{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1510 <br>KARAR NO\t\t: 2024/769<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25.03.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/576 E. - 2021/307 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 18.04.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18.04.2024<br><br>\tİzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.03.2021 tarih 2019/576 E. - 2021/307 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili, davalı ... Şti. vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 19.07.2018 tarihinde davalı ... Şti.'ye ait, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, müvekkiline ait ve onun sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarptığını, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta kaza nedeniyle maddi hasar ve değer kaybı oluştuğunu, Almanya'da bulunan ... adlı firma tarafından düzenlenen 09.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda zararın KDV dahil 5.712,76 Euro olarak tespit edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından 06.11.2019 tarihinde 8.461,53 TL tutarında kısmi ödeme yapıldığını, bu tutarın ödeme tarihindeki yabancı para kur karşılığının (1 Eur=6,3951 TL) 1.323,13 Euro olduğunu belirterek, 4.389,63 Euro maddi tazminatın davalı sürücü ve işletenden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketinden temerrüde düştüğü 30.10.2019 tarihinden itibaren bakiye ZMMM sigorta teminat limitinin temerrüt tarihindeki yabancı para cinsinden karşılığı ile sınırlı olarak, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP: Davalı ... Şti. vekili, müvekkili şirketin oto kiralama alanında faaliyet gösterdiğini, ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 04.10.2016 tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı ... A.Ş.'ye 36 ay süreli olarak kiraya verildiğini, müvekkili şirketin aracın işleteni olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta Şti. vekili, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun azami teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacının başvurusu üzerine müvekkili şirket tarafından hasar dosyası açıldığını, 06.11.2019 tarihinde kusur durumuna göre 8.461,53 TL hasar ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin başkaca sorumluluğunun kalmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, müvekkilinin dava dışı ... A.Ş.'nin çalışanı olduğunu, müvekkilinin çalıştığı şirket ile davalı ... Şti. ile taşıma hizmet sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşme kapsamında tahsis edilen araç ile seyir halindeyken öndeki ... plakalı aracın önünde kedi olması nedeniyle ani durması sebebiyle arkadan hafif şekilde çarptığını, zararın davalı sigorta şirketi tarafından tamamen giderildiğini, hasar ve değer kaybının ne şekilde hesaplandığına ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, ... adlı tamirat firmasının raporunu kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın kusursuz olduğu, davalı ... Ltd. Şti. tarafından aracın uzun süreli kiralandığı, bu nedenle işbu davalının işleten sıfatının bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, aracın kiralamasının uzun veya kısa süreli olup olmadığının sunulan belgelerden anlaşılamadığı, davalının işleten sıfatının bulunmadığı noktasında yeterli ispatın sağlanamadığı; 06.11.2019 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından 8.461,53 TL (1.323,13 Euro) ödeme yapıldığı, davalı sigorta şirketinin 5.202,72 Euro - 1.323,13 Euro = 3.879,59 Euro hasar bedelinden sorumlu olduğu, bilirkişi raporunda tespit edilen hasar bedelinin benzer araç kazalarında ortaya çıkan hasar ve değer kaybı bedellerine yakın olduğu; ancak davacıya ait değişen parçalar arasında marka amblemi ve logonun da bulunduğu, kaza fotoğraflarının ve kazaya karışan her iki aracın yükseklikleri, çarpma noktaları gözetildiğinde masrafa yansıtılan amblem ve markanın kaza sonucu hasarlanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle bilirkişi raporunda yer alan toplam tutardan amblem ve marka amblemi çıkartılarak kalan tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin zorunlu arabuluculuk kapsamında olan davalı şirketlere ve davacıya davanın kabul ve ret oranına göre yükletilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 4.034,98-Euro maddi tazminatın davalı ... Sigorta Şirketi'nin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 30.10.2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili, davalı .... Şti. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ilk derece mahkemesince arabuluculuk aşaması ile ilgili müvekkili yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, müvekkilinin çalıştığı şirket ile ... Şti. arasında taşıma hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkiline tahsis edilen araç ile seyir halindeyken öndeki ... plakalı aracın önüne kedi çıkması nedeniyle ani durduğunu, müvekkilinin de bu araca arkadan çarptığını, zararın davalı sigorta şirketi tarafından tamamen giderildiğini, kaza tespit tutanağında öndeki aracın ani durmasının dikkate alınmadığını, yapılan hesaplamaları ve Alman firmasının raporunu kabul etmediklerini, kaza ile ilgili olmayan bir çok işlemin müvekkilinden talep edildiğini, talep edilen işçilik masrafının fahiş olduğunu, kullanılan malzemelerin bu kazayla ilgili olmadığını, bilirkişi raporunun tek taraflı olarak, yabancı şirketin hesaplamaları doğrultusunda hazırlandığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilemesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... Şti. vekili, müvekkilinin ... plakalı aracı ihbar olunan ... şirketine 36 ay süre ile kiraladığını, aracın işleteninin ... şirketi olduğunu, müvekkili şirketin aracın işleteni olmadığını, kaza nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirket hakkında arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının gerçek zararının tespit edilmediğini, davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak nitelikte tespitler yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait yabancı plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybının, kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.\t<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavalı ... Şti. vekilinin arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği yönündeki istinaf sebebinin incelenmesinde; 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile  6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesine eklenen 5/A-1 maddesinde \"Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" düzenlemesi getirilmiş olup, bu madde hükmüne göre,  Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen mutlak ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Ayrıca, her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu  davalar, nisbi ticari dava olup, nisbi ticari davalardan kaynaklanan alacak ve tazminat talepleri de, zorunlu arabulucu kapsamındadır. 