{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/181 - 2024/404<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/181 <br>KARAR NO\t: 2024/404<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/982 Esas 2021/626 Karar<br><br>DAVACILAR\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi ve Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 19/04/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... AŞ ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili, 28/09/2018 tarihinde, davacıların desteği müteveffa ...’in içinde yolcu olarak bulunduğu  davalı ... Ltd.Şti’ye ait olup davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı kamyonet ile davalı ... adına kayıtlı, davalı ...’ın idaresinde olup davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda  meydana gelen trafik kazasında davacıların oğlu ve kardeşleri olan ...’in vefat ettiğini,  yapılan başvuru üzerine davalı ... Sigorta tarafından davacılar ... ve ... için 55.590,00 TL ödeme yapıldığını, davalı ... Sigorta’ya yapılan başvuruya istinaden 25/12/2018 tarihinde davacı ...’e 17.574,11 TL, davacı ...’e ise 16.010,87 TL ödeme yapıldığını,  her iki sigorta şirketi tarafından eksik ödeme yapıldığını, kazanın oluşunda müteveffanın kusuru bulunmadığını, araç sürücülerinin sorumlu ve kusurlu olduğunu, davada kusur dereceleri ve sorumluluk seepleri ne olursa olsun müteselsil sorumluluğa dayanıldığını, davacıların maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... ve ... için ayrı ayrı 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketleri haricindeki davalılardan kaza tarihinden, davalı sigorta şirketlerinden poliçe tarihindeki sorumluluk miktarı ile sınırlı olmak üzere davalı ... Sigorta için 24/10/2018 tarihinden, davalı ... Sigorta AŞ için ise 30/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, diğer davacılar için 30.000,00’er TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacı ... için destekten yoksun kalma talebini 98.766,94 TL, davacı ... için destekten yoksun kalma talebine 62.606,78 TL olarak ıslah etmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, davanın yasal süresinde açılmadığını ve taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacıların usulüne uygun başvuru yapmadan dava açtığını ve davanın usulden reddi gerektiğini, özel dava şartı gerçekleştirilmeden dava kötüniyetle ve mevzuata aykırı olarak açıldığını, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacılara 20/11/2018 tarihinde toplam 55.599,00 TL ödeme yapıldığını ve davalı şirketin ibra edildiğini ve fazlaya ilişkin haklardan feragat edildiğini, aksi halde yapılan ödemenin güncellenerek mahsubu gerektiğini, müteveffanın kazada müterafik kusurlu olduğunu, emniyet kemerinin takılı olmadığını, müteveffanın kendi kusuruyla sonucun meydana gelmesinde etkili olduğu için müterafik kusurunun olup olmadığının araştırılması ve indirim yapılması gerektiğini, somut olayda hatır taşıması söz konusu olup davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müteveffanın kuzeni olan sürücü tarafından ücret alınmaksızın bir yerden bir yere götürüldüğünü ve hatır taşımacılığının somut olayda gerçekleştiğini ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacıların tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davacıların destekten yoksun kalma taleplerinin haksız olduğunu, tazminat hesabının Genel Şartlar uyarınca yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihine ve faiz türüne itiraz ettiklerini, SGK tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınarak tazminattan düşülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı... Ltd.Şti vekili, yargılama aşamasında davayı kabul etmediklerini, yetki itirazında bulunduklarını ve dosyanın yetkili Kırıkkale Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranlarını kabul etmediklerini belirtmiştir. <br>\tDavalılar ... ve ... vekili yargılama aşamasında  bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek davacıların destek tazminatı talep etme hakları bulunmadığını, hesaplamanın ilk olarak ödeme tarihi verilerine göre yapılması gerektiğini, hesaplamada esas alınan sürelerin hukuka aykırı olduğunu, hesplamada 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini ve pay oranlarının hatalı olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, 28/09/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacılar ... ve ...'in oğlu, diğer davacıların kardeşi ...'in vefat ettiği, kusuru ilişkin alınan 03/02/2020 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın % 70 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın % 30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 26/07/2021 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacılar ... ve ...'in destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin kabulüne karar verildiği, kusur durumu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmayıp, müteveffanın ölümü nedeniyle davacıların duyduğu üzüntü, sosyal ve ekonomik durumları ile ...'in çift taraflı kazada araç içinde yolcu konumunda olup kusuru bulunmadığı, sorumlulardan her birinin zararın tamamından sorumlu olduğu gerekçeleriyle maddi tazminat istemine yönelik davanın kabulü ile davacı ... için 99.266,94 TL, davacı ... için 63.106,78 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 11/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, davalı ... Sigorta AŞ yönünden 16/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 28/09/2016 tarihinden itibaren yasal faizi, davalı... Ltd. Şti yönünden 28/09/2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek üzere sigorta şirketleri yönünden teminat limitleri ile sınırlı ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 12.000,00 TL, davacı ... için 12.000,00 TL, davacı ... için 12.000,00 TL, davacı ... için 12.000,00 TL,  manevi tazminatın 28/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Ltd. Şti. Den tahsili ile davacılara ödenmesine, manevi tazminat istemine yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... Sigorta AŞ (eski ünvanı ... Sigorta AŞ) vekili davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde, maddi tazminat talebi yönünden hükme esas alınan 26/07/2021 