{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/870 <br>KARAR NO: 2024/506 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 23/10/2020<br>NUMARASI: 2019/646 (E) - 2020/477 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 26/3/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 12.100 TL hasar bedeli, 2.000 TL değer kaybı olmak üzere toplam 14.100 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; tek taraflı düzenlenen kaza tespit tutanağının müvekkilini bağlamadığını, Hazine Müsteşarlığının yalnız maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarında taraflarca doldurulacak kaza tespit tutanaklarına ilişkin genelgesinde, düzenlenen tutanak veya tutanakların kazaya karışan tüm taraflarca imzalanacağının belirtildiğini, buna karşın maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının davacı tarafından düzenlendiğini; doğruluğu araştırılmadan kesin kanıt niteliğinde sayılan belgeye dayanılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu; taraflar arasında gerçekleşen kazanın ileri sürüldüğü biçimde oluşmadığını; dosyaya sunulan ve aracın onarımı için ödenen makbuzların düzenleme günü ile kaza tarihi arasında uzunca süre bulunduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/51065 sayılı soruşturması ile maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı içeriği değerlendirilerek düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacıya ait ...  plakalı otomobilde oluşan hasarın, beyan edilen kaza ile uyumlu olduğu, yönetimindeki ... plakalı otomobiliyle sağa dönmeye başlamadan önce sağ şeride geçmeyen, orta/yol şeritten sağa dönmeye çalışarak doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapması nedeniyle sağ şeritte seyir halindeki ... plakalı otomobile çarpan davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu; davacı sürücü ...'in kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı belirtilmiş, böylece  davalı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobil ile davalı sürücünün yönetimindeki ... plakalı otomobilin kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığı; davacıya ait otomobilde oluşan hasarın da, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22'nci maddesinin 17'nci fıkrası uyarınca maddî hasarla sonuçlanan trafik kazaları için kanıt niteliğini taşıyan ve  sigorta tazminatının ödenmesinde Karayolları Trafik Kanununun 99'uncu maddesindeki kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağı hükmünde olan yetkili sigorta ekspertiz raporu da değerlendirilerek, Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösterilen kararlarına uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bu itibarla davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı sonucuna varılmıştır. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 963,17 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan toplam 240,8‬0 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 722,37‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalı ...'ın istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/3/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e23e6c0a5beada5d","SID":"499c68e0994d09e4"}}