{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi\t: Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi<br>Tarihi: 15/12/2021<br>Davanın Türü: Muarazanın Giderilmesi, Teminat Senedinin İadesi, Alacak/Karşı Dava Alacak<br><br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Ana davada : Davacı /karşı davalı vekili açtığı dava ile, taraflar arasında; ... ili, ... ilçesi, ... Çayı üzerinde inşâ edilecek olan “Namnam Regülatörü ve HES İnşaatı” işinin yapımı konusunda 27.06.2013 tarihinde sözleşme düzenlendiğini ve kağıt üzerinde aynı tarihte yer teslimi yapıldığını, sözleşme kapsamındaki imalatların tamamlandığını ve sözleşme dışı yapılan imalatlarla birlikte inşaatın bitirilme aşamasına gelindiğini, ancak davalı tarafından, işin yapımı sırasında projelerdeki değişiklikler ve projede yer almayan imalatlar çıkması sebebiyle yeni birim fiyat tespiti gereken işlerde sözleşmenin 26. maddesine aykırı olarak yeni birim fiyat tespit edilmesi, imalat bedellerinin eksik ödenmesi, işte %29'luk keşif artışı olmasına ve bu konuya ilişkin birden fazla yazılı talepleri bulunmasına rağmen süre uzatımı verilmemesi, sözleşme fazlası imalat bedellerinin ödenmemesi nedeniyle taraflarınca Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasıyla yaptırılan keşif sonucu hazırlanan 05.06.2014 tarihli bilirkişi raporundan da anlaşılacağı gibi sözleşme kapsamındaki imalatların tamamlanmış hatta fazladan iş yapılmış olmasına rağmen sözleşmenin başlangıcında verilen 150.000 TL'lik Avans Teminat Senedi iade edilmediği gibi 472.700 TL tutarındaki teminat mektubuna da el atılmaya çalışılması gibi sebeplerle muaraza doğduğunu, bu nedenlerle davalarının kabulüyle taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 (Yüzbin) TL alacağın dava tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek avans faiziyle davalıdan tahsiline, davalı tarafından gönderilen 02.01.2015 tarihli yazı sebebiyle, açılan işbu davanın sonuçsuz kalmaması bakımından halen davalı nezdinde bulunan ve haksız yere irat kaydedilmesi tehlikesi mevcut olan ... bank ... Şubesi'nden verilme 25.06.2013 gün ve ... nolu 472.700 TL bedelli teminat mektubunun, emsal içtihatlar da nazara alınarak irat kaydedilmesinin ve paraya çevrilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, yargılama sonucunda bu teminat mektubu ile avanstan fazla iş yapılması sebebiyle amacı kalmayan 150.000 TL'lik avans teminat senedinin taraflarına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Karşı Davada: Davalı/karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde davalı şirket tarafından yapılan sözleşme feshinin haklı olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı tarafa yapım, imalat ve ihzaratlarından fazla tutarda  yapılan avans ödemeleri için şimdilik 50.000 TL,  davalı tarafından temin edilip, inşaatta kullanılmayan ve davacılar uhdesinde kalan demir malzemesinin bedeli sebebiyle şimdilik 50.000 TL, sözleşmenin 8.2 maddesi gereğince cezai şart tutarı olarak şimdilik 50.000 TL, davacının edimini yerine getirmemesi sebebiyle üretime geçemeyen davalı şirketin zedelenen ticari itibarının tazmini için 100.000 TL olmak üzere şimdilik toplam 250.000 TL'nin davacılardan avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı tarafından ayıplı yapılan ve/veya projeye göre eksik bırakılan ve davalı/karşı davacı şirket tarafından tamamlanan/tamamlanacak olan ayıplı/eksik işlere yönelik karşı davalarını belirsiz alacak olarak ikame ettiklerini ve bu işlerin bedellerinin bilirkişi incelemesi ile belirlenerek, davacılardan avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Ana davada : Davalı/karşı davacı  vekili cevabında, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.2 maddesi uyarınca, davacı tarafın, 27/06/2013 olan yer teslimi tarihinden itibaren (süre uzatımı ile beraber) en fazla yirmi ay içinde yani 27/02/2015 tarihine kadar taahhüt ettiği işi programı ve sözleşmeye göre tamamlaması gerektiği halde tamamlamadığını ve şantiye sahasını terk ettiğini, inşaat