{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/727 <br>KARAR NO: 2024/234<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/03/2022<br>NUMARASI: 2018/1001 2022/213<br>DAVANIN KONUSU: Kayıt Kabul<br>KARAR TARİHİ: 21/02/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Bankası A.Ş.'nin Kozyatağı Kurumsal Şubesi ile ... A.Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiğini, söz konusu kredi sözleşmelerine istinaden davacının  adı geçen şirkete kredi kullandırdığını, ... A.Ş.'nin &dı geçen şirketin borçlarına müteselsil kefil olduğunu, müvekkili bankanın ... A.Ş.'nin kredi koşullarına uymaması üzerine Kadıköy ... Noterliğinin 29.02.2016 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesiyle 84.223.038,38 TL * 5.132.343,75 USD * 5,015.750 EURO tutarındaki borcun ödenmesi için talepte bulunduğunu, davacı  bankanın alacağını tahsil edemediğini, müvekkili banka tarafından müflis şirket ve kefilleri aleyhine 03.03.2016 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden haciz yoluyla takibe geçildiğini, müflis şirket tarafından takip konusu alacak tutarı başlangıçta kabul edilmesine rağmen müflis şirketin iflas erteleme tedbirlerinden istifade ettiği ileri sürülerek takibin iptalinin istendiğini, müflis ... A.Ş.'nin müteselsil kefil olduğu kredilerden dolayı müflisten iflas tarihi itibariyle 213.237.904,93 TL alacağı bulunduğunu, İstanbul Anadolu ... İflas Müdürlüğü tarafından yasaya ve usule aykırı şekilde “Birinci Alacaklılar Toplantısı\" yapılmamasına karar verildiğini, bu karar aleyhine İcra Mahkemesinde itirazda bulunulduğunu, müflisin İcra Müdürlüğüne verdiği  dilekçe ile davacı bankadan kredi kullandığını ve borçlu olduğunu bildirdiği halde iflas müdürlüğü tarafından yasaya ve usule aykırı olarak davacı  bankanın alacağının tamamıyla reddedildiğini, iflas idaresinin alacakların reddine dair kararının 16.08.2018 tarihinde  davacı  bankaya tebliğ edildiğini, müflis şirketin davacı  bankaya iflas tarihi itibariyle  tahsil harcı hariç 213.237,904,93 TL borcu belirterek davacı  bankanın reddedileh toplam alacaklarının tespitini ve tespit edilen alacağın iflas masasına kaydına karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP:  Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; ... A.Ş.'nin  iflasına  karar verildiğini, adı geçen şirketin iflas işlemlerinin İstanbul Anadolu .... İcra ve İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında verilen 18.07.2018 tarihli kararla  iflas dairesince yürütüldüğünü, ikinci alacaklılar toplantısının henüz yapılmadığını, davacı bankanın alacak kayıt talebinde bulunduğunu, davacı bankanın bu isteminin reddine karar verildiğini, davacı bankanın kayıt ve kabulünü talep ettiği alacağın dayanağı sözleşmelerin okunaklı suretlerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, bahse konu sözleşmelerin ttarihleri, miktarları ve taraflarının tespit edilemediğini, davacı bankanın alacağını geçerli bir takibe konu etmediğinden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı bankanın  kabul edilen İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının yerel mahkeme tarafından iptal edildiğini, ilgili kararın Yargıtay tarafından onandığı, mahkeme  tarafından öncelikle zamanaşımı hususunun araştırılması gerektiğini, davacı bankanın alacağının zamanaşımına uğramış olması halinde davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacı bankanın usulüne uygun olarak hesap kat ihtarnamesi tebliğ edip etmediğinin belirsiz olduğunu, anılan ihtarnameye müflis şirketçe cevap verilip verilmediğinin de bilinmediğini, davacı bankanın müflis şirketi temerride düşürmeden temerrüt faizi talep etme hakkının bulunmadığını, dava tarihinden önce işlemiş temerrüt faizine de itirâz ettiklerini, sözleşme ile kararlaştırılabilecek temerrüt faiz oranının akdi faiz oranının 94100 fazlasını geçemeyeceğini, sözleşme ile