{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/58 <br>KARAR NO: 2024/355<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t<br>ESAS NO: 2022/318 <br>KARAR NO: 2023/723<br>KARAR TARİHİ: 13/11/2023<br>DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 23/01/2013<br>BİRLEŞEN 32.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2013/22 ESAS, 2013/85 KARAR SAYILI DOSYASI <br>DAVA: Alacak <br>DAVA TARİHİ: 23/01/2013<br>BİRLEŞEN 32.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2013/24 ESAS, 2013/86 KARAR SAYILI DOSYASI <br>DAVA: Alacak <br>DAVA TARİHİ: 23/01/2013  <br>BİRLEŞEN 32.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2013/25 ESAS, 2013/87 KARAR SAYILI DOSYASI <br>DAVA : Alacak <br>DAVA TARİHİ: 23/01/2013  <br>KARAR TARİHİ 13/03/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında \"İkitelli Garajı Kaporta Boya Karoseri Atölyesinde 15 personel ile 365 takvim süreyle yüzey hazırlama, astar, boya Hizmet Alımı İşi Sözleşmesi\" akdedildiğini, davacı şirketin sözleşmeye konu işi eksiksiz olarak yerine getirdiğini, 5510 Sayılı Yasanın 81/ı maddesi gereği işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanmaya başlandığını, fakat davalının Hazine tarafından verilen bu destek miktarını hakedişlerden kestiğini, sigorta primlerini ödemeyi üstlenmiş olan davacı şirketin, kendi sorumluluğunu yerine getirirken ve bu arada devletin sağladığı bu katkıdan da yararlanırken bunun idare tarafından kesilmesinin yerinde olmadığını, somut olayda davacı şirket tarafından sağlanan mükerrer bir avantaj bulunmadığını, davacı şirketin 5510 Sayılı Yasadan kaynaklanan 5 puanlık indirimi uygulamak suretiyle sigorta primlerini tahakkuk ettirip ödemiş bulunduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle; -Asıl dava dosyasında , 11.085,75 TL alacağın, -Birleşen İstanbul 32. ATM'nin 2013/22 E. sayılı dosyasında 233.422,34 TL alacağın,-Birleşen İstanbul 32. ATM'nin 2013/24 E. sayılı dosyasında 55.341,05 TL alacağın -Birleşen İstanbul 32.ATM'nin 2013/25 E. sayılı dosyasında 87.776,52 TL alacağın ticari faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 25/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren Kamu İhale Genel Tebliği uyarınca hazine tarafından karşılanan prim tutarının, idare tarafından yüklenicinin hak edişininden kesileceğinin açıkça hüküm altına alındığını, yapılan işlem mevzuata uygun bir şekilde yapılmış olup, tebliğe uymakla yükümlü olan davalı idarenin herhangi bir hukuka aykırı işlemi bulunmadığını, söz konusu prim indirimi uygulamasının 01/03/2011'de ortadan kaldırıldığından, bu tarihten önce yapılan kesintilerin hukuka uygun olarak yapıldığını, davacının talep ettiği kesintilerin de bu tarihten önce yapılmış kesintiler olup davacının talep hakkı bulunmadığını, tebliğin yürürlüğe girdiği 25/10/2008 tarihinden sonra yapılan ihalelerde teklif sunan isteklilerin söz konusu tebliği bilerek tekliflerini sunduklarını, hakedişlerinden %5'lik kesinti yapılacağını bildiklerini, içerik ve dava konusu edilen vakıaların niteliği itibariyle özünde idari yargıyı ilgilendiren ve davalı idarenin muhatabı olmadığı davanın öncelikle görevsizlik ve husumet tespitinin yanlışlığı nedeniyle reddine karar verilmesini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca prim indirimi kesintilerinin belirtildiği hak ediş raporlarına usulüne uygun biçimde itiraz etmediği anlaşılan yüklenicinin, daha sonra bu ödemelerle ilgili talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davacının talebinin hukuka aykırı olduğu gibi sebepsiz zenginleşme doğuracak nitelikte bir talep olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede davacının yapılacak kesintileri kabul ettiğini ve bundan dolayı herhangi bir fiyat farkı talebinde bulunmayacağını kabul ettiğini, bu nedenlerle görev, husumet ve hak düşürücü süreye ilişkin itirazları da dikkate alınmak suretiyle davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Asıl dosya ve birleşen İstanbul 32.ATM'nin 2013/24 E. ve 2013/25 E. sayılı dosyaları yönünden; taraflar arasındaki uyuşmazlık 5510 Sayılı Kanun ile sağlanan %5 indirimden kaynaklanmaktadır. Davacı, davalı idare tarafından davacı şirketin hakedişinden 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81. maddesinin 1.fıkrasına