{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1625 - 2024/271<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2023/1625 \t\t                                 (KABUL KALDIRMA )<br>KARAR NO\t: 2024/271<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/02/2023<br>ESAS NO\t\t: 2022/348 E 2023/72 K<br><br>DAVACILAR\t:   <br>VEKİLLERİ\t:   <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 18/03/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 18/04/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacılar vekili, müvekkilinin inşaat malzemeleri alım satımı ile uğraştığını,  dava dışı ... İnş. ve Tic. Ltd. Ş. ile ... Harfiyat Nak. İnş. Tarım Hayvancılık Gıda ve San.Tic. Ltd. Ş.'nin oluşturduğu iş ortaklığına inşaat malzemesi sattığını, bu malzemelerin iş ortaklığına teslim edilmesine rağmen mal bedelinin tahsil edilemediğini, iş ortaklığının borcu nedeniyle satıma konu malların davalı ...  tarafından Karaman 4. İcra Müdürlüğünün 2015/5409 sayılı dosyasında başlatılan takip sonucunda Adıyaman İcra Müdürlüğünün 2016/1546 talimat sayılı dosyasında haczedildiğini, müvekkilinin satıma konu malları geri alabilmek için hacizlerin kaldırılması şartı ile  30/08/2016 keşide tarihli, 140.000 TL bedelli,  30/09/2016 150.000 TL bedelli, 30/10/2016 keşide tarihli, 150.000 TL bedelli  çeklerin keşide edilerek davalı şirket yetkilisi ...'a  verildiğini, bu hususa ilişkin sözleşme düzenlendiğini, davalının sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi üzerine çeklerin iadesinin talep edildiğini, buna rağmen hile ile iade edilmeyerek sözleşme karşılığı alınan bu çeklerin bankaya ibraz edilerek karşılığı bulunmadığının belirlenmesi üzerine takibe konulduğunu çeklerin bedelsiz olduğunu belirterek müvekkillerinin bedelsiz çeklerin takibe konu edilmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı ... vekili, müvekkilinin davacı taraftan olan alacağı karşılığı verilen çeklerin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine takibe konu edildiğini, davacı tarafın iddialarını ispat etmesi gerektiğini, tanık dinletilmesine muvafakat edilmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen  yargılamaya katılmadığı gibi yetkili temsilcisi veya vekili tarafından cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece; Dairemizin 07/07/2022 tarihli, 2019/1877 esas 2022/1031 karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda:  Davacı tarafından takibe konulan çeklerle ilgili bedelsizliğe dayalı menfi tespit isteminde bulunulmuş ise de iddianın usulüne uygun delillerle ispat edemediği, yemin deliline dayanıldığı, davalı şirket temsilcisi ve davalı aynı kişi olmakla ayrı ayrı yemin eda ettirilip beyanlarının alındığı, beyanlarında davacı iddialarının kabul olunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacılar vekili; davalı, asıl dosyada vekil aracılığı ile ve dosya münderecatındaki gerek sözlü gerekse yazılı tüm beyanlarında, davacılar ile aralarında, davaya sebep olan konu dışında başka bir sebeple bu çeklerin alındığını, davacıların iddia ettiği konu sebebi ile alınmadığını iddia ettiğini, ancak, yemin beyanında açıkça \"... ve ... Uluslararası Nakliyat Harfiyat İnşaat Sanayi ve Tic. AŞ. ile bu husus dışında herhangi bir ticari ilişkimiz yoktur \" diyerek müvekkilleriyle davalılar arasında bu konu dışında bir ilişki bir ticaret olmadığını beyan ve ikrar ettiklerini, davalı ...’ın, Avukat ...'in davalı ... İnşaat'ın avukatı olduğunu ikrar ederek de dosyaya sunulan , davalıların avukatı ile vekil olarak çeklerin verilme nedenini içeren sözleşme hazırlıklarının mailleşmeleri de kabul edildiğini, davalının bu kabulü, delil olarak kabul edilmesi gerektiğini, kabul edilmez ise delil başlangıcı olarak kabul edilerek en azından dayanılan tanıkların dinlenmesi gerektiğini, verilen kararın,  07.07.2022 tarihli, 2019/1877 esas ve 2022/1031 karar sayılı kaldırma kararına yemin metninin açık olmaması nedeniyle hem de kaldırma kararından önce ve sonra ilk derece mahkemesinin, davalının şirket yetkilisi olmadığı halde, şirket yetkilisi olup olmadığının araştırılmasının yapılmaması, davalı ...'