{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 15/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : ANTALYA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ : 26/04/2021<br>DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ : 15/03/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkilinin, Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine konu edilen iki adet bonoyu ve bunların fer'ilerini borçlu olmadığı halde kambiyo hukukunun kendine özgü kurallarından (imzaların istiklali ilkesi) dolayı ödemek zorunda kalması nedeniyle, ödediği bedellerin, asıl borçlu olan davalıdan geri alınmasına (rücusuna) yönelik dava olduğunu, davalı tarafın icra takibine itiraz etmesi nedeniyle işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, davalı taraf ile 15/10/2020 tarihinde arabulucu vasıtasıyla görüşme yapıldığını ancak uzlaşma sağlanamadığını, dava şartının yerine getirildiğini, İİK'nın 67/2. maddesinde işaret edildiği üzere; takip konusu asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir inkar tazminatının, davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve beyan etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacının, Kemer İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında usulsüz tebligata ilişkin şikayete ilişkin kararın istinaf edilmesi nedeniyle Kemer İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ve Antalya 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyalarından talep edilen alacaklar ile iş bu dosyanın konusu ve tarafları aynı olmakla davanın derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle reddi gerektiğini, bedeli talep edilen bonoda avalistin rücu alacağının zamanaşımına uğramış olduğunu, davanın bu nedenle de reddi gerektiğini, sonuç olarak davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"..Davacının bonoda aval olduğu, bu kapsamda ödeme yaptığı hususunda bir duraksama yoktur. Davacının ödeme tarihlerinin ise 23/06/2015 ve 10/07/2015 olduğu görülmektedir. Bu ödemeler ile dosya borcu kapanmamış, takip sonrasında bir kısmi ödeme daha yapılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere aval verenin başvuru hakkına dayalı alacağı ödeme ile muaccel olur. Yani ödeme yapılan alacak kısmi muaccel olmuş ve doğal olarak muaccel olan alacak için öngörülen zamanaşımı süresi de başlamıştır. Eldeki davaya esas icra takibi tarihi ise 03/03/2020'dir. Buna göre ödeme tarihi ve takip tarihi arasında geçen süre nazara alındığında zamanaşımının geçtiği anlaşılmaktadır. Bu halde zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerekir. Diğer yandan davacının taraf olmadığı ancak dava konusu senedin diğer tarafları arasında görülen menfi tespit davasında davalının bu senet nedeniyle borçlu olmadığına karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bu halde talep zamanaşımına uğramasa bile davalının bu bono nedeniyle borçlu olmayacağı açıktır. Fakat yukarıda değinildiği üzere usuli red sebeplerinin öncelikle değerlendirilmesi zorunluluğu gereği davanın zamanaşımından reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun somut olaydaki rücu zamanaşımını düzenleyen 73/1 maddesi gereğince zamanaşımı borcun tümünün ödenmesiyle başladığını, somut olayda bu şartın yerine gelmediğini, davada zamanaşımının düzenlendiği hükmün, TTK'nın 749/3. maddesi olduğunu, mahkemenin maddede yer alan \"cirantanın poliçeyi ödediği\" ibaresini yanlış yorumlamak suretiyle zamanaşımını, borcun tümünün ödenmesiyle değil, her ödemenin ayrı ayrı yapıldığı tarihten başlatılmak üzere hesaplayarak yanlış sonuca ulaştığını, rücu alacağında zamanaşımının, borcun belirli bir kısmı için başlayıp diğer kısım için başlamamasının mümkün olmadığını, zaman aşımının bölünemeyeceğini, davada rücuya esas son ödemenin henüz yapılmamış olduğunu, hatta 03/03/2020 günü icra dosyasına ödeme yapılmış olmasının da bu duruma bir kanıt olduğunu, dolayısıyla takip tarihi itibarıyla rücu zamanaşımının dolmadığını, hatta daha başlamadığını, bu nedenle sayın Mahkeme'ce hatalı değerlendirme neticesinde işbu davanın zamanaşımı yönünden reddinin isabetsiz olduğunu, davada verilen kararın, davanın ön şartının yokluğu (zamanaşımının geçmiş olması) nedeniyle verildiğini, bu nedenle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının isabetsiz olduğunu, müvekkilinin taraf olmadığı; ancak dava konusu senedin diğer tarafları arasında görülen menfi tespit davasında davalının bu senet nedeniyle borçlu