{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/650 <br>KARAR NO: 2024/627<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/02/2021<br>NUMARASI: 2017/304 E. - 2021/35 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;\"...\" ibareli markanın 28/05/2003 tarih ve ... sayılı marka tescil belgesi ile TPE nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının müvekkilinin tescilli markası ile iltibas yaratan, müvekkilinin boya sektöründeki tanınmışlığından yararlanarak haksız kullanım sağlayan ve müvekkilinin itibarını zedeleyen \"...\" ibareli ürünler ürettiğini, söz konusu ürünlerin tüketicilere müvekkilinin tescilli markası olan \"...\" ibareli ürünler ile aynı raflarda satışa sunulduğunu, taraflara ait ürünlerin boya ve inşaat sektöründe satışa sunulduğunu, satış fiyatlarının birbirine yakın olmaları ve tüketici kitlesi profili ele alındığında, markalardaki esaslı unsurun \"...\" ibaresi olması nedeniyle karışıklığa neden olduğunu, davalı yanın müvekkili markası ile iltibas yaratır söz konusu kullanımı nedeniyle haksız kazanç elde ettiğini iddia ederek, davalı adına ... sayılı markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davaya konu müvekkili adına tescilli markanın esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğunu, \"...\" ibaresinin ise ikinci sınıflar dahil emtialar yönünden cins ve vasfı bildiren bir ibare olduğunu, bu nedenle bahse konu sınıfa dahil emtialarla ilgili markalarda esas unsur olmasının mümkün olmadığını, \"...\" ibaresinin davaya konu markaların yardımcı unsuru olduğu hususunun açık olduğunu, davacı yanın söz konusu ibareyi tekeli altına alma girişiminde olduğunu, markalar arasında iltibas olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi için bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, davacı yanın söz konusu taleplerinin yersiz ve mesnetsiz olduğunu ve kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince;  \"dosya kapsamı deliller, bilirkişi raporu ve yukarıda değinilen İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin kararı birlikte değerlendirildiğinde,  davalının  davacı markası ile aynı sınıflar aynı/benzer emtia grubunda tescilli,  ... tescil nolu \"...\" ibareli markasının davacı markası ile iltibas yaratma ihtimali bulunduğu,\" gerekçeleriyle davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, (davalı vekili söz alarak sözlü yargılama için süre isteyip istemediğimiz sorulmamıştır dedi) karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece müvekkilinden ve davacıdan sözlü yargılama için süre isteyip istemediğimiz sorulmadan sözlü yargılamaya geçildiğini, hukuki dinlenilme ve adil yargılanma ilkeleri ihlal edildiğini, mahkemece verilen kararda  dava dosyasına sunulan tüm iddia, itiraz ve savunmalarını kapsayan bir değerlendirme yapılmadan karar gerekçelendirilmediğini, davacı şirketin \" ...\" markası yalnızca 1. ve 2. sınıfların bazı emtialarında tescilli olan bir marka olduğunu, müvekkili şirketin 2., 19., ve 35. sınıflarda tescilli olan markasını hükümsüz kıldıramayacağını, taraf markalarının birinin esas unsuru \"...\" birinin \"...\" olduğunu, hiçbir şekilde benzerlik bulunmadığını, mahkemece bu durum gözetilmeden karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporununda hatalı olduğunu, rapora itirazlarının gözetilmediğini, kararda davacı şirketin markası olarak \"...\" yazıldığını, davacının markasının  ... olduğunu, bu yönden kararın hatalı olduğunu, kararın hem usule hem yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin taraflara sözlü yargılamaya geçildiğini ihtar etmeden ve taraflara süre talebi olup olmadığını sormadan hüküm kurduğunu, sözlü yargılama için süre istemelerine rağmen süre verilmediğini, gerekçeli kararın dosyadaki tüm iddia, itiraz ve savunmaları kapsayıcı şekilde gerekçelendirilmediğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket Türk Patent ve WIPO nezdinde 01. ve 02. Sınıflar olmak üzere benzer/bağlantılı sınıflara dahil emtia ve hizmetlerde tescilli \"...\" esas unsurlu markaların maliki olduğunu, müvekkili şirketin \"... ve \"...\" esas unsurlu yüzlerce marka tescili bulunouğunu, bu markalar tanınmış marka statüsünde  olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin markaları seri marka oluşturturmakta, dava konusu marka olan \"...\" de işbu seri markalardan birisi olduğunu,  \"...\" ibaresi boya emtiasında cins, vasıf bildiren ve ilgili sektörde faaliyet gösteren tüm firmaların kullanabileceği bir ibare olduğunu, markanın esas unsuru belirlenirken ayırt edici nitelikte olması gerektiğinden \"...\" ibaresinin herhangi bir markada esas unsur olarak kabul edilemeyeceğini,  tüketiciler müvekkili şirketin, kendine özgün konseptle oluşturduğu markalarını tanıdığını ve bildiğini müvekkil şirketin markalarının başka bir marka ile karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili markası ve davacı markasının birbirinden farklı olduğunu, cins ve vasıf belirten, mal veya emtia grubunu belirleyen, benzer konularda faaliyet gösteren her firmanın kullanabileceği \"...\" ibaresi dayanak gösterilerek iki markanın birbirine benzer olduğu ve müvekkili şirkete ait markanın karıştırılma ihtimali yaratan ayniyet/benzerlik taşıdığı, iltibasa neden olduğu iddiası haksız ve hukuka aykırı olduğunu,  mahkemece müvekkili şirket aleyhine markasının sicilden tesciline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, markalar ne şekil olarak nede kelime olarak birbirine benzemediğini, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki değerlendirilerek, genel bütünlük nazara alınması gerektiğini, müvekkiline ait \"...