{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/420 - 2024/582<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/420 <br>KARAR NO\t: 2024/582<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                               \t K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/388 E.  -  2021/815 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03/12/2021 Tarih ve 2020/388 Esas - 2021/815 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili için Erzincan'da Jeotermal Kaynak alanı için düzenlenmiş bulunan arama ruhsatının, Erzincan İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği tarafından verildiğini, 5686 Sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun 10. maddesinin 4. fıkrası uyarınca yıllık arama ve işletme faaliyet raporu hazırlanması ve hazırlanan raporların takip eden yılın en geç Mart ayı sonuna kadar ilgili il özel idaresine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından iş bu Kanun uyarınca 2018 yılına ilişkin olarak hazırlanan arama faaliyet raporunun, iadeli taahhütlü posta ile Erzincan İl Özel İdaresine teslim edilmek üzere, 26.03.2019 tarihinde, davalı şirketin Maltepe Şubesine teslim edildiğini, davalı şirketin internet sitesinden alınan gönderi takip sayfasına göre, 26.03.2019 tarihinde PTT Maltepe Şubesine verdikleri gönderinin, 28.03.2019 tarihinde PTT İşyerinden çıktığını ve 30.03.2019 tarihinde Erzincan Merkez PTT işyerine ulaştığını, ancak gönderi takip raporunda postanın, 03.04.2019 tarihinde dağıtıcıya verildiğinin ve 03.04.2019 tarihinde teslim edildiğinin görüldüğünü, PTT'nin resmi alma haberi belgesinde, üst sağ köşede 26.03.2019 PTT alındı mührü mevcut iken, teslim tarihinin 03.04.2019 olarak görüldüğünü, davalı PTT'nin resmi internet sitesindeki gönderi teslim süresi sorgulama sayfasından yaptıkları sorgulamaya göre, İstanbul'dan Erzincan'a gönderilen mektup niteliğindeki gönderinin teslim süresinin 2 gün olduğunu, buna göre 26.03.2019 tarihinde PTT şubesine teslim edilen faaliyet raporu içerikli gönderinin, 28.03.2019 tarihinde teslim edilmesi gerekirken tam 7 gün sonra teslim edildiğini, davalı şirketin sebep olduğu gecikmenin, müvekkilinin 41.706,61 TL tutarında maddi zarara uğramasına sebep olduğunu, müvekkili tarafından, ilgili faaliyet raporunun zamanında PTT üzerinden iadeli taahhütlü postaya verildiğini, ancak postadaki gecikme nedeniyle Erzincan İl Özel İdaresine ulaştırılmadığını ve 41.706,61 TL teminatın irat kaydedilmesinin söz konusu olduğunu, söz konusu gecikmede müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, tamamen davalı PTTnin kusurundan kaynaklandığını, irat için dava açıldığını, Erzincan İdare Mahkemesinin 2019/475 Esas ve 2019/1355 Karar Sayılı kararı ile bu taleplerinin, yalnızca geç teslimi tarihi yönünden incelendiğini, davanın reddedildiğini ve kararın aleyhlerine kesinleştiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından, davalı şirkete ihtarname gönderildiğini ve 41.706,61 TL tutarlı maddi tazminat talebi bildirdiklerini, maddi tazminat taleplerinin yazılı olarak reddedilmesi üzerine, arabuluculuk görüşmesi sonucunda da anlaşamama tutanağı imzalandığını ileri sürerek 41.706,61 TL'lik maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 07.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak taraflarına verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, Posta Hizmetleri Kanunu m. 29(3) gereğince davacının taleplerinin 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve bu nedenle zamanaşımı definde bulunmak gerektiğini, müvekkili ile davacı arasındaki ticari taşıma sözleşmesinde, davacıya gönderi süresine ilişkin bir taahhütte bulunulmadığını, ayrıca bu dönemde, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereğince, dönüşümlü çalışma uygulanan müvekkili şirkette, pandemi şartları da dikkate alınarak makul şekilde belirlendiğini, bu sebeple eksik personelle çalışan müvekkili şirketin, olağanüstü dönem gereğince, mümkün olduğunca hızlı şekilde gönderiyi teslim etmeye çalıştıklarını, ancak zayii halinde tazminat ödenebileceğini, gönderinin taşıma süresinin aşılması nedeniyle oluşabilecek zararlarda tazminat tutarının, kabul ücreti ile varsa özel hizmet ücretiyle sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, jeotermal kaynak arama ruhsatı sahibi davacı tarafından, söz konusu ruhsatlara