{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                   T.C.<br>              SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/344 <br>KARAR NO\t: 2024/574<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:15/12/2023 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t:2023/844 Esas <br>İHTİYATİ HACİZ<br>TALEP EDEN :LİONS TEKNİK ENDÜSTRİYEL ÜRÜNLER SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...- ...<br>KARŞI TARAF:1-ABU YAPI TAAHHÜT İNŞAAT ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>\t:2-UĞURSAL ELEKTRİK ELEKTRONİK İNŞAAT MALZEMELERİ KIRTASİYE MEDİKAL MOBİLYA BEYAZ EŞYA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>\t:3-UĞURSAL ELEKTRİK ELEKTRONİK İNŞAAT MALZEMELERİ KIRTASİYE MEDİKAL MOBİLYA BEYAZ EŞYA SANAYİ VE TİCARET A.Ş.- ABU YAPI TAAHHÜT İNŞAAT A.Ş. ADİ ORTAKLIĞI - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVA\t:İtirazın İptali <br>TALEP\t:İhtiyati Hacze İtiraz<br>DAVA TARİHİ\t:27/10/2023<br>KARAR TARİHİ\t:28/03/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:28/03/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; dava konusu somut olayda davacı şirket dava  konusu  alacağına ilişkin olarak ticari e-faturalarını ve BS Formalarını düzenlemiş karşı taraf bu ticari e-faturalara 8 günlük  yasal süre içinde itiraz etmemiş ve Uğursal Elektrik Elektronik İnşaat Malzemeleri  Kırtasiye Medikal   Mobilya Beyaz Eşya San. Ve Tic. A.ş -  Abu Yapı Taahhüt İnşaat A.ş   Adi  Ortaklığı   BS Formlarında bu faturaları gösterdiğini, Mahkememizce celbedilen belgelerin ilgili kısımlarını ekte Mahkememize incelenmesi için sunduklarını, ayrıca icra dosyasından gönderilen Örnek 7 Ödeme emrinin davalılara tebliğ dilmiştir. Hal böyle olunca davacı alacaklı müvekkili şirketin rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacağı mevcut olduğundan İİK'nun 257 Maddesi'nin 1.Fıkrası gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, İİK Madde 257 Fıkra bir kapsamında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için  borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması ve borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunması zorunlu ve gerekli olmadığını, davacı alacaklı şirketin BS Bildirine davalı tarafından itiraz edilmediğini ve hatta davalı kendi BA Formu Bildirimi ile alacaklarını kabul ettiklerini, bu nedenle de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun TTK 21. Maddesi  “ Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde,  faturanın içeriği  hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü gereğince e-satış faturasının  içeriğinin  davacı- borçlu tarafından kabul edilmiş sayılacağı hususu  net ve aşikar olduğunu, davacının düzenlediği   e-satış faturalarının içeriği davalı tarafından kabul edilmiş olduğuna  göre davacının alacağı kesinleştiğini, hal böyle öncelikle ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, davalı şirket  müvekkilinini takip ve ve dava konusu bu BA formu beyanı ile kabul ettiğini ve vergi dairesine bildirdiğini, hal böyle olunca alacaklarının varlığı ve muaccel olduğu davalının beyanına dayalı olarak resmi yazılı belgeler ile sabit olduğunu, davalı şirket  müvekkilinin takip ve ve dava konusu bu BA formu beyanı ile kabul ettiğini ve vergi dairesine bildirdiğini, hal böyle olunca alacaklarını varlığı ve muaccel olduğu davalının beyanına dayalı olarak resmi yazılı belgelerle ile sabit olduğunu bu nedenlere binaen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı borçluların  şirketin taşınır, taşınmaz malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine teminat mukabilinde dava değeri olan 79.013,86.-TL  için İİK'nun 257.maddesinin 1.fıkrası gereğince ihtiyati  haciz konulmasına, delil listelerinin sunulması ve delillerinin toplanılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.