{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/961 <br>KARAR NO: 2024/408<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 09/02/2021<br>NUMARASI: 2018/877 Esas - 2021/85 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı ... idaresindeki tescilsiz motorsikletin çarpışması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin ağır yaralandığını, olaya ilişkin Gördes Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/601 Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, kazaya sebep olan aracın tescilsiz olması nedeni ile ZMMS poliçesinin bulunmadığını, davalıya davadan önce başvuruda bulunduklarını ve 10/08/2018 tarihinde davalı tarafça müvekkiline 4.553,00 TL ödeme yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL  kalıcı iş gücü kaybına ilişkin tazminatın, başvuru tarihini takiben 8 iş günlük yasal sürenin bitimini takiben işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 15.569,94  TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile;  başvuru şartı yerine getirilmediğinden, davanın usulden reddi, davacı yanın eksik harcı tamamlaması gerektiğini, davanın kazaya karıştığı iddia edilen araç sürücüsüne ihbar edilmesini talep ettiklerini, geçici iş görmezlik talebinin teminat dışı olduğunu, müvekkilince daha önce yapılan 4.553,00 TL tazminat ödemesi ile davacının zararının karşılandığını, davacının bundan fazla zararı olduğunu ispat etmesi,  ödenmesi gereken tazminat var ise de bunun kusur ve maluliyet oranı gözetilerek hesaplanması gerektiğini, davacının faize ilişkin taleplerinin yerinde olmadığını belirterek, davanın usul, esas  ve zamanaşımı  sebebiyle reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının kabulüne,  15.669,94 TL'nin 10/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava açmadan önce ek tazminat talebiyle müvekkili kuruma başvuru koşulu arandığından huzurdaki davada gerekli şartların yerine getirilmediğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın tescilsiz ve plakasız olduğu göz önünde bulundurulduğunda müvekkilinin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini ayrıca aracın cinsinin 50 CC üzerinde olup olmadığı hususlarının araştırılmadığını, maluliyet oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi için yönetmeliğe uygun yeni rapor alınması ile devam eden maluliyetin ispatlanması gerektiğini, ...nın sorumluluğu olmadığı halde geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, hükmedilen miktar yönünden faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Somut olayda, davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı ... idaresindeki tescilsiz motorsikletin çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığı, kazaya sebep olan aracın tescilsiz olması nedeni ile ZMMS poliçesinin bulunmadığı, dava açılmadan önce davalıya başvuruda bulunulduğu, 10/08/2018 tarihinde davalı tarafça davacıya 4.553,00 TL ödeme yapıldığı belirtilerek davalıdan kalıcı iş gücü kaybı bedelinin tahsili istenmiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümleri, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları) Somut uyuşmazlıkta  Ege Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulundan alınan maluliyet raporunda  olay tarihinde yürürlükte olan “Engellilik Ölçütü Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümleri esas alınarak davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan yaralanmanın maluliyet oluşturup oluşturmadığı konusunda illiyet bağını da ortaya şekilde yapılan değerlendirmeye göre  davacının meslekte kazanma gücünü % 6 oranında kaybettiği ve geçirdiği kaza nedeniyle 4 aya kadar geçici iş göremez hale geldiği tespit edilerek bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı  kararında;  \"2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa ... ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir\" yönünde; 14/10/2014 tarih, 2014/ 16455 E. ve 2014/13330  K. sayılı kararında ise \"Geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez\" yönünde  karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir (Benzer yönde Yargıtay  4.  Hukuk Dairesinin   2021/5305  E. ve 2021/7685  K. sayılı kararı). Davacı vekilinin kaza nedeniyle davalı ...na yaptığı başvuru üzerine hasar dosyası açılmış, 10/08/2018 tarihinde 4.553,00TL kısmi ödeme yapılmıştır. Mahkemece faizin başlangıç tarihinin ödemenin yapıldığı 10/08/2018 tarihi olarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin başvuru şartının yerine getirilmediğine ve faizin başlangıç tarihine ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu  bedensel zararlar için ...'na başvurulabileceği öngörülmüştür. Aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle ...'na husumet yöneltilebilmesi için bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir. ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince \"Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar\" teminat dışı haller arasında sayılmıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesine göre, motosiklet: azami tasarım hızı 45 km/saatten ve/veya silindir kapasitesi 50 santimetreküpten fazla olan sepetli veya sepetsiz iki veya üç tekerlekli motorlu taşıtlar ve net motor gücü 15 kilovatı, net ağırlığı 400 kilogramı, yük taşımacılığında kullanılanlar için ise net ağırlığı 550 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Aynı Kanun'un 103. maddesinde motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeler gereği, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpan dava dışı ... idaresindeki tescilsiz motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ...'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir. Mahkemece bu yönde araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu doğrultuda dairemizce kazaya karışan tescilsiz motosikletin motor hacminin belirlenebilmesi için üretici firmaya yazı yazılmış ancak şase numarasına göre aracın kaydı bulunamamış, en son yazılan müzekkereye ise \"12/09/2017 tarihinde Manisa İli Gördes İlçesinde trafik kazasına karışan, üretimi firmanız tarafından yapıldığı bildirilen  tescilsiz ... şase numaralı kırmızı renkli ... marka olduğu belirtilen motosikletin\" markasının ... olmayıp, ... olduğu üretiminin ise ... Araçlar San. ve A.Ş. tarafından yapıldığının belirtilmesi üzerine bu firmaya yazı yazılmış ancak bu firmadan gelen yazı cevabında da çelik marka motosiklet üretimi yapılmadığı yönünde bilgi verilmiştir.  Bu nedenle dairemizce yapılan tüm yazışmalara rağmen kazaya karışan tescilsiz motosikletin motor hacminin tespiti mümkün olamamıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince, trafik sigortası bulunmayan araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ...'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunu ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu gözetilmek suretiyle; öncelikle kaza tespit tutanağı ve hasar dosyasında motosikletin şase numarası da yazılı olduğundan, markasının doğru olarak belirlenebilmesi için davacı tarafa motosikletin ... marka mı yoksa ... marka mı olduğu konusunda beyanda bulunmak üzere mehil verilmesi, motosikletin ... marka olduğunun belirlenmesi halinde daha önce Dairemizce müzekkere yazılan ... Araçlar San. ve A.Ş.'ye müzekkere yazılarak motosikletin motor hacminin sorulması, gerektiğinde şasi nosundan yola çıkılarak İl Emniyet Müdürlüğü tescil kaydının ve  tramer kaydının araştırılmasıyla, tescil kaydı var ve trafikten çekildi ise çekilme tarihinin sorulması ve buna ilişkin evrakların da istenilmesi suretiyle, araç motor silindir hacminin belirlenmesi; müzekkere cevaplarının olumsuz gelmesi halinde ise  davacı tarafa kazaya karışan tescilsiz motosikletin motor haciminin belirlenebilmesi bakımından uygun bir süre verilip araç üzerinde uzman makine mühendisi marifetiyle inceleme yapılıp, silindir hacminin 50 cm küpün  üzerinde/trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun anlaşılması halinde davalı ...'nın sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilerek ve  sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi  olmalıdır.  Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e8349a6530b62ec","SID":"cbac1d81edbd285c"}}