{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/283 - 2024/404<br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t            (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t\t            (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca \t\t\t\t            Başvurunun Esastan Reddine)\t<br><br><br>ESAS NO\t: 2024/283 <br>KARAR NO\t: 2024/404<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 24/01/2024<br>NUMARASI\t: 2023/60 Esas -  2024/52 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 18/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ    \t: 18/04/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tDavacı vekili; genel müdürlüklerince 01/04/2020 tarihinde 2020/114726 İKN'li Sakarya Et Kombinesi Kavurmahane ve depolama alanı yapılması işi için ihaleye çıkıldığını, ihalenin davalı şirket ile 21/04/2020 tarihinde sözleşme imzalandığını, ihale konusu işin bitimini 07/09/2020 olarak belirlendiğini, ancak verilen ek sürelere rağmen işin bitimi tarihinden yapılan incelemede işin tamamlanmadığının tespit edildiğini, sözleşme ve mevcut hükümleri çerçevesinde 15 günlük cezalı süre başlatıldığını, iş bu cezalı sürenin 17/10/2020 tarihinde dolmasına rağmen 20/10/2020 tarihinde yapılan tespitle işin halen tamamlanmadığı anlaşıldı. Yapılan incelemede toplam işin %70,395 'lik kısmının tamamlandığı, %25,6049 kısmına tekamül eden imalatın tamamlandığının tespit edildiğini, yapı denetim heyetlerince iş yerinde yapılan inceleme sonucunda donuk et kıyma makinesi ve kavurma kazanı tam tamamlanmadığı, bu makinenin verimli çalışmadığının tespit edildiğinden 4735 sayılı KHİ'na göre sözleşmeyi feshettiklerini, teminatı irad kaydettiklerini  eksik kalan imalatların  tamamlanması için 10/03/2021 tarihli yeniden ihale çıkarttıklarını, 10/03/2021 tarihinde 2.689.922,00 TL bedel üzerinden ... ... A.Ş firması ile 05/04/2021 tarihinde ihaleye göre sözleşme imzaladıklarını, toplam kurum zararının 2.164.938,62 TL olduğunu, davalı firmanın hak edişinden blokeyi alana 1.067.025,19 TL mahsup edildiğinden davalının 1.097.913,43 TL borçlu kaldığını, davalı firmaya borcun ödenmesi için yazı yazıldığını, buna rağmen bugüne kadar ödeme yapılmadığını, ayrıca davalı firmanın 22/04/2021 tarihli 25455 nolu yazıda kurumlarınca 477.792,57 TL'lik KDV hariç kesin hak ediş düzenlenerek davalı firmaya gönderildiğini, ancak davalı firmanın fatura kesmediğinden davalı firmaya alacak kaydı yapılmadığını, bu durumda kurumlarının davalı firma ile yaptıkları sözleşmeye güvenerek başka bir sözleşme firsatı kaçırdığından daha az maliyetle yaptırabilecek işleri yeniden ihaleye girerek pahalıya yaptırmak zorunda kaldığından menfi zararı talep etmek zorunda kaldıklarını ileri sürerek, davalı tarafın bu zararlarını ödememesi üzerine arabuluculuğa başvurduklarını, sonuç alamadıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin 15/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafın üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı vekili; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davalı tarafın tacir olmadığını, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davanın konusunun KİH çerçevesinde akdedilmiş bir ihaleye ilişkin sözleşmenin feshi sonrası yeni ihale sonrası akdedilen sözleşmenin bedeli kaynaklı aradaki farkın idari zarar olarak istenmesine ilişkin olduğunu, davalı idarinin ihale sözleşmesini haksız yere fesh etmiş olduğunu Ankara 12. AHM'nin 2020/1043 Esas sayılı dosyası ile ihalenin haksız fesh edildiğinin tespitine  ilişkin dava açtıklarını, davanın derdest olup bekletici mesele yapılmasını gerektiğini, fesih süresince davalı müvekkiline yapılan tebligatların usulüne uygun gerçekleşmediğini, bu nedenle sözleşmenin feshinin hukuka aykırı olduğunu, 04 POZ nolu işin imalatının gerçekleştirememesinin BK'nun aşırı ifa güçlüğü doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşmenin mevcut olağanüstü şartlara göre uyarlanması, yada sözleşmenin feshi / sözleşmeden dönme talep edilmesinin BK'na göre mümkün olduğunu, dava konusu sözleşmenin götürü bedel sözleşmesi olup BK'nun 480. Maddesinin uygulanmasının mümkün olduğunu, davalı idarenin müvekkili davalıya pandemi süreci kaynaklı olarak verilmesi gereken süre uzatmalarını vermediğini, uyuşmazlığın çözümü için yüksek fen kurumuna uyuşmazlığın götürülmeyerek sözleşmeyi fesh etmesini  davacı tarafı için hukuka aykırılık arz ettiğini, davacı idarenin ödemesi gerekin hak edişleri zamanında ödemediğini, davacı idarenin eski ihale ile yeni ihale arasındaki farkı zarar olarak müvekkilinden istediğini, oysa iki ihalenin koşullarının farklı olduğunu, buna göre aradaki farkın zarar olarak istenmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, itirazlarının kabulü  ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı olarak, davacı idarenin ihale sözleşmesini fesh etmesi nedeniyle eksik kalan işleri ihale yoluyla başka bir şirkete pahalı  yaptırdığı iddiasından dolayı  davalıya karşı açtığı  alacak davasıdır.