{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/348 <br>KARAR NO: 2024/350<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2017/319 <br>KARAR NO: 2018/1315<br>KARAR TARİHİ: 07/12/2018<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 13/03/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı şirket ile sigortalısı ... A.Ş. arasında İnşaat All Risk sigorta sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmenin ... nolu poliçeye bağlandığını, 06.10.2015 günü ... Levent şantiye sahasında sabah 06:00 sıralarında inşaat alanına beyaz renkli ... marka minibüsün girmesi sonucu hırsızlık olayının meydana geldiğini, sigortalı İşyerinde bazı eşyaların çalındığının tespit edildiğini, olayda çalınanlara karşılık davacı şirketin sigortalısına 8.024,11 TL ödediğini ve sigortalısının haklarına halef olduğunu, somut olayın meydana geldiği şantiyede 1 araç girişi olduğunu ve burada gece gündüz bekçi bulunduğunun anlaşıldığını, başka kapı olmamasının kontrolü kolaylaştırdığını, ancak tek araç kapısına bakan iki görevlinin aynı anda görev yerini terk ettiklerini sözleşmenin 8. ve 11. maddeleri gereğince davalı şirketin olaydan sorumlu olduğunu, ayrıca bu maddelerin gereği gibi yerine gelmemesi nedeniyle oluşan zarardan da sorumlu olduğunu, davalı şirket çalışanlarının verdiği zarardan BK Md.66 gereğince, adamlarının dikkat ve özen eksikliği nedeniyle verdiği için ... Ltd. Şti.'nin adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu hükümleri gereği sorumlu olduğunu, ayrıca davalı şirket ile sigortalı işyeri arasında güvenlik sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesi sonucu meydana gelen zarardan sözleşme hükümlerince sorumlu olduğunu belirtmiş ve zararın en yüksek ticari avans faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği üzere sigortalı ... A.Ş. ile davalı şirket arasında bir saklama sözleşmesinin mevcut olmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, 6098 sayılı BK'nın 561. Maddesine göre bir saklama sözleşmesinin kurulması için saklayanın taşınırı güvenli bir yerde koruma yükümlülüğünü üstlenmesi gerektiğini, davalı ile davacının sigortalısı arasında böyle bir sözleşme olmadığını, yine davalı şirket çalışanlarının verdiği ifadelerden de anlaşılacağı üzere hırsızlık için gelen şahısların silahlı oldukları ve davalı şirket çatışanlarını tehdit ederek kapıyı zorla açtırdıklarının açık olduğunu, canları tehlikeye giren davalı çalışanlarının polisi aradıklarını, Silahsız Özel Güvenlik hizmeti veren davalı şirketin çalışanlarının silahlı soyguncuları engellemesinin mümkün olmadığını, soruşturma dosyasının bekletici mesele sayılması gerektiğini, işe başlamadan önce sigortalı şirkete sundukları Risk Analiz raporu ile hırsızlık olayına karşı tedbirsiz kalan sigortalı şirketini uyararak sorumluluğunu ortadan kaldırdığını, çalınan emtiaların 8.024,11 TL olduğunun nasıl tespit edildiğini, ne olduğu belli olmayan emtialar için değer biçilmesinin hayali olduğunu belirtmiş ve davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Dava konusu olayda davalı şirketin % 100 (Yüzdeyüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği toplam maddi zararının 8.024,11 TL olduğu, davacının davadan önce bu zararı davalıdan talep etmediği ve davalıyı temerrüde düşürmediği, bu nedenle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu anlaşılmakla; Davanın kabulüne, 8.024,11 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davanın tam kusurlu tutulmasının kanuna ve yargıtay