{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/167 <br>KARAR NO: 2024/534<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2020<br>NUMARASI: 2017/305 E. -  2020/172 K.<br>DAVANIN KONUSU Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulduğu, davalı tarafından istinaf harçlarının başvuru sırasında yatırılmaması üzerine ilk derece mahkemesince HMK'nın 344. maddesi uyarınca tebliğ edilen muhtırada gösterilen süre içinde istinaf peşin karar harcının tamamlanmaması nedeniyle davalının istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına dair ek kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosyanın istinaf incelemesi için Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili  şirketin, ... şirketi aracılığıyla Ghana'da bulunan ... Ltd. Şirketine sattığı akülerin yüklendiği iki adet konteynerin İzmit Körfezi-Ghana Takoradi arasındaki taşıma için davalı ile taşıma sözleşmesi yapıldığını, yükün en geç 15.03.2016'da varış limanında olacak şekilde 02.02.2016 tarihinde davalı ... ait gemiye, davalı ... tarafından düzenlenen navlun faturası ve iki ayrı konişmento ile sevk edildiği, emtianın süresinde teslim edilmediğini, gecikme süresince 3 kez gemi değişikliği yapıldığını, gecikmeden sonra davalı ...'ün müvekkili ile davalı ...'e gönderdiği 15.04.2016 tarihli e-posta ile yüklemede yaklaşık 80 gün gecikme bulunduğu ve geminin Takoradi Limanına 24.05.2016 tarihinde varmasının beklendiğinin bildirildiğini, emtianın kararlaştırılan tarihten 70 gün sonra 25.05.2016 tarihinde varma limanına getirildiğin, teslim sırasında ürünlerde hasar belirlenmesi üzerine survey incelemesi yapılmasına karar verilerek, malların alıcıya teslim edilecek adrese nakledildiğini, 04.06.2016 tarihinde yapılan ve davalı ... yetkilisinin de katıldığı survey incelemesinde ambalajlarının terleme nedeni ile ıslandığını, akülerin boşaldığının belirlendiğini, konteynerlerin uzun süre gemide kalması ve iklim değişikliğinin hasara neden olduğunu, müvekkilinin kutuların ıslanması nedeniyle ürünlerde 7.005,30 USD hasar oluştuğunu, ayrıca akülerin şarj edilmesi için yapılan ekstra nakliye ve yükleme masrafları için 17.389,50 USD olmak üzere toplam 24.394,80 USD zarar oluştuğunu, alıcının emtia bedelini peşin ödemesi nedeniyle, oluşan hasarı aracı şirkete fatura ettiğini, aracı şirketin de bu miktarı müvekkilinin cari hesabından mahsup ettiğini ileri sürerek, şimdilik 13.622,00 USD'nin davalılardan, dava tarihinden itibaren işleyen kamu bankalarının USD mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Tic.Ltd.Şti. vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu olup, taşımanın davalı ... tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle taşımanın gecikmesi ve yükteki hasardan dolayı müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, 2017/84 Esas sayılı dosyada 11.09.2017 tarihli oturumda davalı ... Tic.Ltd.Şti açısından davanın ayrılmasına karar verilmiş ve bu dosya üzerinden yargılama yapılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... dosyada mevcut ve davacı satıcı ... tarafından dava dışı alıcı ... Ltd. adına düzenlenmiş olan 21.1.2016 tarihli, ... ve ... numaralı faturaların incelenmesinden dava konusu emtianın 'CIF Takoradi' teslim şekli ve peşin ödeme kaydı ile satılıp gönderildiği, CIF satımda malların yükleme limanında gemi küpeştesini aştığı andan itibaren yarar ve hasarın alıcıya intikal edeceği, hasarın alıcıya geçmiş olması ile ifade edilmek istenen taşıma sırasında meydana gelen hasardan satıcının hukuken etkilenmemesi ve eğer satış bedelini tahsil etmişse, iade etmekle yükümlü olmaması; tahsil etmemişse, bu alacağını kaybetmemesi ise de, satıcının