{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2521 <br>KARAR NO: 2024/608<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 22/06/2021<br>NUMARASI: 2018/43 Esas - 2021/486 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 18/04/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... Caddesi Keçiören istikametine seyri esnasında olay yeri yol çalışması bulunan ... sokak kavşağına geldiğinde orta refüj ve yaya kaldırımında bulunan yaya geçidi yaklaşımı levhalarını dikkate almadığını ve sağından soluna kavşak başından geçiş yapan ...'e aracın sağ ön aksanları ile çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sürücü ...'ın kusurlu olduğunu, davacının tedavi ve ameliyat süreçleri geçirdiğini, 33.1913-TL müvekkili adına davalı sigortadan tahsil edildiğini, 6100 sayılı Yasanın 107. maddesi uyarınca tazminat talep edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden sürücüsü ve işleten yönünden ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yaşanılan kaza neticesinde ağır yaralanan davacı müvekkilinde oluşan elem ve ızdırabı bir nebze olsun dindirebilmek için zenginleşme aracı olarak değerlendirilmeyecek olan 50.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sürücü ve işletenden tahsiline karar verilmesini talep ile dava etmiştir.Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zaman aşımını uğradığını, meydana gelen trafik kazasında müvekkiline atfedilecek bir kusur olmadığını, kazanan dava dilekçesinde anlatıldığı gibi olmadığını, davacının yoldan karşıya geçmek için bir anda yola fırladığını, bu durumu gören müvekkilinin hemen frene bastığını, kornayla davacı tarafı uyardığını, ancak davacının durmadığını, neticede söz konusu üzücü kazanın meydana geldiğini, Ankara CBS'nın 2012/87560 soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacı tarafın tedavi giderleri talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın manevi tazminat talebinin yersiz ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; karşı tarafın başvuru şartını yerine getirmediğini, davacının başkaca hak ve alacağının kalmadığını, dosya münderecatında bulunan makbuz ve ibraname gereğince, davacı taraf tüm tazminat alacaklarına ilişkin olarak müvekkili kurumdan başka bir alacağın kalmadığını  belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını,  davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davaya konu kazanın meydana gelmesinde müvekkillere atfedilecek herhangi bir kusurun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu kaza sebebiyle Ankara CBS'nin 2012/87560 Sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını ancak mağdurun alınan beyanında şikayetçi olmadığını belirtmesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı sürücünün ağır kusurlu olduğunu,  müvekkil davacının yaşanan kaza da kusurunun olmayışı, kaza anında genç yaşta oluşu ve kaza sonrasında yaşadığı tedavi ve ameliyat süreci boyunca uğradığı elem ve ızdırap neticesinde duyduğu acı birlikte değerlendirildiğinde talep edilen manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hatalı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından,  30/06/2012 günü saat 13.45 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ ön kısmının ... Sokak kavşağında gidiş istikametine göre yolun sağından soluna karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ...'e çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince ATK'dan   alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın %70, davacı yaya ...'in %30 oranında kusurlu olduğu; Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 06/07/2020 tarihli maluliyet raporunda  davacının  trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle maluliyeti bulunmadığı ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 12 ay uzayabileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesine göre, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\" TBK’nın 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesi ve  22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı  çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, davacının daimi maluliyeti bulunmasa dahi 12 ay iş göremezlik oluşturan yaranlanması bulunduğundan ve kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ... %70 oranında kusurlu bulunduğundan TBK'nın 56/1.maddesi kapsamında davacı lehine manevi tazminat belirlenmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3aaed203cda710e","SID":"91ad3275157cb5c6"}}