uygulamalarına aykırılık teşkil ettiği, silahsız güvenlik görevlisinin elinde kazma olan altı kişiye karşı savunma yapamamasının kusur olarak kabul edilemeyeceği, benzer mahiyette dosyalarda davalının %50 kusurlu olduğunu kabul edildiği, ne durumda olduğu belli olmayan emtialar için değer biçildiği belirtilerek mahkemece verilen kararın kaldırılması talep edilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği güvenlik şirketi olan davalıdan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısı ... AŞ arasında ... numaralı İnşaat Tüm Risk Sigorta Poliçesi'nde  riziko adresi olarak “... pafta ... ada ... parsel -.../İSTANBUL” adresinin belirtilmiştir.  Hırsızlık Rizikosu için 39,481,000 USD teminat verildiği  ve dava konusu olan şantiyedeki ofisteki cihazların çalınması olayı 06.10.2015 tarihinde meydana gelen hadise nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 30.03.2017 tarihinde 8.024,11 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan sigorta sözleşmesi ve ödeme belgesi dikkate alındığında, davacının aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Düzenlenen ekspertiz raporunda, 4.500 m2 büyüklüğündeki arsa üzerine inşa edilmiş binanın iş merkezi (ofis kule) olarak hizmet vereceğinin öğrenildiği, inşaatın etrafının çevrili olduğu, 1 adet araç giriş kapısının bulunduğu, gece-gündüz bekçi bulunduğu, inşaat alanında olması ve başka giriş kapısı olmaması sebebiyle gözlem ve kontrolünün sağlanması büyük şantiyelere göre nispeten daha kolay olduğu, güvenlik hizmetinin ... isimli firmadan satın alındığı ve 05.10.2015 günü sabah saat 05:55 te yemek aracının şantiyeye geldiği, yemeği bıraktıktan sonra çıkış yaptığının  beyan edildiği ve bu esnada görev yapan 2 bekçinin kapıyı kapatıp zinciri taktıklarını beyan ettikleri, daha sonra kahvaltı yapmak üzere bekçi kulübesinin arkasındaki konteynera gittiklerinde 06:15 sıralarında kapıda bir ses duydukları için bekçilerden birinin dışarı çıktığını ve beyaz renkli ford minibüsün inşaata girdiğini gördüğünü , kapının zincirinin kırılarak açılmış olduğunu ve kapıyı tekrar kapattığını , kısa bir süre sonra minibüsün inşaattan çıkarak kapıya geldiğini , minibüsten inen 3 kişinin de onu tehdit ettiğini ve korktuğunu , geri çekildiğini ve inen kişilerin kapıyı açıp araçla birlikte uzaklaştıklarını beyan ettiğini , olay yerinde kırık kilit bulunmadığı ve hırsızların bu kilitleri delil bırakmamak için aldığının düşünüldüğü , olayın beyan edildiği şekilde kırma- zorlama  ve  tehditte gerçekleşen bir hırsızlık olayı olabileceğinin değerlendirildiği , toplam tazminat tutarının 8.024,11 TL ( 4*10mm,3*25 mm NNY kablo, 0,61/1 NNY, 3*4 TTR kablo ) olduğu belirtilmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. ile dava dışı sigortalı ... A.Ş. arasında 25.06.2014 -31.12.2014 tarihleri için geçerli olmak üzere, 1 yıl süreli olarak yapılan güvenlik sözleşmesinin 20. maddesinde taraflarca 1 ay öncesinde sözleşmenin feshi istenmediği takdirde 1 yıl süreli uzayacağının düzenlenmiş olduğu, olay tarihi olan 06.10.2015 tarihi dikkate alındığında sözleşmenin uzayan döneminde rizikonun gerçekleştiği anlaşılmıştır. Güvenlik hizmetleri sözleşmesinin 1. Maddesinde sözleşmenin amacı ile ilgili tanımlamada “ Teknolojik gelişmelere uygun olarak çağdaş ve modern iş hayatı kuralları içerisinde, özel uzmanlığa dayanan ve 5188 sayılı kanunda yazılı yeterlikte personel vasıtasıyla işverenin ve çalışanlarının can ve mal güvenliğinin sağlanması için bu anlaşma taraflar