alanının davacı tarafa teslimini takiben işin yürütümü sırasında davacı tarafından çok kez sözleşmenin ihlal edildiğini davacı tarafa, sözlü olarak, e-postalar ile ve ihtarnameler keşide edilerek sözleşmeye aykırılıkların giderilmesi yapılan yanlışlardan rücu edilmesi taahhüt edilen işin sözleşme koşullarına uygun olarak yapılması için uyarı ve ihtarlarda bulunulmuş ise de, bu çabalardan hiç bir sonuç alınamadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiğinin aksine,davalı şirketin davacı tarafa her hangi bir eksik ödemesi ya da borcu bulunmadığı gibi tam tersine davacı tarafın borcu bulunduğunu, işin yürütümü sırasında davacı taraf, davalı şirketten hak ediş raporu sunmaksızın defalarca avans ödemesi talep ettiğini, davalı şirketin de işini biran önce tamamlanması amacıyla davacının bu taleplerini her defasında yerine getirdiğini, banka hesap ekstresi incelendiğinde davalı şirket tarafından davacı tarafa fazladan yapılan 946.820,36 TL avans ödemesi bulunduğunun görüleceğini, davacılar söz konusu tutarı tahsil etmiş olmalarına rağmen bu tutar, ihzarat, imalat ya da hak ediş raporları ile kapatılmadığını, söz konusu tutar yönünden davacılar sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalı şirkete borçlu kaldıklarını, Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile 04.03.2015 tarihinde yapılan tespit ile davacıların yer tesliminden itibaren 18 aylık sürede tamamlaması gereken taahhütlerindeki sözleşme konusu işi yarım bırakarak, şantiyeyi terk ettiğinin tespit edildiğini beyanla ana davanın reddini savunmuştur.<br>Karşı Davada: Davacı/karşı davalı vekili karşı davaya cevaplarında, sözleşmenin 4.2 maddesine göre; “Sözleşme fiyatlarına DEMİR bedeli dâhil edilmemiştir. Şartnamede ve kesin projelerde belirtilen özellikte ve miktarda her türlü inşaat demiri işveren tarafından nakliye dahil bedelsiz verilecektir.” denildiğini, bu nedenle demirin teminine ilişkin iddialı kabul etmediklerini, muvafakatleri olmamasına rağmen davalı işverence birtakım işler başka yüklenicilere yaptırıldığını, bu firmalarda yaptıkları imalatlarda söz konusu idare malı demiri kullandıklarını, bunun da demirde artışa sebep olduğunu, gerek proje değişikliğinden kaynaklanan imalat artışından dolayı imalata giren demir miktarının artmasından, gerekse proje dışı zemin güçlendirme amacı ile yapılmış beton imalatlarda kullanılan demirden dolayı, demir işlerinde davacıdan kaynaklı olmayan ve öngörülemeyen artış meydana geldiğini, demir sahasında yaklaşık 15 ton işlenmiş ve yerine konmaya hazır demirin 05.06.2015 tarihli tespitte yer aldığını, bunun dışında işlenmemiş halde kalan demirler şantiye sahasında bırakıldığını, davalı işveren şirket tarafından, şantiye sahasına hurdacı getirilmek suretiyle miktarını bilemedikleri ölçüde demir satışı yapıldığını, sözleşme feshedildiği için cezai şart ve müspet zararların istenemeyeceğini, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunmuştur.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, \"...Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasında imzalanan 27/06/2013 tarihli \"Namnam Regülatörü ve HES İnşaat\" yapım sözleşmesi uyarınca; davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirip getirmediği, işin yapımı sırasında projelerdeki değişiklikler ve projede yer almayan imalatlar çıkması sebebiyle yeni birim fiyat tespiti gereken işlerde sözleşmenin 26. maddesine aykırı olarak yeni birim fiyat tespit edilmesi, imalat bedellerinin eksik ödenmesi,sözleşmenin başlangıcında verilen 150.000 TL'lik avans teminat senedinin ve 472.700 TL bedelli teminat mektubunun iadesi gerekip gerekmediği, davalı - karşı davacı tarafın sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı, sözleşmeyi fesihte haklı ise davalı tarafa yapım imalat ve ihzaratlarından fazla avans ödemesi yapıp yapmadığı, karşı davacı tarafından  temin edilip inşaatta kullanılmayan ve karşı davalının uhdesinde demir kalıp kalmadığı, karşı davacının karşı davalıdan cezai şart isteyip