hukuki durumunda herhangi bir kötüleşme olmadığı hâlde, satış bedeli henüz ödenmemiş ise satıcının da zarar görebileceğini kabul edilerek, davacının 2016 yılı ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılmış,  hazırlanan 11/07/2019  tarihli  bilirkişi raporunda, davacı taraf defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, davacının defter kayıt ve yardımcı muavin defter dökümlerindeki dava dışı ... müşteri hesabında yapılan inceleme neticesinde, ... müşterisinin hesabından 03.11.2016 tarihli ... nolu 62.696 TL (20.000,00 Usd) 03/11/2016  tarihli ... n.olu 20.586,83 TL (6.567,19 Usd) masraf ve hasar faturalarının  mahsuplaştırıldığı, davacının 26.657,19 Usd zarar kaydının defter kayıtlarda tespit edildiği görülmekle davacının aktif husumet ehliyetine sahip olduğu, TTK m. 921 uyarınca ücret olarak taşıma giderlerini de içeren tek bedel kararlaştırılmışsa taşıma işleri komisyoncusunun taşımaya ilişkin olarak taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olacağı hususunun hüküm altına alındığı,  davalının taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket ettiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, dosyaya sunulan ve davalı ... tarafından davacı ... adına düzenlenmiş bulunan 2.2.2016 tarih ve ... numaralı faturada 'navlun: 2025 Amerikan Doları'; '... - 30.1.2016'; konişmento numarası ..., '...' kayıtları yer aldığı, aynı tarihli, ... numaralı faturada ise 'navlun: 2025 Amerikan Doları'; 'Safmarine Benguela -30.1.2016'; konişmento numarası ..., 'Ev Yap-Takoradi' kayıtları yer aldığı görülmekle sözkonusu faturalarda taşıma giderlerini de içeren tek bedelin yer alması karşısında davalı ... TTK m. 921 hükmü uyarınca taşımanın tamamı bakımından taşıyıcı sayılacağı dolasıyla pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, fili taşıyan ...  ve onun taşıma borcunun ifasında kullandığı adamlarının eylem ve ihmallerinden TTK m. 1191/1 uyarınca sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamı ile uyumlu, hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporu doğrultusunda, taşımaya ilişkin konşimento kayıtlarına göre dava konusu konteynerlerın 30.01.2016 tarihinde gemiye yüklendiği, 26 Mayıs 2016 tarihinde Takoradi Limanına ulaştığı, taşımanın yaklaşık olarak 4 ayda tamamlanabildiği İzmit'ten Takoradi Limanına mesafenin 4616 mil olduğu dikkate alındığında taşıma süresinin en fazla 35-40 günde tamamlanması gerekirken yaklaşık olarak 2,5-3 aylık bir gecikme söz konusu olduğu, gecikme nedeniyle, konteynerların üzerindeki sıcaklık ve soğukluk (iklimsel) koşullarının değişmesi ve bu iklimsel değişikliklere 4 ay gibi çok uzun süre maruz kalması sonucu konteynır içinde yoğuşma başladığı ve konteynır içindeki paletlerin içerdiği suyun buharlaştığı, dolayısı ile karton kutularda hasarların meydana gelmesine neden olduğu, hasar konteyner içi yoğuşmadan meydana gelmiş ise de hasarın esas sebebinin taşımanın normalden 2,5-3 ay daha fazla bir süre içinde yapılmış olmasından kaynaklandığı, dosyada mevcut elektronik posta yazışmalarına göre hasar ihbarının daha gemi tahliye limanına varmadan önce yapıldığı, dosyaya sunulan 10 Haziran 2016 tarihli Durum/Hasar Ekspertiz Raporunda, hasar maliyeti olarak; ıslak/yırtık akü kutularının yenilenmesi, zayıf akülerin yeniden şarj edilmesi ve bu işlem için gerekli taşıma işlemleri karşılığı olarak 24,394,80 Dolar olduğu belirtilmiş ise de, hasarın ıslanmanın taşımadaki olağan dışı gecikmeden meydana geldiği kanaatiyle, ekspertiz raporunda belirtilen 12.49 V- 12.53 V aralığındaki akülerin aracı çalıştıracağı; ayrıca akünün alıcısında beklemesinin de olası olduğu, bu nedenle akülerin teslim