eklenen ve 01/10/20808 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 1. bendi hükümleri hilafına kesintiler yapıldığı, aylık hakedişten yapılan kesintinin haksız olduğu iddiası ile kesilen tutarın tahsilini talep etmiştir. Taraflarca dava konusu hizmetin verilmiş olduğu, ayrıca iadesi talep edilen bedellerin davalı idare tarafından yapılacak ödemeden kesintiye tabi tutulmuş olduğu sabittir. Yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan kesintiler ile davacının talep ettiği alacak miktarlarının örtüştüğü tespit edilmiştir. Davacının söz konusu haktan, 5510 Sayılı Yasanın yürürlükte olduğu dönem içinde olmakla, 6111 Sayılı Yasanının yürürlük tarihi olan 25/02/2011 tarihi öncesi işlemler için yararlandırılması hukuken gerekli olup, davacının bu davada haksız olarak yapılan kesintinin iadesine yönelik alacak talebinin yasal koşullarının oluştuğu değerlendirilmekle hazine tarafından işverene tanınan %5'lik prim desteğinin işveren konumunda bulunan davacının yararlanması gerekirken, davalı idarenin bu destek primlerini davacıya ait hak edişlerden kesmesinin yerinde olmadığı, davalı idarenin kanunun amaçladığı şekilde işveren sıfatının bulunmadığı, sadece adı hizmet alımı sözleşmesi olarak isimlendirilen kamu ihale sözleşmesinin tarafı olduğu, buna göre söz konusu Hazine yardımının davacının yararlanması gereken ve aksine bir yasal düzenleme bulunmadığı sürece bir başka idari düzenleme kapsamında kesinti yapılmaması gereken bir bedel olduğu, aksi halde yasanın amacının gerçekleşmeyeceği, söz konusu bedelin davacının davalıdan yaptığı hizmet kapsamında tahsil etmiş olduğu bir bedel olmadığı, bu nedenle davacı açısından 5 puanlık hazine yardımından çifte yararlanmanın da söz konusu olmadığı, hazinece karşılanan prim tutarının davacı şirket hak edişinden yapılan kesintinin iade edilmesi gerektiği anlaşılmakla asıl ve birleşen 32.ATM'nin 2013/24 E. ve 2013/25 E. sayılı dosyaları yönünden davaların kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar ... A.Ş.vekili Av. ... istinaf dilekçesinde; mahkememiz 2014/876 E. sayılı dosyasında 2013/22 E. sayılı dosya asıl dava kabul edilerek birleştirilen dosya olarak ise İstanbul 32.ATM 2013/23 E. sayılı dosya yerine 32. ATM 2013/22 E. gösterildiği, dosyalar birleştirilirken asıl davada davacı şirket ... açısından tefrik yapılmadığını, davacı olarak asıl davada taraf gösterilmediğini, birleşen dosya hakkında hüküm tesis edilerek açılmamış sayılmasına karar verildiğini, asıl davaya UYAP kayıtları yapılmadığından tebligatların taraflarına ulaşmadığını, usulüne uygun vekaletname sunmuş olmalarına karşın UYAP sistemine davacı şirket vekili olarak kayıtlarının da yapılmadığını, eski vekilin istifası ve azli bulunmamasından dolayı sunulan vekaletnamenin kabul görmediğini bu nedenle de kendilerine tebligat yapılmadığını, bu nedenle dosyaya ilişkin herhangi bir beyan veya itiraz sunma imkanları bulunmadığını ve duruşmadan haberdar olmadıkları için katılamadıkları gibi süresi içinde haklı davalarının da yenilenmediğini, adil yargılanma hakları ihlal edilerek hüküm kurulmuş olduğunu beyan etmiş ise de; Dosya incelendiğinde; İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/23 E. sayılı dosyasının 6545 Sayılı Yasa Gereğince Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 08/09/2014 tarihli ve 1645 Sayılı kararı ile Asliye Ticaret Mahkemelerinin birleşmesi ve hakimlerin müstemir yetkilerinin yeniden belirlenmesi kararı uyarınca mahkememiz 2014/876 E. numarasını aldığı, İstanbul 32. ATM 2013/22 E., 2013/24 E. ve 2013/25 E. sayılı dosyalarının ise 25/04/2013 tarihinde İstanbul 32.ATM 2013/23 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, asıl dava ile birleşen 2013/24 E. ve 2013/25 E. sayılı dosyalarında davacının ... Tic. Ltd. Şti. olduğu, 2013/22 E. sayılı dosyada ise davacının  ... A.Ş.olup davaların hepsinin Av. ... tarafından açıldığı, ilgili dosyada davacı vekilinin 29/03/2013 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesi ... A.