isteyemeyeceği, karşı davacının üretime geçememesi sebebiyle ticari itibarının zedelenip zedelenmediği, bu nedenle manevi yönden zarar görüp görmediği, karşı davalı tarafın ayıplı ve projeye göre eksik bıraktığı imalat bulunup bulunmadığı bu imalatların karşı davacı şirket tarafından yerine getirilip getirilmediği bu imalatların bedelinin davacı karşı davalılardan tahsil edilip edilemeyeceği hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Dosya kapsamına uygun 18.01.2021 tarihli heyet bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki sözleşmeye göre sözleşme dışı olarak yüklenici tarafından yapılan işler nedeniyle doğan fiyat farkı da dahil davalı karşı davacı işveren tarafından 7.516.303,80 TL imalat bedeli ödenmesi gerektiği, iş veren tarafından sözleşme süresi boyunca yükleniciye 8.025.233,28 TL ödeme yapıldığı tespit edilmekle davacı iş  ortaklığının davalı karşı davacı işverenden fazladan yapılan imalatlar nedeniyle alacağının bulunmadığı görülmekle davacı karşı davalının fazla yapılan imalatlara ilişkin alacak talebinin reddine karar verilmiştir. Dava konusu sözleşme işveren tarafından Denizli 1. Noterliğinden gönderilen 10.03.2015 tarihli ihtarname ile fesh edilmiştir. Sözleşmenin zımni anlaşmalı uzatma süresinin bitiş tarihi 27.02.015 tarihi olmakla işveren tarafından sözleşmenin cezalı uzatma süresi verilmeden fesh edilmesi üzerine yüklenici tarafından verilen 472.700 TL bedelli teminat mektubunun iadesi talebi ve iş veren tarafından verilen 150.000 TL avansın yüklenicinin hak edişinden farklı tarihlerde mahsup edildiği anlaşılmakla 150.000 TL'lik teminat senedinin davacı karşı davalı yükleniciye iadesi talebi kabul edilmiştir. Karşı davalı tarafından eksik bırakılan işlerin davalı karşı davacı tarafından üçüncü kişilere tamamlattırılması nedeniyle davalı karşı davacının 128.936,69 TL alacağı bulunduğu ve davalı işverenin yükleniciye 379.992,79 TL fazla ödeme yaptığı tespit edilmekle toplam 508.929,48 TL'nin davacı karşı davalılardan tahsili ile davalı karşı davacıya verilmesine, sözleşme uzatma süresi verilmeden işveren tarafından haksız olarak fesh edilmekle davalı iş verenin şartları oluşmayan cezai şart alacağı ve manevi tazminat talebi ile ispat edilemeyen demir bedeli alacağına ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine...\" karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davacı/ karşı davalı vekili, yerel mahkemenin gerekçeli kararını 3. bilirkişiler tarafından hazırlanan 18.01.2021 tarihli rapora dayandırdığını, söz konusu raporda bilirkişilerce yerin gezilemediğinin rapora yazıldığı ve  aynen “Bilirkişi heyetimiz de daha önceki bilirkişi heyetleriyle aynı yaklaşımı benimseyerek sözleşmedeki birim fiyat tablosunu fiyat belirlemelerinde esas olarak alacaktır ve zikredilen işlerin her türlü farklı durum ile tüm alt işleri içerdiği kabul edilecektir.” denilmek suretiyle daha önce Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli rapor hazırlamadıkları için uyarılan bilirkişilerle aynı görüşte olduklarını ikrar ettikleri, raporun projeyi oluşturan tesislerin tamamı detaylı bir şekilde görülmeden ve ölçüm yapılmadan tamamen mahkemece kabul görmeyen önceki bilirkişi raporlarındaki rakamlar baz alınarak hazırlandığı, faturaların defterlerdeki kayıtlarına bakıldığı ama ödeme olup olmadığının değerlendirilmediği, ortaklığı temsilen seçilen temsilci yerine temsil yetkisi olmayan ortağın yaptığı iş ve işlemlere yönelik itirazlarının dikkate alınmadığı, bilirkişilerin hesaplamaları sözleşme maddelerine göre yapmadığı, işverenin feshe rağmen müspet zararlarının tahsilini isteyemeyeceği, buna rağmen eksik iş bedeline hükmedildiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>Davalı/ karşı davacı vekili, sözleşmedeki düzenlemeye rağmen ilk derece mahkemesince “…sözleşme uzatma süresi verilmeden işveren tarafından haksız olarak fesh edilmekle…” şeklindeki gerekçe ile davalı işveren tarafından süre uzatımı verilmemesi sebebiyle sözleşmeyi haksız olarak fesh etmiş olduğuna