ilişkin yıllık arama ve işletme faaliyet raporlarının, 5686 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca süresi içinde davalı idareye verilmediğinden bahisle, 07.05.2019 tarih ve 4130 sayılı Erzincan İl Özel İdaresi işlemi ile 2016/02 ruhsat numaralı sahaya ait teminatların irat kaydedilmesi ve teminatın iki katı olarak güncel değerler üzerinden tamamlattırmasına yönelik Erzincan İl Özel İdaresi tarafından  07.05.2019 tarih ve 4130 sayılı işleminin tesis edildiği, davacı tarafından, söz konusu arama ruhsatlarına ilişkin, yıllık arama ve işletme faaliyet raporlarının, mevzuat hükümleri uyarınca 2019/Mart ayı sonuna kadar, davalı idareye teslim edilmesinin zorunlu olmasına rağmen, bu yükümlülüğün, davacı şirket tarafından süresi içinde yerine getirilmediği, davacı tarafından; postadan kaynaklanan gecikme sebebiyle, davalı idareye Mart ayından sonra 03.04.2019 tarihinde ulaştığının, faaliyet raporunun gecikmeksizin 26.03.2019 tarihinde postaya verilmiş olduğunun iddia edildiği ancak; faaliyet raporunun postaya verilmesi tarihinin, raporun sunulma tarihi olarak kabul edileceğine ilişkin 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar Kanunu ve Doğal Mineralli Sular Kanunu ve Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanununun Uygulama Yönetmeliği'nde herhangi bir düzenleme bulunmadığı, faaliyetin raporlarının, idarenin kayıtlarına girdiği tarih olan 03.04.2019 tarihinde verildiğinin kabulü gerektiği, her tacirin, tüm ticarî faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek, sağduyu sahibi olmak, ileriyi düşünmek ve işlemlerini ona göre organize etmek zorunda olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2. maddesi gereğince, tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, faaliyet raporlarının  mevzuat hükümleri uyarınca, 2019/Mart ayı sonuna kadar davalı idareye teslim edilmesi sorumluluğunun davacıya ait olduğu, davacının  ilgili evrakı yerine iletmek ve son gününde evrakın gidip gitmediğini kontrol etmek yükümlülüğü altında olduğu gerekçesi ile  davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin basiretli tacir gibi davranma sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin uğramış olduğu zararın, davalının taşıma işlemini gerçekleştirirken gerekli özeni göstermemesinden kaynaklı olduğunu, müvekkilinin, idareye teslimle yükümlü olduğu, 2018 yılına ilişkin olarak hazırlanan arama faaliyet raporunun, müvekkili tarafından Erzincan İ̇l Özel İ̇daresine teslim edilmek üzere, 26.03.2019 tarihinde, davalı şirketin Maltepe Şubesine teslim edildiğini, 26.03.2019 tarihinde postanın PTT’ye teslim edildiğinin posta alındı belgesinde açıkça görülmekteyken, her nasılsa ilk derece mahkemesi verdiği kararda  28.03.2019 tarihinin kabul edildiğini, gönderinin 28.03.2019 tarihinde PTT iş̧ yerinden çıktığını, 30.03.2019 tarihinde Erzincan Merkez PTT işyerine ulaştığını, gönderinin 03.04.2019 tarihinde dağıtıcıya verilerek 03.04.2019 tarihinde teslim edildiğini, gönderinin geç teslim edilmesine ve müvekkilinin zarara uğramasına PTT personelinin ihmali ve organizasyonun kusuru olduğunu, Erzincan’ın büyükşehir olmaması sebebiyle G+3 gönderim süresinin geçerli olacağını, davanın zamanaşımı dolmadan açıldığını, davalının kusurlu bulunduğunu ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.       <br> <br>GEREKÇE\t: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tYukarıda yapılan özeten de görüleceği üzere dava taşıma sözlemesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece dava esastan incelenerek ret edilmiştir. Bu karara yönelik olarak sadece davacı taraf istinaf talebinde bulunduğundan, davalının zamanaşımı define yönelik olarak bir inceleme yapılmamıştır. <br>\tBu kapsamda somut uyuşmazlık davalının, davacının zararından sorumlu bulunup bulunmadığı, sorumlu ise zararın miktarının ne olduğu ve davalının bu zararın ne kadarından sorumlu bulunduğu noktasında toplanmaktadır. <br>\tTTK'nın 875/1. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.<br>\tMaddenin hükumet gerekçesinde de belirtildiği üzere ziya, eşyanın yitmiş, yok olmuş halini ifade eder. Hasar ise eşyanın varlığını korumakla beraber zarara uğramasıdır. Gecikme de teslim süresinin aşılması olarak tanımlanabilir.  