olmadığına karar verildiğini, bu halde talep zamanaşımına uğramasa bile davalının bu bono nedeniyle borçlu olmayacağını belirtmekte ise de; istisnai durumlar hariç olmak üzere her davanın ancak tarafları arasında görülüp onları bağlayacağını, aşamalarda, davalı şirket ile dava dışı ... arasında ticari ilişkiler bulunduğunu, davalı şirket ile adı geçen şahıs arasında müvekkilinin mülküne el koymak adına danışıklı olarak açılmış olan Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında müvekkilinin davaya katılma talebi olmuş ise de; mahkemece katılma talebinin tahkikat aşaması sonuçlanıncaya kadar yapılabileceği gerekçe gösterilerek katılma talebini reddettiğini, akabinde istinaf talebinin dahi reddedildiğini, müvekkiline hukuki dinlenme hakkı kullandırılmaksızın yargılama yapıldığını, bu nedenle, anılan davadaki tespitlerin müvekkili aleyhine değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin taraf olduğu Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/05/2018 tarih ve ... Esas - .... Karar sayılı ilamı ve bu ilamın istinaf davası olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 25/03/2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında; davalı şirket ile dava dışı ... ticari ilişkisinin bulunduğunun mahkeme eliyle tespit edildiğini, bu nedenle mahkeme'nin usulden reddettiği davada esasa yönelik tartışmalarının da hukuka aykırı ve isabetsiz olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, senette aval veren konumunda olan davacı tarafından lehtara yapılan ödemenin keşideciye rücu için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın zaman aşımı geçmiş olması nedeni ile reddine karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Davaya konu Kemer İcra Müdürlüğü'nün ... . sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından, borçlu davalı şirket aleyhine 113.141,90-TL ve 9.610,35-TL asıl alacak 51.868,78-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 174.621,03-TL Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında kefil sıfatıyla farklı tarihlerde ödenen bedelin rücu talebi için icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.<br>Rücunun dayanağı olan Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından, borçlular; eldeki davanın davacısı ile davalısı ve dava dışı şirket aleyhine 80.000,00-TL asıl alacak için 09/10/2012 tarihinde kambiyo icra takibi başlatıldığı, borcun bir kısmının davacı tarafından ödendiği anlaşılmıştır.<br>Davalının rücu talebine dayanak takibe konu kambiyo senetlerinde keşideci, davacının ise; avalist olduğu, avalin TTK'nın 700-702. maddelerinde düzenlendiği, TTK'nın 778/3. maddesi atfıyla kambiyo senetlerinden bono hakkında da bu düzenlemelerin cari olduğu, aval veren kişinin kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olduğu, aval veren kişinin poliçe bedelini ödediği takdirde poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap edeceğinin düzenlendiği, avalin kambiyo taahhüdünü güvence altına alan kefaletin kambiyo hukukundaki özel bir görünüm biçimi olduğu, avalistin rücu hakkının TTK'nın 726. maddesinde düzenlendiği, avalistin lehine aval verdiği kimse ile aralarındaki iç ilişkideki sorunların kefalet hükümleri uyarınca çözüme kavuşturulması gerektiği, bunun aksinin ancak senede karşı senetle ispat kuralı uyarınca ispat edilmesi gerektiği, avalistin lehine aval verdiği kişiye karşı kefalet hükümleri uyarınca başvuru hakkının bulunduğu, rücu hakkının zamanaşımı hakkında kefalet hükümlerinde özel bir düzenlemenin bulunmadığı, bu nedenle rücu hakkının kullanılması nedeniyle TBK'nın 146 vd. maddeleri uyarınca genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, bu sebeple davacının ödeme tarihleri itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğundan bahsedilemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımının geçmiş olması sebebiyle reddine karar verilmesi hatalı olup, davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf istemi yerindedir.<br>Açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesince esasa girilerek, taraf delillerinin toplanılması suretiyle inceleme yapılması ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereklidir.<br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 26/04/2021 tarih ve ... Esas ve  ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. 15/03/2024<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0bcf832388ab6be3","SID":"2c1ff2cdec8684e1"}}