hükmedilmesi hukuka, hakkaniyete ve adalete açıkca aykırı olduğu, mahkemece, bir yandan davacı/karşı davalının fazla tahsilat ve eksik işler sebebiyle haksız olduğunun tespitine dayalı olarak karşı davanın kabulüne karar verilip, bir yandan da asıl davada, teminat mektubunun iadesine hükmedilmesi hakkaniyet ve adalete aykırı olduğu, Davacı tarafından dava dilekçesinin 1 nolu bendi ile dava ve talep dilen hususun “…sözleşmenin başlangıcında verilen 150.000 TL'lik avans teminat senedi iade edilmediği gibi 472.700 TL tutarındaki teminat mektubuna da el atılmaya çalışılması gibi sebeplerle muaraza doğrulduğunun tespitiyle taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine”den ibaret bulunduğu, mahkemece, hatalı bir karar ile sözleşmedeki edimini yerine getirmemiş, 128.936,69 TL tutarındaki eksik bıraktığı işler ile şantiye sahasını bırakıp kaçmış, davalıdan 379.992,79 TL'lik haksız ve fazla para tahsil etmiş olan davacı yüklenicinin teminatının iadesine hükmedildiği, bu hükmün hukuka aykırılığı yanında, davacı yüklenicinin teminat mektubu ile ilgili uğradığı bir zarar bulunmamasına rağmen, müvekkilden bu tutarda bir alacağın tahsiline ve davacı yükleniciye ödenmesine hükmedilmemiş olmasına rağmen, teminat mektubunun iadesine ilişkin hüküm üzerinden aleyhimize 48.185 TL'lik “nisbi” vekalet ücretine ve bu tutara ilişkin harcındavalıdan tahsiline hükmedilmesinin açıkça hatalı olduğu, davacı yükleniciye davalı işveren tarafından temin edilen demirin teslim edilmiş olduğu tutanak ile sabit iken “ispat edilemediği” gerekçesi ile karşı davadaki demir bedeli alacağının reddedilmesinin açıkca hukuka aykırı olduğu, cezai şart taleplerinin reddinin hatalı olduğu, davacının eylemleri nedeni ile elektrik üretimine geçemeyen davalının sektörde itibarının zedelendiği ve manevi tazminat koşullarının da oluştuğu  gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Ana Dava, sözleşme dışı yapılan işlere ilişkin iş bedeli alacağı, avans teminat senedinin iadesi, teminat mektubu hakkındaki muarazanın giderilmesi ve neticeten kendilerine iadesini, karşı dava ise  sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti, fazla ödenen avans ödemelerinin iadesi, demir malzeme bedeli, eksik işler bedeli, cezai şart ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacılar alt yüklenici, davalı ise, asıl yüklenici / iş sahibidir. <br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>3.1.İlk derece mahkemesi dava konusu olan ... şubesine ait 472.700 TL bedelli 25.6.2013 tarihli teminat mektubunun ve işveren tarafından verilen 150.000 TL'lik teminat senedinin yüklenicinin hakedişlerinden farklı tarihlerde mahsup edildiği gerekçesi ile teminat mektubunun davacı alt yüklenicilere iadesine karar vermiş ise de, mahkeme yapılan değerlendirme ve ulaşılan sonuç dosyadaki delillerle uyumlu bulunmamaktadır. 150.000 TL'lik teminat senedi ile ilgili olrak farklı tarihlerdeki hakedişlerden mahsup işlemi yapıldığı anlaşılmakta ise de, 472.700 TL'lik teminat mektubu bedelinin hakedişlerden mahsup edildiğine dair bilirkişi raporlarında ve hakediş belgelerinde bir bilgi bulunmmaktadır. Kaldı ki, söz konusu teminat mektubunun paraya çevrilmemesi yönünde mahkeme ihtiyati tedbir kararı verildiği de anlaşılmaktadır. Teminat mektubunun paraya çevrilmeden mahsubu da zaten söz konusu olamayacaktır. Tüm bu hususlar incelenmek suretiyle 472.700 TL'lik teminat mektubunun iadesinin koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile teminat mektubunun iadesine karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>3.2.Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nun 353/1-a/6 maddesi uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>V. KARAR<br>1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin tümüyle ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran taraflara iadesine, <br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 26/03/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5929daf862ca0497","SID":"4bee07d2f82a462c"}}