<br>\tAnkara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/1043 Esas sayılı dosyasından alınan  28/01/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporu birlikte değerlendirildiğinde; Davacı  vekilinin dosyaya sunduğu beyan dilekçesi ile  fazlaya ilişkin hakları ve sonradan ortaya çıkabilecek diğer nedenlerle dava açma hakları  baki kalmak kaydıyla;  davanın konusuz kaldığı beyan edildiğinden, bir bakımına talebini atiye bırakmış olduğundan, davacı taraf tek taraflı irade beyanı ile  davanın konusuz kaldığını beyan etmek ile buna göre bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak  taraflar arasında bir anlaşma, sulh, davadan vazgeçme  veya feragat bulunmadığından, davacı taraf  dava açma hakları  baki kalmak kaydıyla;  davanın konusuz kaldığını beyan edildiğinden, davacı taraf  talebini atiye bırakmış olduğundan, ileride dava açma haklarını saklı tutmuş olduğundan, Ayrıca   Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.Hukuk Dairesinin  12/01/2023 Tarihli 2022/1302 Esas, 2023/34 Karar sayılı  kaldırma kararı kapsamında yapılan araştırma sonucu,   Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/1043 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi kurulunun  28/01/2023 tarihli raporunda belirtildiği gibi; İhale kapsamında sözleşme, idari şartname ve teknik şartnamede özellikleri tek tek sayılan Makinenin temininin mümkün olmadığına yönelik yukarıda incelemeler ve  hesaplama ilkelerinin belirlenmesi bölümünde davacı yüklenici tarafından davalı idareye sunulan; çeşitli firmalardan makinenin firmalarınca teminin mümkün olmadığı yönündeki yazıların sunulduğu, belirlenmiştir. TTK hükümleri uyarınca tacir olan davacı şirket ihale öncesinde davalı kurum tarafından sunulan belgeleri inceleyerek ihaleye girmiş, ihale sonucunda sözleşme ve eklerini imzalayarak davalı kuruma sözleşme uyarınca belirlenen işleri yapıp, sözleşmeye uygun bir şekilde teslim etme taahhütü altına girmiş olduğu belirtilmiş olup bu kapsamda eldeki mevcut dosyada davalı şirketin TTK hükümleri uyarınca tacir olup ihale öncesinde dava kurum tarafından sunulan belgeleri inceleyerek ihaleye girmiş olup ihale sonucunda sözleşme ve eklerini imzalayarak davalı kuruma sözleşme uyarınca belirlenen işleri yapıp, sözleşmeye uygun bir şekilde teslim etme taahhütü altına girmesine rağmen, teslim edemediği anlaşıldığından, eldeki davada davalı şirket davanın açılmasına sebebiyet vermiş olduğu\" gerekçesi ile, davanın konusuz kalması nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden davalı şirketin sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; idare tarafından yapılan iki ihalenin birbirinden farklı olduğunu, ilk ihalenin bir yapım işinden oluşurken, ikinci ihalenin konusunu bir mal alımının oluşturduğunu, bu nedenle de aradaki farkın zarar olarak istenilmesinin mümkün olmadığını, davalı idarenin uyuşmazlığın çözümü için Yüksek Fen Kurulu'na uyuşmazlığı götürmeden sözleşmeyi feshetmesinin doğru olmadığını, müvekkillinin yapamadığı sıvı dozaj makinesi işini, sonradan bu işin ihalesini alan firmanın da makineyi yapamadığını, ikinci ihalenin idare tarafından 2.689.922,00 TL'ye ihale edildiğini, idare tarafından müvekkilinin talepleri karşılansa idi bu açık kamu zararının ortaya çıkmayacağını, davanın açılmasında müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, yerel mahkemece müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Mahkemece dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br><br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılarak karar verildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\t5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 18/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>Başkan <br> E-imzalıdır<br><br>Üye<br> E-imzalıdır<br><br>Üye <br> E-imzalıdır<br><br>Katip <br> E-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"098a962a6ad45f54","SID":"6e1d5f0ebaae1d8e"}}