{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/619 <br>KARAR NO: 2024/519<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2020<br>NUMARASI: 2018/871 Esas -  2020/879 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/04/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar  vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın ... isimli şahsın sevk ve idaresinde olduğu sırada meydana gelen 21/02/2018 günlü tek taraflı trafik kazasında, araçta yolculuk etmekte olan ve davacılardan ...'ın eşi, diğer davacıların da babası bulunan ...'ın hayatını kaybettiğini, bu şekilde...'ın desteğinden yoksun kalan davacılar tarafından eldeki dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ise de sonuç alınamadığını beyanla, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden işletilecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş; 27/10/2020 günlü bedel arttırım dilekçesi ile de maddi tazminata ilişkin istek miktarını 05/03/2020 günlü bilirkişi raporu doğrultusunda toplam  302.326,79-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen araç, vekil edeni sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı ise de talep konusu kazada hayatını kaybeden ve davacıların desteği konumunda olan ...'ın kaza tespit tutanağındaki belirlemeler aksine medyaya yansıyan haberlerden de anlaşılacağı üzere araç sürücüsü olduğunu, bu nedenle ceza yargılamasına ilişkin dava sonucunun beklenilmesi gerektiğini, ayrıca davacılardan başka müteveffanın anne ve babasının da destek tazminatı talep hakkı bulunduğundan, pay hesabında bu durumun dikkate alınması gerektiğini ve ölenin yolcu olması halinde dahi emniyet kemeri takılı olmadan seyahat etmesi ve istiap haddi üzerinde yolcu taşıyan araca binmesi neticesinde gerçekleşen eylemleri nedeniyle müterafik kusurlu sayılmasını istediklerini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; \"...davacıların talebinin  destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğu, alınan adli tıp raporunda müteveffa yolcu ...'ın istiap haddi fazlası yolcu olup olmadığının anlaşılamadığı belirtilerek istiap haddini aşan yolcu müteveffa yolcu ... ise; sürücü ...'ın  %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu, müteveffa yolcu ...'ın  %10 (yüzde on) oranında kusurlu, istiap haddini aşan yolcu  müteveffa yolcu ... değil ise; sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, müteveffa yolcu ...'ın ise kusursuz olduğu tespitinin yapıldığı, mevcut durum itibari ile istiap haddini aşan yolcunun müteveffa yolcu ... olup olmadığının tespit edilemediği, bu nedenle hesaplamanın istiap haddini aşan yolcunun müteveffa yolcu ... olduğunun kabulü ile  sürücü ...'ın  %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu, müteveffa yolcu ...'ın  %10 (yüzde on) oranında kusurlu olması ihtimali dahilinde yapılması gerektiği, alınan aktüerya bilirkişisi raporu ile  davacı ...'ın  236.428,16 TL, davacı ...'ın  23.520,10 TL, davacı ...'ın toplam 42.378,53 TL zararı olacağının tespit edildiği, davacılar vekilinin bedel artırım dilekçesi dikkate alınarak açılan davanın kabulüne karar vermek gerektiği...\" gerekçesiyle; -Açılan davanın KABULÜ İLE, -236.428,16 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı ...'a  VERİLMESİNE-23.520,10 TL'nin  dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı  ...'a VERİLMESİNE, -42.378,53 TL'nin  dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı ...'a VERİLMESİNE, karar verilmiştir.Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf nedenleri; davacılar murisinin araç sürücüsü olup olmadığının tespiti bakımından ceza davasının sonuçlanmasının beklenilmesi talep edildiği halde, ilk derece mahkemesince müteveffanın araçta yolcu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğu, kabule göre de kazaya sebebiyet veren araçta 5 kişinin istiap haddini aşar şekilde araçta bulunması ve müteveffanın araçtan fırlayarak ölmesi nedeniyle en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken, sadece %10 müterafik kusur tenzili neticesinde hüküm tesis edilmiş olmasının doğru olmadığı, ayrıca hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna yapmış oldukları haklı itirazlar açısından ek rapor temini yoluna gidilmiş ise de; bilirkişinin kısa bir raporla hesaplamaya ilişkin hatasından dönmediği, dolayısıyla hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin isabetsiz bulunduğu ve davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının da sorulmadığı, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.<br>Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılan destekten yoksun kalma tazminatı isteğine ilişkin olup, davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçesinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;  1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde (-aşağıda belirtilen husus hariç) istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığına ve özellikle talep konusu kazaya sebebiyet verdiği anlaşılan ... plaka sayılı sigortalı araç sürücüsünün müteveffa ... değil ... olduğu, olayla ilgili olarak Silivri Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılan ve 13/01/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılan 2018/316Esas-2019/742Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dosya kapsamından ve kazadan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlenen kaza tespit tutanağından anlaşılmış olmasına ve bu durumda davalı sigorta şirketinin araç sürücüsünün ölen ... olduğuna ilişkin iddiasının aynı güçte başka bir delille kanıtlanamamış bulunduğuna göre mahkemece ölenin sigortalı araçta yolcu olduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmiş bulunmasında herhangi bir isabetsizlik mevcut olmadığına; Ayrıca, davacıların talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatının ne olduğuna ilişkin olarak aktüer bilirkişi ... tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu, 1,8 teknik faiz uygulaması ve ölenin gelirinin de asgari ücret olduğu varsayımından hareketle düzenlendiği anlaşılan 05/03/2020 günlü kök rapora karşı davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine temin edilen 19/10/2020 günlü ek raporda; itiraz nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, bilirkişi tarafından gerekçeleri açıklanmak suretiyle itirazların yerinde olmadığı bildirildiğine göre ilk derece mahkemesince söz konusu bu raporların hükme esas alınmış olmasında da bir yanılgı tespit edilemediğine; Kaldı ki dosyada mevcut SGK cevabi yazısında (-11/04/2019 havale günlü) açıkça; ...'