sırasında yeniden şarj edilmesine ihtiyaç olmayacağı,dolayısıyla davacının akülerin yeniden şarj edilmesi gibi bir maliyeti taşıma hasarına eklemesinin yerinde olmadığı, taşıma kapsamında talep edilebilecek hasar miktarının,  ıslak/yırtık akü kutularının yenilenmesi kalemi ve işçilik masrafları ile sınırlı olması gerektiği, ekspertiz raporuna göre bunun da karton kutuların yenilenmesi için 7,005.30 USD, işçilik için ise 2.400 USD olmak üzere toplam 9.405,3 USD den oluştuğu, dava dışı ... şirketi tarafından davacının zararının 5.678,56 USD lik kısmının 18/11/2016 tarihinde karşılandığı görülmekle zarar miktarı olan 9.405,3 USD den  5.678,56 USD nin mahsubu ile davacının zararının 3.726,74 USD olacağı...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.726,74 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...Tic. Ltd. Şti.'den tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ABD menşeli .... şirketi aracılığıyla Ghana'da bulunan alıcıya sattığı akülerin iki adet konteyner içinde davacıya teslim edildiğini, davalının  İzmit Körfesi-Ghana Takoradi arası taşımayı üstlenerek emtiayı 15.03.2016 tarihinde varış limanında teslimini yüklendiğini, emtianın 02.02.2016 tarihinde dava dışı ... ... gemisine davalı şirketçe navlun faturası düzenlenerek ve 2 ayrı konişmento hazırlanarak sevk edildiğini, ancak emtianın yaklaşık 70 gün geç teslim edildiğini, geminin limana gelmesine rağmen belirlenemeyen bir nedenle rota değişikliği yapıldığını ve yükün başka limanlarda aktarılarak geminin 25.05.2016 tarihinde varış limanına geldiğini, teslimin gecikeceğinin geç bildirildiğini, uygun olmayan saklama koşullarında uzun süre taşınan emtiada hasar oluştuğunu, emtianın uzun süre kapalı konteynerde kalması nedeniyle hasarlandığının survey raporu ile belirlendiğini, alınan raporda da emtiadaki hasarın ve hasar giderme bedelinin belirlendiğini, hasarın taşımacının kusurundan kaynaklandığının  tespit edildiğini, buna rağmen raporda şarj masrafları ile bunların nakliyesi ve survey masraflarının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, ayrıca bilirkişilerin, akülerin şarj ihtiyacı ulunmadığına ilişkin tespitlerinin de yerinde olmadığını,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.Davalı  vekili,  istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece müvekkilinin hangi hukuki dayanakla taşıyan sıfatına haiz olduğu ve komisyon ücretinin ne şekilde alındığının araştırılmadan hüküm kurulduğunu, müvekkilinin taşıyan olmadığını ve TTK'nın 808. maddesi gereğince taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, 10.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda, bu hususun belirlenmesine rağmen 11.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin taşıyan olarak nitelendirilebileceğinin belirtildiğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini,TTK'nın 1185.maddesine göre hasar ihbarı yapılmadığından davanın reddi gerektiğini, teslim öncesi hasar ihbarı yapılamayacağını, hasar ihbarının eşyanın gönderilene teslimi sırasında veya haricen belli olmayan hasarlarda üç gün içinde bildirilmesi gerektiğini, emtianın alıcısına teslimininden önce yapıldığı belirtilen ihbarla davanın kabul edilmesinin hatalı olduğunu, usulüne uygun hasar ihbarı yapılmadığı durumlarda davanın reddine karar karar verilmesi gerektiğini,Yapılan ekspertiz incelemesinde, hasarın nerede, ne zaman ve ne şekilde oluştuğuna  ilişkin bir bulgu ve nakliyecinin sorumluluğunu gerektiren bir tespit bulunmaması nedeniyle taşımacıya rücu edelemeyeceğine kanaat getirildiğini, hasara ilişkin düzenlenen herhangi bir tutanak bulunmadığını, multimodal taşımayı ihtiva eden olayda hasarın ne