Ş. olmasına karşın tevzide sehven ... Tic. Ltd. Şti. yazıldığından bahisle hatanın düzeltilmesini talep ettiği, her ne kadar 2013/22 E. sayılı dosyanın birleştirme kararında davacı şirket yanlış yazılmış ise de, mahkememiz gerekçeli kararında doğru şekilde yazıldığı anlaşılmıştır. Yine dava dosyasının 18/07/2017 tarihli celsede davacı vekilinin mazereti reddolunarak işlemden kaldırıldığı, dosya incelendiğinde davaların Av. ... tarafından açıldığı ve takip edildiği, bu vekil tarafından herhangi bir istifa yada azil sunulmadığı ancak Av. ... tarafından yargılama devam ederken dosyaya İstanbul ... Noterliğinin 08/08/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı vekalet sunulduğu, vekaletnamede her iki davacı şirketin de yer aldığı, 20/10/2016 tarihli celseye katıldığı, ancak Av ... tarafından 08/05/2017 tarihinde sunulan dilekçe ile dosyayı ... Tic. A.Ş. vekili olarak takip ettiğini belirterek davacıyla yapılan protokol ve istifa dilekçesinin dosyaya sunulduğu ve bu dilekçenin davacı asile tebliğ olunduğu, Av. ...'ın vekalet ilişkisinin devam ettiği anlaşılmıştır. Dosyanın İşlemden kaldırılmasından sonra Av ... tarafından davacı ... Ltd. Şti.'ye ait vekalet sunulmuş ve asıl dava ile birleşen davalar yenilenmiş ise de davacı ... A.Ş. tarafından açılan davanın HMK 150. maddesinde belirtilen süre içerisinde yenilenmediği ve takip olunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle Birleşen İstanbul 32. ATM'nin 2013/22 E. sayılı dosyası yönünden; 18/07/2017 tarihli celsede davacı vekilinin mazereti reddolunduğu, davalı tarafça da davanın takip edilmemesi üzerine dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı tarafça 3 aylık yasal süre içerisinde davanın yenilenmediği anlaşılmakla HMK.150/5 maddesi gereğince davanın Açılmamış Sayılmasına karar verilerek; 1-Asıl davanın KABULÜ ile 11.085,75 TL'nin 23/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  2-Birleşen 2013/24 Esas sayılı dosya yönünden açılan davanın KABULÜ ile 55.341,05 TL'nin 23/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Birleşen 2013/22 Esas sayılı dosya yönünden taraflarca takip olunmayan davanın süresinde yenilenmediği anlaşılmakla HMK 150/5 maddesi gereği AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,4-Birleşen 2013/25 Esas sayılı dosya yönünden açılan davanın KABULÜ\"ne dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ 1-Davalı ... Müdürlüğü vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; kesintilerin mevzuata uygun olarak yapıldığı, hakediş raporlarına itiraz etmeyen davacının daha sonra bu ödemlerle ilgili talepte bulunmasının sözleşmeye ve hukuka aykırılık teşkil ettiği, davanın kabulünün davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağı, icra inkar tazminatına karar verilmesinin de yerinde olmadığı belirtilmiştir. 2- Davacı ... A.Ş. vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Şirketin eski vekili tarafından davacı tarafın ... A.Ş. Olduğunu fakat sehven tevzi formunda davacının unvanının ... Şti. olarak düzeltmenin yapılmasının talep edildiği, davacının açtığı dava dosyasının 2013/23 E. sayılı dosya ile fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle birleştirilmesine karar verildiği, ancak sehven 2013/23 E. sayılı dosya yerine İstanbul 32. ATM'nin 2013/22 E. sayılı dosyasının gösterildiği, davacı olarak müvekkilinin asıl davada taraf olarak gösterilmediği ve hüküm tesis edilirken açılmamış sayılmasına karar verildiği, asıl davada UYAP kaydı yapılmadığından tebligatların kendilerine ulaşmadığı, kaldırma kararından sonra da davacı şirket yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı ve kaldırma kararı ile açılmamış sayılmasına dair ilk derece mahkemesi tarafından verilen ilk hükmün kaldırıldığı belirtilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava (asıl ve birleşen), hakedişlerden kesilen 5510 sayılı yasanın 81.1. bendi uyarınca yapılan 5 puanlık prim indirimleri tutarının tahsili istemine ilişkindir. İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü (idare) ile ... Ltd. Şti. (yüklenici) Arasında İkitelli Garajında Bulunan 338 adet solo, 212 Adet körüklü ve 38 Adet Çift Katlı Aracın İç ve Dış Temizliği Hizmet Alımı Sözleşmesi düzenlenmiştir. Düzenlenen sözleşmede, (ilave işlem nedeniyle meydana gelebilecek artışlara ilişkin bedel dahil) idari şartnamenin 46. maddesinde belirtilen esaslar dahilinde Muhasebe Finansman Dairesi Başkanlığınca ve Genel Şartnamenin hatalı, kusurlu ve eksik kişilere ilişkin 32. maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yüklenicinin