{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1440 <br>KARAR NO\t\t: 2024/728<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/1180 Esas 2021/543 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 04.04.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04.04.2024<br><br>\tİzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.06.2021 tarih 2018/1180 Esas 2021/543 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :  Davacı vekili,  dava dışı ... A.Ş. 'nin davacı nezdinde Montaj Bütün Riskler Sigortası ile sigortalı olduğunu, dava dışı şirkete ait çalışma sahasında yaşanan hırsızlık nedeni ile sigortalının zarar gördüğünü, davacı tarafından sigortalıya  71.062,49-TL öeme yapılmak suretiyle zararın karşılandığını, hırsızlık olayında davalının kusurlu olduğunu, davacının hasar ile ilgili sigortalısına ödeme yaparak üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik aldığını, davalıya yapılan ihtara rağmen ödeme yapılmadığını belirterek;  fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla  71.062,49-TL'nin ödeme tarihinden işleyecek faizi ile birlikte rücuen davalıdan tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, dava dışı ...  A.Ş ile davalı arasında herhangi bir özel güvenlik hizmet sözleşmesi bulunmadığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, özel güvenlik zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi  gereğince davanın ... Sigorta A.Ş.'ne ihbarının gerektiğini, davacı ile  dava dışı ... A.Ş. arasında güvenlik gözetim hizmetlerinin görülmesi için hizmet sözleşmesi düzenlendiği,  sözleşmenin akdedildiği tarihte  hizmet verilecek alanda herhangi bir şantiye / inşaat faaliyetinin mevcut olmadığını, hırsızlık olayının gerçekleştiği alandaki inşaat faaliyetleri  yoğunlaşınca daval tarafından alınması gereken önlemlerin bildirilmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını, hırsızlık olayının oluşumunda davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluğun bulunmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigorta şirketi ile sigortalısı ... A.Ş. arasında 05.09.2018 tarihli montaj tüm riskler sigorta poliçesi, sigortalı yüklenici ... A.Ş. ile eser sahibi  ... A.Ş. Arasında ise eser sahibinin ... ili ... ilçesi ... bedesindeki fabrikasında soğutma sistemi imalat ve çalışır vaziyette teslimi konusunda 19.12.2017 tarihli eser sözleşmesi ve dava dışı fabrika sahibi  ... A.Ş.  ile davalı şirket arasında ise 17.10.2016 tarihli özel güvenlik sözleşmesi imzalandığı,  09.07.2018 tarihinde dava dışı  ... A.Ş.  ait fabrika inşaat sahasında dava dışı sigortalısı ... A.Ş.’nin yapımını üstlendiği soğutma sistemine ait elektrik kabloların çalındığı,  davalı şirketin, dava dışı güvenlik hizmeti alan ... A.Ş. ‘nin ... Organize Sanayi Bölgesi ... Sokak No:... .../... adresinde bulunan bina, tesis ve idari binasının güvenlik ve gözetim hizmetinin verilmesinde, özel güvenlik sözleşmesi hükümleri ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun hükümleri kapsamında güvenlik tedbirlerinin alınması ve uygulanmasında yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediği, bu nedenle davalının güvenlik hizmet sözleşmesinin kapsamında bulunan adreste meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle dava dışı sigortalı şirketin uğradığı zarardan sorumlu olduğu, bununla birlikte  ... A.Ş.’ye bildirildiği halde, fabrika sahasının aydınlatma eksikliğinin giderilmesi, bozuk olan güvenlik kamera sistemlerinin aktif ve çalışır hale getirilmesi, güvenlik personeli sayısının artırılması konusunda güvenlik tedbirlerinin alınmasında geciken ve sorumluluklarını yerine getirmeyerek  kusurlu olduğu, dava dışı sigortalının ise yapımını üstlendiği soğutma sistemi ekipmanlarının güvenliğinin sağlanması konusunda özel bir yükümlülüğü bulunmadığından sigortalı  kusurunun bulunmadığı, bu şekilde davaya konu hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı şirket ile  dava dışı ... A.