{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/352 <br>KARAR NO\t\t: 2024/741<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18.12.2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/999 E.<br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ\t: 05.04.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05.04.2024<br><br>\tManisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.12.2023  tarih 2023/999 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tTALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, davalı ile müvekkili şirket ... A.Ş. arasında imzalanan 22.12.2021 tarihli yazılı hisse devir sözleşmesi gereğince ... A.Ş.’ye ait 39.000 adet hissenin davalıya devredildiğini, ancak davalının söz konusu hisse devir bedelinin tamamını müvekkili şirkete ödemediğini, davalının devraldığı hisselerle ilgili olarak alacağının büyük kısmını ödemediğini belirterek dava konusu pay senetlerinin üçüncü kişilere devrinin önlemesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesi ve dava sonuçlanıncaya kadar davalının mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarınının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.   \t<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece, taraflar  arasında iş sözleşmesi yapıldığını, sözleşme uyarınca davalıya 39.000 adet hisse devredildiğini, hisse devir sözleşmesinde 250.000 TL'lik kısmının ödendiği kalan 625.000 TL tutarındaki kısmının iş sözleşmesinin 8. maddesinde primlerle ödeneceğinin yer aldığı, davacının sözleşmeden döndüğünü ve alacak talebinde bulunduğu, davacının hisse devrinin  önlenmesi talebinin dava dilekçesinin netice-i talep kısmında yer almaması nedeniyle tedbire konu edilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle reddedildiği, davacının ihtiyati haciz talebi yönünden ise ödeme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, alacağın muaccel olup olmadığı, alacağın çekişmeli hale geldiği ve yapılacak yargılama ile ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığı belirleneceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı ihtiyati tedbir isteyen (davacı) vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, her ne kadar yerel mahkemece 18.12.2023 tarihli ara kararı ile alacağın sözleşme konusu olup, davacının tedbir talep konusu yaptığı hisse devirlerinin önlenmesi talebinin dava konusu olmadığı gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmişse de dava dilekçesinde davalıya 22.12.2021 tarihli yazılı hisse devir sözleşmesi devri sağlanan 39.000 adet pay senedinin üçüncü kişilere devrinin önlemesi için tedbir konulmasının talep edildiği, talebin hisse devir sözleşmesinden dönülmesi ve davalının bedelini ödemediği pay senetlerinden doğan maddi zararın iadesine ilişkin olup davalının kendi adına tescilli pay senetlerinin 3.kişilere devri halinde tarafımızca talep edilen maddi zararın tahsilinin imkansız hale geleceğini, her ne kadar yerel mahkeme ara kararı ile ihtiyati haciz talebine yönelik olarak alacağın çekişmeli hale geldiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de müvekkilinin tacir olduğu ve borcun vadesinin geçtiği, rehinle de temin edilmediği açık olup müvekkili şirketin  ticari olarak zarar görmemesi amacıyla ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin yerel mahkemenin 18.12.2023 tarihli ara kararının istinafına ilişkindir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavacı, sözleşmeden döndüğünü belirterek ödenmeyen hisse bedeline ilişkin zararının ödenmesini talep etmiş olup, davacının talebinin ödenmeyen alacak istemine ilişkin olup, söz konusu hisselerin dava konusu olmadığı, bu durumda HMK'nun 389.maddesi gereğince devir konusu hisselerin taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmaması nedeniyle yerel mahkemece koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. <br>\tDiğer taraftan davalının, davacı şirket nezdinde 01/01/2022 tarihinde  \"Genel Müdür\" sıfatı ile çalışmaya başladığı, iş akdinin 29/08/2022 tarihinde feshedildiği, taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinin \"Prim\" başlıklı 8. maddesi uyarınca davalıya aylık 250.000 TL'den az olmamak üzere net prim ödeneceğinin kararlaştırıldığı, yine 22.12.2021 tarihli  hisse devir sözleşmesi gereğince 39.000 pay senedinin toplamda 975.000,00 TL bedelle davalıya devredilmesine ve devir bedelinin 675.000,00 TL'sinin taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 8.maddesi uyarınca davalıya ödenecek olan primlerden tahsil edilmesine karar verildiği, ancak davalının iş akdinin davacı tarafça 29/08/2022 tarihinde feshedilmesiyle birlikte hisse devir bedelinin davalıya ödenmesi kararlaştırılan primlerden karşılanma imkanının kalmadığı, davalı tarafça feshin haksız olduğunun tespiti hususunda davalı tarafından İzmir 19. İş Mahkemesi'nin 2022/391 E sayılı dosyasında açılan davanın derdest olduğu, bu şekilde fesihle birlikte talep konusu alacağın çekişmeli hale geldiği, somut olayda İİK 257. maddesine göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için aranan  muaccel ve vadesi gelmiş bir para borcunun varlığından söz edilemeyeceği gibi, yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğinin de söylenemeyeceği, bu itibarla davacının ihtiyati haciz talebinin reddine  ilişkin yerel mahkeme ara kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, dolayısıyla davacı vekilinin istinaf itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılarak, yerel mahkeme ara kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir/haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati tedbir/haciz talep eden davacı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 276,90 TL harcın ihtiyati tedbir/haciz talep eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeni ile ihtiyati tedbir/haciz talep eden davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05.04.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8347e9ecd0f88890","SID":"6aa75b38db355000"}}