{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>7. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/394 <br>KARAR NO: 2024/573<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/10/2023<br>NUMARASI: 2023/225 Esas, 2023/716 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:  21/03/2024<br>K  A  R  A  R                   <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... hissedarı ve yöneticisi bulunduğu ... Anonim Şirketinin maliki bulunduğu İstanbul İli, Tuzla İlçesi, ... Mahallesinde bulunan ve tapuda ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı 7.457,76 metrekare alanlı, ... numaralı parselde kayıtlı 2.701,00 metrekare alanlı, 3 numaralı parselde kayıtlı 2.735,00 metrekare alanlı, 4 numaralı parselde kayıtlı 7.854,16 metrekare alanlı taşınmazların tapu kayıtları üzerindeki şerhlerin kaldırılması, gecekondu önleme alanından çıkarılması, ifraz ve tevhid işlemlerinin yapılması, ifraz ve tevhid işleminden sonra yeni tapu çıkarılması, tevhide esas imar durumu alınması ve yeni imar durumuna göre arsa üzerine ticari depolama alanı inşaatı için mimari ve inşaat projelerinin hazırlanarak ilgili belediyelerden onaylatılması, satışı ve/veya kiralanması için denizcilik sektöründen arkadaşı olan müvekkilinden profesyonel yardım talebinde bulunduğunu, o tarihte taşınmazların maliki olan dava dışı ... Anonim Şirketi yöneticisinin talebini kabul eden müvekkilinin konu ile ilgili çalışmalara başladığını, yapılması istenen işlemler konusunda uzman olan ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile taşınmazların maliki olan ... A.Ş arasında 12.09.2017 tarihli sözleşme imzalanmasını sağladığını, yüklenici ... firmasının sözleşme konusu olan ifraz ve tevhid, taşınmazlar üzerindeki şerhlerin kaldırılması, yeni imar durum belgesinin alınması için gerekli teknik ve hukuki girişimlere başladığını, taşınmazlar üzerinde yapılacak ticari depo inşaatı için mimari plan ve projeleri hazırladığını,  yüklenici ... firması tüm bu işlemleri davacı müvekkilinin bilgi, öneri ve gözetiminde gerçekleştirdiğini, ... Denizcilik A.Ş.'nin 28.11.2017 tarihli adi düzenlenmiş satış vaadi sözleşmesiyle maliki bulunduğu dört adet taşınmazı davalılardan ...’ın kuracağı ... Anonim Şirket’ine satmayı vaadettiğini, tapudan devir ve tescil ettiğini, satış bedeli olarak 4.908,675 Euro gösterilmiş ise de taşınmazlar için herhangi bir bedel ödenmediğini, ... Şirketinin ortakları arasındaki hesaplar nedeniyle taşınmaz satış işlemi yapıldığını, işbu satış işlemi karşılığında dava dışı ...’ın ... A.Ş ‘de bulunan % 20 hissesi davalı ...’ın eşi ...’a devir edildiğini, 07.12.2017 tarihinde ... A.Ş 100/100 hissesi ...’a ait olmak üzere kurulduğunu, ... 05.04.2024 tarihine kadar yönetim kurulu başkanlığına seçildiğini, davacı müvekkili taşınmazların ... şirketine satılmasından sonra da  taşınmazlarla ilgili çalışmalarına eksiksiz devam ettiğini, bu kapsamda taşınmaz malik değişikliği nedeniyle ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketiyle 14.12.2017 tarihli yeni sözleşme düzenlenmesini sağladığını, ilgili mercilere yapılan müracaatlar ve tüm çalışmalar neticesinde tevhid ve ifrazların tamamlandığını, dört parselden oluşan taşınmazların ... ada ... parselde birleştirilerek yeni tapu belgesi alındığını, taşınmazlar üzerindeki şufa hakkı, TOKİ Kamulaştırma şerhleri ve tüm şerhlerin kaldırıldığını ve yeni bir imar planı durumu sağlandığını, müvekkili arsalar üzerinde ifraz ve tevhid yapılması, yeni duruma göre tapu ve imar belgesi alınması, şerhlerin kaldırılması, ticari depo inşaatı için mimari plan ve projelerin hazırlanması, projelerin ilgili makamlarca onaylatılması, ticari depo inşaatının kat karşılığı başka firmalara yaptırılması, yapılacak deponun kiralanması ve taşınmazların satışı gibi işlemler yaptığını, taşınmazların ifraz ve tevhid işlemlerinin tamamlanarak tek parsel hale getirilmesi, tapu kaydı üzerinde bulunan şufa hakkı, kamulaştırma şerhi gibi tüm şerhlerin kaldırılması, yeni bir imar planı uygulaması nedeniyle taşınmaz üzerine ticari depo inşaatı yapılması hakkı doğması gibi nedenlerle, taşınmazın bedelinde aşırı artış olduğunu, taşınmazın değerindeki bu aşırı artış nedeniyle davalıların müvekkilini aralarında yazılı anlaşma olmamasından da yararlanarak devre dışı bırakmak istediklerini, müvekkilinin oluşturduğu yeni alıcı adaylarını veya kat karşılığı inşaat yapmayı teklif eden kişileri dolayısıyla müvekkilini değişik bahanelerle oyaladıklarını, müvekkilinin yıllarca süren çalışmasının davalılar tarafından suistimal edilmek istendiğini, davalıların sözleşme süresinin bitimini beklediğini anlayarak sözleşmeden kaynaklanan ön alım hakkını kullanmak istediğini, bu nedenle öncelikle davalılar vekiline e-mail yoluyla bu isteklerini bildirdiklerini, bilahare Kadıköy ...Noterliğinin 28.11.2022 tarih ve ... sayılı, Kadıköy ...Noterliğinin 22.12.2022 tarih ve ... sayılı ihtarnameleriyle bildirdiğini ancak davalıların ön alım hakkına riayet etmediklerini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan haklarını elde etmek amacıyla  arabuluculuk yoluna 18.01.2023 tarihinde başvurduğunu, arabuluculuk  görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir kararı verilerek davalı şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalı ... adına kayıtlı menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, asli taleplerinin Mahkemece kabul edilmemesi halinde şirket değerinin bilirkişi marifetiyle belirlenerek sözleşmedeki komisyon oranlarının