iş programına göre daha fazla iş yapması durumunda idarenin bu iş bedelini imkan bulduğu takdirde ödeyeceği, yüklenicinin yapılan işe ilişkin hak ediş ve alacaklarını yazılı izin olmaksızın başkalarına devir ve temlik edemeyeceği belirtilmiştir. Fiyat farkı başlıklı 15. maddede ise, asgari ücret tespit komisyonu alınacak ihale (son teklif verme) tarihinden 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark, ihale (son teklif verme) tarihi itibariyle işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primi ilişkin toplam tutarda, asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınıf değişikliğiyle prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark, 506 sayılı yasanın 77. maddesinin 2. fıkrası çerçevesinde sözleşmede öngörülen ücret ekleri nedeniyle, işveren tarafından karşılanmakta olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primi ilişkin toplam tutarda meydana gelecek farkın toplamının 506 sayılı kanun gereğince işveren nam ve hesabına hazinece yapılacak olan ödemelerde dikkate alınmak suretiyle bu esasların 77. maddesi uygulanmaksızın ödeneceği veya kesileceği ifade edilmiştir. Yargılamayı yapan İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/876 E. 2017/1266 K. sayılı ilamında, birleşen dava dosyalarından 2013/22 E. sayılı dava dosyasının açılmamış sayılmasına ve diğer dava dosyalarında davanın kabulüne dair karar verilmiş olup iş bu karara yönelik istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucunda 2020/644 E. 2022/361 K. sayılı ilam ile \"... Mahkemenin gerekçeli karar başlığında birleşen 32. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/25 Esas sayılı dava dosyasında yer almakta olup, gerekçeli kararda ise, mahkemece iş bu birleşen dava dosyasının mahkemelerin taşınması sırasında dosya ve eklerinin arşivde unutulduğu, bilirkişi incelemesinde de bu dosyanın incelenemediği, bu sebeple işbu bileşen dosya yönünden hüküm kurulmadığı belirtilmiştir. İstinafa konu edilen bir kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle verilen kararın gerekçeli karar şeklinde yazılması, taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde istinaf edilmiş olması gerekmekte olup, esasen istinaf denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. (aynı nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.12.2013 tarih 2013/21-1791 esas 2013/1676 karar sayılı ilamı, Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2013/7082 esas 2013/6234 karar sayılı ilamı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/4353 Esas - 2013/6732 Karar sayılı ilamı) Dosyada mevcut deliller ve iddia esas alındığında, mevcut deliller değerlendirilerek ve denetime elverişli karar oluşturulması gerekmekte olup, birleşen dava dosyası (İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/25 esas sayılı) yönünden tarafların iddia ve beyanları incelenerek, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle varılacak sonuç neticesinde davacının talebinin haklılık durum ve oranının iş bu dava dosyası yönünden de karşılanması gerektiği anlaşılmakla; taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmeksizin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına'' dair karar verilmiştir. Kaldırma kararından önce düzenlenen bilirkişi raporu:Bilirkişi heyetince düzenlenen raporda özetle: davacıların ve davalının sunduğu ticari defter açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, bu haliyle sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Kamu İhale Kurumu'nun 25.10.2008 tarih ve 27035 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 4. maddesinde 506 sayılı kanun gereğince işlenenden ve hesabına hazinece yapılacak olan ödemeler dikkate alınmak suretiyle bu esasların 7. madde uygulanmaksızın ödeneceği ve kesileceği yönündeki hükmü gereğince hazine tarafından karşılanan prim tutarının idare tarafından yüklenici hak edişinden kesileceği belirtilmesine dayanılarak davalı idarenin yaptığı kesintileri iş bu bu düzenlemeye dayandırdığı, ancak 5510 sayılı yasanın yürürlükte olduğu dönem içinde 6111 sayılı yasanın yürürlük tarihi olan 25.02.2011 tarihi öncesi işlemler için yararlandırılmasının hukuken mümkün bulunmadığı ve bu nedenle asıl dava dosyasında davalı idarece kesilen 11.085,75 TL, birleşen dava dosyası olan eski 32 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/22 sayılı dosyasında davacının davalı idarece kesilen 233.422,34 TL ve yine birleşen eski 32. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/24 Esas sayılı dosyasında davacının davalı idarece kesilen 55.341,05 TL alacağın ticari faiziyle birlikte ödenmesini talep edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Kaldırma kararından sonra düzenlenen bilirkişi raporları:03.03.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; dava açılan ticari defterlerinin gerekli açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı ve sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, 31.12.2010 tarihi itibariyle davacı cari hesap borç bakiyesini 619.127,56 TL olup diğer davacı şirketin cari hesap borç bakiyesini 1.110.340,46 TL olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin de Kapanış tasdiklerinin yapıldığı ve esas açısından yapılan incelemede cari hesaplarının daha açık kayıtlarını teyit eden nitelik ve içerikte olduğunun anlaşıldığı, asıl davada davacının davalı idarece kesilen 11.085,75 TL alacağın ticari faiziyle birlikte ödenmesi talep edilebileceği, birleşen dava Eski 32. ATM'nin 2013/22 E. sayılı dava dosyasında davalı idarece kesilen 233.422,34 TL ve birleşen dava Eski 32. ATM'nin 2013/24 E. sayılı dava dosyasında davalı idarece kesilen 55.341,05 TL alacağın ticari faiziyle birlikte ödenmesinin talep edilebileceği belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda ise, İETT manevra hizmeti 5510 sayılı kesinti listesi 2009 (2009 Ekim ile 2009 Eylül), İETT İkitelli Manevra 5510 sayılı kesinti listesi (2009 Eylül ile 2010 Ağustos dönemi) incelendiğinde %5 indirimler toplamı olan 87.776,52 TL tutarın defter ve belgeler (SGK Tahakkuk Fişleri) ile uyumlu olduğu ve birleşen dava dosyası olan Eski 32. ATM'nin 2013/25 E. sayılı dava dosyasında davacının davalı idare tarafından kesilen 87.766,52 TL alacağının ticari faiziyle birlikte ödenmesini talep edebileceği görüş ve kanaatine varıldığı ifade edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın birleşen 2013/22 E. sayılı dava dosyasının süresinde yenilenmediği belirtilerek HMK 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, asıl dava dosyası ve diğer birleşen dava dosyalarının ise kabulüne dair karar verilmiş olup; davalı vekili ile birleşen dava dosyası ... A.Ş. vekili tarafından istinaf Yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: 5510 sayılı yasanın 81/ı maddesinde, kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının a bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddenin 1. fıkrasının a bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalı primlerinden, işveren hissesinin 5 puanlık kısmını isabet eden tutarın hazinece karşılanacağı, işveren hissesine ait primlerin hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini kısa süre içerisinde sosyal güvenlik kurumuna, muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini ise maliye bakanlığına vermeleri, sigortalının tamamını ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarının yasal süre içerisinde ödemeleri, sosyal güvenlik kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmamasının şart olduğu, ancak kuruma olan prim, idari para cezası ve buna ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının 21/07/1953 tarihli 6183 sayılı amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunun 48. maddesine göre tescili ve taksitlendiren işverenler ile 29/07/2003 tarihli ve 4958 ilgili Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve 22/02/2006 tarihli ve 5458 sayılı sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Olması Hakkında Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma kanunlarına göre taksitlendirme ve yapılandırılan işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlanacağı, bu bent hükümlerinin vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları ile okul -aile birliklerince çalıştırılanlar hariç olmak üzere 21/04/2005 tarihli ve 5335 sayılı kanunun 30. maddesinin 2. fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait iş yerleri ile 08/09/1983 tarihli ve 2886 sayılı devlet ihale kanununa 04/01/2002 tarihli ve 4734 sayılı kamu ihale kanunu ve uluslararası anlaşma hükmünün istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı kanunda istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin iş yerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalar hakkında uygulanmayacağı, hazinece karşılığını prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmayacağı, bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatta sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem için birlikte uygulanması halinde bu desteğin öncelikle uygulanacağı belirtilmiştir. 