{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/563 <br>KARAR NO: 2024/555<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/10/2023<br>NUMARASI: 2023/71 Esas 2023/872 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 18/04/2024<br>G.K. YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2024<br>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararı aleyhine süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, HMK’nın 353. maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde işin gereği görüşülüp düşünüldü:Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin Kayseri ilinde faaliyet gösteren bir firma olduğunu, ticari olarak itibarı tam olup bu güne kadar ödemelere ilişkin hiçbir sorun yaşamamış ve kredibilitesi yüksek bir firma olduğunu, dava dışı ... Ltd.Şti’nin vekili vasıtası ile Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyası ile borçlu ...  aleyhinde bir icra takibi başlatıp kesinleştirmiş olduğunu, anılan takip devam ederken borçlu ile ilgili olarak davacı şirkete İİK 89/1, 89/2 ve 89/3 uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiğini,  gönderilen bu İİK 89/1, 89/2 ve 89/3 e ilişkin tebligatlar, davacının hiçbir biçimde bilmediği, aktivasyon yapmadığı ve kullanmadığı UETS ( 25929-12886-78410 ) adresine gönderilmiş ve süresi sonunda okunmuş kabul edilmiş olduğunu, ne var ki bu süreçlerin hiçbirinden davacı şirketin haberi olmadığını, bir başka anlatımla davacı şirkete normal posta yolu ile bir tebligat gelmediğini, bugüne kadar davacı şirkete gönderilen tebligatlar hep posta yolu ile gelmiş olduğunu ancak Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasından UETS şeklinde tebligat yapılmış olduğunu, davacı şirket yetkilileri Kayseri Genel İcra Dairesi nin ...  sayılı dosyasından habersiz bir biçimde işlerini yürütürken alacaklı vekilinin ofisinden aranarak davacı şirketin kendilerine borçlu olduğunun söylenmiş olduğunu, bunun üzerine davacı şirket yetkilisinin dosyayı ve borcun ne olduğunu araştırması sonunda 19/83704 sayılı icra dosyasına İİK 89/3 gereği dosya borçlusu yapıldığını öğrenmiş olduğunu,  bunun üzerine ilk olarak Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/511 esas sayılı dosyası ile usulsüz tebligatın iptali ve borca itirazın kabulü davası açılmış ancak bu dava reddedilmiş olduğunu,  davacı şirketin UETS adresi ile ilgili olarak cep telefonuna veya mail adresine bildirim gelmediği belli olduğu halde davamız sisteme bir kereliğine giriş yapılmış olması gerekçesi ile usulen reddedilmiş olduğunu, bunun üzerine alacaklı firma ile ilgili arabuluculuk başvurusu yapılarak borçlu olmadıkları konusunda anlaşmaya varmak istediklerini, arabuluculuk görüşmesi yapılmadan hemen evvel Kayseri Gen. İcra Müd. Nün ... sayılı dosyası davalılardan ... ’a temlik edilmiş ve arabuluculuk görüşmesine kendisi katılmış olduğunu, ne var ki Kayseri Arabuluculuk Bürosu Başvuru No: 2022/2855 – Dosya No 2022/152068 olan dosya ile yapılan arabuluculuk görüşmesi olumsuz sonuçlanmış ve 03.01.2023 tarihli anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, davacı şirketin Kayseri Genel İcra Dairesi nin ...  sayılı dosyasının borçlusu olan ...  ‘a ve diğer borçlu... ’a hiçbir borcu olmadığını, davacı şirketin bu şahıslarla ticari olarak hiçbir irtibatı da olmadığını, bu davalılardan ... 31.12.2021- 25.01.2022 tarihlerinde, ...  ise 31.12.2021-25.01.2022 ile 28.02.2022-01.03.2022 tarihlerinde davacı şirkette çalışıp ayrılmış olduklarını aynı zamanda davacı şirketin banka hesaplarına haciz ve bloke konulmuş, sair malvarlıklarına haciz konulmuş olduğunu,  bu haliyle davacı şirketin ticari itibarının hukuka aykırı bir biçimde zedelenmiş olduğunu, bankalardaki bloke nedeniyle alacaklarına ulaşamaz hale gelmiş,  keza personel maaşları, vergi, borç ödemesi gibi ödemeleri de banka hesaplarının blokeli olması nedeniyle yapamaz hale gelmiş olduğunu, dava konusu haksız durum sebebiyle, davacının telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı oldukça açık olduğunu belirterek, davaya konu alacağın davacı yönünden ödenmesini engeller mahiyette ve müvekkilin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için İhtiyat-i Tedbir Kararı verilmesini ve icra dosyasına borçluluğunun iptaline karar verilmesini, davalı tarafa gerek bugüne kadar davacının ödemiş olduğu 4.392,98 TL. ile ve gerekse dava süresince dosyaya girecek ödemelerin taraflarına istirdat yoluyla iadesini talep ettiği görülmüştür.Mahkemece \" Davalı ... hakkında açılan davanın hakdüşürücü süre nedeni ile reddine, Davalılar ... ve ...  hakkında açılan davanın HMK madde 114/1-h ve 115/2 gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine,...\" şeklinde karar verildiği görülmüştür.