uygulanması sonucu belirlenecek danışmanlık/komisyon alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, alacaklarına ihtar tebliği tarihi olan 22.11.2022 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendi adına işlettiği bir işletmesinin olmadığnı, diğer davalı ...'in bir anonim şirket olduğunu, müvekkilin yalnızca bu şirkette hisse sahibi olduğunu, asliye ticaret mahkemelerinin huzurdaki davaya bakmakla görevli olmaması sebebiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirlenen taahhütlerine uyduğunu ve hisse devrinin gerçekleşebilmesi için gerekli her türlü çabayı gösterdiğini, davacının iddia ettiğinin aksine müvekkili davacıyı hiçbir şekilde oyalamadığını, sözleşmenin sona ermesini beklemediğini, sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz ifa ettiğini,  müvekkili ... Turizm’in yaptığı teklifin ardından davacıya ön alım hakkını kullanması için bildirim yaptığını fakat davacı önalım hakkını kullanmadığını, davacının diğer davalı ...’in müvekkili tarafından ... Turizm’e satılmasının muvazaalı bir işlem olduğu iddiasının da gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin hisse devri için hiçbir zaman ... Paz. Tic. Ltd. Şti. ile görüşmediğini, davacının muvazaa iddiasını ispatlar tek bir delili dahi dosyaya ibraz edemediğini, müvekkili ile ... Turizm arasında hisse devir sözleşmesi imzalanması ve hisse devri müvekkili ile davacı arasında imzalanan danışmanlık sözleşmesinin sona ermesinden sonra gerçekleştiğini, davacının süresi dolan danışmanlık sözleşmesine dayanarak herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle görevsizlik sebebiyle usulden reddine ve dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, davanın ve davacının tüm taleplerinin ayrıca esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkili bakımından husumet eksikliğinin söz konusu olduğunu, davacının ön alım hakkını usulüne uygun olarak kullandığını, davacının komisyon alacağının bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece \"...Somut olayda, dava konusunun TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılan davalardan yani mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davacı gerçek kişinin  tacir olduğuna dair bir delilin dosyada yer almadığı, davacının tacir olmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava niteliğide bulunmadığından uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olmakla mahkememizin görevsizliğine, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davacı ile davalılar arasında uzun yıllar süren ticari ilişkiler ve düzenlenen sözleşme “Simsarlık Sözleşmesi “ niteliğinde olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki ve yazılı sözleşme ile davalı şirkete ait arsa üzerindeki şerhlerin kaldırılması, ifraz ve tevhit işlemlerinin yapılması, yeni tapu çıkarılması, ifraz ve tevhide göre imar durumunun ilgili belediyeden çıkarılması, plan-proje hazırlanması, taşınmaz üzerine kendileri tarafından ya da 3.kişiler tarafından kat karşılığı “Ticari depo“ yapılması, şirketin %25 hissesinin davacıya devredilmesi, şirket hisselerinin davacı aracılığıyla satılması ve nihayetinde sözleşmede belirtilen bedel karşılığı “ön alım “ hakkının kullanılarak şirket hisselerinin tamamının davacı tarafça satın alınmasını kapsadığını, bu nedenlerle TTK 4/1.c maddesi gereğince dava  mutlak ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülecek dava niteliğinde olduğunu, bu nedenle İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizlik kararı usul ve yasaya uygun olmadığını belirterek kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava sözleşmesel önalımdan kaynaklanan zararın tazmini terditli danışmanlık sözleşmesinden doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.Bilindiği gibi asliye mahkemeleri, Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri olarak ikiye ayrılır. Asliye  Ticaret Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine giren ticari davaların çözümlendiği mahkemelerdir.  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine giren işler dışında kalan tüm uyuşmazlıklar Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenir. Hangi davaların ticari dava olduğu TTK'nun 4. maddesinde sayılmıştır. Bundan başka, bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalarda hususi hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı düzenlenmiştir (TTK'nun 5/II). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar “(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447,  yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” şeklinde düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Somut olayda davacının talebi tazminat istemine ilişkin olup dayanağı taraflar arasında düzenlenen danışmanlık sözleşmesidir.Bu sözleşme incelendiğinden davacının sözleşmeden doğan önalım hakkının kullanılamaması nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü zararın tazminini yada danışmanlık hizmet bedelinin ödenmesini istemiştir.Dava,TTK 4 kapsamında görülecen bir dava olmadığından davacının görevsizlik kararına karşı istinaf itirazları yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin  istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine kesin olmak üzere karar vermek gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2023 tarih 2023/225 Esas, 2023/716 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60TL istinaf maktu karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dc61f1d9d6a9605c","SID":"0c65783b28a16794"}}