1-Asıl dava dosyası (İstanbul 10. ATM'nin 2022/318 E. 2023/723 K. sayılı) yönünden inceleme: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. fıkrasında, miktar ve değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu düzenlenmiştir. Aynı yasanın, \"Parasal sınırların artırılması\" üst başlığı ile ek madde 1’de, 200., 201., 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığı'nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması sureti ile uygulanacağı, ikinci fıkrada, 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı ifade edilmiştir. İstinafa konu uyuşmazlıkta harca esas değerin 11.085,75 TL olduğu, HMK'nin 341/2 maddesi uyarınca dava değeri bakımından karar tarihi (2023 yılı) itibariyle geçerli kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL'nin altında olduğundan davalının istinaf talep hakkı bulunmamaktadır. 6100 sayılı hukuk mahkemeleri kanunun 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusuyla ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyalarıyla ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir.Bu durumda, davalı vekili tarafından kesin nitelikte bir karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşıldığından, istinaf talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1-b bendi gereğince miktar itibarı ile reddine karar verilmiştir. 2-Birleşen İstanbul 32. ATM'nin 2013/24 E 2013/6 K. ve 2013/25 E. 2013/87 K. sayılı dosyası yönünden inceleme:  Davaya konu somut olayda, Davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü bünyesinde bulunan solo tip otobüslerin, komple karoseri yenileme işini takiben, son kat boya öncesi ''yüzey hazırlama ve astar boya işi''nin bu iş için kullanılacak tesis, enerji ve her türlü malzeme ve teçhizatı İETT den olmak üzere, 365 gün süre ile özel firmalara yaptırılması işi nedeniyle düzenlenen teknik şartnameler uyarınca davacı ile anlaşmaya varıldığı, tarafların ticari defterlerin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi heyet raporunda davacının talebi olan %5 kesintiler toplamı 11.085,75 TL ve 87.7676,52 TL alacağın davacıya faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği yönündeki tespitleri nazara alındığında, hak edişlerden yapılan kesintinin davalıdan tahsilini gerektiği anlaşılmaktadır. Zira, 5510 sayılı yasanın 81/I-ı bendi hükmü ile getirilen hak işverene tanınmış olup sözleşme nedeniyle kararlaştırılan bedelden yani hak edişten hazine tarafından karşılanan prim tutarının düşülmesi mümkün değildir.-İcra İnkar tazminatı yönünden inceleme:  Genel bir kavram olarak “likid (liqiude) alacak”; “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez (YHGK 14.07.2010 gün ve 2010/19-376 E. 397 K. sayılı ilamı). Davaya konu edilen alacağın hakedişten kesilen indirimlerin tahsili dayanmakla, icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu ve bu nedenle davalı vekilince aksi yönde sunulan istinaf başvuru sebebinin dosya kapsamına uygun olmadığına karar vermek gerekmiştir.3-Birleşen İstanbul 32. ATM'nin 2013/22 E. 2013/85 K. ve sayılı dosyası yönünden inceleme: ... A.Ş.'nin davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü ile düzenlemiş olduğu özel güvenlik hizmet alımı iş sözleşmesinin edimlerinin davacı şirket tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiği, işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın hazine tarafından karşılandığı, ancak işbu destek miktarının hak edişlerden kesilmek suretiyle davacının mağdur edildiği belirtilerek fazla ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 233.422,34 TL alacağın ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Düzenlenen dava dilekçesinde davacı vekili olarak Av. ... - Av. ... belirtilmiş ve 23.01.2013 tarihli tevzi formunda davacı unvanı ... Tic. Ltd. Şti. olarak yer almıştır. İstanbul ... Noterliği tarafından düzenlenen ... yevmiye numaralı ve 22 Mayıs 2012 Tarihli vekaletnamenin incelenmesinde de, ... A.