arasında akdedilmiştir.” şeklinde açıklanmıştır. Sözleşmenin 4.maddesinde “... AŞ'nin işyerinde ...'in 5188 sayılı kanun esaslarına uygun nitelikte seçeceği güvenlik elemanları ile giriş ve çıkış kontrol ve denetimleri ile gerekli kayıtların tutulması ve korunacak işyerinin her türü güvenliğinin sağlanması” sözleşmenin konusu olarak açıklanmıştır. Maddenin devamında ''... Mah. ... Sok. No,... Şişli, İstanbul, ... Pafta, ... ada ... parsel adresinde 6 Güvenlik Personeli ile haftanın 7 günü 24 saat kesintisiz, 12/24 Vardiya Düzeninde, her vardiyada 2 Güvenlik Personeli ile koruyacak ve güvenliğini sağlayacaktır. Mesai değişimleri Sabah 8:00 ve Akşam 20:00 de yapılacaktır. Hizmet personelleri mesailerine düzenli ve tam saatinde geleceklerdir. Güvenlik elemanı sayısının yeterli gelmediğinin anlaşılması halinde Nidakule eleman sayısının arttırılmasını talep edebilir. Bu talepler 5188 sayılı kanunda yazılı esaslara ugun olarak yapılır ve yerine getirilir.' hükmü yer almaktadır. Sözleşmenin 11. Maddesinde, Güvenlik şirketinin Güvenlik elemanları vasıtasıyla yerine getireceği güvenlik hizmetinin işleyişi açıklanmış aynı madde içeriğinde “oluşabilecek hırsızlık, gasp gibi olayları önleyeceklerdir” şeklinde özellikle hırsızlık için koruma yükümlülüğünden bahsedilmiş, devamı maddede  “Hedef işbu sözleşmeden, bahsi geçen adresteki korunacak işyerinde meydana gelecek Nida kule levent şantiyenin İnşaat all risk Sigortası kapsamı dışında bırakılan/çıkan/kalan güvenlik zafiyetlerinden kaynaklı emniyeti sulistimal, hırsızlık, gasp, darp vb olaylarda zararın temini ile ilgili sorumluluk aldığını peşinen kabul ve taahhüt eder.” Düzenlemesi ile güvenlik zafiyetinden kaynaklanan zararların sorumluluğunun akdi olarak da üstlenmiştir.Aynı maddede *her nöbet değişiminde güvenlik elemanı iş yerini kontrol edecek *güvenlik elemanı, giriş ve çıkışı kontrol edecek, şüpheli şahısları içeri almayacaktır. Giren çıkan sahıs ve araçların kaydını tutacaktır.'' <br>Madde 16- Nidakule levent şantiye'nin hedef'e karşı vecibeleri: Genel hususlar; ... tesisin risk analizini yaparak ... LEVENT ŞANTİYE'ye sunacaktır. Analizde detaylandırılan hususlarda mutabık kalınması halinde yapılan tavsiyelere uyma ve önerileri karşılama sorumluluğu ... LEVENT ŞANTİYE'ye at olacaktır. Risk analizi ile sabitlenmiş kusur ve eksikliklerin yerine getlrilmemesi sebebiyle oluşan zararlardan ... sorumlu olmayacaktır..... ŞANTİYE, ...'in yapacağı İşleri, ... yönetimine yazılı olarak tebliğ edecektir. Sözlü tebliğler; ancak acil durumlar çin geçerlidir. Aksi takdirde sözleşme dışı tutulacaktır.'' şeklinde düzenlemeler de mevcuttur. Güvenlik görevlisi ... polis tarafından alınan ifadesinde, saat 05 :55 de şantiyenin yemek aracının şantiye işçiler için kahvaltılık getirdiği ve araç çıktıktan sonra şantiye giriş kapısını zincirleyip kilitleyerek ofis kısmına kahvaltı yapmaya gittiklerini, saat 06.15 civarında kahvaltı yaparken şantiye kapısının açıldığını ve kendisinin kapıya doğru gittiğini, beyaz renkli ... marka minibüsün inşaat alanına girdiğini kapının zincirinin kırılmış olduğu için zincirleyemediğini, aracın kısa bir süre sonra tekrar geri geldiğini ve araçta toplam altı kişinin olduğunu, 3 kişinin araçtan inerek kendisine tehdit ettiğini, güvenlik görevlisinin kendini korumak amacıyla geri çekilmesinden sonra şahısların kapıyı açarak dışarı çıktığını belirtmiştir.Somut dava ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Faili Meçhul Suçlar Bürosu tarafından 