belirlenen faiz oranının kanuni faiz oranındari fazla olması halinde faiz oranı belirlenirken TBK 120. maddesinin uygulanmasının gerekedeğini, genel işlem şartı taşıyan sözleşmelerde borçlunun durumunu ağırlaştıracak hükümlerih konulamayacağını, TBK 25. madde hükmü uyarınca, edimler arasında orantısızlık olması hilinde bu orantısızlığın giderilmesi gerektiğini, mahkemece kayıt kabul davasına konu bir alacak olduğunun kabul edilmesi halinde uygulanacak faizin itirazları doğrultusunda hesap edilmesinin gerektiğini, davacı ile müflis  şirket arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca borcun varlığı, miktarı, faiz oranı, faiz miktarı, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, iflas müdürlüğünün alacak kayıt talebinin hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''...Düzenlenen bilirkişi raporu ile ;  Davacı ... Bankası A.Ş. tarafından, dava dışı ... A.Ş. ile muhtelif tarihlerde akdedilen toplam 100.000.000,00 TL, 29.500.,000,00 USD ve 55.800.000,00 HUR tutarlı Genel Kredi Sözleşmelerine bağlı olarak dava dışı ... A.Ş.'ye TL, USD ve EURO cinsinden krediler kullandınldığı, söz konusu kredi sözleşmelerinde ... A.Ş.'nin (115.000.000,00 TL, 62.675.D00,00 USD ve 64.170.000,00 EUR limit dahilinde) müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, ...  A.Ş.'nin 15.02.2016 tarihli Olağanüstü Genel İKurul Toplantısında alınan kararla, şirket unvanının ... A.Ş. olarak değiştirildiği, bu hususun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 26.02.2016 tarih ve 9020 sayılı nüshasında yayımlandığı, bu nedenle müflis ... A.Ş.'nin, dava tışı ... A.Ş.'ye kullandırılan kredilerden dolayı kefalet limiti dahilinde davacı bankaya karşı müteselsilen sorumlu olduğu, Müflis ... A Ş.'nin iflas tarihi (18.04.2018) itibariyle müteselsil kefaletten kaynaklı borcunun (115.347.763,58 TL asıl alacak, 69.210.580,61 TL faiz, 3.460.529,0) TL BSMV) 188.018.873.23 TL  alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Davacının  benimsenen bilirkişi raporuyla belirlenen 188.018.873.23  TL  alacağının müflisin iflas masasına İİK'nun 235. maddesi gereğince kayıt ve kabulüne\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ 1-Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalının dava dışı borçlu şirketle  düzenlenen kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, hesap kat tarihinde davacı bankanın uyguladığı en yüksek faiz oranı % 24 olup, sözleşme ve yasa uyarınca bu faiz oranının fazlası olan % 48 oranında faiz talep edebilmesinin mümkün olduğu , bilirkişi raporunda hatalı faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığı ve banka alacağının eksik hesaplandığı, İstanbul Anadolu 4.ATM nin 2016 /1273 E sayılı dava dosyasında banka alacağının hesaplanmasında uygulanması gereken faiz oranının tartışıldığı ve yasaya uygun olarak tespit edildiği  belirtilerek davanın  fazlaya  ilişkin kısmının reddine ilişkin kararının kaldırılması talep edilmiştir. 2-Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece banka kayıtlarına itibar edildiği , müflis şirketin ticari defterlerinin  incelenmediği , ayrıca kefalet miktarının tespiti için dava dışı .... A.Ş. Nin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiği , sözleşme asıllarının dosyaya sunularak kendilerine tebliğ edilmesi gerekirken bu hususun gözardı edildiği  , dolayısıyla denetime elverişsiz rapor sunularak hükme esas alındığı,  bilirkişi raporunda temerrüt faizi hesaplanmış ise de dosyada temerrüt faizi ve akdi faiz oranlarına ilişkin bilgi ve belgelerin bulunmadığı, faiz alacağına ilişkin hesaplamanın denetime elverişli olmadığı belirtilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.Sunulan dava dilekçesinde davacı ile  ... A.Ş. arasında düzenlenen kredi sözleşmelerine istinaden müflis şirkete kredi kullanıldığı ve ...  A.