7155 sayılı yasanın 18/ A-2 maddesi uyarınca  dava şartı olarak ticari davalarda zorunlu arabuluculuk söz konusu olduğunda ve taraflar uyuşmazlık hakkında arabulucuya başvurmadan dava açtığında, dosya üzerinden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.<br>\tSomut olayda, davalı  ... Ltd. Şti.'nin işleteni, davalı ...'ın sürücüsü ve davalı ... Sigorta Şirketi'nin ZMMS sigortacısı olduğu aracın neden olduğu trafik kazasında, davacının aracın hasar görmesi nedeniyle maddi tazminat talep edilmekte olduğuna göre, davalılar zarar gören davacıya karşı müteselsilen sorumlu olup, müteselsil sorumlu davalılar arasında ise zorunlu dava arkadaşlığı değil, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Sigorta hükümleri TTK'da düzenlendiğinden, davalı sigorta hakkındaki dava mutlak ticari dava iken, haksız fiil sorumluları olan işleten ve sürücü davalılar hakkındaki dava, mutlak ticari dava olmadığı gibi, bu davalıların sıfatlarına ve davanın niteliğine göre nisbi ticari dava da değildir. Davalı sigorta şirketi hakkındaki tazminat istemli davanın mutlak ticari dava olduğu, 7155 sayılı yasanın 18/ A-2 maddesi uyarınca ticari davalarda zorunlu arabuluculuğa başvuru şartının yerine getirildiği, sigorta şirketi dışındaki davalılar hakkındaki dava, mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmamakla, zorunlu arabuluculuğa ilişkin yasa hükümlerinin bu davalılar yönünden uygulanamayacağı anlaşılmakla, davalı ... Ltd. Şti.'nin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>\tDavalı ... Ltd. Şti. vekilinin, müvekkili şirketin işleten sıfatının bulunmadığı yönündeki istinaf sebebinin incelemesinde; Trafik kaydı \"işleteni\" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Lakin, trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. İşleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Somut olayda, tescil kayıtlarına göre kazaya karışan sayılı araç davalı ... Şti. adına tescilli olup, bu davalı tarafından aracın dava dışı ... A.Ş.'ye kira yoluyla tahsis edildiği ileri sürülmüş ise de, dava konusu ... plakalı araç yönünden üçüncü kişileri bağlayacak güçte anılan ilişkinin varlığını kanıtlayacak nitelikte sözleşme, ticari defter ve kayıtları ile Maliye ve Vergi daireleri tarafından düzenlenmiş herhangi bir belge sunulmamış olması karşısında, kaza tarihinde kayden malik olan davalı, işleten sıfatına haiz olup kazanın sürücünün sürücüsünün kusuru ile gerçekleşmiş olması nedeniyle eldeki davada davalı ... Ltd. Şti.'ne husumet yöneltilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>\tİlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, davacıya ait araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 5.202,72 Euro (KDV dahil) hasar meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce yapılan 1.323,13 Euro ödemenin mahsubu sonucunda davacının bakiye zararının 3.879,59 Euro olduğu tespit edilmiştir. Ne var ki ilk derece mahkemesince belirlenen bu tutarın üzerinde bir miktara hükmedilmiş olup, istinaf sebepleri dikkate alındığında, davalı ... Şti. ve ... vekilinin istinaf sebepleri yerindedir. <br>\tDavacı vekili, müvekkili yararına arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 16/2-c maddesindeki yasal  düzenleme, avukat ile müvekkili arasındaki vekalet ilişkisine dayanan akdi vekalet ücretinin miktarına yönelik olup, arabuluculuk  sonrasında açılan davada, yargılama gideri kapsamında karşı tarafın sorumlu olacağı vekalet ücreti olarak değerlendirilemez. Davacı, arabuluculuk görüşmelerinde vekil ile temsil edilmiş ise de, bu yönden davacı lehine ayrıca vekalet ücreti takdir edilmemesi yerindedir. Davacı vekilinin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. <br>\tBu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı ... Şti. ve ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde olmayan sair istinaf itirazlarının ise reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı ... Şti. vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.03.2021 tarih 2019/576 Esas 2021/307 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t3-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\tDavanın KISMEN KABULÜ ile 4.034,98 Euro maddi tazminatın (davalılar  ... Şti. ve ... bu tutarın 3.879,59 Euro'luk kısmından sorumlu olmak üzere) davalı ... Sigorta Şirketi'nin poliçe limiti olan 36.000,00 TL ile sınırlı olmak ve temerrüt tarihi olan 30.10.2019 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden haksız fiilin gerçekleştiği 19.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine,<br>\tHarçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.764,46 TL harçtan peşin olarak alınan  479,89-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.284,57 TL harcın (davalılar ... Şti. ve ... bu tutarın 1.130,42 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\tKarar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00 vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,<br>\tKarar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalılar  yararına takdir edilen 3.265,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,<br>\tDavacı tarafından peşin olarak yatırılan 479,89 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan toplam 1.085,30 TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre taktiren 1.004,48-TL'sinin davalılardan (davalılar ... Şti. ve ... bu tutarın 883,94 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\tFazla yatırılan gider avansının, karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,<br>\tDava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan  1.213,35 TL'sinin davalılar ... Sigorta Şirketi ve... Şti'nden, bakiye 106,65 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,<br>\t4-Yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine,<br>\t5-İstinaf yoluna başvuran davalılar ... Şti. ve ... tarafından ödenen istinaf karar harcının istek halinde kendilerine ayrı ayrı iadesine,<br>\t6-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Şti. tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcından oluşan istinaf giderinin davacıdan alınarak davalı ... Şti.'ne verilmesine, <br>\t7-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcından oluşan istinaf giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, <br>\t8-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t9-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"122b44c2e6af9180","SID":"fafbb79b20829954"}}