{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1264 - 2024/555<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1264 <br>KARAR NO\t: 2024/555<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/205 E.  -  2021/151 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tasarım YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/04/2021 tarih ve 2020/205 Esas - 2021/151 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili tarafından 27.02.2019 tarihinde davalı Kuruma 2019/01413 sayılı tasarım tescil başvurusunda bulunulduğunu, davalı şirketçe müvekkilinin elbise tasarımının yeni ve ayırt edici niteliğe haiz olmadığı gerekçesi ile itiraz edildiğini, davalının itirazı sonucu Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2020/T-26 sayılı nihai kararıyla tasarım tescilinin iptal edildiğini, oysa davalı Kurum tarafından davalı şirketin gösterdiği delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, kanunda öngörülen hoşgörü süresinin göz ardı edildiğini, davalının itiraz dilekçesinde delil olarak sunduğu 07.12.2018 ve 30.07.2018 tarihli görsellerin müvekkili ürününün taklidi olduğunu, YİDK'nın kısa ve gerekçesiz bir kararla itirazlarını reddettiğini, iptale gerekçe gösterilen tasarımın müvekkili tasarımının kamuya sunulmasından sonra kamuya sunulduğunu, müvekkili tasarımının 08.06.2018 tarihinde kamuya sunulmasına karşın, iptale gerekçe tasarımın kamuya sunulduğu tarihin 30.07.2018 olduğunu, müvekkili tarafından yapılan ilk çizimlerin Mayıs 2018'de itirazda bulunan şirket sahibine whatsapp üzerinden gönderildiğini, davalı firmanın kötü niyetli olduğunu, tasarımın müvekkili tarafından yapıldığını bildiklerini ve kendilerine ait instagram hesaplarında paylaşmalarının müvekkilinin haklılığını ortaya koyduğunu, müvekkilinin 2019/01413 sayılı başvurusunun yeni ve ayırt edici olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 04.02.2020 tarih ve 2020/T-26 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ...vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, dava konusu tasarım başvurusunda yer alan tasarımın aynısı veya ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlerinin ... başta olmak üzere birçok moda tasarım firması tarafından veya bireysel olarak davacının başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğunu, başvurunun ...'ye ait tasarım görseli ile benzer ve aynı olduğunu ve bu çekimlerin 30.07.2018 tarihinde dava konusu tasarımın başvuru tarihinden önce paylaşıldığını, başvurunun yenilik şartını sağlamadığını, ayırt edici özelliklerinin bulunmadığını, davacı tarafından itiraza konu tasarımın kamuya sunulduğu iddiasının dayanağının bulunmadığını, davacı tarafça tasarımlarının ilk olarak Mayıs 2018 tarihinde kamuya sunulduğunu belirttiklerini, itiraz dilekçesinde sunulan ve ... gelinlik tasarımının 13.03.2018 tarihinde kendi instagram hesabından kamuya paylaşıldığını ve bu suretle davacı iddialarının dayanaksız olduğunu, davacının tescil başvurusunu 12 aylık hoşgörü süresi içerisinde yaptığını iddiasının hukuki dayanağının olmadığını, hoşgörü süresinin başlayabilmesi için kamuya sunulan tasarımın yeni ve ayırtedici olması şartının yerine gelmesinin gerektiğini, var olan bir tasarımın taklidi olduğunu savunarak,  davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2019 01314/1, nolu tasarımın itiraza mesnet tasarımlar karşısında genel izlenim itibariyle bilgilenmiş kullanıcı gözünde ayırt edici nitelik kriterini sağlayamadığı ayrıca dava dışı tasarımcının tasarımını kamuya sunma/paylaşma tarihinin 29.07.2019 tarihi olması nedeniyle yenilik kriterini de sağlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunda hoşgörü süresine ilişkin açıklama yapılmadığını, dosyada buna ilişkin renkli whatsapp yazışması görüntüsü bulunduğunu, karşı tarafın delilleri değerlendirilirken hataya düşüldüğünü, davalı tarafça dosyaya sunulan delillerin bilirkişilerce tetkiki mümkün değil ise davalı kurum tarafından nasıl değerlendirildiğinin anlaşılamadığını, müvekkilinin instagram sayfasında ne zaman kamuya sunulduğunun raporda yer almadığını, ...'ye ait ürünün kamuya sunumunun müvekkilinin sunumundan 52 gün sonra olduğunu, bu tasarımın müvekkilinin tasarımından kopyalandığını, müvekkilinin tasarımının yeni ve ayırt edici olduğunu, davalı tarafça dosyaya sunulan delillerin üzerinde tarih bulunmadığını, bunların alelade belge niteliğinde olduğunu, SMK Uygulama Yönetmeliğine uygun delil sunulmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, tasarım YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden davacının 2019 01314/1 sayılı elbise tasarımı içen tescil başvurusunda bulunduğu, davalı şirket ile dava dışı ... Giyim AŞ'nin tasarım tesciline itiraz ettikleri, muteriz şirketlerin aynı tasarım görsellerini itirazlarına mesnet gösterdikleri, bu mesnet tasarımlardan ...'ye ait tasarımın en eski 30.07.2018 tarihinde, ...'ya ait tasarım görselinin ise 13.03.2018 tarihinde kamuya sunulmuş olduğu, davacının itiraza karşı görüşünde başvurusuna konu tasarımı 08.06.2018 tarihinde kamuya sunduğunu belirttiği, ancak davalı Kurum tarafından davalının itirazı yönünden 2020/T-26 sayılı YİDK kararıyla, dava dışı ... Giyim AŞ'nin itirazı yönünden verilen 2020/T-27 sayılı YİDK kararıyla aynı elbise tasarımına ilişkin olarak, aynı görseller mesnet alınarak, tescilinin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilince 2020/T-27 sayılı YİDK kararının iptali talebiyle Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/176 E.  -  2021/335 K. sayılı dosyasında dava açılmış ve 06.10.2021 tarihli kararla dava konusu YİDK kararı iptal edilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 22.12.2023 tarih ve 2021/1943 E.-2023/1717 K. sayılı kararıyla davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. <br>\tEldeki davada ise, 26.02.2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak, dava konusu tasarımın ... ve ... tarafından kamuya sunulan tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin kabulü ve davacının istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu tasarımın kamuya sunulma tarihi ve bu tarih itibariyle yeni ve ayırt edici olup olmadığı notasındadır.   <br>\tHer ne kadar, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda dava konusu tasarımın ...'ya ait olup, 04/2018 tarihinde web sayfasına yüklenen ve 26.02.2021 tarihli bilirkişi raporunun 7. sayfasında orta sırada yer alan elbise (dava şirket tarafından 13.03.2018 tarihinde kamuya sunulduğu belirtilen elbise ile aynı elbise) karşısında ayırt edici olmadığı belirtilmiş ise de, dava konusu elbise ile mesnet tasarımın farklı oldukları ilk bakışta anlaşıldığından, Dairemizce, bu raporun hükme esas alınamayacağı kanaatine varılmış ve duruşma açılmak suretiyle yeni bir heyetten rapor alınmıştır. Nitekim, Dairemizce aldırılan 07.02.2024 tarihli raporda, dava konusu tasarım ile bu kez raporun 10. sayfasında ayrıntılı şekilde yer verilen ...'ya ait görselin benzer olmadıkları belirtilmiştir. <br>\tBununla birlikte, dava konusu tasarım her iki bilirkişi raporunda da ...'ye ait tasarımla benzer bulunmuş olup, esasen taraflar arasında bu konuda bir çekişme bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık bu elbiselerden hangisinin daha önce kamuya sunulduğu noktasındadır. ...'ye ait elbisenin ilk olarak 30.07.2018 tarihinde kamuya sunulduğu da çekişme konusu değildir. Yukarıda yapılan özette de belirtildiği gibi,  davacı taraf, tasarımının tesciline itiraz edilmesi üzerine sunduğu karşı görüşünde, tasarımını hoşgörü süresi içinde daha önce 08.06.2018 tarihinde kamuya sunmuş olduğunu belirtmiştir. Gerçekten de, Dairemizce aldırılan 07.02.2024 tarihli raporda davacının İnstagram sayfasında dava konusu elbisenin görselini 08.06.2018 tarihinde paylaştığı görülmüştür. Bu tarih, ...'nin elbisesinin kamuya sunulduğu 30.07.2018 tarihinden öncedir. <br>\tÖte yandan, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 68. maddesinin üçüncü fıkrasına göre itiraz sahibinden, bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde sunulmak üzere ek bilgi ve belge istenebilir. Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına dair Yönetmeliğin 65. maddesinin ilk fıkrasının ikinci cümlesi \"Kurul, itirazları inceleme sürecinde gerek duyulan süre ve sıklıkta taraflardan ilave bilgi, belge veya ürün numunesi talep edebilir.\" hükmünü havidir. Somut uyuşmazlık yönünden, davalı Kurum tarafından davacının iddiasını destekleyici delil sunmadığı gerekçesiyle, tasarım tescilinin iptaline karar verilmiş ise de, Yönetmeliğin ilgili hükmü uyarınca, tasarımın 08.06.2018 tarihinde kamuya sunulduğunu belirtilmesine rağmen buna ilişkin ek belge talep edilmeden karar verilmemesi doğru olmamıştır. <br>\tBu itibarla, Dairemizce yapılan incelemede, dava konusu tasarımın ...'ye ait tasarımın 30.07.2018 tarihinde kamuya sunulmasından önce SMK'nın 57/2. maddesinde düzenlenen on iki aylık hoşgörü süresi içesinde 08.06.2018 tarihinde kamuya sunulmuş olduğu, bu nedenle daha sonra kamuya sunulan tasarımın davaya konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik incelemesinde dikkate alınamayacağı anlaşılmış ve davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 15/04/2021 gün ve 2020/205 Esas  2021/151  Karar  sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KABULÜ ile YİDK'nın 2020/T-26 sayılı kararının İPTALİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 373,2‬0-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,<br>\t4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 89,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 9.000,00-TL bilirkişi ücreti, 150‬,00-TL tebligat ve posta gideri, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan 11.201,6‬0‬-TL yargılama giderine, 54,40-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 11.310,4‬0-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t6-Davalılar tarafından ilk derece yargılamasında ve istinaf aşamasında yapılan herhangi bir gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,  <br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t8-Davacıdan peşin olarak alınan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde  davacıya iadesine,<br>\t9-Davacı kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden ve birden fazla duruşma yapıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 20.400,00-TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\tDair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı şirket, davalı ...vekilinin yüzlerine karşı, yapılan açık yargılama sonucunda 20/03/2024 tarihinde HMK'nın 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/03/2024<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 20/04/2024<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br>     Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d5dffd01d06e152d","SID":"7ce47687d4492039"}}