{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/556 <br>KARAR NO: 2024/495<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/09/2023<br>NUMARASI: 2022/1045 Esas 2023/681 Karar <br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın dahili davalı tasfiye memuru vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; Müvekkilinin İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nin 2011/1089 Esas sayılı dosyası ile davalı tasfiye halindeki şirket hakkında iş kazasından kaynaklı tazminat davası açtığını ve verilen kararın davalı tarafça temyiz edildiğini,  ve Yargıtay tarafından davalı tasfiye halindeki şirketi ihyası için tasfiye memurluğu ve Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için müvekkiline süre vermek ve davalı tasfiye halindeki şirketin ihyası halinde taraf teşkili sağlanarak sonuca göre karar verilmesine karar verildiğini ve temyiz edilen kararın bozulduğunu, İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nin 2022/722 Esas sayılı dosyası ile ( Eski esas 2011/1089  ) Yargıtay bozma ilamına göre davalı şirketin ihyasının sağlanması için 1 ay kesin süre verildiğini ve bu nedenle 08/05/2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği iddia edilen Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde terkin edilen kaydının iptali ile ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tasfiye halindeki şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep  etmiştir. Davacı vekili dava dahili dava dilekçesinde; Mahkemenin 13/09/2023 tarihli duruşması uyarınca şirket tasfiye memuru ...'in davaya dahil edilmesini için dilekçe sunduğu, bu dilekçe,  dava dilekçesi, tensip zaptı ve duruşma gün ve saati şirketin tasfiye memuruna tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.<br>CEVAP : 1-Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili; davanın  tasfiye memuru ...'e yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu,tasfiye prosedürünün eksik bırakılmasının  tasfiye memurunun sorumluluğunda olduğunu,  olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı ticaret sicili müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını ve yargı giderinden ve  vekalet ücretinden  sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. 2-Dahili davalı vekili; tasfiye memurunun görevi tasfiyenin sona ermesi ile neticelendiğini ve huzurdaki davadaki sıfatının tasfiye ile sicilden terkin edilen şirketin sadece mahkemede temsili ile sınırlı kaldığından davanın reddine,  davacı tarafın taleplerinin kabulü halinde ihya masraflarının ve ek tasfiye giderlerinin davacı tarafından karşılanmasını ve  yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, davacı tarafından 2011 yılında iş mahkemesinde açılan dava devam ederken davalı tasfiye memuru tarafından şirketin tasfiyesinin tamamlanarak 08/05/2015 tarihinde tasfiye sonucu terkin ettirildiği, görülmekte olan bir dava varken tasfiyenin tamamlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, tasfiye memurunun şartları oluşmadan tasfiye işlemini sonlandırdığı ve bu davanın  açılmasına sebebiyet verdiği, davacının ihya talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın her iki davalı yönünden kabulü ile İstanbul Ticaret Sicilinin ... sicil sırasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Limitet Şirketi'nin TTK'nun 547. Maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nin 2022/722 Esas ( Eski dosya numarası 2011/1089 Esas, 2016/107 Karar ) sayılı dosyası yönünden geçerli olmak üzere ek tasfiyesi için ihyasına, ihya olunan şirkete önceki tasfiye memuru davalı ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Dahili davalı tasfiye memuru vekili; tasfiye edilmiş şirketin dava dosyasının tarafı olmadığını, işbu nedenle de davalı tahtında hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu, müvekkili ...'in ise davaya konu şirketin tasfiye memurluğunu bila bedel üstlenmiş tasfiye ile sona eren şirketin eski çalışanı olduğu, tasfiye memuru ihya davalarında yasal hasım olup ticaret mahkemesince de dava dosyasına sonradan dahili davalı olarak resen dahil edildiğini, işbu nedenlerle aleyhinde yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum edilmesinin usule ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: TTK'nın 547. maddesinde \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru  atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Ticaret sicil kayıtlarında şirketin tasfiyesinin sona erdiği 08.05.2015 tarihinde tescil edilerek tasfiye tamamlandığından bahisle sicil kaydının terkin edildiği, şirketin İstanbul Anadolu 2.İş Mahkemesi'nin 2022/722 Esas (Eski 2011/1089 Esas 2016/107 Karar) dosyasında davalı  sıfatı bulunduğu  anlaşılmaktadır. HMK'nin 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup dava da haksız çıkan davalı tasfiye  memuru  aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Somut olayda, TTK'nin 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, tasfiyenin tam olarak yapıldığı savunmasının yerinde olmadığı, alacağın var olup olmadığının eldeki davanın konusu olmadığı, alacak hakkında taraflar arasında görülen tazminat davasında bir karar verileceği, ek tasfiyeye ilişkin TTK'nın 547. maddesinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediği, ilanlar sırasında alacaklı tarafın başvuruda bulunmaması ihya talebine engel teşkil etmediği, şirket tüzel kişiliğinin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; dahili davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Dahili davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85‬-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın dahili davalı tasfiye memuru ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dahili davalı tasfiye memuru ... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 368-TL istinaf yargı giderinin dahili davalı tasfiye memuru ...'den alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere   oy birliği ile karar verildi.28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c26a96d6189a37f6","SID":"e66d369d50f63df3"}}