{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi\t: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi                     <br>Tarihi: 07/11/2023 <br>Davanın Türü: Tazminat (Eser Sözleşmesi) <br><br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, davalı şirket ile  arasında  kiralamış oldukları ... ve ... Hotel işletme adı ile faaliyet gösterecek olan ... Mah. ... Cad.No:... .../...adresinde muhkim otelin inşaat işlerine ilişkin olarak  sözleşme uyarınca davacının davalıya 24.03.2023 tarihinde 200.000 TL nakit, 13.04.2023 tarihinde 200.000 TL nakit, 30.04.2023 tarihinde 500.000 TL çek olarak  ödendiğini, 30.06.2023 tarihli ... Bankası A.Ş. 500.000 TL ..., 15.07.2023 tarihli ... Bankası A.Ş. 200.000 TL ... çekler, 15.08.2023 tarihli ... Bankası AŞ. 200.000 TL ... numaralı çeklerin de davalı tarafa teslim edildiğini, otele ilişkin iş ve işlemlerin sözleşme gereğince 10.05.2023 tarihinde tamamlanması gerektiği halde sözleşme ile taahhüt edilen işlerin hiç ve dahi zamanında yapılmadığını, bu nedenle davacının Mayıs ve Eylül ayları arası geçerli olan sezon faaliyetlerine başlayamadığını, 17.04.2023 tarih ve ... yevmiye numarası ile Antalya 24. Noterliği kanalıyla ihtarname gönderildiğini, davalı tarafın ihtara cevap vermediğini çekleri de iade etmediğini, yukarıda seri numaraları verilmiş bulunan çek yaprakları ile ilgili bankaca ödeme yapılmaması için tedbir kararı verilerek, bankaya bildirilmesini,davacı tarafından yapılmış olan 900.000 TL ödemenin iadesine, otel inşaat işlerinde sözleşmeden dolayı eksik olan işlerin tespitine, davacının müspet zararı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  400.000 TL zararın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevabında, davanın 6325 Sayılı Kanuna göre arabuluculuğa tabi olduğunu, arabuluculuk başvusu yapıldığına dair evrak ibraz edilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacının eksik ödemeler yaptığını, davacıya sözleşme hükümlerini yerine getirmesi için 11 Nisan 2023 tarihinde Manavgat 3. Noterliği'nden ... nolu ihtarname gönderildiğini, para ödenmediği için  sözleşme gereği yapması gereken işleri yapmadığı, bundan dolayı iş akışının sistematiği gereği davalı şirketin çalışamadığı, çalışamayan personeline maaş ödemek zorunda kaldığı, sözleşme konusu otel tadilat işinde tam taahhüt işi yani anahtar teslim iş almadığını, davalı şirketin yapacağı işlerin sözleşmede yazılı iş kalemleri ile sınırlı olduğunu, sözleşmede işe başlama tarihinin 20 Mart 2023 bitiş tarihinin 30 Mayıs 2023 olarak belirlendiğini, davacı tarafın iddia ettiği 10 Mayıs 2023 teslim tarihinin doğru olmadığını, davalının 12 Haziran 2023 tarihinde son hak ediş ve bu hak edişlere ait teknik ölçümleri mail ortamında davacı şirkete gönderdiğini, davacı şirketin 16 Haziran 2023 tarihinde hak edişleri kabul etmediğini bildirdiğini,  davalı  şirketin sözleşme konusu işleri ve işveren tarafından istenilen harici işleri tam ve kusursuz olarak teslim ettiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, tazminat isteminin arabuluculuğa tabi olduğunu, davacının zorunlu  arabuluculuk dava şartını tamamlamadan davayı açtığını gerekçe göstererek davanın usulden reddine karar vermiştir. <br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davacı vekili, açtıkları davanın tümüyle değerlendirilmesi halinde arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı  gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, Ödenen bedelin iadesi, çek istirdadı ve tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi , davalı ise iş yüklenicidir.<br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>3.1. Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda (6325 Sayılı Kanun) 06.12.2018 tarihli ve 7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Aynı kanun ile 6102 Sayılı Kanun'un 5/A maddesiyle getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. Davanın konusunun birden fazla olması ve bunlardan bir kısmının arabuluculuğa tabi ve  bir kısmının ise  arabuluculuğa  tabi olmaması halinde, yani 6100 Sayılı Kanun'un 110. maddesi anlamında bir dava yığılması ve talepler arasında da aynı Kanun'un 166. maddesi anlamında bağlantı bulunması halinde, uyuşmazlığın ne şekilde çözümleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de, Anayasamız uyarınca, uyuşmazlığın çözümünde asıl olanın mahkeme yargısı olduğu dikkate alındığında, aralarında bağlantı bulunan ve miktara tabi olan ve olmayan talepleri bir arada içeren, talep yığılmasının söz konusu olduğu davaların arabuluculuğa tabi olmaksızın mahkemece çözüme kavuşturulması gerekir. (Bknz aynı yönde Yargıtay 11. HD 10.07.2023 tarih ve 2022/1129 Esas -2023/4285 Karar, Yargıtay 3. HD 22.06.2022 tarih ve 2022/4456 Esas ve 2022/6115 Karar ve Dairemizin 13/12/2022 tarih 2022/1079  Esas ve  2022/1330 Karar sayılı karar ilamı)<br>3.2. Yukarıda açıklanan nedenlerle bağlantılı davaların birlikte görülmesi gerektiği halde tefrikine karar verilmiş olması ve dava yığılması şeklinde açılmış bulunan davada taleplerden bir kısmının zorunlu arabuluculuğa tabi olmaması nedeni ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-4,5 maddeleri gereğince kararın ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>V. KARAR<br>1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran davacı tarafa iadesine, <br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 26/03/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86cfaaa1b7a8f921","SID":"7777255b4af41191"}}