<br>Karşı taraf davalılar vekili 04/12/2023 tarihli cevap ve ihtiyati haciz kararına karşı itiraz dilekçesinde özetle; ABU ve Uğursal, inşaat, konut, alt ve üst yapı alanlarında faaliyet gösteren, bu alanda oldukça önemli bir konum ve tanınırlığa sahip bir kuruluş olduğunu, ABU ve Uğursal, Uğursal - ABU İş Ortaklığını kurmuş ve faaliyete geçtiklerini, ortaklık, \"Sincan (OSB)-Yenikent-Kazan Soda Demiryolu Altyapı, Üstyapı, Elektrifikasyon, Sinyalizasyon ve Telekomünikasyon İkmal Yapım İşi\" projesini üstlenmiş ve bölgede faaliyetlerini sürdürdüğünü, ortaklık tarafından LİONS ile aralarında yapılan ticari mal alım satım işi yönünde anlaşma sağlandığını, bu kapsamda Ortaklık tarafından, LİONS tarafından gerçekleştirilen işlere yönelik tüm ödemeler zamanında ve eksiksiz olarak gerçekleştirildiğini, LİONS, 28.11.2023 tarihinde huzurdaki davayla ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu ve Mahkemece 30.11.2023 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiğini, söz konusu karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilindiği üzere faturalar tek başına borcun varlığını ispata elverişli belgeler olmadığını, salt faturanın düzenlenmiş olması ve işbu faturaya süresinde itiraz edilmemiş olmasının, fatura konusu malın yahut hizmetin eksiksiz alındığı anlamına gelmediği açık olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin en önemli koşulunun da muaccel hale gelmiş bir para borcu olması gerektiği düşünüldüğünde cari hesap bakiyesinden kaynaklanan alacaklar için ihtiyati haciz söz konusu olamayacağını, buna rağmen Mahkemece, yalnızca faturalara dayanılarak verilen ihtiyati haciz kararının kabulü mümkün olmadığını, aşağıda detaylıca açıklanan nedenlerle, huzurdaki uyuşmazlıkta, ihtiyati haciz kararının şartları mevcut olmadığını, LİONS'un hiçbir alacağı olmadığını, LİONS'un, Ortaklıktan herhangi bir alacağı olmadığı gibi, olmayan alacağına dair bir temerrüt ihtarı da söz konusu olmadığını, ortaklıkta söz konusu borca ilişkin gönderilmiş herhangi bir ihtarname bulunmadığını, bilindiği üzere muaccel hale gelmemiş borçlar için ancak belirli şartların oluşması durumunda ihtiyati haciz kararı verilebileceği mevzuatta hüküm altına alındığını, LİONS'un herhangi bir alacağı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için; tüm bunlara ek olarak faturaya bağlı alacaklar kapsamında alacağın varlığından kesin olarak bahsedilemeyeceği, bu nedenle de ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarından açıkça anlaşıldığını, bu nedenlerle davanın reddine, ihtiyati haciz kararının ve bu karara dayanılarak yapılan hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Mahkememizin 30/11/2023 tarihli ihtiyati haciz kararına davalılar vekili tarafından yapılan itirazın REDDİNE...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı karşı taraf davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Karşı taraf davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ortaklık tarafından LİONS ile aralarında yapılan ticari mal alım satım işi yönünde anlaşmanın sağlandığını; bu kapsamda Ortaklık tarafından, LİONS tarafından gerçekleştirilen işlere yönelik tüm ödemelerin zamanında ve eksiksiz olarak gerçekleştirildiğini, LİONS’un Ortaklıktan’tan hiçbir hak ve alacağının olmadığını, bilindiği üzere faturaların tek başına borcun varlığını ispata elverişli belgeler olmadığını, salt faturanın düzenlenmiş olması ve işbu faturaya süresinde itiraz edilmemiş olmasının, fatura konusu malın yahut hizmetin eksiksiz alındığı anlamına gelmediğinin açık olduğunu, İhtiyati haciz kararı verilebilmesinin en önemli koşulunun da muaccel hale gelmiş bir para borcu olması gerektiği düşünüldüğünde cari hesap bakiyesinden kaynaklanan alacaklar için ihtiyati haczin söz konusu olamayacağını, buna rağmen Mahkemece, yalnızca faturalara dayanılarak verilen ihtiyati haciz kararının kabulünün mümkün olmadığını, LİONS’un temerrüt bildiriminin olmadığını, Ortaklık’ın kaçma veya mal kaçırmasının söz konusu olmadığını, yerleşik Yargıtay içtihatlarının faturaya dayalı alacaklar için ihtiyati haczin mümkün olmadığı yönünde olduğunu, İcra Hukuk Mahkemesinin teminat karşılığından hacizlerin durdurulmasına karar verdiğini, bu sebeple taşkın haczin söz konusu olduğunu, aşkın haciz nedeniyle şirket araçlarına ve hesaplarına haciz konulduğunu, bu durumun Ortaklık için telafisi imkansız sonuçlar doğuracağını, anılan nedenlerin Mahkemede defaatle dile getirilmiş olmasına rağmen söz konusu hususun göz ardı edilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik taleplerinin haksız ve hukuka aykırı şekilde reddedildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>İhtiyati haciz talep eden davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacının takip ve ve dava konusu  BA formu beyanı ile kabul ettiği ve Vergi Dairesine bildirdiğini, hal böyle olunca alacaklarının varlığı ve muaccel olduğu davalının beyanına dayalı olarak resmi yazılı belgelerle ile sabit olduğunu, e-ticari faturalara konu malların teslim alındığının da resmi belgelerle kanıtlandığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ticari