ın çelişkilerle dolu ve ikrar içeren yemini dikkate alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, belirterek ilk derece  mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının davaya konu üç adet çekler nedeniyle borçlu olup olmadığı  bedelsizliği noktasında  toplanmaktadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava; icra takibine konu  çeklerle ilgili bedelsizliğe dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Dava konusu üç adet çekin davalılardan ...'a verildiği, ... tarafından bu çekler üzerine avalist şerhi konularak davalı şirkete ciro edildiği, bankaya ibrazdan sonra davalı şirketin  bu çekleri ...'a iade ettiği, davalı şirketin bankaya ibraz cirosunun iptal edildiği, ... tarafından bu çeklerin Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2016/22279 esas sayılı dosyada takibe konulduğu anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince ilk kararda: ‘’ …davacının delil olarak sunduğu tarafların anlaştığına dair sözleşmelerde tarafların imzaları bulunmadığı, davacı vekili de söz konusu çeklerin mallar üzerindeki hacizlerin kaldırılması görüşmelerinden önce verildiği, haczin kaldırılmasından sonra ödeneceği, tarafların daha sonra anlaşmadan vazgeçtiğini iddiasıyla, çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürmüş ise de; bu iddiaların tanık delili ile ispat edilmesi mümkün olmayıp, davacıların bu iddialarını usulüne uygun yazılı delillerle ispat edemediği, davacılar vekiline yemin delili hatırlatıldığı, yemin deliline dayanıldığının beyan edilmesi üzerine davalılara söz konusu çeklerin davacı şirket tarafından satılan davalı şirket tarafından haczedilen mallar üzerindeki hacizlerin kaldırılması hususunda anlaştıkları, hacizlerin kaldırılması görüşmelerinden önce verildiği fakat haczin kaldırılmasından sonra ödeneceği, fakat tarafların daha sonra bu anlaşmadan vazgeçtiğini iddia edip, çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığı hususuna ilişkin yemin davetiyesi çıkarıp kabul olunduğunda yemin eda ettirilmesi için Karaman Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığı, usulüne uygun ihtarlı yemin davetiyelerinin tebliğ edilmesine rağmen davalıların duruşmalara gelip, yemini eda etmedikleri  yemin konusu vakıaları ikrar ettikleri kabul edilerek çeklerin davacı şirket tarafından dava dışı iş ortaklığına satılan, davalı şirket tarafından haczedilen malların iadesi amacıyla davalı ...'a verildiği, anılan kişi tarafından da takibe konulduğu, daha sonra ise malların iadesine yönelik anlaşmaya uyulmadığı, davalı ...'ın ve şirketin söz konusu çekleri davacılara iade etmedikleri, bedelsiz olan çeklerin davalı ... tarafından takibe konulduğu,  çeklerle ilgili davacıların davalı ...'a ve davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, söz konusu çekler haksız ve kötü niyetli olarak davalı ... tarafından takibe konulduğu kötü niyet tazminatının davalı ...'dan alınarak çeki keşide eden davacı şirkete ödenmesine.…’’ şeklinde karar verilmiş, davalılardan ... vekilince  istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine:<br>Dairemizce  2019 / 1877  Esas, 2022/1031 Karar  07/ 07/2022 tarihli kararı ile ‘’… davacı vekili tarafından yemin metni hazırlanıp talimat mahalli aracılığıyla yemin davetiyesi davalılara tebliğ edilmiş davalılarda belirlenen gün ve saatte hazır olmadığı yemini eda etmedikleri anlaşılmış ise de yemin metninin uyuşmazlığı çözmeye elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.<br>  HMK'nın 228.maddesindeki düzenleme kapsamında davetiyede bulunan meşruhat içeriği uyuşmazlığın çözümü noktasında yeterli  yemin metni niteliği taşımadığı sonucuna varılmıştır. Yemin kesin delil olup özel usul kurallarına ve merasime tabi olup, yemin davetinin nasıl yapılacağı yukarıda belirtilen HMK 228. maddesinde açıklanmıştır. Yine, yargısal içtihatlarında kabul edildiği üzere, kural olarak; yemin teklif eden taraf karşı tarafa hangi vakıalar hakkında yemin önerdiğini mahkemeye bildirir, yemin sorusunu ve formulünü ise hakim hazırlar. Yemin sorusunun hazırlanmasında, hakim yemin teklif edenin belirttiği hususlardan yararlanır. Hakim, yemin sorusunun hazırlanması bakımından yemin teklif edene kısa ve kesin bir mehil verebilir. Yemin delilinin kesin bir delil olması yani, hakimi bağlaması ve uyuşmazlığı kesin bir şekilde çözmesi nedeni ile yemin sorusunun yeteri kadar açık bir şekilde tespit edilmesi gerekir.