Ş.'nin vekili olarak Av. ... - Av. ... ayrı yarı vekil tayin edildiği tespit edilmiştir. Davacı şirket vekillerinden Av. ... tarafından mahkemeye sunulan 29.03.2013 tarihli dilekçede davacı şirketin unvanının ... A.Ş. olmasına rağmen tevzi de sehven ...Tic. Ltd. Şti. olarak belirtildiği ve iş bu hatanın düzeltilerek UYAP'ta davacının .... A.Ş. olarak kaydedilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 25.04.2013 tarih ve 2013/85 K. sayılı ilam ile iş bu dava dosyasının aynı mahkemenin 2013/23 E. sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine dair karar verilmiş ve gerekçeli kararda davacı unvanının ... Tic. Ltd. Şti. olarak yer almıştır. Davacılar vekili Av.  ... tarafından mahkemeye sunulan 31.03.2014 tarihli beyan dilekçesinde, tüm dosyaların 2013/23 E. sayılı dosyada birleştirilmesine karar verilmiş ise de, 2013/22 E. sayılı dosyada davacının .... A.Ş. olması nazara alınarak dava dosyasının tefrikine karar verilmesi talep edilmiş, mahkemece 2013/23 E. sayıda dava dosyasında yapılan yargılamada 01.04.2014 tarihli celsede taraf vekillerinin beyanları dosyaya girdikten sonra davacı vekilinin tefrik konusunda bilahare karar oluşturulmasına dair karar verilmiş ve davacı vekili işbu tefrik talebini 02.01.2015 tarihli dilekçesinde de talep etmiştir. Dosya arasında bulunan ve Av. ... tarafından düzenlenen yetki belgesinde yetkili kılınan 14 avukat arasında İstanbul Barosu''na kayıtlı olduğu belirtilen Av. ... da yer almaktadır. 18.06.2015 tarihli celsede davacı vekili olarak Av. ...   yer aldığı ve bir sonraki celse olan 01.10.2015 tarihli celse ise, (saat 11:00 olan duruşma saatinden sonra saat 12:05 de duruşmanın yapıldığı anlaşılmakla) bir önceki duruşmada davacı vekilinin hazır bulunduğu, duruşma gün ve saatinden haberdar olduğunun anlaşıldığı ancak taraflarca dosyanın takip edilmediği belirtilerek HMK'nin 150/1 maddesi uyarınca yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen işlemden kaldırma kararından sonra yenileme talebinde bulunanın davacı  ... A.Ş. olduğu yazılarak Av.  ... tarafından mahkemeye 03.11.2015 tarihli yenileme talepli dilekçe sunulmuş ve mahkeme için 09.11.2015 tarihli yenileme tensip tutanağı düzenlenerek duruşmanın 22.03.2016 tarihine talik edildiği belirtilmiştir. İş bu yenileme tensip tutanağında da davacı olarak ... Tic. Ltd. Şti.'nin yer aldığı anlaşılmaktadır. Yine UYAP sisteminden gönderilen 21.03.2016 havale tarihli ve Av. ... tarafından düzenlenen yetki belgesinde, her iki davacı şirketin vekili olarak belirtildiği ve ayrıca yetkili kılınan avukat listesinin yer aldığı tespit edilmiştir. 20.10.2016 tarihli 15 numaralı celse ise davacı vekili olarak Av. ... duruşmada yer aldığı belirtilmiş ve Av.  ... tarafından mahkemeye sunulan 08.05.2017 tarihli beyan dilekçesinde ... Tic. Ltd. Şti. vekili olarak dosyayı takip ettikleri ancak asille yapılan protokol gereğince vekalet ilişkisinin sona erdirileceği bu nedenle tebligatların tarafından yapılmaması, UYAP kaydının silinmesi talep edilmiştir. 18. 07.2017 tarihli 17 numaralı celse öncesinde davacı ... Tic. Ltd. Şti. olduğu belirtilerek) vekili olarak Av. ... tarafından mazeret dilekçesi sunulmuştur. Yargılamada bulunan davalı vekilinin davayı takip etmedikleri yönünde beyanda bulunmuş ve mahkemece yargılamanın geçirmiş olduğu safahat dikkate alınarak davacı vekilinin mazeretinin reddine, taraflarca takip olunmayan dava dosyasının HMK'nin 150/1 maddesi uyarınca yenilinceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Av. ... tarafından davacının ... Tic. Ltd. Şti. olduğu belirtilerek 19.07.2017 tarihli yenileme dilekçesi sunulmuş ve mahkemece 27.10.2017 tarihli 18 numaralı celsede asıl dava ve birleşen 2013/24 E. sayılı dosya davacısı ... Tic. Ltd. Şti. yönünden yenileme dilekçesinin sunulduğu, birleşen 2013/22 Esas sayılı dosya yönünden dosyaya herhangi bir yenileme dilekçesinin sunulmadığı belirtilerek tahkikatın tüm davacılar yönünden sona erdiği açıklanarak, 2013/22 E. sayılı dava dosyası yönünden taraflarca takip olunmayan davanın süresinde yenilenmediği anlaşılmakla HMK'nin 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Av. ... tarafından mahkemeye sunulan 12.04.2023 tarihli \"asil ile yapılan anlaşma gereği (vekalet ücreti ilişkin hakların saklı kalmak üzere) vekillikten istifa hakkındadır'' konulu dilekçede, davacı ... A.