defter, belde fatura ev muavin hesap dökümlerine dayandığını, İcra takip dosyası ve dava dilekçesi incelendiğinde bu hususun anlaşıldığını, dilekçe de iddia edildiği gibi taraflar arasında TTK madde 89 anlamında bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, dolayısıyla bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığını, davalı borçlulara Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2023/24762 Esas sayılı dosyası'ndan gönderilen ve tebliğ edilen ödeme emrinin ihtar mahiyetinde olduğunu, taraflar arasında mail üzerinden yapılan yazışmalarında ihtar niteliğinde olduğunu, davacı alacaklı davalı şirketin rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacağının mevcut olduğunu İİK'nın 257 maddesi 'nin 1. fıkrası gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiğini ve Mahkeme'ninde haklı taleplerini kabul ettiğini, borçlunun, yükümlülüklerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemesi, kaçırmaya hazırlanması veya borçlunun kaçmasının olmadığını, dava konusu somut olayda davacı şirket dava  konusu  alacağına ilişkin olarak ticari e-faturalarını ve BS formalarını düzenlediğini, karşı tarafın bu ticari e-faturalara 8 günlük  yasal süre içinde itiraz etmediği icra dosyasından gönderilen Örnek 7 ödeme emrinin davalılara tebliğ edildiğini, davalıların taşkın haciz iddiasının da yerinde olmadığını, dava konusu somut olayda  icra dosyasına her bir borçlu  için ayrı ayrı  İİK madde 266 gereğince ihtiyati haciz kararında belirtilen kadar teminat (her bir borçlu için ) alınmadığından  sadece tek bir borçlu için icra dosyasına teminat yatırıldığından şikayetçi davacıların taleplerinin reddine karar verilmesini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2023 tarihli ara karar, 2023/844 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava itirazın iptaline ilişkindir.<br>Talep ihtiyati hacze itiraza ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince itirazın reddine karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelemesinde; davacının, davalıların oluşturduğu adi ortaklık ile faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi'nin 2023/24762 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki ihtiyati haciz talepli davayı açtığı, ilk derece mahkemesince 30/11/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz kararı verildiği, ara karara itiraz üzerine mahkemece 15/12/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verildiği, karara karşı, karşı taraf davalılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>  İİK'nın 257-(1) maddesi; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\".<br>İİK'nın 257-(2) maddesi; \"Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br> 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder\".<br>İİK'nın 258-(1) maddesi; \" ... Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur ... \" hükmü düzenlenmiştir.<br>Rehinle temin edilmemiş muaccel bir alacağın var olması halinde ihtiyati hacze karar verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şart olmayıp alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Başka bir söyleyişle alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekli ve yeterlidir.<br>İİK'nın 265/1. maddesindeki; \"Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere,mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.\" şeklindeki hüküm ile itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır.<br>Eldeki uyuşmazlıkta; Davacının ihtiyati hacze dayanak olarak faturaları sunduğu, anılan faturalarda teslim alan kısmında isim ve imzaların bulunduğu, dosyaya gelen BS-BA formlarına göre taraflar arasında faturadan kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, davalının faturaları BA olarak bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği, bu şekilde davacının iddiasını yaklaşık olarak ispat ettiği, dolayısıyla, ihtiyati haczin şartlarının oluştuğu, davalının diğer iddialarının 2004 sayılı yasanın 265.maddesindeki sınırlı itiraz sebepleri arasında da olmadığı anlaşıldığından mahkemece ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmesi yerindedir.<br> Karar başlığında; taraf vekillerinin ve davalıların adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; karşı taraf davalıların istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine<br>5-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/03/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b6f881ce2f742bdd","SID":"e0447c693f09ef23"}}