{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/636 <br>KARAR NO: 2024/435<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/07/2020<br>ESAS NO: 2018/68 Esas<br>KARAR NO: 2020/279<br>DAVA: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ: 17/01/2018<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2024<br> 6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firmanın başlattığı ... Projesinde danışmanlık ve render hizmetleri alınmak için müvekkili şirket ile iletişime geçildiği, taraflar arasında yapılan yapılan görüşmeler ile davalı firmadan Sözleşme ve örnek çalışmalar talep edildiği, talep edilen danışmanlık hizmetlerine ilişkin dosya 07.08.2016 tarihinde davalı firmaya gönderildiği, verilecek hizmetler ve hizmetlere ilişkin Sözleşme 10.08.2016 tarihinde e.mail yoluyla davalıya gönderildiği, davalı firma yöneticisi ... ile işin detaylarına ilişkin yazışmalar yapıldığı (12.08.2016 tarihli e.mail), davalı tarafından talep edilen çalışmalara hızla başlanıldığı durum değerlendirme raporları ve bilgilendirmeler yapıldığını, (24.08.2016 tarihli e.mail) çalışmalara ilişkin davalının talep ettiği değişiklikler yerine getirildiğini ve firmaya sunulduğunu, (24.09.2016 tarihli e.mail) taraflarca üzerine anlaşılan sözleşme uyarınca müvekkili firmanın yüklenmiş olduğu işin bir kısmını 30.09.2016 tarihinde tamamlayarak e.mail ile davalı firmaya ilettiğini, teslim edilen renderlara ilişkin yapılan farklı zamanlardaki toplantılarda davalının bazı değişik taleplerinin de müvekkilinin firma tarafından yerine getirildiğini, sonuç olarak müvekkili firma Sözleşme kapsamında işlerin tamamını eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini ve kesilecek olan faturalarda davalının onayına sunulduğunu, davalı taraf kendi aralarındaki yazışmalarda yapılan işin kabul edildiğini ortaya koyduğunu, davalı firmanın satın alma müdürü ...'ın ve şirket yetkilisi .. .'a gönderilen 14.10.2016 tarihli e.mailde müvekkili firmanının bakiye hakedişlerinin hesaplandığını ve ödemenin en kısa sürede yapılması gerektiğinin belirliliği, devamında da 17.10.2016 tarihinde ... tarafından gerekli ödemenin yapılması talimatı verildiğini, müvekkili firma tarafından hazırlanan Renerların davalı firma tarafından kabul edildiğini ve firmanın katoloğlarında kullanıldığını, işin tamamlanmasına müteakip davalı firmaya faturalar kesilerek gönderildiğini, bakiye kalan borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Md. ... E Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe İtiraz edildiğini, ödeme emrine yapılan itirazda, kendilerine gönderilen faturaya itiraz ederek faturanın iade edildiğini iddia ettiğini, açıklanan ve taraflar arasındaki e.mail yazışmalarından davalı firmanın hiç bir zaman kesilen faturaya itiraz etmediğini, aksine tüm süreç düzenli olarak takip edildiğini ve ödemelerin bir kısmının da yapıldığını, kesilen faturalar oluşan güven duygusu ile elden teslim edildiğini, faturanın teslim edildiği firmanın satın alma müdürü ...'ın müvekkili firma yetkilisi hazar yılmaz arasındaki whatsapp yazışmalarından da acıkca anlaşıldığı yazışmalara ilişkin ekran görüntüsü ek olarak sunulduğunu, ödeme emrine itirazda açıkça faturaya itiraz edildiğini, faturanın davalıya tebliği hususunda herhangi bir şüphe olmadığını, faturanın davalıya tebliğ edildiği ve fatura içeriklerine İtiraz edilmediğini, takibe itirazlarda faturaların Kabul edilmeyerek müvekkiline iade edildiğinin ileri sürülmüş ise de İADE edilen fatura olmadığını, başlatılan icra takibine yapılan itirazlar gerçeğe aykırı olup, davalıdan müvekkili firmaya yazılı veya sözlü her hangi bir itirazda bulunulmadığını, faturaya yapılan İtirazın da ispat yükümlüğünün davalıda olduğunu, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olup, icra İnkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan sebeplerle, davalının İstanbul .. İcra Md. ... E Sayılı takibe itirazın iptaline, takip alacağının ferileri ile birlikte tahsiline, haksız ve kötü niyetli davalının % 20 inkar tazminatı ödemesine, dava masraflar ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan her hangi bir Sözleşme bulunmadığını, davacı dava dilekçesinde müvekkili şirketin ... Projesinde kullanılmak üzere iletişime geçtiğini ve bazı konularda danışmanlık ve render hizmetleri almak istediğini yapılan görüşmeler neticesinde Sözleşme ve örnek çalışmalar müvekkili şirkete sunulduğunu ve Sözleşme üzerinde anlaşmaya varıldığı belirliliğini, her ne kadar Proje kapsamında danışmanlık hizmeti alınabilmesi için davacı ile görüşmeler yapılmış olsa da, davacı şirket tarafından iletilen çalışmalar Profosyenel bulunmadığından taraflar arasında sözleşme imzalanmadığını, davacının dilekçe ekinde sunulan Sözleşme müvekkili tarafından imzalanmadığını, davacı yan ile yürütülen çalışmalar sonucunda davacının düzenlendiği tüm faturalar ödendiğini, müvekkili şirketin davacıya her hangi bîr borcu bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında bir takım çalışmalar yapıldığını ve bu çalışmaların karşılığı olarak davacı tarafından 21.09.2016 tarihli 41.300.00 TL bedelli bir adet, 19.10.2016 tarihli 40.120.00 TL bedelli iki adet fatura düzenlendiği ve fatura toplamlarının 121,540,00 TL ‘nın 28.11.2016 tarihinde davacı şirket hesabına yatırıldığı, davacı, e-posta mesajlarında belirttiği bütün işlerin karşılığı davacı yana eksiksiz olarak ödendiğini ve müvekkili şirketin ödemesi gereken başka borcunun kalmadığını, kaldıki dava dilekçesinde de belirtildiği üzere yürütülen işler defalarca eksik ve yanlış hazırlandığından, kendilerinden eksik ve yanlışların düzeltilmesinin istendiğini, davacı yan işi gerektiği şekilde ciddiye almamasına rağmen İyi niyetli yaklaşımlarla dava yan tarafından adına düzenlenen tüm faturalar ödendiğini ve davacıya borç bulunmadığını, davacı yanın hazırlanan renderların müvekkili firma tarafından katologlarda kullanılmış olmasının müvekkili firmanın borcu olduğunu teşvik eden bir husus olmadığını, davacının çalışmaları karşılığında müvekkili şirket adına düzenlenen faturaların tamamının davacı hesabına ödendiğini, müvekkilinin bakiye borcu bulunduğundan bahsedilemeyeceğini, davacının fatura içeriğinin onaylandığına dair hiçbir delil sunmadığını, sadece soyut iddiaya dayandığını, sonuç itibariyle müvekkili şirkete tebliğ edilen veya müvekkili şirkete elden teslim alınan herhangi bir fatura bulunmadığını, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde de açıkça anlaşılacağını, somut olayda taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmayıp davacının ibraz ettiği sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmadığını, taraf şirket yetkililerinin çalışma süresi boyunca çeşitli zamanlarda defalarca müvekkiline sözleşme örneği sunduğunu, fakat anılan nedenlerle bu sözleşmelerin müvekkili şirket yetkilileri tarafından kabul görmediğini ve imzalanmadığını, davacının icra inkar tazminatı talep edebilmesini gerekli koşullarının oluşmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu ve müvekkili şirket lehine kötüniyet tazminatı talep edildiğini, haksız davanın reddine, davaya konu icra takibinde davacının haksız olduğundan müvekkili lehine kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"Dava; faturaya dayalı alacağa istinaden başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının iptali ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminden ibarettir.Dosya kapsamında toplanılan delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda edinilen