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda ilk olarak hesaplamanın ödeme tarihi verilerine göre yapılması gerektiğini, davaya konu kaza nedeniyle davalının işleteni olduğu araç sigortacısı ... Sigorta AŞ tarafından 15/1/2018 tarihinde davacılar ... ve ...’e ödeme yapıldığını, bu tazminatın mahsup edildiğini, ancak ödeme tarihindeki veriler esas alınarak hesaplama yapılarak ödemenin gerçek zarar kadar olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, karara esas alınan bilirkişi raporundaki destek sürelerinin hatalı olduğunu, Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak süreler esas alındığını, destek paylarının hatalı belirlendiğini, davacıların müteveffa dışında dört çocuğu daha bulunduğunu ve bunlarının anne ve babalarına destek olacağını, bilirkişi raporunda 1,8 teknik faiz uygulanmamasının mevzuata aykırı olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunda hatır taşıması indirimi yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, müteveffanın kuzeni tarafından ücret alınmaksızın taşındığını, düzenlenen bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, 03/02/2020 tarihli rapor ve 17/06/2020 ve 14/12/2020 tarihli bilirkişi raporlarında yapılan ödemeler ile davacıların zararının karşılandığının belirtildiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat hesaplandığını ve bu hususun çelişkili olduğunu, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakları bulunmadığını, davacılar lehine hükmedilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, manevi tazminat kurumunun taraflardan birinin zenginleşmesi ve diğerinin fakirleşmesi amacı taşımadığını, somut olayın koşullarına orantılı şekilde manevi tazminat belirlenmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde, davacıların davalı sigorta şirketini ibra ettiğini, davacılara 20/11/2018 tarihinde 55.599,00 TL ödeme yapıldığını, davacıların fazlaya ilişkin haklarından feragat ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kusur oranı belirlenirken 03/02/2020 tarihli bilirkişi raporundaki kusur raporunun esas alındığını, yapılan hatalı belirleme ile sigortalı araç sürücüsüne % 70 oranında kusur atfedildiğini, belirlenen kusur oranının fahiş olduğunu ve itiraz ettiklerini, ayrıca hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak düzenlenmiş ve bakiye tazminat miktarlarının fahiş olarak hesaplandığını, 2018 yılında meydana gelen kaza için TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, davalı şirket tarafından 20/11/2018 tarihinde ödeme yapıldığını, ancak karşı yan tarafından bakiye ödeme için başvuruda bulunulmadığını, davalı sigorta şirketi temerrüde düşürülmediğinden faizin dava tarihinden işletilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, trafik kazasında ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. <br>\tDavacılar vekili, 28/09/2018 tarihinde, davacıların desteği müteveffa ...’in içinde yolcu olarak bulunduğu  davalı ... Ltd.Şti’ye ait olup davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı kamyonet ile davalı ... adına kayıtlı, davalı ...’ın idaresinde olup davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacılardan ... ve ...'in oğlu, diğer davacıların kardeşi olan ...’in vefat ettiğini belirterek davacılar ... ve ... için destekten yoksun kalma tazminatı, tüm davacılar için manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece kusur durumuna ilişkin alınan 03/02/2020 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın % 70 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın % 30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 26/07/2021 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacılar ... ve ...'in destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin kabulüne, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı ... Sigorta AŞ (eski ünvanı ... Sigorta AŞ) vekili davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t Dava açılmadan önce, davacı tarafça sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davalı ... Sigorta AŞ (eski ünvanı ... Sigorta AŞ) tarafından davacı ... için 30.242,52 TL ve ... için 25.356,25 TL olmak üzere 28/11/2018 tarihinde toplam 55,599,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı, davalılar   ... adına kayıtlı, davalı ...’ın idaresinde bulunan ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ... Sigorta AŞ tarafından 25.12.2018 tarihinde davacı ... içn 17.574,11 TL davacı ... için 16.010,87 TL  ödendiği anlaşılmaktadır. Dava açılmadan önce davalı sigorta şirketleri tarafından ödeme yapıldığından öncelikle ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin adı geçen davacıların zararını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi gerekir. <br>\tYargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde ödeme tarihi itibariyle davalı tarafça gerçekleştirilen ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ödemenin yeterli bulunması halinde davanın reddine karar verilmeli, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davalı tarafından yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme), hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. <br>\tSomut olayda mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketleri  tarafından yapılan ödeme tarihi verilerine göre zararın karşılanıp karşılanmadığı hususunda hesaplama yapılmadığı anlaşılmakla bu durumda yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak bilirkişiden ek rapor alınarak davalı sigorta şirketleri tarafından yapılan ödeme tarihi itibariyle ödemenin gerçek zararı karşılayıp karşılamadığının denetlenmesi ve karşılanmadığının tespiti halinde rapor tarihi verilerine göre istinafa başvuran taraflar yararına oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek  zararın hesaplanması ve yapılan ödemeler güncellenerek mahsubu ile sonucuna göre istinafa başvuran davalılar yararına oluşan kazanılmış haklar ve kesinleşen yönler dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken eksik tahkikat ile yetinilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.   <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca  ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a9ee2fc23e73ead","SID":"5e3eceea8da7d0e9"}}