{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/245 - 2024/315<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/245 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/315<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/10/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2021/367 E 2021/733 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 25/03/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/04/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında araç alımı için yapılan ön görüşme sonrasında müvekkilinin davalı şirketten 25/09/2020 tarihinde araç sipariş ettiğini,  64.000,00 TL peşinat istenildiğini, müvekkilinin de aracın tesliminden sonra ödemeden mahsup edileceği düşüncesiyle 64.000,00TL peşinat bedelini 25/09/2020 tarihinde davalının hesabına yatırdığını, ancak davalı yanın mevcut olmayan bir zararı iddia ederek ve de buna ilişkin hiçbir somut delil sunmadan müvekkilinin sipariş için yatırdığı peşinattan yaptığı kesintinin hiçbir açıdan hukuki ve somut dayanağı olmadığını beyan ederek, müvekkili şirketten haksız ve hukuka aykırı olarak kesilen peşinat bedelinin şimdilik 100,00TL'sinin müvekkiline eksik ödenen bedelin iadesi için çekilen ihtarnamenin karşı yana ulaştığı tarihten itibaren (26/01/2021) işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili;  müvekkilinin borçlanmış olduğu edimi zamanında ve gereği gibi ifaya hazır halde bulundurduğunu, yüklenmiş olunan tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, davacının ekonomik sebepler nedeniyle sözleşmeden dönmesi ve satıcıyı zarara uğratmasının  hakkaniyete aykırı olduğunu, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece; taraflar arasında geçerli bir satış sözleşmesinin bulunmadığı, bu nedenle sebepsiz zenginleşme kapsamında davacının ödediği peşinat bedelini talep edebileceği , her ne kadar davalı yan sipariş teyit formunun 2. Maddesi uyarınca kesintinin haklı olduğunu savunsa da geçerli bir satış sözleşmesi bulunmadığı, kesintinin yasal dayanağının bulunmadığı ve TBK madde 178 kapsamında da değerlendirilemeyeceği, buna göre davalının kesinti yaparak peşinat bedelini eksik ödemesinin haksız olduğu, davanın kısmi dava olarak açıldığı, davacının talep edebileceği alacağının 15.000,00TL olduğu gerekçesiyle  taleple bağlı kalınarak 100,00TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 26/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili; satış konusu aracın Almanya menşeli bir ürün olduğu ve aracın ithal edildiği, tedarik aşamasında döviz ile işlemlerin yürütüldüğü, aracın tedarik edilene kadar geçecek süre zarfında döviz kurunda meydana gelebilecek artışların davacıya yansıtılacağı açıkça ifade edilmiş ve pandemi sürecinden dolayı azalan araç üretimi göz önüne alındığında davacı özgür hür iradesi ile bu riski göze alıp aracın tedarik edilmesi için talepte bulunduğu, meydana gelen artışların müvekkil şirket tarafından yapılmadığı üretici-tedarikçi firma olan ... A.Ş tarafından yapıldığını, artıştan herhangi bir kazanç elde etmeyip artış sebep gösterilerek satış sözleşmesinden dönülmesi açıkça menfaatler dengesini bozduğunu, davacının talebinin müvekkili tarafından anlaşmaya uygun bir şekilde zamanında tedarik edildiğini, hiçbir geçerli nedene dayanmaksızın işbu satış işleminden vazgeçildiğini, müvekkilinin operasyon maliyeti, satış primi mahrumiyeti, stok maliyetinden kaynaklanan zararları nedeniyle yapılan kesintinin usulsüz olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık; araç satış sözleşmesinin iptali nedeniyle ödenen kaparo bedelinden yapılan kesintinin iade edilip edilemeyeceği hususuna ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br> Dava; davacı şirketten haksız ve hukuka aykırı olarak kesildiği iddia edilen peşinat bedelinin şimdilik 100,00TL'sinin 26/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.<br>Davacının davalıdan araç satın almak istediği, bu kapsamda davalı tarafça davacı için ... marka 2020 yılına ait 220 d model  araç sipariş edildiği, 25/09/2020 tarihli sipariş teyit formuna göre aracın anahtar teslim fiyatının 1.282.000,00TL olduğu, aracın teslim tarihinin 2020 yılı Kasım ayı olduğu, davacının, 64.000,00TL para gönderildiği, davacının araç fiyatlarındaki artış sebebiyle satış sözleşmesinden caydığı, davalı yanın da sipariş teyit formunun 2. Maddesi uyarınca 15.000,00TL kesinti yaptığı ve 31/12/2020 tarihli faturayı düzenlediği, davalının kesinti sonrası bakiye kalan 49.000,00TL'yi davacıya iade ettiği, davanın peşinat bedelinden bakiye kalan 15.000,00TL'den şimdilik 100,00TL'nin iadesi talebine ilişkindir.