hukuki ve vicdani kanaat gereğince, dosya kapsamında taraflar arasında ıslak imzalı sözleşme bulunmasa dahi taraf ticari defter ve kayıtları ile  dosya münderecatından anlaşıldığı üzere, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sözleşmeye imza atılmaksızın ancak sözleşmeye uygun olarak yürütüldüğü, daha önce sözleşme kapsamında kesilen davalı yanca ödenmiş faturalar bulunmakla taraflar arasında ticari ilişki kapsamında bir takım işlerin yapıldığı anlaşılmakla mahkememiz nezdinde tarafların sözleşmeyi şifahen kabul ettiğine dair kanaatin oluştuğu, takibe konu faturalardan önce düzenlenmiş olan 3 adet fatura bedeli davalı yanca ödenmiş olmakla taraflar arasındaki ihtilafa konu faturaların 38.940 TL bedelli, ... nolu, 28/12/2016 tarihli ve 40.120 TL bedelli, ... nolu, 28/12/2016 tarihli faturalar olduğu, davalı yan her ne kadar bu faturalara itiraz ve iade ettiğini beyan etse de bu hususu ispatlar bir delili dosya kapsamına sunmadığı,  06/11/2018 tarihli ara karar kapsamında davacı yanca sunulan whatsapp yazışmalarından davalı çalışanlarınca gönderilen mesajlardan anlaşıldığı üzere fatura konusu işin yapıldığının davalı şirketin kabulünde olduğu, anılı yazışmalardan davalı çalışanınca davacı şirkete ödeme sözü verildiğinin anlaşıldığı, nitekim dosyaya sunulan whatsapp ve e-posta görüntülerindeki yazışmaları yapanların davalı şirket çalışanı olmadığına yahut bu görüşmeleri yapmaya yetkili olmadığına dair davalı yanca bir itiraz ve savunma ileri sürülmediği, böylece daha önce düzenlenmiş ve ödenmiş faturalarla başlayan ticari ilişki kapsamında davacı şirketçe davalı tarafa kesilen toplam bedeli 79.060,00 TL olan 2 fatura konusu hizmetin yerine getirildiğinin davacı tarafça ispatlandığı anlaşılmakla, davanın kabulüne, alacak faturaya dayalı yani likit olmakla, takibe haksız itiraz nedeniyle alacağına geç kavuşan davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''her iki raporda da davacının faturaları müvekkile tebliğ ettiğine dair dosya kapsamında herhangi bir somut delil bulunmadığı tespit edilmiştir. hal böyle iken müvekkilin hiçbir biçimde teslim almadığı ve imzalayarak kabul etmediği faturalara itiraz etme gibi bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. yerel mahkemece taraflar arasında sözleşme kurulduğuna dair verilen hükmün de tarafımızca kabulü mümkün değildir. zira, davacı müvekkil şirket tarafından imzalandığını iddia ettiği sözleşme üzerinde tarafların anlaşmaya vardığını ortaya koyan bir delil sunmamıştır.ayrıca davacının faturaya konu mal yada hizmetin müvekkil şirkete sunduğunu ve müvekkil şirkete teslim ettiğini ispat etmesi gereklidir. fatura davanın kabulü için başlı başına bir delil olmayıp, ancak irsaliyenin delil kabiliyeti vardır. yani davacının müvekkile mal yada hizmet teslim ettiğini irsaliye ile ispat etmesi lazımdır. '' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Dava, taraflar arasındaki hizmet ilişkisinden kaynaklı fatura alacaklarına dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul ... İcra Md. ... Esa sayılı takip dosyasının incelenmesinde  davacının davalı hakkında 79,060,00TL asıl alacak için ilamsız takip başlattığı, davalının süresinde sunduğu itiraz dilekçesinde faturaların itiraz edilerek muhataba iade edilmiş olması sebebi ile borçları olmadığını beyan etmiştir. Takibe dayanak faturalar; 28/12/2016 tarih, 38.940,00TL tutarındaki bütçe ve diğer danışmanlık hizmet bedeli açıklamalı fatura ve yine aynı tarihli 40.120,00TL bedelli, uygulama projeleri bedeli açıklamalı faturadır.Davacının sunduğu maille,r dava konusu edilmeyen ve ödendiği her iki tarafında kabulünde olan üç adet faturaya ilişkindir. Maillerden taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.Davacının sunduğu whatsapp yazışmaları, dava konusu faturalara ilişkin olup davalı taraf yetkilileri ödemenin yapılacağına dair mesajlar göndermiştir. Yazışmaların yapıldığı telefon numaralarının davacı ve davalı şirketler adına kayıtlı olduğu sabittir.  