{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/1945 <br>KARAR NO\t\t: 2024/693<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/10/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/504 Esas 2020/292 Karar<br>DAVA\t\t: Alacak <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 26/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/03/2024<br><br>Davacı  vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:              <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir Gümrük Müdürlüğü'nün denetim ve gözetiminde A tipi gümrüklü antrepoculuk ile karayolu ile başta Almanya ve Avusturya olmak üzere Avrupa ülkelerine taşıma hizmetleri sunduğunu, davalı ile aynı zamanda yükleme noktası hükmünde olup eşyanın gabari ölçüleri dahil taşımanın bilgileri belirtilen ve davalının talimatlarını içeren davalı tarafın fuar konusu eşyasının taşınması hakkında 06/01/2017 tarihli \"Nakliye Sözleşmesi\" akdedildiğini, işbu sözleşme hakkında yapılan e-posta yazışmaları sırasında davalı tarafından herhangi bir olumsuz bildirim ve itirazda bulunulmadığından 6098 sayılı TBK M.5/1 ve M.6/1 hükümleri uyarınca işbu sözleşme metninin içeriğinin ve sözleşme ilişkisinin kesinleştiğini, konunun \"Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi\" olduğunu, gerek davaya konu nakliye sözleşmesi ve gerekse 1975 tarihli tır sözleşmesi uyarınca azami gabari sınırının aşıldığını, müvekkili şirkete verilen trafik cezaları nedeniyle müvekkili şirketin zararlarının aynen giderilmesinin davalının yasal zorunluluğu olduğunu, işbu sözleşme metni aynı zamanda yükleme noktası hükmünde olduğundan yüklemenin davalı yanın talimat ve gözetimine göre yapıldığını, dolayısıyla yüklemenin gabari sınırını aşmakta olduğunun da davalı yanca bilinmediğini, gabari sınırının aşılması nedeniyle trafik cezalarına taraflarının maruz kaldığını, dış ticaret işlemlerinde Tükriye Gümrük Bölgesi'ne giren eşyanın transit rejime konu olmadığı müddetçe ya herhangi bir antrepoda ya da kurumun supalan bölgesinde gümrük işlemlerinin tamamlanıp serbest dolaşıma konu olana dek bekletildiğini, buna binaen fuar sonrası davalı yanın taşıma konusu eşyasının Türkiye 'ye döndüğünde müvekkili şirketin davalıya vermekte olduğu değere binaen taşınan yükün taşınan yükün hassas ve değerinin yüksek olması nedeniyle supalan bölgesinde eşyanın bekletilmesi karşılığında kuruma ödenecek ücretin altında bir ücret karşılığında müvekkili şirketin kendisinin işlettiği antrepoda davalıya hizmet verdiğini, tüm bunlara karşılık davalının Türkiye dönüşü keşide ettirdiği ihtarnameleri kendilerinin onayları alınmaksızın düzenledikleri gerekçesiyle kabul etmeyerek noterlik kanalıyla keşide ettirdikleri ihtarnameler ile iade edildiğini bildirerek; davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.150,00-€ ile 7.277,70-TL tutarındaki alacaklarının ilgili faturaların fatura tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.                <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin  \"... Sk. No:... ... ... ...\" adresinde bulunan işyerinde ticari ve hobi amaçlı tekne imalatı, satışı ve ihracatı işi ile iştigal ettiğini, tanıtım ve satış faaliyetleri kapsamında da gerek yurt içi ve gerekse yurt dışında gerçekleştirilen fuarlara katılarak teknelerini sergilediğini, müvekkili şirketin Dusseldorf'da düzenlenecek tekne fuarında sergilemek üzere 3 adet teknesinin davacı şirketin araçları ile Dusseldorf'a götürülüp getirilmesi işi hususunda anlaştıklarını ve buna ilişkin 06/01/2017 tarihli 2 adet Nakliye Sözleşmesi imzalandığını, iki adet tekne nispeten küçük olduğu için bir tıra birlikte,  üçüncü teknenin de ayrı bir tıra yüklendiğini, akabinde bu işleme dair gümrük beyannamesi düzenlenmek suretiyle resmi mercilere başvuru ve bilgilendirmeler yapılarak tırların yola çıktığını, Dusseldorf Fuarı'na tekneleri ulaştırdıklarını, fuarın bitimini takiben teknelerin tekrar tırlara yüklenerek Türkiye'ye geri getirildiğini, sözleşmeler gereği işbu nakliye hizmetine ilişkin davacı şirketin alacağı ücretin de tamamen ödendiğini, davacı tarafın tırlar ülkeye gelip tekneler müvekkiline teslim edildikten sonra sözde tekneler yüzünden tırlara yurtdışında trafik cezası kesildiğini ve bu cezaların müvekkilce ödenmesi ayrıca tırların yurda