{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1531 <br>KARAR NO\t\t: 2024/763<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01.04.2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/470 E. - 2021/291 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 17.04.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17.04.2024<br><br>\tİzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.04.2021 tarih 2020/470 E. - 2021/291 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, 09/08/2018 tarihinde dava dışı ... A.Ş'ye ait dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacının maliki olduğu sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, davacının kazanın meydana geldiği Manisa ili, Merkez ilçesinde kendi şeridinde trafik kurallarına uygun bir şekilde ilerlemekte iken trafiğin durumuna göre yavaşladığı sırada, davacının aracının arkasında ve aynı istikamete seyir halinde olan dava dışı ...'ın ... plakalı aracı ile davacının aracına arkadan çarptığını ve maddi hasarın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, tanzim edilen trafik kaza tespit tutanağı ile durumun sabit olduğunu, davalı sigorta şirketinin 29/12/2017 - 29/12/2018 tarihleri arasında geçerli olan 257233958 poliçe nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile dava konusu zarardan sigorta teminatları dahilinde sorumlu olduğunu, davacıya ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafı, Almanya'da bulunan ... tarafından düzenlenen 10/09/2018 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil 3.937,91 EURO olarak tespit edildiğini, davalı sigorta şirketinin kendisine yapılan başvurudan sonra 20/08/2020 tarihinde 9.072,10 TL tutarında kısmi ödeme yaptığını, bu ödemenin ödeme tarihinde geçerli kur (8.8000) dikkate alındığında 1.030,92 EURO'ya tekabül ettiğini, buna göre sigorta şirketinin bakiye hasar sorumluluğunun 2.906,99 EURO olduğunu, bakiye maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüde düştüğü 20/08/2020 tarihi itibari ile (poliçe teminat limitinin temerrüt tarihindeki yabancı para cinsinden karşılığı ile sınırlı olarak) yabancı para bakımından 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Karşılığı Türk Lirası olarak davalı sigorta şirketinden tahsili ile hasar tespiti amacıyla sarf edilen bilirkişi gideri olan 809,82 EURO'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dahil edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 20/08/2020 tarihinde 9.072,10 TL ödeme yapıldığını, sorumluluğunun kalmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen hasar dosyasına istinaden davacı tarafa davadan önce 9.072,10 TL ödeme yapıldığı, 9.072,10 TL ödemenin 20/08/2020  ödeme tarihi itibari ile 2.906,99 EURO bedele tekabül ettiği, yargılama devam ederken yine davalı şirket tarafından 22/10/2020 tarihinde 1.129,03 TL ödeme yapıldığı, ödeme tarihi itibari ile bu bedelin 121.42 EURO bedele tekabül ettiği, toplamda 3.028,41 EURO bedelin tazminat olarak davacıya ödendiğinin kabulünün gerektiği, kazanın meydana geliş şekli dikkate alındığında davalı şirket tarafından sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün önünde seyreden araç ile uygun mesafeyi korumadığı, üzerine düşen tedbirleri almadığı dikkate alındığında kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğu, davacının herhangi bir kusurunun tespit edilemediği, davacıya ait araçta oluşan hasarın tespiti için Almanya'da yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun bilirkişi aracılığı ile denetlendiği, araçta oluşan hasarlı kısımların meydana gelen kaza ile uyumlu olduğu ve hasar bedeli olarak tespit edilen yedek parça+işçilik+KDV olmak üzere toplam 3.937,91 EURO hasarın davacıya ait araçta oluştuğunun kabulünün gerektiği, davalı şirket tarafından dava tarihinden önce yapılan 9.072,10 TL ödemenin ödeme tarihi itibari ile karşılığı olan 1.030,92 EURO'nun tespit edilen hasar miktarından mahsup edildiği ve davanın bu şekilde açıldığı, bilirkişi tarafından düzenlenen raporun dosyadaki verilere uygun ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, davalı tarafından dava devam ederken 20/10/2020 tarihinde yapılan ve 121,42 EURO olarak tespit edilen bu bedelin talep edilen ve dava konusu edilen bedelden mahsubu sonrası bakiye alacağın 2.785,57 EURO olduğu, dava sırasında yapılan ödeme yönünden davanın konusuz kaldığı ve bu bedel yönünden herhangi bir karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın dava açıldıktan sonra 22/10/2020 tarihinde 121,42 EURO'ya tekabül eden 1,129,03 TL ödeme yapıldığı görülmekle, bu bedel yönünden davanın konusu kalmadığından 121,42 EURO'luk istem ile ilgili esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2.785,57 EURO  tazminatın temerrüt tarihi olarak tespit edilen 20/08/2020 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/A hükmü uyarınca yabancı paralara uygulanacak değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak TL olarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, söz konusu kararın eksik ve hatalı bilirkişi incelemesi sonucunda kurulduğunu, ayrıca bir yetkili mercii tarafından herhangi bir kusur raporu tanzim ettirilmeden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, dava konusu hasarın meydana geldiği sigortalı aracın rayiç değerinin hatalı bilirkişi raporu sonucunda kaza anındaki değerinden yüksek bir şekilde tespit edildiğini, işbu dava konusu kazanın Türkiye sınırları içerisinde gerçekleşmiş olması nedeniyle uygulanacak hukuk ve yapılacak olan hesaplamalar açısından takip edilecek yöntemlerin Türk Hukuku’na göre belirlenmesi gerektiğini, davalı aleyhine yabancı para cinsi bakımından hüküm kurulduğunu, taraflarınca yapılan ödemelerin de mevcut olması ile birlikte ilgili döviz kurunda yaşanacak artışın davalı aleyhine bir pozisyon yarattığını, davalı aleyhine hüküm kurulacak olsa dahi, sorumluluğunun tanzim edilen poliçe teminat limitleri uyarınca mümkün olabileceğini, bilirkişi raporunda belirtilen tutarların fahiş ve eksik inceleme neticesinde belirlendiğini, meydana gelen kazanın akabinde davacı tarafça davalıya başvuruda bulunulduğunu, davalı tarafından ilgili trafik kazası uyarınca hasar dosyası oluşturulduğunu, davacının zararının tespit ettirildiğini, işbu zarar tespitinin akabinde davacı tarafa ödeme yapıldığını, davacı tarafça söz konusu ödemenin yetersiz olduğu iddiası ile bakiye tazminat talebinde bulunulduğunu, ekspertiz raporunun son derece fahiş tutarlar içerdiğini, mahkemece davacının bakiye alacağının net ve bağımsız bir şekilde tespit edilmesi gerekirken yapılan bilirkişi incelemesinde yalnızca davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunun esas alındığını ve ilgili hesaplamanın ekspertiz raporu uyarınca yapıldığını, davacının zararının hesaplanmasında Türk Hukuku ve Türk Hukuku uyarınca belirlenen hesaplama yöntemlerinin kullanılması gerektiğini, aksi takdirde gerçek zararın tespitinin mümkün olmayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere, aksi kanaatte olunacağı düşünülse dahi davalı şirketin ekspertiz ücretine ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirket nezdinde tanzim edilen poliçe trafik poliçesi olup bu poliçe ile şartların yerine gelmesi halinde, sigortalı aracın neden olduğu doğrudan zararların karşılandığını, davalının sorumluluğunun teminat limiti uyarınca olacağına karar verilmesi gerektiğini, bir an için söz konusu davanın haklı olduğu varsayılsa bile davalının faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE: Dava, 09.08.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait yabancı plakalı aracın hasar bedelinin karşı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın dava açıldıktan sonra 22/10/2020 tarihinde 121,42 EURO'ya tekabül eden 1,129,03 TL ödeme yapıldığından bu bedel yönünden davanın konusu kalmadığından 121,42 EURO'luk istem ile ilgili esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2.785,57 EURO  tazminatın temerrüt tarihi olarak tespit edilen 20/08/2020 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/A hükmü uyarınca yabancı paralara uygulanacak değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak TL olarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tMahkemece hükme esas alınan 10.02.2021 tarihli bilirkişi  raporunda, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı, konusunda uzman bilirkişiye hasar bedeli konusunda gerekli incelemenin yaptırıldığı, dava konusu kaza nedeniyle Almanya’da bilirkişi tarafından belirlenen hususların kazanın oluşu ile uyumlu olduğu belirtilerek bilirkişi raporunda tek tek değiştirilecek parça ve işçilik ücreti Euro cinsinden belirlendiği, araçta tespit edilen hasarların araçla karşılaştırılarak mevcut hasarların nitelik ve boyut anlamında kaza tespit tutanağını doğrular şekilde teknik olarak uyumlu olduğu kanaatine ulaşılarak alınan bilirkişi