10.08.2016 tarihli Mail yazışmasında: ... Projesi için çeşitli danışmanlık ve proje hizmetlerine ilişkin bilgilendirme dosyası ile hazırlanan Sözleşmenin ek olarak davalı şirketin yetkilileri ... “a gönderildiğine ilişkin mail gönderildiği, Mail ekindeki “... Projesi Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi” başlıklı olarak hazırlanarak davalı yana gönderilen Sözleşmede: Yapılacak İşler başlıklı 3.2 Maddesinde sayıldığı,: Satış Ofisi, ile ilgili olarak : Mimari uygulama projeleri, Mekanik uygulama Projeleri, Elektrik Uygulama Projeleri İhale dökümanlarının hazırlanması Projelerin teslim şekilleri ve dili Örnek daire ve Malzeme seçimleri, Ajans Koordinasyonu, Katoalog ve satış Föyü oluşturulması, Web Design Koordinasyonu, Proje Tanıtım Filmi Teknik Şartname Bütçe Şeklindeki belirtilen işlerin Sözleşme kapsamında yapılacağı belirtilmiştir. Sözleşmenin 5 Maddesinde Sözleşme kapsamı yapılacak işlerin 195.000 TL +KDV olarak Sözleşmede yer aldığı, Sözleşmenin taraflarca imzalı olmadığı görülmüştür.Mahkemece mali müşavir ve sektör uzmanı bilirkişi heyetinden alınan raporda; ''Davacı tarafından davalının ... Projesi ile ilgili olarak Danışmanlık Hizmet bedelleri karşılığı olarak davalı adına düzenlenen Danışmanlık hizmet bedeli faturalarından ilk 3 adeti karşılığı   121.540.0  TL'lik kısmının ödendiği ve işbu 3 fatura konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, taraflar arasında asıl ihtilafın davacı tarafından davalı adına düzenlenen 28.12.2016 tarihli ... seri nolu 40.120.00 TL bedelli ve 28.12.2016 tarih ... seri nolu 38.940.00 TL bedelli faturaların davalıya gönderildiği ve bedellerinin ödenmediği, akabinde de davalı aleyhine 79.060.00 TL’mn tahsili için İstanbul ... İcra Md ... E Sayılı dosyasından 1509.2017 tarihli İcra Takibi başlatıldığı, davalının itirazı ile de itirazın iptali îçîn huzurdaki davanın ikame edildiğinin anlaşıldığı, davacının incelenen 2016 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre 31.12.2016 tarihi itibariyle davacının davalıdan 79.060.00 TL alacaklı olduğu işbu tarih itibariyle ödenmemiş olduğu ve 2017 yılına devrettiği, Davacı yan 2017 yılı ticari defterlerini inceleme İçin ibraz etmediğinden 15.09.2017 takip tarihi itibariyle her hangi inceleme ve tespit yapılamadığı, taraflar arşındaki e.maîl yazışmalarında, davacı tarafından hazırlanarak davalı yana gönderilen ancak taraflarca imza altına alınmayan Sözleşme dosyaya sunulduğu, taraflar arasında her ne kadar yazılı bir sözleşme olmamasına rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin Sözleşmenin 3.2 maddesinde yer alan işlerin davacı tarafından kısmen yerine getirildiği, imzalanmayan sözleşmede belirtilen işlerin hangisinin tam ve eksiksiksiz olarak yapıldığı, hangilerinin yapılmadığına ilişkin olarak taraf beyanları ve dosyaya sunulu belgeler, taraflar arasında yapılan e.mail yazışmalarından tam olarak tespitinin olanaklı olmadığı, ancak. E. mail yazışmalarının ağırlıklı olarak EKİM 2016 ayına ilişkin olduğu, geciken ödemelere ilişkin en son yazışmanın da 02.11.2016 tarihli olduğu, ihtilaf konusu faturaların ise 28.12.2016 tarihli olduğu, Söz konusu faturaların davalı yana tebliğ edildiğini ve faturalar konusu hizmetlerin de davalıya verildiğinin somut belgelerle davacı tarafından ispatlanmaya muhtaç olduğu, diğer yandan davalı yanın söz konusu faturaların kabul edilmediği ve davacıya iade edildiği yönündeki itiraza mahal iddiasının da davalı yanca somut belgelerle ispatlanmasının istenip