Ş. vekili olarak dosyayı takip etti ancak asil ile yapılan anlaşma gereği bir kişilik görevinden kendi adına ve vekaletnamede ismi geçip SGK'li olarak çalışan vekiller adına dosyadan istifa edildiği belirtilmiştir. UYAP sisteminde yer alan vekaletnamelerin incelenmesinde, Av.  ... 08.08.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı İstanbul ... Noterliği tarafından düzenlenen vekaletname ile ve Av.  ... 03.10.2018 tarih ... yevmiye numaralı Bakırköy ... Noterliği tarafından düzenlenen vekaletname ile iş bu birleşen dosya davacısı vekili olarak tayin edildiği tespit edilmiştir. 26.07.2017 (tarih tam olarak okunamamakla) tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamede Av. ... ... Tic. Ltd. Şti. vekili olarak yetkili kılındığı belirtilmiştir. Sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde, eski vekilin istifası veya azli bulunmamasından dolayı Av. ... tarafından sunulan vekaletnamenin kabul görmediği ve tebligatların Av. ...  yapılmadığı iş bu nedenle dosyaya ilişkin bir beyan ve itiraz imkanı bulunmadığı ileri sürülmüştür.6100 sayılı HMK'nin 150/4 maddesinde ''Dosyasına işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir .150/5 maddesinde ''işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır\" hükümleri yer almaktadır. İstanbul Ticaret Odası kayıtlarının incelenmesinde, ... A.Ş.'nin eski unvanı olarak  ... A.Ş. belirtilmiştir. Birleşen dava dosyası olan 2013/22 E. sayıda dava dosyası yönünden, davacı şirket ... A.Ş. (eski unvan) ... A.Ş.'yi gerek davanın açılması esnasında ve gerekse yargılama aşamasında temsil eden vekiller ile ilgili olarak tespitler yapılmıştır. Yukarıda yer alan bilgilerden anlaşılacağı üzere, davaların ... tarafından takip edildiği ve bu vekil tarafından 12.04.2023 tarihli istifa dilekçesini sunulduğu, birleşen dosya davacısı ... A.Ş. yönünden mahkemece 18.06.2015 tarihli celsede HMK'nin 150/1 maddesi uyarınca yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve işbu davacı şirket yönünden süresinde yenileme talepli dilekçenin sunulmadığı anlaşılmakla, mahkemece yapılan yargılama sonucunda HMK'nin 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıdaki bilgiler ışığında taraf vekillerinin sunmuş olduğu, istinaf taleplerinin dairemizce yapılan incelemesi sonucunda; -Asıl dava dosyası (İstanbul 10. ATM'nin 2022/318 E. 2023/723 K. sayılı) yönünden davalı vekili tarafından sunulan istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nun 352/1-b maddesi gereğince miktar itibariyle usulden reddine, -Birleşen İstanbul 32. ATM'nin 2013/24 E. 2013/6 K. ve 2013/25 E. 2013/87 K. sayılı dosyası yönünden davalı vekili tarafından sunulan istinaf talebinin  6100 sayılı HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince reddine, -Birleşen İstanbul 32. ATM'nin 2013/22 E. 2013/85 K. sayılı dosyası yönünden davacı vekili tarafından sunulan istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince reddine, dair karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin birleşen İstanbul 32. ATM'nun 2013/22 E. 2013/85 K. sayılı dosyasında yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin asıl dava dosyası (İstanbul 10. ATM'nin 2022/318 E. 2023/723 K. sayılı) yönünden istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, ve birleşen  İstanbul 32. ATM'nin 2013/24 E. 2013/6 K. ve 2013/25 E. 2013/87 K. sayılı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan başvuru harçlarının hazineye GELİR KAYDINA,4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harcının hazineye GELİR KAYDINA,5-Asıl dava dosyası yönünden davalı tarafından yatırılan karar harcının istemi halinde tarafa iadesine,6-İstinaf yargılama giderlerinin davacı ve davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacı ve davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a (davacı yönünden) ve 352/1.b, 362/1.a (davalı yönünden) maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13/03/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ce684167c99dcb9","SID":"706bdf1f9693aa95"}}