{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1475 <br>KARAR NO\t\t: 2024/770<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/261 Esas 2021/564 Karar \t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 19.06.2020<br>KARAR TARİHİ\t: 18.04.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18.04.2024<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.06.2021 tarih 2020/261 Esas 2021/564 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 06.02.2020 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarptığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL hasar tazminatı, 50,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili 28.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, hasar bedeli istemini 42.608,10 TL'ye, değer kaybı istemini 3.149,47 TL'ye yükseltmiştir. <br>\tCEVAP\t: Davalı vekili, mahkemenin yetkili olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun gerçek zarar ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının başvurusu üzerine davacıya 9.292,50 TL maddi hasar ve 259,50 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunu yerine getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın oluşumunda davalı tarafa ait sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında tam kusurlu olduğu, davacı tarafa ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu, kaza nedeniyle davacıya ait araçta KDV dahil 17.167,00 TL hasar meydana geldiği, dava açılmadan önce 18.06.2020 tarihinde ödenen 4.969,50 TL'lik ödemenin mahsubu ile davacının talep edebileceği bakiye hasar tazminatının 12.164,10 TL olduğu, dava konusu araçta Sigorta Genel Şartları Ek-1 Değer Kaybı Hesaplama Formülasyonuna göre yapılan hesaplamaya göre 865,65 TL'lik ve Yargıtay'ın değer kaybı ile ilgili içtihatlarına göre yapılan hesaplama neticesinde ise 4.000,00 TL'lik değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya değer kaybı bedeli olarak 25.06.2020 tarihinde 850,53 TL ödeme yapıldığı, alınan bilirkişi raporu ile taraflarca dosyaya sunulan ekspertiz raporları arasında çelişki bulunduğundan yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, alınan bilirkişi raporunda kaza nedeniyle KDV dahil 47.577,60 TL hasar meydana geldiği ve davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce 18.06.2020 tarihinde ödenen 4.969,50 TL'nin mahsubu ile davacının talep edebileceği bakiye hasar tazminatının (47.577,60 TL - 4.969,50 TL=) 42.608,10 TL olduğu, serbest piyasa şartlarına göre davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle hasarsız piyasa rayiç değerinin 155.000 TL ve kazadan sonra tamir edilmiş haliyle piyasa rayiç değerinin 151.000 TL olması nedeniyle davacının talep edebileceği bakiye değer kaybına ilişkin tazminatın (155.000 TL - 151.000 TL=) 4.000,00 TL olduğu yönünde tespit yapıldığı, ikinci raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu, hükme esas alınması gerektiği, dava dilekçesinde 50,00 TL olarak talep edilen değer kaybına ilişkin tazminat tutarı 3.149,47 TL olarak arttırıldığı, 25.06.2020 tarihinde ödendiği anlaşılan 850,53 TL'lik kısım yönünden davanın konusuz kalmış olması nedeniyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, bakiye (3.149,47 TL - 850,53 TL=) 2.298,94 TL maddi tazminat talebi açısından ise bakiye bu tutarın temerrüt tarihi açısından davacı talebi ile bağlı kalınarak kısmi ödeme tarihi olan 18.06.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın  kabulüne, bakiye hasar tazminatına ilişkin istemin kabulü ile 42.608,10 TL maddi tazminatın 18.06.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, değer kaybına ilişkin maddi tazminat isteminin kabulü ile davadan sonra ödendiği anlaşılan 850,53 TL yönünden konusu kalmayan dava nedeniyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, bakiye 2.298,94 TL değer kaybı tazminatının 18.06.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, kararda poliçe limitinin türü ve miktarının açıkça belirtilmemesinin hatalı olduğunu, yapılan ödemeler ile birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, müvekkili şirketin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına rağmen vekalet ücreti, yargılama harç ve giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, fatura sunulmadan KDV ödenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, afaki olarak talep edilen parça ve işçilik bedelinin gerek mevzuat hükümlerine gerekse sigorta prensiplerine aykırı olduğunu, 01.06.2015 tarihli ZMMS Genel Şartlarının A.5-a maddesi gereğince değer kaybının tespitinin Genel Şartlar ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br> \tGEREKÇE\t: Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybının karşı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tSomut olayda davacı vekili, davalı nezdinde sigortalı aracın müvekkilinin aracına çarpması nedeniyle müvekkilinin aracının hasarlandığını ileri sürerek hasar tazminatı ve değer kaybı bedeli isteminde bulunmuştur.<br>\tAnayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nin 03.12.2020 tarih 2019/6271 E. -2020/8104 K.). Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere \"Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır\" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD 07.03.2016 tarih ve 2015/15003 E.- 2016/2856 K. sayılı ilamı) Somut olayda ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark esas alınarak değer kaybı hesaplanmış olduğundan, davalı vekilinin değer kaybı tazminatına yönelik istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. \t<br>\tİlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, rapora göre hasarın meydana gelen kazayla uyumlu olduğunun tespit edilmiş olmasına, kusur ve hasarın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, davalı sigora şirketi tarafından yapılan ödemelerin davacının zararını karşılamadığının anlaşılmasına, davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğu, aracın  onarımı  yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına (Yargıtay 17 HD 05.06.2014 tarih 2014/9038 E. - 2014/9078 K. sayılı ilamı), hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. <br>\tDavalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. (Yargıtay 17. HD 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K. sayılı ilamı). Kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğu teminat limiti olan 41.000,00 TL ile sınırlı olup, bu tutardan dava tarihinden önce ödenen 4.969,50 TL hasar bedeli ve dava tarihinden sonra ödenen 850,53 TL değer kaybı tazminatının mahsubu ile davalı sigorta şirketinin bakiye teminat limiti olan 35.179,97 TL'den sorumluğu bulunmakta olup, kararda bu tutarın belirtilmemesi de hatalı olmuştur. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerindedir.  <br>\tBu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.06.2021 tarih 2020/261 Esas 2021/564 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,\t<br>\t2-Davanın KABULÜNE, 42.608,10 TL bakiye hasar tazminatı ve 2.298,94 TL bakiye değer kaybı tazminatının 18.06.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (Bakiye ZMMS poliçe teminat limiti olan 35.179,97 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\tDavadan sonra ödendiği anlaşılan 850,53 TL yönünden, konusu kalmayan dava nedeniyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına,<br>\tKarar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 2.461,24 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta ve sonradan tamamlanan toplam 834,40 TL  harcın mahsubu ile bakiye 1.626,84 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\tDavacı tarafından yatırılan toplam 896,60 TL harç, tebligat ve posta gideri 109,00 TL ve bilirkişi ücreti 1.150,00 TL olmak üzere toplam 2.155,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br> \t1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 ve 26. maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\tKarar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tHMK'nun 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının  karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine,  <br>\t3- İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf harcının talep halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18.04.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"08a55f60d66d5cf3","SID":"ca3a940e0eb6b30a"}}