Ş. Nin bu şirketin borçlarından müteselsil kefil olduğu , kredi koşullarına uyulmaması nedeniyle müflis  şirket ve kefilleri aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiği, takibe konu edilen  kredilerden kaynaklı olarak müflis  şirketin  iflas tarihi itibariyle 213.237.904,93 TL alacağın bulunduğu, iflas idaresinin alacağın tamamını reddetmesi nedeniyle istinafa konu iş bu davanın açıldığı  belirtilmiştir.  İstanbul Anadolu .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde ; takibin,  davacı banka tarafından - ... Tic.A.Ş., Kurum Internatıonalsh , ... A.Ş. ve ... aleyhine 116.038.051,40 TL asıl alacak, 232.064,10 TL işlemiş faiz ( 02.03.2016 -03.03.2016 ) ve 11.603,20 TL BSMV olmak üzere toplam 116.275.718,70 TL alacağın tahsiline yönelik olduğu anlaşılmaktadır. İstanbul Anadolu .... İcra dairesi ... sayılı iflas dosyasından mahkemeye gönderilen 24.09.2018 tarihli yazıda ;  Müflis şirket ... Tic. A.Ş. 'nin  İstanbul Anadolu 2. ATM nin  2016/222 E sayılı dosyası ile 18.04.2018 tarihinde iflasına karar verildiği , tasfiyenin adi tasfiye  olarak yapılmasına karar verilmiş ise de 1.  alacaklılar toplantısının İİK nun 219. Maddesine aykırılıktan dolayı yapılamadığı, şirket hakkında verilen iflas kararının kesinleşmediği , davacının iflas masasına 7 kayıt numarası ile 213.237.904,93 TL alacak kayıt talebinde bulunduğu, alacak bedelinin tamamının reddine karar verildiği ve tebliğ gideri depo edildiğinden  sıra cetveli ilanı ile  masa kararının Av. ... 16.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği , ayrıca sıra cetvelinin 16.08.2018 tarihli Güneş Gazetesinde , 28.08.2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ayrı ayrı yayınlandığı belirtilmiştir.Düzenlenen bilirkişi raporları: E.Banka Müdürü ... ve Prof.Dr. ... tarafından düzenlenen 15.09.2020 tarihli raporda özetle; davacı tarafından dava dışı .... A.Ş. İle muhtelif tarihlerde akdedilen toplam 100.000.000 TL , 29.500.000 USD ve 85.800.000 Euro tutarla genel kredi sözleşmelerine bağlı olarak dava dışı şirkete TL, USD,EUR cinsinden krediler kullandırıldığı , söz konusu kredi sözleşmelerinde ... A.Ş. nin ( 115.000.000 TL , 62.675.000 USD ve 64.170.000 Euro limit dahilinde ) müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu , ... A.Ş. nin 15.02.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararla , şirket ünvanın ... A.Ş. olarak değiştirildiği ve bu hususun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 26.02.2016 tarih ve 9020 sayıyla nüshasında yayımlandığı,  bu nedenle müflis ...  A.Ş. nin, dava dışı .... A.Ş. ye kullandırılan kredilerden dolayı kefalet limiti dahilinde davacı bankaya müteselsil sorumluluğunun bulunduğu , davacı banka tarafından davalı ile ilgili olarak 213.237.904,93 TL alacak talebinde bulunulduğu ve iflas idaresince bu talebin reddine karar verildiği , dosyaya ibraz edilen belgeler ve gerekse davacı banka şubesinde yapılan incelemeler sonucunda iflas tarihi itibariyle müteselsil kefaletten  kaynaklı borcun ( 115.347.763,58 TL asıl alacak , 69.210.580,61 TL faiz ve 3.460.529,03 TL BSMV olmak üzere ) toplam 188.018.873,23 TL olarak hesaplandığı görüş ve tespitinde bulunmuştur. Davacı banka tarafından bilirkişi raporuna yönelik olarak faiz oranına ve davalı iflas masası vekili tarafından ise alacağın dayanağını oluşturan sözleşmelerin okunaklı bir suretinin kendilerine tebliğ edilmediği , alacağın zaman aşımına uğradığı belirtilmiş ve  faiz - faiz başlangıç miktarına yönelik itirazlar sunulmuştur.  