{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/590 <br>KARAR NO: 2024/536<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/11/2023<br>NUMARASI: 2023/410 D. İş -  2023/409 Karar<br>TALEP: İhtiyati Haciz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP:  İhtiyati hacze itiraz eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin aleyhine verilen ihtiyati haciz kararından iş yerinde uygulanan fiili haciz ile haberdar olduğunu karşı taraf alacaklı tarafça müvekkili adına İstanbul ... İcra dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ödeme emrinin müvekkiline 22/11/2023 tarihinde müvekkiline tebliğ olduğunu, müvekkili şirketin merkezi adresinin Diyarbakır olduğunu, takibe dayanak çekin Diyarbakır iline keşide edildiğini, icra takibine ve ihtiyati haciz talebine bakmaya yetkili mahkemenin Diyarbakır adliyesi olduğunu, yetki itirazlarının bulunduğunu, ödeme emrinin müvekkiline tebliğinden sonra İstanbul 3. İcra hukuk mahkemesine yetki itirazında bulunduklarını ve yetki itirazlarının kabul edildiğini, hakkında ihtiyati haciz istenilen ve takip borçlusu şirketlerin tamamının İstanbul Adliyesi yargı çerçevesi  dışında olduğunu, müvekkili adına verilen ihtiyati haciz kararının yetkisiz yer mahkemesince verildiğini, yetki itirazının kabulüne karar verilmesini, Ziya Bayramın çekin ibrazından daha sonra kendi ismini ciro silsilesine eklediğini, çekin ciro silsilesine göre asıl alacaklısı olmayan ve sonradan tahrifat yapılarak araya eklenen kişi lehine ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin mal kaçırma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili şirketin alacaklı olarak görünün tarafa hiç bir şekilde bir borcunun bulunmadığını, çek üzerindeki imzalar, paraflar ve tahrifatların hiç birinin müvekkilinin el ürünü olmadığını, müvekkili şirketin alacaklı görünen tarafa hiçbir şekilde bir borcunun bulunmadığını, bu hususun ticari kayıtlarla sabit olduğunu, borca, ferilerine ve imzaya itiraz ettiklerini, öncelikle itirazlarının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini, haksız bir şekilde verilen ihtiyati haciz kararının  kaldırılmasına, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin ihtiyati haciz isteyen taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince 2023/410 d.iş -2023/409 karar sayılı 08.11.2023 tarihli karar ile 15.10.2023 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bir adet çek aslı ile ilgili ihtiyati haciz talebi yönünden  çekin vade gününün gelmiş olması,  alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülerek 500.000,00TL alacak yönünden alacağın %15'ine tekabül eden 75.000‬,00 TL teminat karşılığında İİK'nun 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarının İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde ihtiyaten haczine karar verilmiş olup, karara karşı  ... İnşaat Limited Şirketi vekili tarafından itirazda bulunulması üzerine ilk derece Mahkemesince yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 06.12.2023 tarihli ek karar ile  \".. İhtiyati hacze konu yapılan çekin keşide yerinin Diyarbakır, muhatap banka şubesi Karacadağ/ Diyarbakır olup itiraz eden borçlu ... İnşaat Limited şirketi ' in adresinin de Diyarbakır olduğu görülmektedir. Hakkında ihtiyati haciz kararı verilen diğer borçluların adreslerinin de İstanbul Adliyesi Yargı çevresinde olmadığı görülmektedir. Çekten kaynaklanan borcun alacaklısı borçlunun yerleşim yerinde, birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yerinde, çekin keşide yerinde veya ödeme yerinde ihtiyati haciz isteyebilecektir. Somut olayda ihtiyati haciz İstanbul Mahkemelerince verilmiş olup İstanbul mahkemeleri yukarıda belirtilen kural gereğince yetkili değildir.Ayrıca çekin ibrazının borçlunun ödeme yapacağı kimseyi öğrenmesini sağlayıcı bir fonksiyonu olmadığı ve dolayısıyla çekin bankaya ibrazıyla borçlunun ödeme yapacağı kimseyi tespit ettiği ve aramanın tüketildiğini kabul etme ve bunun sonucu olarak da çek borcunun götürülecek borca dönüştüğünü kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir.Doğrudan doğruya çeke ait kayıtları ihtiva eden evrakta tecessüm ettiği için çekteki borcu tek başına para borcu sayma olanağı da yoktur. Bu yönüyle TBK'nun 89/1 maddesine göre çekteki borcun götürülecek borç olmadığı değerlendirilmiştir.Yine borçlulardan birinin yetkiye itiraz etmemesinin ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin yetkisinin diğer borçlu için de geçerli olduğu şeklinde mevzuatımızda bir kural bulunmadığı gibi yüksek yargı kararlarında da bu yönde bir içtihat bulunmamaktadır.Bu sebeplerle mahkememizin yetkisizliği nedeniyle, itiraz eden borçlu bakımından İ.İ.K 265 md gereğince ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki aleyhine İhtiyati haciz kararı verilen ... Limited şirketi vekilinin itirazının mahkememiz yetkisiz olduğundan yetki itirazının kabulüne,mahkememizin 08.11.2023 tarihli kararı ile borçlulardan yalnızca ... İnşaat Limited şirketi yönünden verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle;  itiraz dilekçelerine konu tüm taleplerinin karara bağlanmadığını, itiraz dilekçelerinde müvekkilinin mal kaçırma ihtimalinin bulunmadığı ve çek üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı yönünde itirazda bulunmuşlarsa da mahkemece bu yöndeki esasa ilişkin itirazlarının hükme bağlanmadığını, Mahkemece bu yöndeki taleplerinin de değerlendirilmesi gerektiğini, yapılacak istinaf incelemesi sonucunda İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/410 D.İş dosyasında vermiş olduğu 2023/409 sayılı karar ile esasa ilişkin taleplerinin değerlendirilmemesi yönündeki kısmının kaldırılmasına, esasa ilişkin itirazlarının istinaf mahkemesince değerlendirilerek kabulüne, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Talep, kambiyo senedine (çek) dayalı olarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması kararına  karşı  esasa ilişkin itirazların  değerlendirilmesi  istemine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati hacze itiraz aşamasında esasa ilişkin itirazların değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K).  Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir. İhtiyati haciz isteyen tarafça, ... bankası Karacadağ şubesine ait olan keşidecisi ... İnşaat Limited Şirketi olan 3270813 seri numaralı 15.10.2023 tarihli 500.000,00 TL bedelli çekin ödenmediğinden bahisle 500.000,00 TL için ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden tarafından yetkiye, borca, ferilerine ve  çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle  itiraz edilmiştir.  İhtiyati hacze itiraz eden tarafça çekteki keşideci imzasının şirket yetkilisine ait olmadığı ileri sürmüş ise de bu husus, kanunda sayılan ihtiyati hacze itiraz nedenleri arasında sayılmadığı değerlendirildiğinde imza inkarının ihtiyati hacze itiraz aşamasında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece esasa ilişkin itiraz sebebinin ihtiyati hacze itiraz aşamasında değerlendirilmemesinde  bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ek kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,  2-İstinaf karar harcı ihtiyati hacze itiraz eden tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  17/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f0c25cd29e118456","SID":"48495ae94d61a6c0"}}