{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/213 <br>KARAR NO: 2024/360<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/11/2022<br>NUMARASI: 2014/1031 Esas, 2022/761 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 27/03/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı - karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle, tarafların 26/10/2011 tarihli sözleşme ile davalının maliki olduğu belirtilen Muğla İli, Datça İlçesi, ... mevkiinde bulunan \"...\" yapımı işi konusunda anlaştıklarını, davalının iş sahibi, müvekkilinin yüklenici olduğunu, sözleşmeye göre anılan işi müvekkilin maliyet + kâr esasına göre tamamlayacağını, yapılan keşif sonucu çıkarılan icmale göre işin değerinin 24.961.876,81-TL olduğunu, sözleşmeye göre bu bedelin %10'u oranında avansın müvekkili şirkete verileceğini, fakat davalı firmanın avansı 2.496.187,68-TL olarak ödemesi gerekirken eksik ödeme yapmak sureti ile 2.000.000,00-TL ödediğini, davalı tarafından alınması gereken fakat çeşitli sebeplerle alınamayan tüm ruhsat ve izinlerin müvekkili tarafından alınarak sözleşme konusu işe başlandığını, yapılan işle orantılı  belirtilen hak edişlerin davalının onayı ile faturalandırıldığını, bu faturalar karşılığında müvekkiline belirtilen ödemeler ile sözleşmenin 7. Maddesi gereğince düşümü yapılan avans iadelerinin yapıldığını, hakedişleri yapılan avans iadelerinin de ödeme emrinde ödeme olarak belirtildiğini, tahsilat olarak borçtan düşüldüğünü, tüm sözlü ve yazılı taleplerine rağmen bakiye alacaklarının ödenmediğini, bakiye alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde takibe herhangi bir gerekçe göstermeksizin itirazda bulunduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı - karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile şirketlerine tahsisli, Muğla İli, Datça İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... Pafta, ... ve ... Parselde kayıtlı taşınmazlar üzerinde yat limanı ve balıkçı barınağı inşaası yapımı işinin davacı-karşı davalı tarafından üstlenildiğini, müvekkili tarafından 28/11/2011tarihinde 2.000.000,00-TL avans ödemesi yapıldığını, bilahare işlere başlandığını, yapılan imalatlara ilişkin olarak 05/03/2012 tarihinde hakediş tutanağı, 04/05/2012 tarihinde ise ikinci hakediş tutanağının yüklenici firma tarafından düzenlenerek şirketlerine gönderildiğini, ikinci hak edişten sonra 10 ay kadar imalatın gerçekleştirilemediğini, Mart 2013 ayı başından itibaren ise taşeronlar kanalıyla işlere yeniden başlanıldığını, işlere taşeron firma ile devam edilmesi kararı alınmasının sebebinin ise davacı - karşı davalı yüklenici ile imalatta kullanılacak malzemelerin birim fiyatlarında, çalıştırılacak makine ve araçların kira bedelinde uyuşulamaması olduğunu, kalan işlerin taşeronlar aracılığı ile yapılması ve taşeronlarca kesilen faturalar üzerinden %10 kâr ilavesi ile hakediş düzenlemesi esasının benimsenerek işlere devam edildiğini, 2013 Mart ayında gerçekleştirilen imalatların yüklenici tarafından düzenlenen 31/03/2013 tarihli 3. Hakediş tutanağı ile fiyatlandırıldığını, bedelinin de 15/04/2013 tarihinde banka havalesi yoluyla davacı-karşı davalı yükleniciye ödendiğini, akabinde son imalatları gerçekleştiren taşeronların taraflarına gönderdikleri ihtarnameler ile, hak ettikleri alacaklarının davacı- karşı davalı şirketçe ödenmediğini, alacaklarının ödenmemesi halinde yüklenici ile imzaladıkları sözleşmeyi feshedip işi yapmayacaklarını bildirdiklerini, bu olaylardan sonra davacı-karşı davalıya 25/04/2013 tarihinde