2015/136239 numaralı soruşturma dosyasının bir örneği mahkemeye gönderilmiştir. Bilirkişi heyetince düzenlenen raporda özetle: dava konusu olayda davalı şirketin asli ve tam kusurlu olduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 8 ve 11. Maddelerine göre davalı şirketin davacı şirketten çalınan emtiaları koruma edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmediği ve asli edimini yapmadığımdan dolayı hırsızlık olayının gerçekleşmesine sebebiyet verdiği belirtilerek davacı şirketin 8.024,11 TL maddi zararının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda kök rapordaki bilgiler tekrar edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup, davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:Somut davada bu dava dışı sigortalı ile davalı arasında güvenlik hizmet sözleşmesi düzenlenmiştir. 4500 m2 büyüklüğündeki arsa üzerinde inşa edilen ve ofis kule olarak hizmet vereceği anlaşılan bina inşaatın etrafı çevrili olup, 1 adet giriş kapısı bulunduğu ve gece -gündüz bekçinin bulunduğu anlaşılmıştır. Ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere hasarın gerçekleştiği yerde inşaat alanı ve başka giriş kapısının bulunmaması nedeniyle gözlem ve kontrolün sağlanması büyük şantiyelere göre daha kolaydır. Taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinin 16. maddesinde güvenlik şirketinin tesisin risk analizini yaparak dava dışı sigortalıya sunacağı ve analizde detaylandırılan hususlarda mutabık kalınması halinde yapılan tavsiyelere uyması ve önerileri karşılama sorumluluğunun dava dışı sigortalıya ait olacağı belirtilmiştir . Benzer mahiyette dosyalarda risk analizleri sunulmuş ise de, dava sonucu sunulan istinaf yolu başvuru dilekçesinde de daha önce sunulan beyan dilekçelerinde risk analizinin sunulduğuna dair iddia ileri sürülmemiştir. İş bu nedenle sözleşmenin 16. maddesindeki yükümlülüğün güvenlik şirketince yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Riskin gerçekleştiği mahalde ekspertiz raporundaki bilgiler nazara alındığında, faili meçhul şahısların şantiyenin ana giriş kapısından içeri girdiği, -1. katta dava dışı sigortalı inşaata ait malzeme deposuna kilide kırılmak suretiyle buradan elektrik kablolarının alındığı ve -5. Karttaki mekanik işler taşeronu anka gurup firmasının kilit kısmının kırılarak içeri girildiği ve  depolarda yapılan incelemede çalındığı beyan edilen malzemelerin bulunduğu kapalı ve kilitli depoların olduğu,  her birinin kapısına kadar araçların gelebildiğinin görüldüğü, ancak olay yerinde kırık kilit bulunmadığı, bu nedenle hasarın zorlama bir tehditle gerçekleşen bir hırsızlık olayı olabileceği değerlendirmesi yapılmıştır. Güvenlik sözleşmesinin 8. ve 11. maddelerinde, davalı güvenlik elemanlarının şantiye alanındaki taşınır ve taşınmaz malları korumakla görevli olduğu belirtilmiştir. Yine sözleşmede güvenlik elemanlarının giriş ve çıkışı kontrol edeceği, şüpheli şahısları içeri almayacağı, giren çıkan şahıs ve araçlarının kaydını tutacağı belirtilmiştir. Bu haliyle gerçekleşen zararı önlemek için davalı tarafça sözleşmeye uygun olarak tedbirlerin alındığı, gerekli gözetim ve denetim görevlerini yerine getirildiği ispatlanamadığından  oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.  HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilemiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20  TL'nin istinaf eden davalıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6cd63d590c3864d6","SID":"b5c20933b31ff5fb"}}