{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/965 <br>KARAR NO: 2024/441 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/1/2021<br>NUMARASI: 2020/135 (E) - 2021/50 (K)<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 19/3/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü envanterine kayıtlı, davalı nezdinde sigortalı ... plakalı ambulansın yaptığı kaza nedeniyle oluşan hasarın sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu yetkili serviste onarıldığını, davalı onarım bedelini ödenmediği için başlattıkları İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında yapılan icra takibine itirazın iptalini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, alacak likit olmayıp alacak miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, Yargıtay kararlarına göre, kasko sigortası yapılmış aracın uğradığı zararın tazmini alacağı likit olduğundan bu sebeple davacı lehine icra inkar tazminata da hükmedilmesi gerekeceğini, kararın icra inkar tazminatı yönünden düzeltilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: 2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesinde icra inkar tazminatı düzenlenmiştir. Bu maddeye göre;  borçlu itirazında  haksız görülürse, davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun, itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın, likit (belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit (belirli) ise, borçlu itirazında haksızdır; alacak likit (belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için onun ödeme emrinden kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazın haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkar tazminatına mahkum edilecektir. Dava dosyasında, davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı likit (muayyen, belirli) olmayıp, gerçek zarar miktarının tespiti ile davacının davalı tarafa rücusu için gerekli şartların oluşup oluşmadığının saptanması, yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olduğundan bu davalı bakımından harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/3/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c779858a0cb54318","SID":"56e6f82312c4a301"}}