ihtarname gönderilerek, TBK'nın 471/1 maddesinde belirtilen şekilde faaliyet göstermedikleri, avans ödemelerine ilişkin verilmesi gereken teminat mektubunun halen verilmediği, birim maliyet bedellerinin rayiç değerlerin üstünde gösterilerek ve hiç imalat yapılmadığı halde yapılmış gibi hak ediş düzenlemek suretiyle haksız kazanç sağlandığı, taşeronlarca gerçekleştirilen işlerin bedellerinin düzenlenen son hakedişleri ile alındığı halde taşeronlara ödemelerin yapılmadığı, dolayısıyla da taşeronların işi bırakmaları ve işin gecikmesi tehlikesiyle karşı karşıya kalındığı, bazı vergisel düzenlemelere uyulmadığı, yapılan imalatların çok çok üzerinde ödemede bulunmuş oldukları halde haksız ihtarlar ile karşılaşıldığı belirtilerek, söz konusu olumsuz davranışlardan bundan böyle kaçınılması bugüne kadar verilmeyen banka teminat mektubunun bir an önce verilmesi, taşeronlarca yapılan imalatların tahsil edilen bedellerden taşeronlara ödenmesi ve işlerin aksamasına sebebiyet verilmemesinin ihtar edildiğini, bu ihtarlarına uyulmaması neticesinde gönderdikleri fesih ihtarnamesi ile sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini, davacı yüklenicinin alacağı bulunmadığını aksine kendilerinin fazla ödemesi bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı - karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; asıl davaya sundukları cevap dilekçesinde açıkladıkları üzere davacı -karşı davalı yüklenicinin gerçekleştirdiği imalatlar ve bunların olması gereken doğru bedellerinin kesin hesabının çıkarılmasını, bu yolda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, bu çıkacak rakamlara göre somutlaşacak fazla ve haksız ödemelerin iadesine ilişkin talep haklarını saklı tuttuklarını, ancak düzenlenen hak ediş tutanaklarındaki veriler doğru kabul edilse bile belirttikleri üzere bu haliyle bile 1.294.239,42-TL fazla ödemeleri bulunduğunu, şimdilik bu tutarın gönderdikleri ihtarname ile verdikleri iki günlük sürenin bitim tarihi olan 07/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanuni faiz temerrüt faizine ilişkin ilişkin kanunun 2/2. Maddesi uyarınca merkez bankasında kısa vadeli avanslar için uygulanan değişken faiz oranları üzerinden hesaplanacak ticari faizleriyle birlikte talep ve dava etmiştir. Mahkemece, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.05.2016 tarih ve 2015/4 E, sayılı ilamı ile davacı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin Kocaeli ... İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü, karşı dava yönünden; 18.03.2021 tarihinde yapılan 2. Alacaklılar toplantısı ve ekinde gönderilen sıra cetvelinde davalı-karşı davacı ... A.Ş.'nin müflis davacı ... Tic. Ltd. Şirketinden olan 1.294.239,42 TL alacağının iflas idaresi tarafından 13. Sırada \"karar gibi kabulüne\" karar verilmek suretiyle  karşı davaya konu alacağın masaya kaydedildiği, karşı davada talep edilen alacak iflas masasına kayıt edilmekle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı, asıl dava yönünden; istinabe yolu ile alınan bilirkişi raporunda davacının 2012-2013 yılları defterlerinin incelenmesi gerektiğinin belirtildiği, anılan defterlerin sunulması için iflas idaresi olan Kocaeli icra dairesine yazı yazıldığı, ancak 2014-2015-2016 yılları da dahil olmak üzere herhangi bir ticari deftere rastlanmadığının bildirildiği, istenilen 2012-2013 yılları ticari defterleri sunulmadığından bilirkişiden ek rapor alınamadığı, ticari defterlere ulaşılamadığından bilirkişi tarafından iflas dosyası ve kayıtları üzerinden yapılan