Mahkemece sunulan itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi heyetinden  ek rapor alınmasına dair karar verilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 31.01.2022 tarihli ek raporda özetle -Davacı yönünden itirazların değerlendirildiğinde;  taraflar arasında düzenlenen 09.08.2012 tarihli sözleşmenin 6/a maddesinde her ne kadar temerrüt faiz oranının akdi faiz oranının /cari faiz oranının %100 oranında ilave yapılmak suretiyle belirleneceğine dair düzenlemeye yer verilmiş ise de , sözleşmede temerrüt faizini banka tarafından uygulanan en yüksek faiz oranına atıf yapılmak suretiyle tespit edileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı , dolayısıyla somut olayda taraflar arasında düzenlenen sözleşmede uygulanan en yüksek akdi faiz ( %13,90) oranının %100 fazlası olan %27,80 üzerinden temerrüt faizi hesaplaması yapıldığı, iş bu nedenle itiraz dilekçesinde belirtilen faiz oranının %48 olması gerektiği yönündeki talebin yerinde olmadığı belirtilmiştir.-Davalı yönünden itirazları değerlendirildiğinde; mahkemenin 11.12.2019 tarihli celsesinde davacı banka kayıtları ve dosya üzerinde inceleme yapılmasına dair karar  verildiğinden  bilirkişi heyetinin bu görevlendirmeyle bağlı kalarak davacı banka kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı,  bu nedenle herhangi bir eksiklik bulunmadığı , davalı vekilinin taraflar arasındaki kredi ilişkisine uygulanması gereken faizin TBK m. 120 v.d. hükümlerine göre belirlenmesine yönelik itirazının yerinde bulunmadığı, nitekim bu yönüyle yargıtay içtihatları da bulunduğu belirtilerek kök raporda herhangi bir değişiklik yapılmasını gerektirir bir durum olmadığı görüşünde bulunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 188.018.873,23 TL davacı alacağının davalı müflisin alacak masasına kayıt ve kabulüne , fazlaya dair istemin reddine dair karar verilmiş olup, taraf vekillerince  ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf sebeplerinin incelenmesi:6100 sayılı HMK nun 355. Maddesi uyarınca inceleme: İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabule elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığı'nca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. İflas Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen cevabi yazıda; dava dışı asıl borçlu müflis şirket ...Tic. A.Ş.  yönünden , müflis masasına  tanzim edilen sıra cetveli ilanı ve masa kararının tebliği ile ilgili bilgiler verilmiştir. Dava dışı  ... Tic. A.Ş. Nin davacı banka ile genel kredilerinden kaynaklanan borçlarına müteselsil kefil sıfatı bulunan davalı müflis şirket ...  A.Ş. Yönünden 4 kayıt numarasıyla 213.237.904,93 TL alacağın kaydı talebine dair masa kararı ve sıra cetveli ilanının av. ... ... barkod numarasıyla gönderildiği ancak tebligat mazbatasının henüz dönmediği belirtildiğinden , İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ile  tekrar  yazışma yapılarak tebliğ tarihinin tespiti ile davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp/açılmadığı hususunda inceleme ve değerlendirme   yapılmalıdır. Uyuşmazlık konusu alacak ile ilgili olarak davacı tarafça açılan davalar: 1-Dosyaya sunulan İstanbul Anadolu 4. ATM nin 2016 /1273 E. 2019/958 K. sayılı ilamının incelenmesinde; .... Bankası A.Ş. Tarafından Kurum ... Ve ...'e yönelik uyuşmazlığa konu krediden kaynaklı olarak açılan alacak istemli dava açıldığı  ve mahkemece  yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile 65.000.000 TL alacağın, 03.03.2016 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek TCMB azami faiz oranları genelgeleri doğrultusunda değişen oranlarda tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla %36 temerrüt faizi ve faizin % 45 BSMV'si ile birlikte davacıya ödenmesine dair 09.10.2019 tarihinde karar verildiği anlaşılmaktadır.  İş bu davada  mahkemece gerekçeli kararda '' davanın aşamaları' kısmında '' ...davaların daha hızlı yürümesi ve hak ihlallerinin engellenmesi bakımından mahkememizin 23.10.2018 tarihli ara kararından dönülmesine, davalılar ... Ve ...'e karşı açılan alacak davasının yargılamasının daha iyi bir şekilde yürütülmesi için davalılar .....A.Ş. İle ... A.