{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1127 <br>KARAR NO: 2024/1115<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2024/55 Esas (Derdest Dosya)<br>TARİHİ: 15/03/2024<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)  <br>KARAR TARİHİ: 22/04/2024  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, sistem üzerinden çıkartılan dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili nargile ve nargile parçaları üretimi yapan bir firma olup \"... Mah. .... Sk. .... Sit. No: ... Esenyurt / İSTANBUL\" adresine 01.07. 2020 tarihinde taşındığını, keyfiyetin 10120 Sayılı ve 06.07.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde  ilan edildiğini, müvekkili bu yeni adresine su aboneliği yaptırmak için davalı ...'ye başvurduğunda; \"adreste daha önce faaliyet gösteren ve x abone numarası ile su abonesi olan dava dışı .... Tic. Ltd. Şti. 'in (Bundan sonra ... olarak anılacaktır) aboneliğinin aktif ve borçlu olduğu\" gerekçe- siyle müvekkilinin abonelik başvurusunun reddedildiğini, daha önce abone olan ... Sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nin 28.12.2016 tarih ve 556 'ncı sayfasında kuruluşu ilan edilen ancak bu tarihten itibaren hiçbir resmi faaliyeti olmayan bir firma olduğunu, ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarının resen terkin edildiğini, ilgili kurumlardan celp edildiğinde yaklaşık 3-4 yıl süre ile müvekkilinin yeni adresinde faaliyette bulunduğu, sonrasında ortadan kaybolduğunun anlaşılacağını, davalı tarafça ...'ın aboneliğinin iptal edilmesi veya ... adına tahakkuk ettirilen su kullanımlarının ilgilisinden tahsil edilmesi gerekirken,bahsedilen şirketin su kullanımından kaynaklanan borcun müvekkilinden talep edil- mesinin ve bu nedenle müvekkili adına yeni abonelik tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, aradan geçen 4 yıla yakın bir süredir abonelik tesis edilmek üzere defaten davalı taraf ile iletişime geçildiğini, ... borçlarını ödeme şartı ile yeni abonelik yapılacağına yönelik dayatmaya itiraz ettiklerini, ancak  bir sonuç alınamadığını beyanla; müvekkilinin kullanımı haricindeki tahakkuk ettirilen su bedellerine ilişkin olarak alınacak bilirkişi raporundan sonra dava değeri arttırılmak üzere şimdilik 50.000,00 TL itibariyle borçlu olmadıklarının tespitini, müvekkilinin su sayacının davalı kurum tara- fından mühürlenme / su kullanımı durdurulma tehlikesi altında olduğunu, her ay su sayacı okumaya gelen ekiplerin suyu kesmeye çalıştığını, müvekkilinin \"hukuki sürecin devam ettiği\"nden bahisle ekiplerden ricada bulunduğunu, her geçen gün faiz ve cezalı tutarı kat ve kat artan davalı kurumun haksız su faturası tahakkuku sebebiyle müvekkilinin daha da mağdur olduğunu beyanla;  esas hakkında karar verilinceye kadar; \"... Mah. ... Sk. ... Sit. No: ... Esenyurt / İSTANBUL\" adresindeki şuan ... adına kayıtlı ve ... sözleşme numaralı abonelik yerine müvekkili adına yeni abonelik açılmasını ve yeni abonelik üzerinden davacının su kullanımının faturalandırılmasını talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce 15.03.2024 tarihli ara karar ile;\"Davacının  ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE; Davacının başvuru yapmış olduğu ... Mah. ... Sok. ... Sitesi No:... Esenyurt/ İSTANBUL adresinde tedbiren ve takdiren 50.000,00 TL'lik teminat, kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde davacı tarafça Mahkememize yatırıldığında, eski aboneliğe ait borçlar (17405445 numaralı sayaç aboneliği) hariç olmak üzere dava sonuna dek kullanım su bedeli davalı tarafça tahakkuk ve tahsil edilecek biçimde, davacı yükümlülüklerinin yerine getirilmesi halinde bu yere tedbiren  su bağlanmasına, Yasal süresinde teminat yatırılıp talepte bulunulduğunda karşı tarafa tedbir kararının bir suretinin gönderilerek infazının istenilmesine,\" karar verilmiştir. <br>İstinaf Başvurusu: 15.03.2024 tarihli ara karar davalı  tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; \"... Mah. .... Sok. No:... Esenyurt/İstanbul\" adresinde .... Tic. Ltd. Şti. adına aktif abonelik  olduğunu, gün- cel tarihi itibarıyla 12,67 TL Tahakkuksuz Gecikme Zammı, 116,40 TL Kapama/Açma Bedeli, 168.655,70 TL Su/Ksub Bedeli, 63.821,25 TL Su/Ksub Gecikme Zammı olmak üzere, toplam 232.606,02 TL borç bulunduğunu,  .... Ltd. Şti. tarafından söz konusu bağımsız bölüm için abonelik başvurusunda bulunulması üzerine, .... Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı ... nolu sayacın föy okumalarının incelendiğini, ... nolu sayacın 14.11.2019 tarihinde 39 m³ olduğu, bu tarihten sonra sayacın bir süre kilit altına alındığı, 15.12.2022 tarihinde ise sayacın 9334 m³'e kadar ilerlediğinin tespit edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 18 Eylül 2020 tarihli ve 10163 sayılı ilanından da anlaşılacağı üzere, ... Ltd. Şti.nin 2020 yılından itibaren aynı adreste faaliyette bulunduğunu, dolayısıyla, 14.11.2019 ile 15.12.2022 tarihleri arasında kullanılan 9295 m³ suyun ve sonrasında tahakkuk eden borçların ... San. Ltd. Şti. tarafından tüketildiğini,  ... Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği'nin 46-(3) maddesinde \"Abone olmak için müracaat eden kişi, abone olmak istediği birimle ilgili kendisine ait olmayan geçmiş dönem borç- larından sorumlu tutulamaz. İdare bu sebeple sözleşme yapmaktan kaçınamaz.\" ... Abone Hizmetleri Uygu- lama Yönergesinin 32-(1) maddesinde ise; (c) ...\"Yeni sözleşme yapacağı yeri kiraladığı veya satın aldığı tarihten itibaren çıkan borçları ödemek... (e) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yeni abonelik işleminde sözleşme yapılacak birimde/yapıda fiili kullanıcı olarak su kullanıldığının tespiti halinde, ait olduğu dönemlerdeki İdare alacakları gerekli yazışmalar yapılarak tahsil edilir.\"...  denildiğini, Sonuç olarak, abone olmak için müracaat eden şirketin, abone olmak istediği birimle ilgili kendisine ait olan geçmiş dönem borçlarından sorumlu tutulması gerektiğini, Hukuksuz olarak verilen tedbir kararının  idarenin hak kaybına sebep olduğunu beyanla 15.03.2024 tarihli tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Davalı, ilk derece mahkemesince verilen tedbir kararın kaldırılmasını taleple istinafa başvurmuştur.HMK'nun \"İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar\" başlıklı 341. maddesinde; (1) (Değişik:22/7/2020-7251/34 md.) İlk derece mahkemelerinin  aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:a) Nihai kararlar.b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.(1) (İptal birinci cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 24/2/2022 tarihli ve E.:2021/34,  K.:2022/21 sayılı Kararı ile)(2) (…) (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen karar- lara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. (1)(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (1)(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (1)(5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir.\"  \"ihtiyati Tedbir Kararına Karşı İtiraz \" başlıklı 394. Maddede ise ; (1) Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. (2) İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/42 md.) Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir.(3) İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. (4) İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.(5) İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle ince- lenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz. \"şeklinde düzenleme yapılmıştır.Eldeki dosyada, istinafa konu 15.03.2024 tarihli \"ihtiyati tedbir\" kararı her iki tarafın yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu verilmiş bir karar olup davalı 20.03.2024 tarihinde davacı ve davalı tarafa tebliğ edilmiştir.Karar aleyhine HMK 394.md. belirtilen usulde ilk derece mahkemesine yapılmış bir itiraz ve itiraz üzerine verilmiş istinafı kabil bir karar yoktur. (HMK 341, 352/1-ç md)Buna göre mahkemece; davalı tarafça ibraz olunan \"istinaf\" talepli dilekçenin HMK 394 md anlamında ibraz olunmuş  \"itiraz\" dilekçesi olarak kabulü, bu itirazla hakkında duruşma açılmak  ve taraflar davet edilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.Açıklanan  nedenlerle davalının istinaf dilekçesinin HMK 341, 352/1-ç maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf dilekçesinin HMK.nun 341 ve 352/1-ç maddeleri gereğince reddine, Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alınmakla, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/04/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c0fa4aebb9ad8d1d","SID":"3c1ef849e3a8ba69"}}