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar ederek, açmış oldukları davanın İİK 89 madde hükmüne göre açılmadığını, dava dilekçesinde de  müvekkilinin icra dosyasında nasıl borçlu gözüktüğü izah edilmiş olup bu durumun sadece davanın doğru anlaşılması için zaruri olarak yapılan açıklama olduğunu, ancak davanın genel hükümlere göre açılmış bir menfi tespit ve istirdat davası olduğunu,  davanın İİK'nun 72. maddesinde düzenlenen dava niteliğinde olup bu maddeye göre borçlunun icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabileceğini, hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığını, mahkemece eksik inceleme sonucu İİK. 89 maddesine göre davanın açıldığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesinin müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre, takip borçlusunun maaş alacağı da 3. kişideki bir alacağı niteliğinde olduğunu, İİK.’da  maaş haczi  için 355 ve 356. maddeleri düzenlenmiş olup bu maddeler maaş ve ücret haczi için İİK.89 .maddesine göre özel bir düzenleme içermediğini, İİK.'nun 89. maddesinin maaş haczi için uygulanamayacağının Yargıtay kararlarında da yer aldığını, mahkemece Yargıtay kararı uyarınca da müvekkili nezdinde takip borçlularının maaş dışında  bir hak ve alacağının bulunup bulunmadığı tespit edilmeden, buna yönelik yeterli araştırma yapılmadan  hatalı olarak  süre ve hukuki yarar yokluğu  yönünden davanın reddine karar verildiğini belirterek  kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesinin 27/03/2024 tarih 2024/644 Esas 2024/763 Karar sayılı ilamı ile mahkeme dosyasının HMK'nın 352/1-a maddesi gereğince dairenin görevsizliği kararı ile birlikte görevli olduğu belirlenen dairemize gönderildiği görülmüştür.Dairemizce yapılan değerlendirmede; dava,  İİK'nın 89/3 maddesi gereğince 3.şahıs tarafından açılan menfi tespit davasına ilişkin olduğu görülmüştür.Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...  Esas (Kapatılan Kayseri 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas) sayılı dosyası ile dava dışı alacaklı ...  ... Ltd. Şti tarafından borçlu ... aleyhine yapılan kambiyo takibinin kesinleşmesi sonrası davacı 3.kişiye alacaklı tarafın talebi üzerine İİK'nın 89.maddesi gereğince haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, davacı tarafın UETS şeklinde yapılan tebligatlardan haberinin olmadığını belirterek menfi tespit davası açtığı görülmüştür.6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde \"Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.\" hükmü düzenlenmiştir.6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.2004 sayılı İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, \"..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur...\" hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 2004 sayılı İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gibi açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/3568 Esas, 2016/6425 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere \"İİK 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir.\"(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12/04/2016 tarih ve 2016/3568 Esas, 2016/6425 Karar, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 17/12/2015 tarih ve 2015/7065 Esas, 2015/17162 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/4645 Esas, 2020/4139 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir)01/10/2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, sh:476)Somut olayda; taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık, davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde çıkarılan haciz ihbarnameleri nedeniyle borçtan davacının sorumlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. İİK 89. maddesindeki özel düzenleme ile İİK 72. maddesindeki menfi tespit davasına ilişkin genel düzenleme gözetildiğinde genel düzenleme hükmünün İİK 89. maddesini işlevsiz bırakacak biçimde uygulanamayacağı da açıktır.Öte yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/11/2023 tarihli 2023/5228 Esas 2023/6468 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararında, 2004 sayılı kanunun 89. maddesinin 3. fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan 3. kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına dair verilen kesin karar uyarınca,Görev hususunun kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olması nedeniyle mahkemenin görevi yönünden Dairemizce re'sen yapılan inceleme sonucu görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmesine ve HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince esası incelenmeden dosyanın Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesine yönelik görevsizlik kararı verilmek üzere Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/10/2023 tarihli ve 2023/71 Esas 2023/872 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;<br>1-Dosya kapsamı, delil durumu ve takip dosyası içeriğine göre Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/10/2023 tarihli ve 2023/71 Esas 2023/872 Karar sayılı kararının HMK'nun  353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2- HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince görevsizlik kararı verilmesi ve HMK'nun 20. Maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflarına tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflarca Yerel Mahkemesine gönderilmesi yönünde müracaat/talep edilmesi halinde dosyanın davanın görülmesi için görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesinegönderilmesine dair karar verilmek üzere Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesine iadesine,<br>3-Kararın kaldırma sebebine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, <br>4-Peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına,<br>5-İstinaf başvurusu için yapılan sair giderlerin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,<br>6-İnceleme HMK'nun 353. maddesi gereğince duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,<br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tarafların yokluğunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/04/2024\t\t\t\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ceef27a6e0e6526a","SID":"c58d91e2a3957e07"}}