zaman, nasıl, nerede ve kimin sorumluluğunda gerçekleştiğinin belli olmadığını, hasarın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğinin TTK'nın 903. maddesi gereğince iddia eden tarafından ispatlanması gerektiğini, ekspertiz incelemesinin teslimden iki ay sonra yapıldığından TTK'nın 1178. maddesi gereğince müvekkilinin sorumlu olmadığını,Emtiada hasar bulunsa dahi sadece karton kutunun ıslanarak hasar gördüğü ve davacı ile satıcı arasında yalnızca ambalaj yenilenmesi ile sulh olunması nedeniyle sadece karton ambalajın ikame bedelinin talep edilebileceğini, ekspertiz raporundan 4. sayfasında emtiada hasar bulunmadığının belirlendiğini, 6. sayfasında da alıcı ile satıcının karton emtianın değiştirilmesi  için sulhe vardıklarının ve karton kutu ikame bedeli ve bu karton kutuların Gana 'ya nakliyesinin 5.678,56 USD olduğunun belirlendiğini, buna rağmen fazla talepte bulunulduğunu, mahkemece itiraza uğrayan mali müşavir bilirkişi raporu ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, 28.01.2019 tarihli raporda davacının uğradığını iddia ettiği zararları ispatlayamadığı ve ödeme belgesi bulunmadığını belirlediklerini, 11.07.2019 tarihli mali müşavir raporunda ise davacının kayıtlarında ... firmasının yapacağı ödemeden 26.657,19 USD mahsup ettiğini belirlediğini, satışın CIF olarak yapılması ile mal bedelinin peşin alındığını ve emtiaların gemi küpeştesini geçtikten sonra mala gelecek hasar ve zararın riskinin alıcıya ait olması nedeniyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, ilk raporda belirtildiği üzere davacının gerek ambalaj gerekse de işçilik ücreti ödendiğine dair hiçbir belgeyi dosyaya sunmadığını ve alacağın ispat edilmediğini, Mahkemece konteyner içi yüklemenin davacı tarafından yapıldığı, paletlerdeki nem oranının yüksek olmasından dolayı kalite hatası olduğu, dava konusu somut olayda tipik bir konteyner içi yoğunlaşma söz konusu olduğu belirlenmesine ve hasarın esal sebebinin konteyner içindeki paletlerin olduğunun belirlenmesine rağmen, hasardan taşımacının sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, hasara sebebiyet veren yoğunlaşmanın sebebinin konteyner içinde kullanılan kalitesiz paletler ve yetersiz ambalaj olduğundan TTK'nın 1182.maddesi uyarınca taşımacının sorumlu olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar  verilmesini istemiştir.Davalı vekili 17.11.2020 tarihli dilekçe ile hükme yönelik istinaf başvurusunda bulunmuş, ilk derece mahkemesince 224,12 TL harcın ödenmesi için davalı vekiline 17.11.2020 tarihli muhtırayı göndermiştir. Muhtıra davalı vekiline 25.11.2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı vekili muhtıraya karşı süresinde harçları yatırmamış 14.12.2020 tarihinde eksik harcı tamamlamıştır. İlk derece mahkemesince harcın tamamlanmaması nedeniyle 11.12.2020 tarihli ek kararla davalının istinaf başvurusundan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiştir. Davalı vekili, bu ek karara yönelik istinaf başvurunda bulunmuştur.Davalı  vekili, ek karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 21.09.2020 tarihli kararın kaldırılması için 16.11.2020 tarihinde ve süresinde istinaf başvurusu yapıldığını, mahkemece istinaf harcının eksik yatırılması nedeniyle 224,12 TL istinaf harcının tamamlanması için 17.11.2020 tarihli muhtıra gönderildiğini, muhtıranın 25.11.2020 tarihinde tebliği edildiğini, süresinde eksik harcın ödendiğini, ancak bu miktarın  224,12 TL'lik gider avansı olarak UYAP sistemine kaydedildiğini, harcın yatırılmasına ve başlatılan takip için mehil vesikası alınmasına rağmen mahkemece harcın yatırılmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve asıl istinaf başvuruları doğrultusunda ilk derece mahkemesinin asıl hükmünün kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, deniz yoluyla taşınan emtiada oluşan hasar bedelinin tazmini istemiyle açılmış bir maddi tazminat davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.\tİlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, davalı vekiline 03.11.2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı vekili 17.11.2020 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurarak 148,60 TL istinaf başvuru harcı, 89,60 TL tehiri icra karar harcı ödemiştir. Mahkemece eksik olan 224,12 TL istinaf karar harcının ödenmesi için 17.11.2020 tarihli muhtıra düzenlenmiş ve muhtıra 25.11.2020 tarihinde davalıya 7 günlük süre verilerek tebliğ edilmiştir. Mahkemece verilen süre 02.12.2020 tarihinde sona erecektir. Bu süre içerisinde davalı eksik harcı ödememesi nedeniyle mahkemece 11.12.2020 tarihli ek kararla davalının istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Davalı vekili, süresinde istinaf başvuru harcını gider avansı olarak yatırdığını belirtmiştir. UYAP'ta yapılan kontrolde muhtıranın tebliğ tarihi olan 25.11.2020 tarihinden sonra davalı vekili tarafından gider avansı  olarak 02.12.2020 tarihinde 250,00 TL yatırmıştır. Bu durumda, davalının mahkemenin gider avansına ilişkin bir talimatı olmaksızın harç tamamlama süresi içerisinde gider avansı olarak yatırılan miktarın, istinaf karar harcını ödemek amacıyla yatırıldığı kabul edilerek istinaf başvurusu incelenmesi gerektiğinden, davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin davalının istinaf başvurusun vazgeçmiş sayılmasına ilişkin 11.12.2020 tarihli ek kararının kaldırılarak, asıl hükme yönelik istinaf başvurusu incelenmiştir.  Böylece, her iki tarafın asıl hükme yönelik istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinde:Davacı tarafından, akdî ve fiili taşıyıcıya karşı açılan tazminat davası, akdî taşıyıcının konşimentodaki yetki/takhim itirazı nedeniyle ayrılmış ve eldeki davda sadece akdi taşıyıcıya yönelik yargılama yapılarak hüküm kurulmuştur. Uyuşmazlık, iki adet konteyner içinde parsiyel olarak taşınan akü emtiasının geç teslimi nedeniyle, konteyner içi yoğuşma nedeniyle oluşan hasardan taşımacının sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Davacı şirket, ABD menşeili ...  Şirketi aracılığıyla Ghana'da mukim ... Ltd. şirketine sattığı aküleri 2 adet 20 DC konteynere yükleyerek alıcıya teslim edilmek üzere İzmit Körfesi ile Ghana Takoradi arası taşınması için davalı şirket ile anlaşmıştır. Buna göre emtianın en geç 15.03.2016 tarihinde varış limanında olması gerekmektedir. Emtia 02.02.2016 tarihinde dava dışı fiili taşıyıcı ...'e ait Benguela gemisine davalı tarafından navlun düzenlenerek iki ayrı konişmento ile yüklenmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu olduğunu ve taşımadan kaynaklanan zarardan sorumlu olmadığını ileri sürmektedir. Taşıma komisyonculuğu sözleşmesi TTK'nın 917 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 917/1. maddesinde taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesi ile komisyoncunun eşya taşıtmayı üstlendiği belirlenmiş ve böylece sözleşmenin tanımı yapılmıştır. Yasal tanımdan anlaşılacağı üzere komisyoncunun edimi eşyayı taşımak değil, \"taşıtmak\"tır. Dolayısıyla bu tanımdan taşıma işleri komisyoncusunun taşımayı üstlenmiş bir akdî taşıyan olduğunun çıkarılması mümkün değildir. Aynı maddenin 3. fırkasında, bu kısım hükümler saklı kalmak kaydıyla komisyonculuk sözleşmesi ve eşya taşımasına ait konularda taşıma sözleşmesine ilişkin hükümlerin taşıma işleri komisyonculuğuna da uygulanacağı belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 918. maddesinde \"taşıtma\" borcunun kapsamı açıklanmıştır. TTK'nın 926. maddesinde ise taşıma işleri komisyoncusunun eşyanın taşınmasını bizzat üstlenmesi hâlinde taşıyıcı veya taşıtan sayılacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda hem komisyonculuk ücretinin hem de navlun bedelinin kendisine ödenmiş olması gerekir. Ancak kök raporda davlının komisyoncu olduğu belirtilmesine karşın, dosyadaki ek bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, davalı şirketin taşımanın tamamı için navlun faturası düzenleyerek akdî taşıyıcı sıfatını kazandığı anlaşılmaktadır. Akdî taşıyıcı, taşımayı fiilen gerçekleştirmeyerek, emtiayı hakkındaki dava ayrılan Maresk'e ait gemi ile taşıtmıştır. Akdî taşıyıcı, taşımada kullandığı yardımcılarının ve özellikle taşımayı fiilen yaptırdığı fiili taşıyıcının kusuru ile yüke verdiği zararlardan TTK'nın 1191. maddesi gereğince sorumludur. Dava konusu akü emtiasının iki adet konteyner içinde sağlam şekilde alıcısına teslim edilmek üzere taşımcıya teslim edildiği sabittir. Teslim anında herhangi bir hasar bildirimi yapılmadığı gibi konteynerin da yüke elverişsiz olduğu savunulup kanıtlanmamıştır. Hasarın fiili taşıyıcı ...'nin taşıması sırasında meydana geldiği açıktır. Dosyada bulunan bilirkişi kök ve ek raporunda hasarın, mutat taşıma süresini çok aşacak şekilde fiili taşıyanın elinde kalmasından kaynaklandığı açıktır. Konşimento kayıtlarına göre konteynerlerin 30.01.2016 tarihinde gemiye yüklendiği ancak 26.05.2016 tarihinde Takoradi Limanına yaklaşık dört ay sonra ulaştığı anlaşılmaktadır. Normal şartlarda bu mesafenin aktarma yapacağı da dikkate alındığında 35-40 günde tamamlanması gerekir. Hasarın, konteynerin uzun süre gemide beklemesi ve iklim şartlarındaki değişiklik nedeniyle oluştuğu dikkate alındığında, hasarın taşımacının elinde iken ve gecikmedeki kusuru sonucunda gerçekleştiği sabittir. Emtiada oluşan hasar sörvey raporu ile belirlenerek TTK'nın 1185. maddesine göre bildirim yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca deniz taşıyıcısı lehine TTK'nın 1185/4. maddesi uyarınca oluşan karinenin aksi kanıtlanmıştır. TTK'nın 1190. maddesinde; \"(1)Taşıyanın sorumluluktan kurtulması hâlleri ile sorumluluk sınırlandırılmasına ilişkin hükümler, navlun sözleşmesine konu olan eşyanın zıya, hasar veya geç teslimi yüzünden, taşıyan aleyhine, haksız fiile veya diğer bir sebebe dayanılarak açılacak bütün davalarda uygulanır. (2) Böyle bir dava, taşıyanın adamlarından biri aleyhine açılırsa, görevi veya yetkisi sınırları içinde hareket ettiğini  ispat  etmek  kaydıyla,  o  da,  taşıyanın sorumluluktan  kurtulması hâlleri  ile  sorumluluğu  sınırlandırma  hakkından  yararlanabilir. (3) Taşıyan ile onun adamlarından istenebilecek olan tazminat miktarlarının toplamı, 1187 nci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, 1186 ncı maddede öngörülen sorumluluk sınırını aşamaz.\" düzenlemesi bulunmaktadır.TTK'nın 1185. maddesi  gereğince, zıya veya hasarın en geç eşyanın  gönderilene teslimi sırasında  taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin üç gün içerisinde yapılması yeterlidir. Aynı maddenin 4. fıkrasında,  eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa,  taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada  bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın  taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten  ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki bu karinenin  aksi ispat olunabilinir. Yukarda belirtildiği üzere, düzenlenen sörvey raporu ve taşımanın süresi dikkate alınarak hasarın taşıma sırasında ve gecikmeli