incelemede davacının davalıdan alacağı bulunmadığı, aksine davacının davalıya 1.294.239,42 TL borcu bulunduğunun belirlendiği, istinabe sonrası davalı - karşı davacının defterleri de incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporunda davacı - karşı davalı Mets firmasının, davalı - karşı davacıya 1.294.239,42 TL borcu bulunduğunun tespit edildiği, müflis davacının çalıştırdığı taşeron firmaların davalıya gönderdiği ihtarnameler, müflisin taşeronların alacaklarını ödememesi, avans ödemesine ilişkin teminat mektubunun teslim edilmemesi ile ihtarname ile verilen sürede bu eksikliklerin giderilmemesi nedeni ile sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiği, bilirkişi raporunda belirlenen harcamaların sözleşme kapsamında olduğu, davacı müflisin ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davalıdan alacağını ispatlayamadığı, davalının davacıdan 1.294.239,42 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle, Asıl davanın REDDİNE, Asıl davada davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, Karşı davada talep edilen alacak iflas masasına kayıt edilmekle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş, karara karşı davacı - karşı dava davalı vekilli istinafa başvurmuştur. Davacı - karşı davalı vekili istinaf dilekçesi ile, akdedilen sözleşmede gösterilen hesaplamaya uygun şekilde hakedişlerin düzenlendiğini, alınan avansın da sözleşmede belirlenen yöntemle hak edişlerden tenzil edildiğini, işlere taşeronlar vasıtasıyla devam edilmesi kararının alınmasının tamamen davalı-karşı davacı firmanın dayatması olduğunu, müflis şirketin, işlerin aksamaması ve ilişkilerin bozulmaması amacıyla bunu kabul ettiğini, taraflarca 22.02.2013 tarihinde ana sözleşmenin bir parçası olarak düzenlenen ve imza altına alınan Ek Protokolün 2. Maddesinde aynen “Sözleşme kapsamındaki iş kalemlerinden yüklenici ... İnş. Ltd. Şti.'nin sadece faturalandırıp icraatını yapmayacağı, işveren ... A.Ş. nin  yapımını kendi tercih ettiği taşerona (kişi/kişiler ve/veya firmalara) verme kararı aldığı işlerde; ... A.Ş. deruhte-i mesuliyet alacak olup; yüklenici ... İnş.Ltd.Şti. sözleşme kapsamında yeralan 5 yıl garanti şartından muaf tutulacaktır. Bu gibi durumlarda yapılan imalatlarla, alınan malzemelerle, kullanılan taşeronlarla ilgili bütün mesuliyet ve sorumluluk bizatih-i işveren ... A.Ş. nindir“ ifadesinin yer almasının zaten seçilen taşeronların bizatih-i işveren tarafından yükleniciye diretme şeklinde olduğu ve  davalı-karşı davacı tarafın (işverenin) her şeyi göze alarak bunu istediğinin açık olduğunu, davalı-karşı davacı ... firmasının bunu kötüye kullandığını, müflis firmayı devre dışı bırakma gayreti içinde olduğunu, taşeronlarla yapılan sözleşme gereği “dönemsel hak edişlerin ödenmesinden sonra taşeronların hak edişlerinin ödeneceğinin” karşılıklı bağıtlanmış olmasına rağmen davalı-karşı davacı firmanın müflisin hak edişlerini ödemediğini ve müflis şirketin de taşeronların hakedişlerini onlarla yapılan sözleşmelerin yukarıda belirtilen maddesi gereği davalı-karşı davacıdan dönemsel hak edişini alamadığı için ödemeyince bu sefer taşeronlarla, müflis arasında hukuki ihtilaf doğduğunu, bunun müsebbibinin de davalı-karşı davacı olduğunu, davalı-karşı davacının “Teminat mektubu verilmediği iddiasına dayanmasının” hakkın kötüye kullanılması olduğunu, teminat mektubu verilememesinin sebebinin müflisten kaynaklanmadığını, bankaların davalı-karşı davacı firmayı tanımamasından kaynaklandığını, davalı-karşı davacının  sözleşmeyi feshettiğini müflis