Ş. Ye karşı açılan davaların HMK nin 167. Maddesi uyarınca ayrılmasına , ayrılan davanın mahkememizin yeni esasına  kaydedilmesine ve o dosya üzerinden basit yargılama usulüne göre yürütülmesine,HMK'nin 168. Maddesi uyarınca ayırma kararına karşı ancak hükümle birlikte istinaf kanun yolunun açık olduğunun ihtarına oybirliğiyle karar verildi. Açıklandı , davalılar ... Ve ...'e karşı yürütülen alacak davasının açık duruşmasına devam olundu '' şeklindeki 2 numaralı ara kararı uyarınca davalılar ...Tic.A.Ş. İle ...  A.Ş. Ye karşı açılan davaların HMK nin 167. Maddesi uyarınca ayrılmasına karar verilmiş olup ayrılan dava mahkememizin 2019/457 esas sayılı dosyasında kaydedilmiştir. '' şeklinde tespit yer almaktadır. Dairemizce yukarıda tefrik edilen ve tarafları ....A.Ş. İle ... A.Ş. olduğu anlaşılan aynı icra takip dosyası nedeniyle ve aynı sözleşmelerden kaynaklı açılan davaların safahatının incelenebilmesi amacıyla yargılamanın yapıldığı mahkemeden dosyalarının incelenebilmesi için ''inceleme talebi''nde bulunmuş ve dairemizin yaptığı yazışmalar uyarınca aşağıda yer alan husular tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 4. ATM nin  2019/457 E 2023/310 K sayılı mahkeme dosyası'nda  yapılan incelemede , yargılamayı yapan ilk derece mahkemesi tarafından 117.758.858,09 TL nin davacı alacağı olarak iflas masasına ayrı ayrı kayıt ve kabulüne dair karar verildiği, iş bu karara yönelik  davalı tarafça sunulan istinaf sebepleri dairemizce  incelendiği  ve  ''... davacı bankanın aynı alacak için müflis şirketler ile birlikte  dava dışı kefiller yönünden başlatmış olduğu icra takibi bulunduğu, takibe itiraz edilmesi nedeniyle işbu dosyanın tefrik edildiği İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1273 Esas sayılı alacak davası ile aynı alacak için sonradan açılan  Müflis .... Tic. A.Ş. yönünden İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/582 E. Sayılı kayıt kabul davası ile Müflis ... A.Ş. yönünden ise İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1001 E. Sayılı kayıt kabul davalarının derdest olduğu anlaşılmakla, iş bu dosyalarda yapılacak ödemeler ile aynı alacağın her iki müflis şirketin iflas masasına kaydı talep edildiği gözetilerek  tahsilde tekerrür olmamak şartıyla hesaplanan alacağın masaya kayıt kabulüne karar verilmesi gerekirken kamu düzenine ilişkin bu hususun gözden kaçırılmış olması da doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davalı iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile kamu düzenine ilişkin aykırılıklar gözetilerek HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.1-Davalı iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile kamu düzenine ilişkin aykırılıklar gözetilerek HMK'nın 353/1-b.2 bendi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/457 Esas, 2023/310 Karar ve 05/04/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Davanın KABULÜ ile, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1273 Esas,  İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/582 Esas ve  İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1001 Esas sayılı dosyalarında yapılacak ödemeler ile iş bu dosyada müflis davalıların iflas masasınca yapılacak ödemeler TAHSİLDE TEKERRÜR OLUŞTURMAMAK KAYDIYLA 117.758.858,09 TL' nin davacı alacağı olarak davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi ile davalı ... 'nin ayrı ayrı iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, '' dair karar verildiği tespit edilmiştir. İş bu  dava dosyasında düzenlenen 06.01.2023 tarihli  bilirkişi heyet raporlarında,  5.132.343,75 USD, 5.015.750,00 EURO  ve 84.223.034,38 TL kredi tutarı yönünden yapılan incelemede, iflas tarihindeki alacak miktarı toplamı ( anapara 115.214.012,83 TL+ ( faiz+GKS  olmak üzere) 210.517.890,74 TL olarak hesaplanmıştır. ( Aynı bilirkişi heyeti tarafından tüm davalılara yönelik  düzenlenen 05.04.2019 tarihli raporda ise, icra takip tarihindeki alacak tutarı olarak 115.458.381,74 TL alacak tespit edilmiştir. ) İstinafa konu edilen  dava dosyasında ise, iflas tarihi itibariyle 115.347.763,58 TL asıl alacak , 69.210.580,61 TL faiz ve 3.460.529,03 TL BSMV olmak üzere toplam 188.018.873,23 TL olarak alacak miktarı tespit edilmiştir. Uyap sisteminde yapılan incelemede, yukarıda belirtilen dairemiz ilamına yönelik temyiz yasa yoluna başvurulduğu  anlaşılmaktadır. Yapılan  açıklamalardan anlaşılacağı üzere , söz konusu kredilerden kaynaklı olarak davalı kefil  aleyhine ve asıl borçlu olan ... Dış Tic. A.