Somut uyuşmazlıkta ise dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre ortada ziya veya hasar halinin olmadığı açıktır. Dava konusu olayda davacı tarafından Erzincan İl Özel İdaresine gönderilen evrak, taşınmak üzere davalıya teslim edilmiş ancak evrak davalı tarafça geç teslim edilmiştir. O halde somut uyuşmazlıkta dava konusu zararın, gecikmeden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. <br>\t6102 Sayılı TTK’nın 873. maddesi uyarınca, taraflar arasında taşıma süresinin kararlaştırılmış olması halinde taşıyıcı eşyayı bu süre içerisinde, herhangi bir sürenin belirlenmemiş olması durumunda ise şartlar dikkate alındığında özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul süre içerisinde eşyayı teslim etmekle yükümlüdür. TTK'nın 882. maddesinin 3. fıkrası uyarınca da, taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı tutar ile sınırlıdır. Ancak TTK’nın 886. maddesi uyarınca taşıyıcı veya TTK’nın 879. maddede belirtilen kişiler zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalle sebebiyet verdiklerinin ispat edilmesi halinde sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaklardır. <br>\tYapılan açıklamalar kapsamında somut uyuşmazlık incelendiğinde, taraflar arasında yazılı bir sözleşme hükmü yok ise de, davalı tarafça somut olayda belirlenen güzergahta taşıma işinin 3 gün içinde gerkçekleştireceği internet sitesinde ilan edilmiştir. Bu durumda taşımanın bu süre içerisinde yapılması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta ise davalı taşıyıcı tarafından taşıma için öngörülen bu sürenin aşıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı taşıyıcı, gönderinin gecikmesinden dolayı davacının uğradığı zarardan sorumlu bulunmaktadır. Ancak, davalının zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalle sebebiyet verdiğinin dosya kapsamına göre ispat edilemediği görüldüğünden davalının sorumluluk miktarının belirlenmesinde TTK'nın 882. maddesinde öngörülen sınırlandırmaların dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda yapılan değerlendirmede, TTK'nın 882. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, taşıyıcının, taşıma ücretinin üç katı tutar ile sınırlı sorumlu bulunacağı, somut olayda taşıma ücretinin 12.70 TL olduğu, bu tutarın 3 katının ise 38,10 TL bulunduğu, davalının bu miktarı aşmamak üzere davalı sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, somut uyuşmazlık için emsal olacak 2020/8331 Esas, 2022/4631 Karar ve 08/06/2022 Tarihli kararı da bu yöndedir.<br>\tBu durum karşısında mahkemece, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, somut uyuşmazlıkta da mahkemece toplanan deliller yeterli görüldüğünden, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmamış, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 03/12/2021 gün ve 2020/388 Esas - 2021/815 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KISMEN KABULÜ ile 38,10 TL maddi tazminat tutarının 07/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,<br>\t3-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 712,25-TL harcın mahsubu ile arta kalan 284,65‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t5-Dava kısmen kabul edildiğinden ve davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre kabul edilen miktar yönünden belirlenen 38,10-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t \t\t  \t\t\t 6-Dava kısmen reddedildiğinden ve davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre reddedilen miktar yönünden belirlenen 38,10-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 69,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf  aşamasında yapılan 56,5‬0-TL posta ve tebligat masrafı,  220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.346,2‬0-TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen takdiren 2,14-TL'ye, 712,25‬-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı  tutarı eklenerek oluşan 768,79‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t8-Davalı şirket tarafından ilk derece mahkemesinde ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),\t<br>\t10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t11-Davacıdan peşin olarak alınan 720,00-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>\t12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/03/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/04/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f646a8c2d547846","SID":"7fe17194355ba5a0"}}