şirkete bildirdiğini ve müflis şirketin süreli feshi anlamadığını iddia etmiş ise de, müflis şirketin de göndermiş olduğu dosyada mübrez cevabi ihtarname ile 6. maddenin 4. paragrafındaki iddiaları kabul etmediğini ve sözleşmeyi haksız yere feshetmemeleri aksi takdirde tüm yasal hakların kullanılacağının bildirildiğini, yine müflis şirket tarafından gönderilen Kocaeli ...Noterliği’nin 17.06.2013 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile “akte son verilmediğinin'' açık olarak belirtildiğini, feshin davalı-karşı davacıı tarafından yapılan tek taraflı ve haksız bir fesih olduğunu, davalı-karşı davacı tarafından ileri sürülen fesih nedenlerinin hiçbirinin gerçekleşmediğini, davalı-karşı davacı tarafın sunduğu cevap ve karşı dava dilekçesinin 3.sayfasının 3.md.sinde belirtmiş oldukları hak ediş tutanakları ile ilgili beyanların taraflarınca kabul edilmediğini, bu tutanakların müflis tarafından düzenlenerek, davalı iş sahibine e-mail yoluyla gönderildiğini ve davalı-karşı davacı iş sahibi tarafından kabul edildiğini, faturalarının düzenlendiğini ve faturaların tarafların defterlerine kaydedildiğini. yapılan işlerin ve harcamaların açılımının kalem kalem gösterildiğini, davalı-karşı davacı tarafından incelenerek, kabul edilip, tahakkukunun da yapıldığını, yapılmayan hak ediş ödemeleri ile ilgili olarak iş sahibine dosyada mübrez noter ihtarının gönderildiğini, davalı-karşı davacının bu aşamalarda hak edişlerle ilgili hiçbir itirazda bulunmadığını, ancak kendilerine tebliğ edilen ödeme emrini alınca borca itiraz ettiklerini, yapılan işlerde hiçbir eksiklik ya da özensizlik bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu iş ile ilgili ve sorumluluğunda olmamasına rağmen ruhsat için tüm ön hazırlıkları, ruhsata konu projelerin tasdikini, mühendis odalarından alınması gereken onay ve tasdikleri, yapı denetim firması ile ilgili tüm çalışmaları, inşaat ruhsatının alınmasını, şantiye sahasının alt yapısını, çalışma sahasında kalan bütün elektrik ve telefon direklerinin deplase işlemlerini, imar yolunun açılması gibi çalışmaları, mevcut balıkçı barınağı deplasesini, kaçak olarak yapılmış olan balık lokantasının tahliyesini müvekkilinin yaptığını ve yine çok çok önemli olan ...’a ait “Gökova körfez geçiş fiberoptik kablo hattını” tespit ederek, davalı-karşı davacı firmaya bilgi verdiğini ve ilgili kuruluşlar nezdinde belgeli girişimlerde bulunularak davalı-karşı davacı firmanın ileride karşılaşması muhtemel idari engel ve yaptırımların önünün kesilmesini sağladığını, davalı-karşı davacı tarafça yapılan feshin tamamen haksız ve hukuka aykırı, tek taraflı olup hukuken geçerliliği bulunmadığını, karşı tarafın fazla ödeme iddiasının da yerinde olmadığını, yapılan ödemenin avans ödemesi olduğunu, kaldı ki müvekkilinin bu iş nedeniyle yapmış olduğu masrafları ve kaybetmiş olduğu kazanç kaybını dahi karşılamadığını, müvekkili şirketin bu işe güvenerek yapmış olduğu masraflar ve girmediği ihaleler, makine parkını oraya tahsis etmesi nedeniyle kaybettiği işler ve yatırımlar bulunduğunu, karşı dava yönünden ise, davalı-karşı davacının açmış olduğu dava ile kendi davalarının biribiriyle ilgili olmadığını, açtıkları davanın, itirazın iptali davası olduğunu, davalı-karşı davacıının talebi ile teknik olarak ilişkilendirilemeyeceğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı- karşı davalı asıl ve karşı davaya yönelik istinaf başvurusunda bulunmuş ise de bir adet maktu istinaf karar harcı ve başvuru harcı yatırmış, karşı dava yönünden istinaf harcı