Ş. aleyhine açılan ve karara bağlanan davalar bulunmakta olup, yasa yolu aşamaları halen devam etmektedir. Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK nun 166. maddesi'nde \"Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki  hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden  ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir.  Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı  mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar'' yer almaktadır. Davaların birleştirilmesi bakımından temel şart bağlantı bulunmasıdır. Bağlantı için ya ''aynı veya benzer sebep'' bulunması ya da ''hükümlerin birbirini etkileyecek''  olması şartı aranmalıdır. İster aynı mahkemede ister farklı mahkemelerde açılmış olsun bu şartlar mevcutsa birleştirme kararı verilebilir. (Arslan/Yılmaz/Taşpınar-Ayvaz, s.502) Davaya konu somut olayda,  İstanbul 4.ATM nin 2019/457 E sayılı  dava dosyasında  konu ve  hukuki dayanağının aynı olduğu anlaşılmaktadır. Anılan dava dosyasının temyiz aşamasında olduğu nazara alındığında ise, öncelikle anılan iş bu dava dosyasında alacak miktarı ve faiz yönünden yapılan tespitler ile uyuşmazlığa konu iş bu dava dosyasında yer alan tespitler karşılaştırıldığında, asıl alacak ve faiz oranın farklı hesap edildiği anlaşılmaktadır. Bu yüzden  birbirinden çelişkili kararların ve hak kaybının ortaya çıkmaması adına inceleme yapılmalıdır.   Yargılama aşamasında dava dosyasının temyiz incelemesi sonucunda kararın kaldırılması ve  her iki dava dosyasında yargılamanın devam etmesi  halinde  ise ,  HMK'nın 166. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmalıdır. Zira her iki dava dosyası İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğü'nün ... E sırasında başlatılan takibe ilişkin ve  davalılardan müflis ... A.Ş. ile müflis .... Tic. A.Ş.'nin iflas etmesi nedeniyle alacağın masaya kayıt ve kabulüne yöneliktir. Asıl alacak yönünden bu aşamada sunulan itirazlar ve gerekse  İstanbul 4.ATM nin 2019/457 E sayılı  dava dosyasında, gerekse iş bu dava dosyasında yapılan tespitler göz önünde bulundurularak asıl alacağın miktarı hiçbir şüpheye mahal bırakılmaksızın  tespit edilmelidir. Faiz yönünden inceleme: Davacı  banka tarafından dava dışı .... ,..., ... A.Ş ( ...  A.Ş ) ye keşide edilen Kadıköy ... Noterliğinin 29.02.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde ''...banka ile müşteri ... A.Ş. Arasında akdedilen sözleşmelere ile kredi açılarak kullandıırldığı, diğer muhatapların söz konusu kredi sözleşmeleri gereğince müteselsil kefil olduğu, kredi hesaplarının 26.02.2016 itibariyle kat edildiği , bu tarih itibari ile alacağın baliğ olduğu tutarının 84.223.034,38 TL , 5.132.343,75 USD , 5.015.750,00 Euro olduğu , kat tarihi itibari ile alacak tutarlarını gösteren hesap özetinin ilişikte olduğu , söz konusu alacakların ilgili sözleşme hükümleri gereğince tamamen ödenerek tasfiye edileceği tarihe kadar %36 temerrüt faizi üzerinden işleyecek faiz ve fer'ileriyle birlikte 1 gün içerisinde ödenmesi aksi takdirde alacağının tahsili için yasal yollara başvuracağı, bankanın alacağını TL veya yabancı para ile talep hakkını saklı tuttuğu , yabancı para üzerinden takibe geçildiği takdirde bankaca yabancı para kredilerine uygulanan faiz oranının %100 fazlası üzerinden temerrüt faizi ve fer'ilerini talep edebileceği '' belirtilmiş ve söze  konu işbu ihtarname davalı şirket çalışanına 29.02.