istenmeyeceği hususu sayın mahkemeniz takdirlerinde olduğu, yukarıda yapılan inceleme tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, davacı yanın davalıdan 79.060.00  TL alacağına dayanak yaptığı faturaların ve fatura içeriğindeki Danışmanlık hizmetlerinin yapıldığını somut belgelerle İspatlaması halinde İstanbul ... İcra Md. ... E Sayılı dosyasından 15.09.2017 tarihli İcra Takibinde 79.060,00 TL alacak talebinin yerinde olacağının değerlendirildiği ve takip tarihinden itibaren % 9.75 Ticari temerrüt faiz talep edebileceği, tarafların diğer talepleri Sayın Mahkemeniz takdirlerinde olduğu görüş ve kanaatine varılmış olup takdiri mahkemenize ait olmak üzere saygıyla arz olunur.\" şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.  Ek raporda; \"Tarafların kök rapora yönelik itiraz, beyan ve talepleri ile ilaveten davacı tarafından dosyaya sununlan deliller üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda kök raporda yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmelerin yanısıra, işbu ek inceleme tespit ve değerlendirmeler ile, taraflar arasında ihtilafa konu 79.060,00 TL’lık alacak talebine dayanak olan faturaların davalıya tebliğ edildiğine ilişkin her ne kadar somut bir belge ibraz edilememiş olmasına karşılık davalının Söz konusu faturaların tebliğ alındığı beyanlarına itibar edilmesi gerektiği, dolayısıyla söz konusu faturaların davalı tarafından tebliğ alındığının kabulü gerektiği, Söz konusu faturalara tebliğden itibaren 8 günlük yasal süre İçinde de itiraz edilmemiş olmakla içeriğinin de Kabul edildiğinin değerlendirildiği, fatura içeriklerine İlişkin hizmetin davacı tarafından bütçe çalışmaları olarak yerine getirildiği yönünde taraflarca e.mail ile davalı yana bildirildiği, söz konusu bütçe çalışmalarına ilişkin Mühendislik Hizmetlerinin yapıldığına ilişkin delillerin davacı tarafından dosyaya sunulduğu, Fatura tarihlerinden sonra olmak üzere, söz konusu faturalardan kaynaklanan Davacı alacağının tahsiline ilişkin taraf yetkilileri arasındaki Telefon Watsapp mesajlarında ve e.mail yazışmaları ile sabit olduğu, dosyaya sunulu ilave deliller, tarafların beyanları sonucunda; Davacı yanın davalıdan İstanbul ... İcra Md. ... E Sayılı dosyasından 15.09.2017 tarihli İcra Takibinde 79.060.00 TL alacak talebinin yerinde olacağının değerlendirildiği ve takip tarihinden itibaren % 9.75 Ticari temerrüt faiz talep edebileceği, tarafların diğer talepleri sayın mahkemeniz takdirlerinde olduğu, görüş ve kanaatine varılmış olup, takdiri mahkemenize ait olmak üzere saygıyla arz olunur.\" şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Somut olayda; dava konusu faturalar davacı defterlerinde kayıtlıdır, davalı taraf defter ibraz etmemiştir, ödeme emrine itiraz dilekçesinde faturalara itiraz edilip iade edildiğini ileri sürse de faturaların süresinde iade edildiğini kanıtlayamamıştır, davacının sunduğu deliller ile davalı tarafın faturaların ödeneceğine dair beyanları olduğu, faturaların kabul edildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafın faturalara konu hizmeti ifa ettiği hususu, bilirkişi ek raporu ile de tespit edilmiştir. Davacının davalıdan alacaklı olduğu sabit olmakla; mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur.Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygundur. HMK'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmemiştir. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçeler yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 1.410,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 982,70 TL'nin istemi halinde davalı tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/03/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ac8af4bf2cf4125","SID":"c794f8bc107d0e8a"}}