{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/264 <br>KARAR NO: 2024/506<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/07/2020<br>NUMARASI: 2018/211 Esas - 2020/413 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/04/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;01.04.2018 tarihinde, müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araca, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu  ...  plakalı aracın %100 kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında hasar gören dava dışı sigortalıya toplam 79.938,00-TL hasar bedelinin ödendiğini, belirtilen hasar tazminatının 68.571,57-TL'lik kısmının teminat kapsamında karşı aracın  sigorta şirketinden tahsil edildiğini ileri sürerek bakiye 11.366,43-TL'lik kısmının 27/06/2018 olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılardan tahsiline, karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle;  kazaya karışan ... plakalı aracın 12.03.2015 tarihli sözleşme ile ... A.Ş.’ye 36 ay süre ile kiralandığını, uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile kiralama söz konusu ise işleten sıfatının kiracıya ait olduğunu, müvekkili şirkete ait aracı kullanan sürücü her ne kadar kaza tutanağında diğer davalı  ... olarak yazılmışsa da kaza sırasında ... plakalı aracı ... A.Ş.'nin çalışanı ... ' nın kullandığının İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/335E., 2018/655K.  Sayılı dosyasından \"Suç Üstlenme\" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında  tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesindeki asli kusurun ... ait olduğunu, belirterek davanın reddini istemiştir. Feri müdahale talebi; ... vekili 30/09/2019 tarihli dilekçesi ile, müvekkilinin,  davacıya kasko sigortalı  ... plakalı aracın sürücüsü olduğunu, kazada müvekkilinin hiçbir kusuru olmadığını belirterek, davacı yanında davaya feri müdahil olarak katılmak istediklerini beyan etmiş; yerel mahkemece 28/01/2020 tarihli celsede, ... vekilinin davaya feri müdahale talebi kabul edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''...06/12/2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...  %75 (yüzde yetmiş beş), sürücü ...' nın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğunun belirtilidği, davacı sigorta şirketi davalılardan ancak davalının kusuru oranında hasar tazminatını talep edebileceği, ... Plaka sayılı araçta meydana gelen toplam hasar tutarının (KDV hariç) 67.744,22 TL (KDV Dahil) 79.938,17 TL olabileceğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalı sürücünün kusur oranına isabet eden tutarın (79.938,17 TL hasar tutarı)x%25 kusur oranı)=19.984,54 TL olabileceğinin hem bilirkişi raporu hem de itiraz üzerine alınan ATK raporu ile tespit edildiği, davacı sigorta şirketine ... plaka sayılı aracın sigortacısı tarafından 68.571,57 TL'lik ödeme yapıldığının anlaşıldığı, davalı sürücünün %25 kusur oranına isabet eden tutarın 19.984,54 TL olabileceği dikkate alındığında davacı sigorta şirketine 68.571,57 - 19.984,54 =48.587,03 TL fazla ödeme yapıldığı tespit edilmekle davanın reddine karar vermek gerektiği'' gerekçesiyle,Davanın REDDİNE, karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili ve feri müdahil ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ATK raporundaki kusur tespitini kabul etmediklerini, raporda birbiriyle çelişkili ifadeler bulunduğunu, kaza tespit tutanağında kavşaklarda geçiş önceliğine uymama nedeniyle sadece davalı araç sürücüsüne kusur izafe edildiğini, kusuru kabul etmediklerini, eksik ve hatalı kusur raporuna göre davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Feri müdahil ... vekili, müvekkilinin kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, keşif yapılmadan kusur durumunun tespitinin hatalı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticarî dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur\" şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda davacı sigorta şirketinin, gerçek kişi olan dava dışı sigortalısının halefi olarak açtığı eldeki davada, uyuşmazlığın haksız fiilden (davalıların sürücücü ve işleteni olduğu aracın sebep olduğu trafik kazasına bağlı araç hasarından) kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, davalıların sürücücü ve işleteni olduğu araç, kaza tespit tutanağına göre kullanım amacı 'hususi' olan otomobil olup , ticari araç değildir.Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekir.  (Yargıtay 17. HD'nin 2016/8933 Esas,2017/3060 Karar sayılı ilamı)Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır.O halde,yerel mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla, yerel mahkeme kararının HMK 355 ve 353/1.a.3 maddeleri  gereğince re'sen kaldırılmasına, kaldırma neden ve şekline göre davacı vekili ve feri müdahil ... vekilinin istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine  yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2020 tarih ve 2018/211 Esas 2020/413 K. sayılı kararının HMK'nın 355 ve 353/1-a/3 madde hükümleri uyarınca re'sen KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3/İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talep halinde kendilerine ayrı ayrı İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9499a5392b9bebce","SID":"c15d0498288dbd8b"}}