{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/575 <br>KARAR NO: 2024/509<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/11/2020<br>NUMARASI: 2019/374 Esas - 2020/557 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/04/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  09.06.2018  tarihinde, müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın sağ ön-yan kısımlarına, davalıların işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı aracın  sol yan kısımları ile kusurlu olarak çarpması nedeniyle müvekkili şirkete sigortalı aracın hasara uğradığını, davalı aracının dava dışı sürücüsünün kaza yerini terk ettiğini, müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz sonucunda sigortalısına 44.323,17-TL hasar tazminatı ödendiğini, müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek 44.323,17-TL tazminatın ödeme tarihi olan 06.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsüne olay mahallini terk ettiği için  kusur izafe edildiğini, kazanın meydana gelmesine ilişkin bir kural ihlali belirtilmediğini, kazanın nasıl gerçekleştiğinin dosya kapsamında somut olarak ispat edilemediğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, davacının faiz  başlangıç tarihine ilişkin talebinin kabul edilemez olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''.. meydana gelen kazada davalı sigorta şirketinin ZMM sigortacısı davalı ...'ın işleteni olduğu ... plakalı aracın firari sürücüsünün  %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu,  bilirkişi tarafından düzenlenen  17/07/2020 tarihli raporda da açıklandığı gibi davacı sigorta şirketinin sigortalısı araçta oluşan gerçek hasar tutarının 44.323,18-TL olduğu, davacı şirketin  tespit edilen miktarda bedeli onarımı gerçekleştiren dava dışı ... A.Ş.'ye 06/07/2018 tarihinde ödediği,  davacının TTK 1472. maddesi gereği ödediği hasar bedeli uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğu, ödemiş olduğu hasar tutarını davalılardan talep koşullarının bulunduğu, yapılan hesaplama ve düzenlenen raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu'' gerekçesiyle, Davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile  44.323,17-TL'nin ödeme tarih  06/07/2018'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf nedenleri: davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağı karşı araç sürücünün beyanları esas alınarak tanzim edildiğinden buna göre kusurun belirlenmesinin hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağında sadece müvekkili şirkete sigortalı aracın sürücüsünün olay yerini terk ettiği yazılı olup, kazanın meydana geliş biçimine ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını,  kazanın ne şekilde gerçekleştiğinin dosya kapsamında ispat edilmediğini, karşı aracın arka kısmındaki hasar ile müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığı halde, davacıya sigortalı aracın arka kısmındaki hasardan da müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının doğru olmadığını,  müvekkili şirketin kaza tarihinde araç başına maddi zarar teminat limiti 36.000-TL olup bu limitin aşılarak müvekkili aleyhine karar verilmesinin de hatalı olduğunu, hasara ilişkin raporun da denetime elverişli olmadığını  parça ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 1-)Dosya kapsamından, kaza tespit tutanağında  sürücüsü tespit edilemeyip kaza yerinden ayrılan  sağ şeritteki ... plakalı aracın sol yan kısımları ile, orta şeritte seyreden ... plakalı aracın sağ ön-yan kısımlarına çarptığı, çarpmanın etkisiyle savurulup yine sol şeritte seyreden ... plakalı araca çarptığı, ... plakalı aracın  yolun solundaki çelik bariyerlere çarpıp durduğu, ... plakalı aracın arkasından sol şeritte seyreden ... plakalı aracın ise  duramayarak sağ ön kısmı ile ... plakalı aracın sol arka kapı kısımlarına çarparak durduğu belirtilmiş olup, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın firari sürücüsünün  KTK'nın 81/1-d ( kazayı yetkilere bildirmemek ve kaza yerinden yetkiler gelinceye kadar ayrılmak) nedeniyle kusurlu olduğunun açıklandığı, fakat kazanın meydana geliş biçimine ilişkin bir kusur değerlendirmesi yapılmadığı görülmüştür. Dosya kapsamında alınan  17/07/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre ise, ... plakalı davalı taraf aracının  firari sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu  belirtlmiştir. Bu halde, somut olaya konu  zincirleme kazada, davalı tarafın işleteni ve trafik sigortacısı olduğu sağ şeritte seyreden ... plakalı aracın, orta şeritte seyreden davacıya kasko sigortalı ... plakalı aracın sağ ön ve yan kısımlarına  çarptığı; akabinde çapmanın etkisiyle savrulan davacıya kasko sigortalı ... plakalı aracın  sol arka kapı kısımlarına, bu kez sol şeritte arkadan gelen dava dışı ... plakalı aracın çarparak hasar verdiği anlaşılmaktadır. Bu halde, kusur raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının somut olaya konu kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu belirgin olup, davacı aracına sağ ön ve yan kısımlarından çarpan  davalı aracı ile sol arka kapı kısımlarından çarpan dava dışı araç  davacının zararından müteselsilen sorumlu olduğundan,  teselsül hükümlerine göre davacının zarardan sorumlu olanlardan dilediğine dava açabileceği ve ödediği tazminatın rücuen tahsilini dilediği zarar sorumlusundan isteyebileceği açıktır. Açıklanan nedenlerle, yerel mahkemenin davanın kabulü yönündeki kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususlara ilişen istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddi gerekmiştir. 2-)Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi Genel Şartları A.1 maddesinde “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde düzenlenmiştir.(Bknz.Yargıtay 17.HD'nin 2014/17470 E,   2016/11568 K. Sayılı ilamı). Somut olayda;  kazaya karışan ve davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı olan araç otomobil olup  kaza tarihi olan 2018 yılında otomobil için araç başına teminat limiti  36.000-TL olmakla; yerel mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden teminat limiti aşılarak 44.323,17-TL'nin rücuen davalı sigorta şirketinden  tahsiline karar  verilmesi ise  doğru görülmemiştir. Ancak, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı sigorta şirketinin bu hususa ilişen istinaf itirazının kabulü ile kararın kaldırılıp yanılgılı husus düzeltilmek suretiyle HMK'nın 353/1.b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 04/11/2020 tarih ve 2019/374 Esas 2020/557  Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle  KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran  davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalı sigorta şirketine iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/ İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 04/11/2020 tarih ve 2019/374 2020/557 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a/Davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile  44.323,17-TL'nin ( davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 36.000-TL poliçe limiti ile sınırlı  olmak kaydıyla) ödeme tarihi olan 06/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan  tahsili ile davacıya verilmesine, b/Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım  üzerinden hesaplanan 3.027,72-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 756,93-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.270,79-TL harcın  (davalı sigorta şirketi 1.839,33-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, c/Davalıların zorunlu arabuluculuk görüşmesine katılmaması nedeniyle arabuluculuk faaliyeti sona erdiğinden 6325 Sayılı Kanunun 18/A-11,13 maddeleri uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin  davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, d/Davacı tarafça yatırılan 756,93-TL peşin harcın (davalı sigorta şirketi 613,11-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan  tahsili ile davacı tarafa  verilmesine, e/Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL başvuru harcı, 6,40-TL vekalet harcı, 133,50-TL tebligat-posta gideri, 1.400,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.584,30-TL yargılama giderinin ( davalı sigorta şirketi  1.283,28-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan tahsili ile davacı tarafa  verilmesine, f/Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 6.562,01-TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi 5.315,22-TL'sinden sorumlu olmak kayıdyla)  davalılardan  tahsili ile davacı tarafa  verilmesine, g/Gider avansında arda kalanın  yatıran tarafa  iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2ff6f9df6219575","SID":"59a6722fc64a17b7"}}