\"  markası ile davacı şirkete ait \"...\" markasının şekil, görsel ya da kelime olarak hiçbir benzerliği bulunmadığını, aynı sınıf ve emtialarda da tescilli olmadıklarını,  markanın hükümsüz kılınabilmesi için hem marka olarak aynı ve/veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olması gerektiğini hem de tescil sınıflarının aynı olması gerektiğini, davacıya ait marka müvekkili şirketin markasının tescilli olduğu sınıfların hepsinde tescilli olmadığından, davacı tarafın müvekkil şirketin markasının tümden hükümsüzlüğü talepleri denin haksız olduğunu, tüm bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı kurulan mahkeme kararının kaldırılmasını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu,  davalı adına ... sayılı \"...+Şekil\" ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplidir. TPMK kaydına göre, davalı adına ... sayılı \" ...+Şekil\" ibareli markanın, 02,  19 ve 35. sınıflarda 26/12/2011 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davalı adına, ... sayılı \"...+Şekil\" ibareli markanın, 01 ve 02. Sınıflarda ilk defa 28/05/2003 tarihinde davacı adına tescil edildiği ve 28/05/2013 tarihinde 10 yıl müddetle yenilendiği görülmüştür. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanması gerekmektedir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı 11/04/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle,, davalının ... tescil nolu \"...\" ibareli markasının, davacıya ait ... tescil nolu \"...\" markasıyla karıştırılma ihtimali yaratan ayniyet/benzerlik taşıdığı, marka üzerindeki öncelikli hakkın davacıya ait olması nedeniyle davalı adına tescilli ... sayılı \"...\" markasının tescil edildiği tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine karar verilebilme şartlarının oluştuğu belirtilmiştir. Mahkemece Bakırköy 2. FSHHM'nin 2016/118 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapıldığı bu dosyada, Davacı tarafından aynı markalara dayalı olarak davalı adına tescilli ... tescil nolu \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğü istemiyle dava açıldığı,kararın istinaf edilmesi neticesinde İstanbul BAM 16.HD'nin  2017/2984 Esas 2019/2427 Karar sayılı kararı ile \"Tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, taraf markalarının 01/02'nci sınıfta aynı/benzer alt sınıflarda tescilli olduğu , ilk derece mahkemesince başka bir mahkeme kararı ve başka bir dosyada alınan bilirkişi raporundaki tespite dayanarak ... ibaresinin ayırtediciliği bulunmayan zayıf bir ibare olduğu beyan edilmişse de; ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında  yer verdiği Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/04/2016 tarihli 2014/216 Esas-2016/56 Karar sayılı kararının temyiz incelemesinde, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15/01/2018 tarihli 2016/6690 Esas-2018/256 Karar sayılı kararında;\" dava konusu \"...\" ibaresinin tasviri işaret niteliğinde olduğuna ilişkin mahkeme görüşü; anılan ibarenin üzerinde kullanılacağı boya emtiası bakımından doğrudan tanımlayıcı niteliğe sahip olmadığından isabetli bulunmamakla birlikte, \"...\" sözcüğü davacı markasının asli unsurunu oluşturduğundan uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın 8/1-b ve 42/1-b maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilerek\"  davalı tarafın ... başvuru numaralı ... SİLİKONLU DIŞ CEPHE BOYASI\" ibareli markanın hükümsüzlüğü kararının onanmasına karar verildiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin ... ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığı ve ... çatı markasının ayırtedicilik kazandırdığı, markaların benzer olmadığına yönelik gerekçesinin ve davanın reddi kararının yerinde olmadığına, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne,mahkeme kararının kaldırılmasına, davalının  davacı markası ile aynı sınıflar aynı/benzer emtia grubunda tescilli, ... tescil nolu \"...\" ibareli markasının davacı markası ile iltibas yaratma ihtimali bulunması nedeniyle 556 Sayılı KHK 8/1-b maddesi gereğince hükümsüzlüğüne karar verildiği bu kararın temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/09/2020 tarih ve 2019/5424 Esas 2020/3626 Karar sayılı ilamı ile onandığı ve kesinleştiği anlaşılmıştır. Yargıtay ilamı  ile onanan İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin kararı ile ... ibaresinin ayırt edici olduğu tespit edilmekle ... ve ... markalarının taraf markalarını farklılaştırmaya yetmediği markaların asıl unsurunun ... ibaresi olduğu, aralarında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, aynı sınıflarda tescilli olduğu iltibas yarattığı anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur. Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olduğu anlaşıldığından ek rapor alınmasına gerek bulunmamaktadır. Davalı istinafında mahkeme kararının gerekçeli olmadığı ileri sürülmüş ise de mahkeme  kararının gerekçeli olduğu bekletici mesele yapılan dosyanın kesinleşmesi neticesinde karar verildiğinden bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Davalı istinafında HMK 186 madde gereğince sözlü yargılama için  taraflarına süre verilmediği ileri sürülmüş ise de 09/02/2021 tarihli duruşmada tahkikat aşamasının tamamlandığı sözlü yargılamaya geçildiğinin belirtildiği hazır bulunan Davalı vekilinden sorulduğu davalı vekili tarafından davaya karşı beyanda bulunulduğu ayrıca yeni bir gün istendiği de belirtilmediğinden bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/02/2021 tarih ve 2017/304 E., 2021/35 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f4173fe0e89d242","SID":"c5f91363982483f1"}}