ın ölümü nedeniyle eş ve çocuklarına ölüm aylığı bağlandığı belirtildiğinden ve ölüm aylığının da ölenin sağlığında yaptığı prim ödemelerinin karşılığı olması nedeniyle rücuya tabi gelir niteliğinde bulunmadığı, dolayısıyla da belirlenen destekten yoksun kalma tazminatından tenzil edilemeyeceği konusunda herhangi bir duraksama bulunmamasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin açıklanan hususlara ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. 2-Davalı vekilinin müterafik kusur indirimine ilişkin istinaf itirazına gelince; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde diğer bir ifadeyle zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya zarar sorumlusunun durumunu ağırlaştırmış ise kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesi (benzer düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. Maddesinde de mevcuttur)  uyarınca  hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Somut olayda, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın direksiyon hakimiyetini yitirmesi neticesinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında, araç içinde yolculuk eden ...'ın ağır biçimde yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede de  hayatını kaybettiği, kaza neticesinde müteveffa ...'tan başka araçta yolculuk etmekte bulunan 5 kişi ve araç sürücüsünün de yaralandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda ölenin yolculuk yapmakta olduğu aracın niteliği (-kamyon -tır) gözetildiğinde istiap haddinden fazla yolcu taşınan bir araca bindiği sabit olduğu gibi; her ne kadar kaza tespit tutanağında  müteveffanın kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunda bir belirleme mevcut değil ise de sigorta şirketinin ölenin emniyet kemerinin takılı olmadığını ve araç dışına düştüğüne ilişkin iddiasına davacı tarafça karşı konulmadığı hususu ile  müteveffanın ölüm nedeni  (-24/02/2018 günlü ölüm muayene ve otopsi tutanağındaki belirlemelere göre müteveffa ölüm nedeni boyun kırığı, çoklu kot kırığı ve genel beden travmasına bağlı organ yaralanması ve buna bağlı gelişen komplikasyonlardır.) birlikte gözetildiğinde, mahkemece müteveffanın müterafik kusurlu olduğunun kabul edilmesi ve yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre böyle bir durumda davacılar yararına belirlenen tazminat miktarlarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, sadece %10 oranında indirim yapılmak suretiyle karar verilmiş olması isabetsizdir. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı sigorta şirketi vekilinin müterafik kusura ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m. 353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaksızın ve fakat harcın kamu düzeninden olduğu gözetilerek, sadece davacılar yararına herhangi bir indirim olmaksızın 05/03/2020  günlü aktüer bilirkişi raporu ile ayrı ayrı belirlenen  maddi tazminat miktarlarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak ve fakat yapılan indirimin takdiri indirim olması nedeniyle reddedilecek kısım bakımından istinaf eden davalı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilmeksizin ve aynı nedenle yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaştırma cihetine gidilmeksizin düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2020 tarih ve 2018/871 Esas-2020/879 Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda bentler halinde gösterilen nedenlerle KISMEN KABULÜNE ve KISMEN REDDİNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2-)Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2020 tarih ve 2018/871 Esas-2020/879 Karar sayılı kararının HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,  a-)Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE,b-)210.158,36- TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı ...'a  VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,c-)20.906,76-TL'nin  dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı  ...'a VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,ç-)37.669,80- TL'nin  dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı ...'a VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,d-)Alınması gereken 18.357,28- TL karar ve ilam  harcının davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, e-)Suçüstü ödeneğinden karşılanan bilirkişi masrafı ile ATK masrafı, tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam  1.184,40 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,  f-)Davacılar tarafından yapılan 268,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, g-)Davacılar kendilerini  vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca  davacı taraf yararına  daha fazla vekalet ücreti takdir edilmesi  gerekmekte ise de, usuli kazanılmış haklar ile   istinaf edenin aleyhine karar verilemeyecek olması kuralı  gözetilerek  ilk derece mahkemesi kararı  ile  takdir edilen 29.612,88 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, h-)Taraflarca  yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avanslarından arta kalanın ilgilisine İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  (- davacılar görülmekte olan davada ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulunduklarından, kesinlik sınırının her bir davacı bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden) HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.05/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7724045890bef925","SID":"098d6fecf4defee4"}}