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. ... müşteri numarasıyla ... A.Ş. İle banka arasında düzenlenen  27.05.2013 tarihli ( 35.000.000 EUR miktarlı)  genel kredi sözleşmesinde faiz ,komisyon ,vergi ve masraflar ,temerrüt faizi  sözleşmenin altıncı maddesinde belirtilmiştir . İş bu madde de '' bu sözleşmenin 1. Maddesinde limit belirlenen kredilerde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça , -Bankanın aynı tür krediler ve hesapları için cari olan kredi faiz oranı aktif faiz olarak uygulanır . Banka, uygulanacak faiz oranını günün koşullarına göre belirleme yetkisine sahiptir .Müşterinin kredinin ana para ,faiz, dönem faizi ,taksit ve masrafların ödenmesinde gecikmesi halinde gecikme faizi uygulanır . Gecikme faizi akdi faiz oranına %.... Oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edilir . Ancak cari faiz oranı akdi faiz oranından daha yüksek ise gecikme faizi hesaplamasında cari faiz oranı esas alınır .Müşterinin temerrüde düşmesi halinde temerrüt faizi uygulanır . Temerrüt faizi akdi faiz oranına %...oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edilir . Ancak cari faiz oranı akdi faiz oranından daha yüksek ise temerrüt faizi hesaplamasında cari faiz oranı esas alınır '' 50.000.000 TL  krediye ilişkin düzenlenen 09.08.2012 tarihli  genel ticari  kredi sözleşmesinde ise, sözleşmenin faiz ,komisyon ,vergi ve masraflar ,temerrüt faizi  sözleşmenin altıncı maddesinde '' müşterinin temerrüde düşmesi halinde temerrüt faizi uygulanır . Temerrüt faizi akdi faiz oranına %100 oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edilir . Ancak cari faiz oranı akdi faiz oranından daha yüksek ise temerrüt faizi hesaplamasında cari faiz oranı esas alınır '' 40.000.000 TL  krediye ilişkin düzenlenen genel ticari  kredi sözleşmesinde ise, sözleşmenin faiz ,komisyon ,vergi ve masraflar ,temerrüt faizi  sözleşmenin altıncı maddesinde '' Kredinin ödenmesinde temerrüde  düşülmesi halinde , cari kısa vadeli (TL) ticari kredi faiz oranının %50 fazlası üzerinden temerrüt faizi uygulanabileceği gibi bankaca bu temerrüt faizini üzerinde bir temerrüt faizi ihlal edilmiş ise , en yüksek temerrüt faizi de istenebilecektir '' 25.000.000  USD   krediye ilişkin düzenlenen genel ticari  kredi sözleşmesinde ise, sözleşmenin faiz ,komisyon ,vergi ve masraflar ,temerrüt faizi  sözleşmenin altıncı maddesinde '' Kredinin ödenmesinde temerrüde  düşülmesi halinde , cari kısa vadeli (TL) ticari kredi faiz oranının %50 fazlası üzerinden temerrüt faizi uygulanabileceği gibi bankaca bu temerrüt faizini üzerinde bir temerrüt faizi ihlal edilmiş ise , en yüksek temerrüt faizi de istenebilecektir '' düzenlemeleri yer almaktadır.  Hükme esas alınan bilirkişi raporunda , sözleşmede temerrüt faizi oranının akdi faiz oranının ne kadar fazlası olarak tespit edileceği konusunda bir oran belirtilmemiş olup sözleşmelerin 6/c maddesi uyarınca - USD cinsinden kredi için akdi %3,75, temerrüd %7.50-EUR  cinsinden kredi için akdi %4,50, temerrüd %9 faiz oranı ve TL cinsinden ise, Temerrüt tarihinden itibaren TL ye dönüşen tüm kredi alacakları için ( 09.08.2012 tarihli sözleşmenin 6/a maddesi uyarınca) temerrüt tarihi olan 02.03.2016 tarihi itibariyle en yüksek faiz oranı olan %13,90 akdi faiz oranının %100 fazlası olan %27,80 temerrüt faiz oranı uygulanabileceği görüşünde bulunmuştur. Davacı tarafından sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde,  % 48 oranında bankanın temerrüd faizi talep edebilmesinin mümkün olduğu ve İstanbul 4.ATM nin 2019/457 E sayılı  dava dosyasında  faiz konusunda yapılan incelemenin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmüştür. İstanbul 4.ATM nin 2019/457 E sayılı  dava dosyasında düzenlenen bilirkişi heyet raporunda, azami faiz oranı %24.24 ve sözleşme hükümlerine göre % 50 fazlası ile yapılan hesaplama sonucunda %36,36 temerrüd faizinin kabul edilebileceği belirtmiştir. Anapara alacağı gibi yapılan faiz hesaplamasında da çelişik kararların önüne geçebilmek adına , faize dair düzenlenen sözleşme hükümleri banka tarafından kullandırılan kredi faiz oranları göz önünde bulundurularak yeniden hesaplamanın  yapılması gerekmektedir.Aynı zamanda, yukarıda belirtildiği üzere her kredi yönünden aynı faiz oranı belirlenmemiştir. Örneğin, 27.05.