dönüşte antrepoda beklediği günler içinde müvekkili şirketin ödeme yapması gerektiğini iddia etmeye başladığını, davacı tarafın iddia ve taleplerinin hukuki olmayıp müvekkili şirketçe kabul edilmediğini, ...'nda davacı şirkete kesildiği iddia edilen trafik cezalarının gönderici olan müvekkili şirketçe ödenmesi gerektiğine dair bir hüküm bulunmadığını, davacı şirketin müvekkilinden tır bekleme ve antrepo ücreti talep etmesinin de kanuna aykırı olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>MAHKEMECE: \"...Dava, uluslararası mal taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan trafik cezası ve bekleme ücretlerine ilişkin zararın tazmini istemine ilişkindir.<br>Taraflar arasında uluslararası taşımacılık konulu 06.01.2017 tarihli nakliye sözleşmesinin akdedildiği, sözleşme konusu teknenin taşıma işlerinin davacı taşıyıcı tarafından yerine getirildiği, taşıma bedelinin davalı taraftan davacıya ödendiği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.<br>Uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun; uluslararası mal taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen gabari sınırının aşılması nedeni ile trafik cezalarından kimin sorumlu olduğu; ...supalan bölgesinde eşyanın bekletilmesi karşılığında kuruma ödenecek ücretin altında ücret karşılığında davacı tarafın işlettiği antrepoda davalı tarafa hizmet verilip verilmediği; bu çerçevede dava dilekçesinde yer alan 16.02.2017 tarih 107139 sayılı 3.061,08 TL ve aynı tarih 107137 sayılı 4.216,62 TL; 09.02.2017 tarih 207079 sayılı 850,00 Euro ve 10.02.2017 tarih 107086 sayılı 3.300,00 Euro bedelli faturalardan dolayı davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, varsa tutarının ne kadar olduğu hususlarındadır.<br>Tüm dosya içeriği ve delillerin, özellikle bilirkişiler kök raporu ve ek raporlarının değerlendirilmesi sonucunda;<br>Davacı tarafından davalı aleyhine, 06/01/2017 tarihli nakliye sözleşmesine istinaden taşıma ve gümrükleme işlemleri için tanzim olunan 09/02/2017 tarih ve 107079 sayılı 850,00-€, 10/02/2017 tarih ve 107086 sayılı 3.300,00-€, 16/02/2017 tarih ve 107139 sayılı 3.061,08TL, 16/02/2017 tarih ve 107137 sayılı 4.216,62 TL olmak üzere toplam 4.150,00-€ ile 7.277,70 TL tutarındaki faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen noter aracılığı ile davacıya iade edilerek davalının defter kayıtlarına alınmadığı, <br>Türkiye'ye dönüş tarihinin Cuma gününe rastlaması nedeniyle ... deniz yolu ile Çeşme Limanına gelen taşıma araçlarına ilişkin gümrük işlemleri Cumartesi ve Pazar günleri de dahil, Çeşme Gümrük Müdürlüğünce gece ve gündüzün her saatinde işlem yapılarak, taşıma araçlarının ilgili gümrüklerine sevk edildiği, <br>Davacı ...A.Ş tarafından Çeşme Gümrük Müdürlüğünden sevk ile, İzmir Gümrük Müdürlüğünce ithalat işlemleri yapılacak eşyaların, TCDD Alsancak supalan sahasına getirilmesi gerekirken, ayrıca antrepo ardiye ücreti kazanımına yönelik kendi işletmeciliğini yaptıkları Pınarbaşında bulunan gümrüklü antrepoya götürdükleri, böylece, eşyalar için ayrıca antrepo beyannamesi verilmesinin zorunlu hale getirilerek, gümrük prosedürleri yönünden de işlemlerin uzamasına ve fazladan gümrük işlemi ücreti verilmesine yol açıldığı; oysa TCDD tarafından işletilen ve günlük giriş - çıkış için 25 Euro, 24 saatlik (gece kalmışsa) 30 Euro olan daha ekonomik ücret ile sadece serbest dolaşıma giriş beyannamesi verilmek suretiyle, aynı saha içinde görev yapan gümrük personelince daha kısa sürede işlemlerin tekemmül ettirilmesinin mümkün olduğu,<br>Davacı ...A.Ş tarafından ibraz edilen sözleşmeye, sonradan el yazısı ile 8. madde ilave edilerek \"Mallarınızın yandan taşmasından dolayı (Gabari) Avusturya'da gelecek cezalar tarafınıza yansıtılacaktır\" maddesinin ilave edildiği, bu maddenin, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ibraz ettiği aynı sözleşmede yer almadığı, dolayısıyla ilave edilen bu maddenin davalı şirket yönünden bağlayıcı olmadığı,<br>Uluslararası eşya taşıma işlemi yapan davacı ...A.