raporunun davalı yanca yapılan ödeme tutarlarının Euro'ya çevrilmek sureti ile belirlenen tazminattan düşümünün yapılmış olmasına nazaran  yeterli, dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline ve kaza tespit tutanağına uygun bulunduğu, 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, davacının Almanya'da yaşaması ve aracı Alman plakalı olup Almanya'da tescilli olması olması ve seçimlik hakkı gereği aracını Almanya'da tamir ettirmesi nedeniyle araçta oluşan zararın Almanya'daki piyasa değerlerine göre belirlenmesinin usul ve yasa ile Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, araç tamir edilmiş olsun veya olmasın KDV gerçek zarar kapsamında ödenmesi gerektiğinden ve Almanya'da %19 oranında KDV oranı uygulandığından mahkemece bilirkişinin hesaplamış olduğu hasar bedeline %19 oranında KDV hesaplanarak hasar bedeline ilave edilmesinin; ayrıca ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup, makul olduğu ve yargılama giderlerine eklenmesi gerektiğinden Almanya'da yaptırılan hasar tespiti masraflarının yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu (Yargıtay 17. HD 2015/3828 E. 2015/12514 K.) anlaşılmakla; davalı vekilinin hasar bedeline ve açıklanan bu hususlara yönelik istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.<br>\tDavacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı anlaşılmakta olup, davacı aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz. Davacının aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahiptir. Araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir.  (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih  ve 2014/17-28 E. -  2015/1745 K. ) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.\t(Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K. ) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un \"Yabancı para borcunda faiz\" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin faize ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir.<br>\tİstikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 11. HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K. ) <br>\tDavalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. (Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K. Sayılı ilamı) Davaya konu sigorta poliçesinde araç başına maddi hasar limitinin 33.000 TL. olarak sınırlandırılmasına karşın Yerel Mahkemece verilen kabul kararı yönünden davalının sorumluluğunun belirlenmemiş olması isabetli görülmemiştir. Davalı vekilinin bu hususa dair istinaf nedeni yerindedir.<br>\tYukarıda açıklanan gerekçelerle, talebin ve istinaf sebeplerinin niteliğine göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile, İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.04.2021 tarih 2020/470 E. 2021/291 sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dava konusu tazminat tutarından dava açıldıktan sonra 121,42 EURO'ya tekabül eden 1.129,03 TL davalı yanca yapılan ödeme yönünden davanın konusuz kaldığı  anlaşılmakla işbu miktar üzerinden  esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\tBakiye 2.785,57 EURO  tazminatın temerrüt tarihi olan 20/08/2020 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a hükmü uyarınca yabancı paralara uygulanacak değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>\t492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.679,59 TL harçtan, peşin alınan  438,21  TL harcın mahsubu ile bakiye 1.241,38 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>\tDavacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan 500,41 TL başvuru harcı, 500,00 TL bilirkişi ücreti, 91,00 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 1.091,41 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından ödendiği tespit edilen 809,82 EURO bilirkişi ekspertiz rapor ücretinin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Karşılığı TL olarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>\t6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun mad.18/A-13 hükmü uyarınca dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve tarafların anlaşamamaları nedeni ile Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\tKarar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,<br>\t3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafında yapılan 162,10 TL başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e3eab221e4b2549","SID":"6ea3a649bbda43fe"}}