Ş.’nin % 50 oranında eşit kusurlu olduğu, muteselsil sorumluluğun söz konusu olduğu durumlarda alacaklının, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçuların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebileceği, borcun tamamı ödeninceye kadar bütün borçluların sorumluluğunun devam edeceği, kusur oranında sorumluluğun, zarar sorumluluların kendi aralarında açacakları rücu davasında dikkate alınabileceği, davacının dava dışı sigortalısına 15.08.2018 tarihinde 9.497,54 Euro ödeme yaptığı, ödenen zarar miktarının piyasa koşullarıan ve sigorta poliçesi hükümlerine uygun olduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği tutarı TL cinsinden talep ettiği, ödeme tarihi olan 15.08.2018 tarihi itirabiriyle Merkez Barkası Efektif Satış Kuruna göre 1 Euro=6,9731 TL olup ödeme tarihi itibariyle TL cinsinden zarar miktarının (6,9731 x 9.497,54)=66.227,30 TL olduğu, belirtilerek davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı  ve davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacı şirketin ödemiş olduğu 9.497,54 EURO'nun TL cinsinden değeri 71.062,49-TL olduğunu, yerel mahkeme tarafından kur yanlış tespit edilerek şirketin alacağının 66.227,30-TL olduğuna karar verildiği, eksik hesaplama yapıldığını belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili, davacının sigortalısı olan dava dışı ... A.Ş ile davlı şirket arasında herhangi bir özel güvenlik hizmet sözleşmesi  bulunmadığından davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, hırsızlık olayı hakkındaki savcılık soruşturmasının akıbeti ve soruşturma neticesinde açılmış ise ceza davasının sonucunun beklenmediğini, tarafların delil olarak dayanmadıkları bir eser sözleşmesinin hükme esas alındığını,  karara dayanak alınan bilirkişi raporları da denetime elverişli ve maddi olaya uygun olmadığını, keşif yapılmaksızın rapor düzenlendiğini,  bilirkişilerin kendilerine verilen görevin sınırlarına çıkarak hem hukuki değerlendirme yaptığını, eser sözleşmesinde yüklenici olan dava dışı sigortalı şirketin eser tesliminden evvel bu konuda gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunu, davaya konu kabloların muhafaza edilmesinin sigortalının sorumluluğunda olduğunu, montaj işleminin başladığı tarihin 05/04/2018 olduğunu,  güvenlik sözleşmenin akdedildiği tarihte hizmet verilecek alanda herhangi bir şantiye / inşaat faaliyeti bulunmadığını, davalının gerekli uyarıları yapmasına rağmen eser sahibi şirketin önlemleri almadığını, basiretli davranmadığını, davalının kusur ve sorumluluğunun söz konsu olmadığını, eksik inceleme yapıldığını, belirterek; kararın kaldırlmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, montaj bütün riskler sigortası sigorta poliçesi kapsamında rücuen tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine  karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tToplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, eser sahibi şirketin inşaat sahasının güvenlik hizmetinin davalı tarafından üstlenilmesine, sigortalı şirketin eser sahibi şirketin alt yüklenicisi olup eser sahibi şirketin inşaat sahasında edimini yerine getirirken meydana gelen hırsızlık nedeniyle zarara uğramasına, sigortalı şirketinin zararının davacı tarafından sigorta poliçesi kapsamında giderilmesine, olayın oluşumunda davalı ile dava dışı eser sahibi şirketin eşit oranda kusurlu oluğunun tespit edilmesine, kusur ve rücuya konu tazminatın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, davacının ödediği tazminatı halefiyet ilkesi gereğice gerçek zarar miktarı üzerinden kusur oranına isabet eden bedel nispetinde ve ödediği miktar ile sınırlı olmak üzere rücu edebilcek olmasına, müteselsil sorumluluk ilkesi kapsamında tazminatın tamamının sorumluların bir kısımından da talep edilebilecek olmasına, alacağa ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, doğru şekilde yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki efektif döviz kuru karşılığı olan Türk Lirası karşılığı üzerinden davalının sorumluluğu cihetine gidilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Tarafların istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL'den peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsiline,<br>\t3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 4.523,99-TL'den peşin alınan  1.130,99-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 3.393‬,00-TL'nin davalıdan tahsiline,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeni ile tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae17e9315952663a","SID":"e5bba755c9ab92ad"}}