<br>Hakim, yemin metnini hazırlarken yemin metninin olaya uygun olmasına dikkat eder. Hakim, yemin metnini hazırlarken yemin teklif edenin iradesi çerçevesinde hareket etmeli, karşı taraf da yemini kendisine teklif edilen yemin çerçevesinde eda etmelidir. (Prof.Dr. Ejder Yılmaz, YEMİN, Ankara, 2012)  Davalıya  gönderilen yemine ilişkin davetiyede yukarıda açıklandığı  üzere   yeterli açıklıkta , belirtilen şekilde düzenlenmiş bir yemin metni yoktur. Yemin davetiyesinde de davacının neye ilişkin yemin edeceği hususları yeterince açıklanmamıştır. Bu nedenle yemin delili ile yeminden kaçınmanın hukuki sonuçlarının eldeki dava için gerçekleştiğini kabul etmek mümkün olmadığından mahkemece davalı yanın yeminden kaçındığı kabul edilerek  yazılı şekilde karar verilmesi doğru  olmamıştır…’’ gerekçesiyle kabul kaldırma kararı verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince verilen ilk karar davalı şirket tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmadığı, davalı ... tarafından  istinafı  üzerine Dairemizce esasa dair herhangi bir inceleme yapılmaksızın usule dair eksikliğin giderilmesi için kabul kaldırma kararı verildikten sonra hakimin evvelce verdiği karara uygun karar vermek zorunda olup olmadığı hususunun öncelikli olarak irdelenmesi gerekmektedir.<br>Yargılamanın aleniyeti mahkeme kararlarına güven ilkesinin doğal bir sonucu olarak, usuli eksikliğe dair Dairemizce verilen karar üzerine hakim taraflara tebligat yaparak yeniden oturum açacaktır. Başka bir anlatımla hakim işten el çektikten sonra davayı yeniden ele alamaması engeli  kabul kaldırma gönderme kararı ile kalkmış olacaktır. Hakimin usuli eksikliği giderdikten sonra ilk verdiği karara uygun olarak gerekçeli karar yazma zorunluluğunun kabulü gerekir. Hakim usuli eksikliği giderirken önceki kararla bağlıdır. İlk kararın davalılardan ... tarafından istinaf edildiği gözetilerek bir mahkemenin bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararı sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. <br>Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu kaldırma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).<br>Bundan başka, ilk derece mahkemesinin kaldırılan hükmü, kaldırma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kaldırma kararı kapsamında ilk derece  mahkemesince  kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş olan bu kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).<br>Aksi halde hukuk güvenliğinin zedeleneceği, ilk kararla taraflar yararına doğan usuli kazanılmış hak ilkesi bozulacağı açıktır. Usul kuralları gereği, hakim yargılamayı bitirerek işten el çektikten sonra karar istinaf incelemesiyle kaldırıldığında kaldırma sebepleriyle bağlı olarak araştırma ve inceleme yapılacaktır.<br>İlk derece mahkemesince kabul kaldırma kararından önce tefhim edilen karara uygun gerekçeli karar yazılması, mahkeme kararlarına duyulması gereken genel saygı ve güven gereğidir. Usuli eksikliğe dair kararın kaldırılması üzerine kabul kaldırma sebepleri dışındaki ilk karar tefhimle birlikte hükmün hukuki varlık kazandığı açıktır. Özetlenirse ilk gerekçeli karar doğmuş ve varlık kazanmıştır.<br>Kabul kaldırma sebebi ile bağlı kalınarak sonradan verilen gerekçeli kararında ilk karara uygun bir biçimde kaleme alınması gerekir. Aslından ayrılan gerekçeli karar kamu düzenine aykırı olup mahkemelere olan güveni sarsar ilk karar geçerlidir. Sonradan yazılan gerekçeli kararın farklılığı işin esasına girişilmeden kaldırma sebebidir.<br>Bu durumda mahkemece yapılacak iş mahkemece kaldırma kararının kapsamında ( şümulü), müktesep hakkın ihlal edilmemesi ve kesinleşen yönlere uygun gerekçeli kararın yazılması gerekir. Kabul kaldırma kararı yasa yoluna başvurmayan taraf için kesinleştiği gözetilerek mahkemece ilk kararın tekrarı ile gerekçeli kararın yazılması gerekir.<br>Açıklanan nedenler ve yukarıda gösterilen yasal düzenleme uyarınca oluşturulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup istinaf başvurusu kabul edilerek, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden hüküm kurulmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması nedenine göre davacılar vekilinin diğer istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına.<br>HÜKÜM\t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 355.maddesi uyarınca Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/348 Esas 2023/72 Karar sayılı 01/02/2023 tarihli kararının esası incelenmeden KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde  yatırana İADESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edene iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br> HMK'nin 362/(1) maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 18/03/2024 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. <br><br>Başkan<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye<br>  e-imzalıdır <br><br>Katip<br>   e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ed5d73452631572","SID":"8f1dc30661c4897b"}}