{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/510 <br>KARAR NO: 2024/530<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/02/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2024/76 Esas<br>TALEP: İhtiyati Haciz <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/04/2024<br>İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 01/02/2024 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. <br>TALEP: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında ticari ilişki mevcut olup, müvekkili şirketin davalıdan fatura ve cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunduğunu, davalının faturaya konu ürünleri almasına rağmen müvekkiline olan borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının başlatılan icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, davalı borçlunun kötü niyetli itirazının kaldırılması gerektiğini, davalı şirket hakkında 133.281-TL'lik fatura alacağından kaynaklı  İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, iş bu takibe davalı borçlu şirketin haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz etmesi üzerine işbu davanın ikame edildiğini, davalının, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen faturalara karşı yasal süresi içerisinde itiraz etmediğini belirterek öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulüne, davalı şirketin borç miktarınca taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini  talep  etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI: Mahkemece, dava konusu alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ve anılan alacak kalemleri ile ilgili olarak İİK.nun 257 ve devamı maddelerinde öngörülen koşullar gerçekleşmediği, davacının iddiasını yaklaşık ispat ile ispat edemediği, borçlunun mal kaçırdığına ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, takibe konu olan faturanın düzenleyen tacir açısından senet mahiyetinde olduğundan kesin delil niteliğine sahip olduğunu, faturayı alanın 8 günlük itiraz süresi olduğunu, itirazda bulunmadığı takdirde fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağını, davalıya yapılan satışların müvekkilinin BA/BS analizinde yer aldığını, davalının faturaya değil takibe itiraz ettiğini, bunun kötü niyetli olduğunu ve zaman kazanmak açısından yapıldığını, mahkemece müvekkili açısından teminat yatırılması ihtimali dahi değerlendirilmeden karar verildiğini, kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Talep, fatura alacağına dayalı olarak başlatılan takibe yönelik itirazın iptali davasında, İİK’nın 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için  İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: \"İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.\" Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Bu düzenlemeye göre de ihtiyati haciz kararı verilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de; muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunması, bu ihtilafın çözümü yargılamayı gerektirmesi halinde, kanunun aradığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşul olup, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaya dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmakta ise de, salt fatura düzenlenmesi, adına fatura düzenlenen kişiyi sorumlu tutmak için yeterli bulunmamaktadır. Bu evrede muaccel alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. Faturada yazılı bedelin ödenmediği iddiası ve muaccel alacağın varlığının tespiti noktasında yargılama yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; ihtiyati haciz talebinin yasal koşulları bulunmadığından, sunulan belgeler ile yaklaşık ispatın sağlanmadığına yönelik ara kararda isabetsizlik bulunmamış, istinaf sebebi yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c0160734dc1f3df","SID":"b74bb64cf688d9dc"}}