Ş'nin basiretli bir taşımacı olarak eşyaların taşınmasına uygun araçlar ile taşıma yapması gerektiği halde yükleme aşamasında 40'ar cm'lik taşmaları görmesi ve ona göre taşıma aracı ile işini yapması gerektiği, yurt dışında kesilen 850,00€, 3.300,00€ cezalara ilişkin dava dosyasında herhangi bir belgenin yer almadığı, dolayısıyla bu cezalardan dolayı davalıya sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, bu yöndeki talebi tamamen yersizdir. <br>Buna karşılık, gümrük prosedürleri yönüyle davacının davalıdan talep ettiği 16/02/2017 tarih ve 107139 sayılı 3.061,08TL, 16/02/2017 tarih ve 107137 sayılı 4.216,62TL olmak üzere toplam  7.277,70 TL tutarındaki fatura bedelleri ile ilgili olarak; tır araçlarının en geç 12 saat içerisinde İzmir Gümrük Müdürlüğü denetimindeki supalan sahasına gitmelerinin gerektiği, varış tarihlerinin haftasonu olması ve işlemlerin aynı gün yapılmak istenmesi halinde gümrük idaresine önceden müracaat ile mesai talebinde bulunabileceği veya hafta başında gümrük işlemlerinin yapılması halinde 1 gün içerisinde işlerin tamamlanabileceği, TCDD İşletme Müdürlüğünün yazısında belirtildiği üzere 1 günlük bekleme ücretinin 30 Euro olduğu, haftasonu itibari ile işlemlerin yapılması halinde 1 günlük, haftabaşında yapılması halinde 3 günlük bekleme ücretinin TCDD Lojistik Müdürlüğüne ödeneceği, bu durumda taraflar arasındaki ilişkinin kapsamı ve maliyeti, menfaatler dengesi ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek davacının davalıdan en fazla 3 x 30,00 Euro = 90,00 Euro bekleme ücreti isteyebileceği, fazlaya ilişkin bekleme ücreti talebinin yersiz olduğu kanaatine varılmıştır. '' gerekçesi ile; <br>Bu açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM  :<br>Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve hakimin taktirine göre:\t <br>I-Davanın KISMEN KABULÜNE,<br>90,00 Euro'nun temerrüt tarihi 21/02/2017 den itibaren işleyecek  Euro alacakları için 3095 sayılı Kanunun 4/a.maddesi uyarınca kamu bankalarınca 1 yıllık döviz mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, sözleşmenin  8.maddesine şerh düşüleceğinin hem mail hem de sözlü olarak bildirildiğini ve hatta yapılan revizenin davalı yana e mail olarak gönderildiğini, davalı yandan da buna ilişkin herhangi bir şerh ya da itiraz bildirilmediğini, buna rağmen yerel mahkemenin vermiş olduğu kararıyla ilave edilen bu maddenin davalı şirket yönünden bağlayıcı olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme rağmen anılan bu revizenin kendilerine bildirildiğini, bu durumun ... tekne sorumlularına e-mail ve telefon yolu ile bilgi verilerek müvekkil şirket tarafından basiretli tacirlik görevinin tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, yapılan işbu işlemlere de ne davalı firma ne de gümrük müşavirliği yetkililerince herhangi bir itiraz edilmediğini, müvekkil şirketin maddi ve manevi zarara uğramakla son derece mağdur durumda olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan tespit ve buna bağlı olarak kurulan aleyhe hükmün kabulünün mümkün olmadığını belirterek, yerel mahkemenin fazlaya ilişkin ret edilen kısmına dair usul ve yasaya uymayan ilamının itirazen kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:  alacak istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; denetime elverişli ve açık bilirkişi heyeti rapor ve ek raporuna, taraflar arasında imzalanan 06/01/2017 tarihli 2 adet Polyester teknenein taşınmasına ilişkin sözleşmede davalının, trafik cezalarından sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmamasına, her ne kadar davacının sunduğu sözleşmeye el yazısıyla 8. Madde eklenmekle davalının trafik cezalarından sorumlu olacağı belirtilmiş ise de; davalının sonradan eklenen bu maddeye ilişkin sözleşme üzerinden bir parafı, başkaca da bir muvafakati olduğuna ilişkin davacı tarafça bir belge sunulmamış olmasına, ardiye ücretine ilişkin kesilen faturalara ilişkin talep yönünden ise; davalının, eşyanın davacının ardiyesinde  bekletilmesine ilişkin bir muvafakatinin olduğunun davacı tarafça ispatlanamamasına, davacının ancak supalan bölgesindeki en fazla 3 günlük ardiye ücretine talep edebilecek olmasına , mahkemece ardiye ücretine ilişkin kurulan hükmün yerinde olmasına  göre davacı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/10/2020 tarih ve 2019/504 Esas 2020/292 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,  <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 26/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97827c018b71138e","SID":"1e42a7565a09b536"}}