teslimden kaynaklandığı açıktır. Emtianın konteyner içerisinde teslim alındığı ve konteyner içi istif ve yüklemenin gönderene ait olduğu belirtilmiş ise de dosya kapsamındaki belgelerden taşımanın mutat süresinde yapılması hâlinde emtiada hasar oluşmayacağı anlaşılmaktadır. Hasarın yegane sebebi emtianın geç teslimi ve değişik iklim koşullarında uzun süre dolaştırılmasıdır. Dosyadaki bilirkişi ek raporundaki tespitlere göre emtianın CIF satış şeklinde satılmasına rağmen, taşıma sırasında meydana gelen hasardan satıcının etkilenmemesi için satış bedelinin tahsil edilmesi ve iadeyle yükümlü olmaması, alacağın tahsil edilmemesi hâlinde bu alacağın kaybedilmemesi gerekmektedir. Mali müşavir bilirkişinin davalının defterlerinde yaptığı inceleme sonucu düzenlediği 11.07.2019 tarihli raporda, dava konusu satış nedeniyle hasar bedelinin, aracı tarafından mahsup edildiği ve mahsuplaşmanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu belirlendiğinden, davacının dava açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunmaktadır. Mahkemece yapılan tespit ve incelemede, taşıma süresinin olağan süresine göre aşırı uzaması nedeniyle konteyner içi yoğuşma nedeniyle emtianın hasarlandığı, 26.05.2016 tarihinde Takoradi Limanına varan emtianın 03.06.2016 tarihinde limandan çekildiği, yapılan ekspertiz incelemesinde, akülerin % 50-60  oranında kutusunun ıslak ve yıpranmış olduğu, konteyner tavanında yoğuşma görüldüğü belirlenmiştir. Yapılan ekspertiz incelemesinde karton kutuların yenilenmesi için 7.005,30 USD, işçilik için 2.400 USD gider yapılmıştır. Ekspertiz raporu ile bilirkişi raporunda  12.49 ile 12.53 Volt arasında ölçülen 12 V tipi araç akülerinin yeniden şarj edilmesine ihtiyaç bulunmadığı belirlenmiştir. Kök rapordaki bu tespitler itiraz üzerine alınan ek raporda da aynen muhafaza edilmiş ve bu akülerin aracı çalıştıracağı ayrıca akünün alıcısında beklemesinin de olası bulunduğundan akülerin teslim sırasında şarj edilmesine ihtiyaç bulunmadığı teknik olarak tespit edilmiştir.Dosya kapsamındaki belgelerden, taşımanın yaklaşık bir ay sürmesi gerekirken olağanüstü şekilde uzayarak yaklaşık dört ay sürdüğü, gecikmeye ilişkin akdi ve fiili taşıyıcı  tarafından bir açıklama yapılmadığı, hasarın, taşımanın gecikmesinden kaynaklandığı, gecikmenin süresinde gönderene bildirilmediği,  gecikme nedeniyle ürünlerin paketlerinde hasar oluştuğu, ancak teknik olarak akülerin yeniden şarjının gerekmediği anlaşılmıştır. Mahkemece tespit edilen gerçek zararın belirlenerek hüküm altına alındığı ve şarjı gerekmeyen akülerin yeniden şarj edilmesine ilişkin giderlerin gerçek zarar kapsamında bulunmadığı açıktır. Yapılan incelemeye göre, tazmini gereken zarar 9.405,30 USD olup, bu miktarın 5.678,56 USD'si davacının sigortacısı tarafından ödendiği  anlaşılmakla, ödenen bu miktarın mahsubu ile 3.726,74 USD'nin tahsiline karar verilmesi isabetli bulunmuş, aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının  ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 222,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 672,38 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davalı tarafından 02.12.2020 tarihinde gider avansı olarak mahkeme veznesine sehven yatırılmış olan 250,00 TL'nin, ilk derece mahkemesi yazı işleri müdürlüğünce harç veznesine aktarılmasına ve bu tutarın harç olarak Hazineye gelir kaydına,5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerlerinde bırakılmasına,6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,7-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 28.03.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2491ca41d4313874","SID":"f0b347b206943efb"}}