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin 6. Maddesinde ''.. Temerrüt faizi akdi faiz oranına %...oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edilir '' şeklinde belirtme yer almaktadır.  Bu nedenle,  davacı bankanın Merkez Bankası'na bildirilen faiz oranı da dikkate alınarak  temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenmeli  bu oran üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı ve miktarı tespit edilmelidir.  Bu nedenle , davacı istinafının yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı  .... A.Ş. nin ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği yönündeki istinaf sebebi:Davalı iflas masası vekili tarafından sunulan istinaf başvuru  dilekçesinde; dava dışı asıl borçlunun  asıl alacak sebebiyle İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/582 E.  Sayılı dosya  ile görülen davada hüküm verildiği, davacının 213.237.904,93 TL alacak için kayıt ve kabulü talep ettiği ancak asıl alacağın 191.584.593,64 TL miktarının  kısmen kabulüne  fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verildiği belirtildiğinden öncelikle iş bu dava dosyasının mahkemesinden istenerek incelenmesi gerekmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/19-689 E 2018/624 K sayılı kararında ''.... Kefalet sözleşmesi davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir.Müteselsil kefalet ise aynı Kanun’un 586. maddesinde yer almıştır.Bu maddeye göre;“Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir.'' belirtilmektedir. Bilindiği üzere, müteselsil kefalette alacaklı doğrudan asıl borçluya başvurmadan kefile borcun ödenmesi için başvurabilir, aleyhine takip başlatabilir.  Davanın açıldığı tarihte bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak   kredi alacağının mevcut olduğu ve iş bu nedenle kefile başvurulabileceği  anlaşılmaktadır.Ancak,  davalı iflas masası  tarafından  dava dışı asıl borçlu olan  ... A.Ş. Nin müflisin kefalet miktarının tespiti için incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Dosyada yapılan inceleme de sunulan cevap dilekçesinde tarafların ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanıldığı anlaşılmaktadır.  HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alındığında,  davalı şirketin defter ve belgeleri  üzerinde  bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerekmektedir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde (m) 219 ilâ 222). Yargılamayı yapan  mahkemenin 11.12.2019 tarihli ara  kararında incelemenin davacı banka kayıtları ve dosya üzerinde yapılmasına dair kararı nedeniyle davalı müflis şirketin kayıtlarının incelenmediği anlaşılmaktadır. Bu yönüyle eksik incelemeye dayalı rapor dayanak kılınarak hüküm tesis edildiği nazara alındığında, davalı iflas masası vekili tarafından sunulan itirazın yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı  kabulüne ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nin 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2018/1001 E., 2022/213 K. sayılı ve 16/03/2022 tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine,4-Harçlar Kanunu gereğince taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının ayrı ayrı hazineye GELİR KAYDINA, istinaf karar harçlarının talep halinde taraflara İADESİNE, 5-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/02/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b688a25dcea01cf","SID":"7541396adb6cfdcd"}}