.10.2023 tarihli genel kurulda  yapılmakta olan yatırıma bir kısım kaynak temini amacıyla 60.316.910,91 TL'sinin geçmiş yıl karlarından 99.183.089,09 TL'sinin sermaye taahhüdü yolu ile olmak üzere toplamda 159.500.000-TL artırılmasına karar verildiğini, davalı şirketin  söz konusu  yatırımı gerçekleştirebilmesi amacıyla ortaklarından sermaye artışı yoluyla kaynak talep etmesinin hukuka mevzuata ve dürüstlük kuralına  aykırı bir yönü bulunmadığını, davacının şartları bulunmayan tedbir talebinin reddine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; Davaya konu kararların alındığı genel kurul toplantı tutanağında; sermaye artırımına ilişkin gündemin 9. maddesinin görüşülmesine geçildikten sonra davacı ...'ın söz alarak gündemin 9. Maddesine muhalif olduğunu, şerh koymak istediğini, olumsuz oy kullandığını ve iptal davası açacağını belirterek açıklamalarda bulunduğunu, davacının  açıklamalarından ve oylamadan önceki muhalefetinden sonra sermaye artırımına ilişkin gündem oylamaya sunularak karara bağlandığını,oylamadan sonra davacının alınan karara her hangi bir sözlü veya yazılı muhalefeti bulunmadığı,oylamadan önce ki muhalefete ilişkin açıklamalar öneriye karşı çıkma olup, kararın alınmasından sonra yapılan bir muhalefet bulunmadığından kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği ve TTK 446/1-a maddesinde belirtilen dava açabilme şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı; TTK 448/2.maddesinde karar tarihinden 3 ay geçtikten sonra duruşmanın açılması gerektiğini,davalı şirketin 24 Aralık 2021 tarihinde aynı yatırım (pvb üretimi) amacıyla sermaye artırımı yaptığını, buna ilişkin genel kurul artırım karara karşı İst. 19. ATM 2022/44 Esasta açılan iptal davasında alınan bilirkişi raporlarında sermaye artırım kararının kanuna aykırı olduğunun açıklandığını, TTK 456.maddeye göre kararın hukuka aykırı olması nedeniyle ilan edilmediğini,mutlak butlan hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Yargıtay'ın yasa metnini aşar biçimde muhalefet gerekçelerinin karar sonrasında yazılmasını öngören bir yasa hükmü olmadığı halde,çoğunluk kararına katılmama sebeplerini bildiren davacının muhalefet iradesinin inkarı anlamında bir sonuca gidilmesinin kanunun ruhuna aykırı olduğunu, TTK'da 446. Maddede özel bir karar formatı yer almadığını,Anayasanın 13/1. maddesine göre temel hak ve hürriyetler ancak kanunla sınırlanabileceğini,  \"gerekçeli olarak genel kurul kararı metni içerisinde ver alan muhalefet şerhinin\" yok sayılması dava hakkının içtihat yoluyla daraltılmasının hukuka aykırı olduğunu, ...'ın tek başına genel kurulda karar çıkarma potansiyel gücü nedeniyle hukuku araç olarak kullanarak payını %10'un altına düşürmeye yönelik kararlar aldığını, karar metninde oylama sonrasında detaylı bir şekilde geçersizlik ve karara karşı olma nedenleri yazdırdığını, olumsuz oy kullandıktan sonra yazılan şerhin kanunen yok sayılamayacağını, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davalı şirketin  07.10.2023  tarihli olağan genel kurulunda alınan, sermaye artırımına ilişkin 9 nolu genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK.nun 445. maddesi hükmüne göre; kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılabilir. Aynı yasanın 446. maddesine göre iptal davası açılabilmesi için,  toplantıya katılmak, olumsuz oy vermek ve muhalefetini tutanağa geçirtmek şartlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşmeler sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması, alınan karara muhalif olunduğu anlamına gelmez. Somut olayda; davacı ortak 07.10.2023 tarihli genel kurula katılmış, davacı sermaye artırımına  ilişkin gündemin 9. maddesine yönelik olarak, henüz karar alınmadan önce karşı çıkarak peşin muhalefette bulunmuştur. Davacı tarafından karar alındıktan sonra muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyanda bulunulmamış, ayrıca bu husus yazılı olarak da bildirilmemiştir. Bu şekildeki muhalefet, öneriye karşı çıkma niteliğinde olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkma veya muhalefet şerhi bulunmadığından, iptal davası açabilmek için zorunlu olan alınan kararlara muhalif kalma koşulu yerine getirilmemiştir.İlk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğunda reddine karar verilmesinde  isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; istinaf sebebleri yerinde olmayan davacının istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacının istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 04/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a92d35d543d919b6","SID":"43692c4214eff4e1"}}