<br>Bağlanma Parasının (Kaparo) Tanımı ve Hukuki Niteliği<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 177/1.maddesine göre bir sözleşmenin kurulduğunun delilini oluşturması amacıyla bir tarafın diğer tarafa verdiği bir miktar para, bağlanma parası olarak kabul edilmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre de aksine bir sözleşme veya yerel adet olmadıkça, bağlanma parası, esas alacaktan düşülür. Bağlanma parası, “kaparo” olarak da isimlendirilir.<br>“Bağlanma parası, hem sözleşmenin yapıldığına bir kanıt hem de ispat kolaylığı sağlayan bir araçtır.”  (TUNÇOMAĞ, Kenan, Türk Borçlar Hukuku, I, Genel Hükümler, 6. Baskı, İsntanbul 1976, s.295) <br>Kanun’un 177/1.maddesine göre bu anlamda sözleşmenin tanzim aşamasında verilen para karine olarak bağlanma parasıdır.<br>Sözleşmenin butlan veya iptal gibi sebeplerle geçersiz olması halinde bağlanma parasını alan alacaklı bunu borçluya sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri vermek zorundadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 20/05/1964 gün, 31751/383 sayılı bir kararında isabetli olarak bağlanma parasının da fer’i bir hak olduğunu, asıl sözleşme geçerli olmadığı takdirde onun da geçerli olamayacağını, bu nedenle bağlanma parası olarak alınan paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceğini hükme bağlamıştır. (EREN, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yetkin Yayıncılık, Ankara 2019, s.1335)<br>Dava, davacı ile satıcı arasında akdedilen araç satış sözleşmesinde, aracın  teslimine kadar geçecek olan sürede maliyetlerdeki artışın yansıtılacağına dair hükmü nedeniyle alıcı davacıya yansıtılması nedeniyle sözleşmeden dönülmesi; satıcıya verilen paranın hukuki niteliğinin ne olduğu noktalarında toplanmaktadır.<br>Taraflar arasında TBK hükümlerine göre taşınır alım satımı konusunda geçerli bir sözleşme kurulmuştur. Davacı taraf kurulan sözleşme kapsamında davalı tarafa peşinat ödemiştir.<br>Bunun yanında yukarıdaki teorik açıklamalar ışığında davacının ödediği 64.000,00 TL’nin TBK’nın 177.maddesine göre bağlanma parası olduğunda şüphe bulunmamaktadır. Nitekim anılan hükümde sözleşme başında verilen paranın, aksine bir anlaşma olmadığı sürece bağlanma parası olduğu karinesi kabul edilmiştir.<br>İadesi yapılmayan 15.000,00 TL'nin bağlanma parası olmasına ve davacının sözleşmeden döndüğü gözetildiğinde bağlanma parasının tamamının davalı tarafından davacıya iadesinin gerekmekte ise de davacı tarafından davalıya verilen paranın TBK'nun 178. maddesinde yazılan cayma parası olmayıp 177. maddede yazılı bağlanma parası olup bu paranın iadesi gerekmektedir.<br>TBK'nun 236. maddesi gereğince borcunu ifa etmeyen alıcı, satıcının bu yüzden uğradığı zararını gidermekle yükümlüdür. Davalı satıcı da aldığı bağlanma parasını uğradığı zarara mahsup ettiğini belirterek savunma yapmıştır.<br>Mahkemece; TBK 236. maddesinin değerlendirme dışı tutulması doğru olmamış, davalının TBK'nun 236. maddesine göre uğradığı zararlarla ilgili delillerini toplayıp davalının zararlarının davacının ödediği bağlanma parasından mahsup ederek geriye bir miktar kalırsa bu miktarın davacıya iadesine ilişkin hüküm kurmak gerekir.<br>Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu gözetilerek yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda davalının sipariş teyit formunun ikinci maddesi kapsamında talep edebileceği bir alacağının olup olmadığı tespit edilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir  karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde yanılgılı değerlendirmeler ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/367Esas, 2021/733Karar ve 05/10/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davalı  tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 25/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip<br>  e-imzalıdır <br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e332e0b92c53688","SID":"8db0eafde348081e"}}