yatırmamıştır. Bunun üzerine mahkemece eksik harcı yatırması için davacı karşı davalı tarafa muhtıra çıkarılmış, muhtıraya rağmen süresinde harç eksiği tamamlanmadığından mahkemece ek kararla karşı dava yönünden istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş bu ek karara karşı istinafa başvurulmamıştır. Buna göre istinaf incelemesi asıl dava yönünden yapılmıştır. Asıl dava, eser sözleşmesi kapsamında bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali, karşı dava ise eser sözleşmesinin ileriye etkili feshedildiğinden bahisle fazla yapılan ödemelerin istirdadı istemine ilişkin olup, davacı karşı davalı yüklenici, davalı karşı davacı iş sahibidir. Davacı, taraflar arasında eser sözleşmesi yapıldığını, davalı iş sahibinin avans ödemesi yaptığını, yapılan işlere ilişkin hak edişlerin ve buna ilişkin faturaların düzenlendiğini, davalı iş sahibinin bunlara itiraz etmediğini hak ediş bedellerine mahsuben ödeme yaptığını, bakiye alacaklarını ödemediğini, bunun tahsili için yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı- karşı davacı sözleşmenin feshedildiğini, davacı yüklenicinin yaptığı işten fazla ödeme yaptıklarını belirterek asıl davanın reddine karşı davalarında ise fazla yaptıkları ödemenin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava sırasında davacı- karşı davalı şirket iflas etmiş olup davaya iflas idaresince devam edilmiştir. Yargılama sırasında müflis davacı-karşı davalı şirketin ikinci alacaklılar toplantısı yapılmış, davalı-karşı davacı iş sahibinin iflas masasına müracaatı üzerine karşı davada talep ettiği alacak miktarı iflas masasınca kabul edilerek sıraya kaydedilmiştir. Buna göre davacı şirket iflas idaresince karşı davacının alacağı kabul edilerek sıra cetveline kaydedildiğinden karşı dava konusuz kalmıştır. Hem davacı müflis şirket iflas idaresince karşı dava alacak talebi kabul ediliğinden ve hem de yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacı yüklenicinin yaptığı işler karşılığı düzenlediği ve taraflar arasında çekişmesiz olan hak ediş bedellerine göre yine taraflar arasında ihtilafsız olan davalı karşı davacı iş sahibinin hak edişlere mahsuben yaptığı ödemeler ile işin başında avans olarak yaptığı ödemeler mahsup edildiğinde davacı yüklenicinin alacağı olmadığı, aksine iş sahibinin fazla ödemesi bulunduğu sabit olmakla asıl davanın reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Davacı karşı davalı her ne kadar iş sahibi tarafından yapılan feshin haksız olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği sabit olduğundan ve asıl davada davacı yüklenici bakiye iş bedelini, karşı davada iş sahibi de fazla ödemesi bulunduğunu belirterek bunu talep ettiğinden feshe dayalı tazminat talepleri söz konusu olmadığından feshin haklı veya haksız olmasının somut olay bakımından esasa etkisi bulunmadığından bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Asıl dava bakiye iş bedeli alacağının tahsili, karşı dava ise fazla yapıldığı belirtilen ödemenin tahsili istemine ilişkin olduğundan ve her iki talepte aynı sözleşmeden kaynaklandığından aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunmakta olup davaların birlikte görülmesi gerekmektedir. Mahkemece davaların birleştirilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/11/2022 tarih ve 2014/1031 Esas, 2022/761 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,7‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 27/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bebf563c1d2de62e","SID":"54c248a8c89bef26"}}