{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1738 <br>KARAR NO: 2024/502<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/06/2023<br>NUMARASI: 2022/882 Esas - 2023/476 Karar<br>DAVA: Rehnin Kaldırılması<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024<br>Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen  kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; dava dışı ... Ltd. Şti'nin Skoda yetkili bayisi olan müvekkili şirkete 29/09/2022 tarihinde  başvurarak 2 adet araç satın almak istediğini bildirdiğini, talep üzerine müvekili şirketin her biri 1.120.000-TL tutarlı 2 adet proforma fatura düzenleyerek gönderdiğini, proforma faturaların 2. sayfasından anlaşılacağı üzere teklif 1 gün süreyle geçerli olduğundan, ... şirketinin bildirimde bulunmaması nedeniyle düzenlenme günü mesai bitiminde geçersiz hale geldiğini, söz konusu iki aracın 30/09/2022 tarihinde ... Ltd. Şti'ne satıldığını, 03/10/2022 tarihinde ... şirketinin ... Bankası hesabından müvekkili şirket hesabına 2.235.000-TL havale yapıldığını, müvekkilinin ulaştığı ... yetkililerinin proforma faturalara ilişkin ödeme yaptıklarını belirttiklerini, ... şirketine teklifin ortadan kalktığını ve ayrıca araçların başka bir şirkete satıldığını bildirdiklerini, ...  yetkilisinin paranın şirket hesabına iadesini talep ettiğini, müvekkili tarafından  ... müvekkili şirkete olan 497.507,21-TL'lik borcu mahsup edilerek kalan 1.737.497,79-TL nin iade edildiğini, müvekkili şirketin sattığı iki adet aracın alıcı adına tescil işlemlerine başlandığı aşamada iki araç üzerinde davalı banka adına rehin tahsis edildiğini gördüklerini,banka ile yapılan görüşmeler neticesinde ... davalı banka tarafından araçlar için kredi verildiği ve verilen kredi nedeniyle araçların kaydına rehin konulduğunun bildirildiğini, ancak davalı banka tarafından müvekkilinden muvafakat alınmadan rehin konulması işleminin hukuka aykırı olduğunu, rehnin kaldırılması hususunda davalıya  14/10/2022 tarihinde mail ve 26/10/2022 tarihinde ihtarname gönderildiğini ancak rehnin kaldırılmadığını belirterek, iki adet araç üzerindeki rehinlerin kaldırılmasını talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; ön rehnin tesis edildiği tarihten itibaren 1 ay içinde tescili yapılmayan (ruhsatı çıkmayan) araçların üzerinden kendiliğinden otomatik olarak kalktığı, ön rehinlerin 03.10.2022 tarihinde konulduğu, 03.11.2022 tarihinde kendiliğinden kalktığını, dolayısıyla dava açıldığı tarihte davaya konu araçlar üzerinde zaten ön rehin bulunmadığını, hatta bu konuda davacı şirketin BDDK'ya müracaat ettiğini, müvekkili banka tarafından 06.01.2023 tarihinde, BDDK'nın 22.12.2022 tarihli yazısı hakkında davacı şirkete cevaben, işlenen ön rehinlerin 1 ay içinde rehin şerhine dönüşmeden otomatik olarak kalktığı, bu sebeple müracaatlarının konusuz kaldığı bilgisinin verildiğini, dava dışı ... şirketinin müvekkili bankaya başvurarak davacı şirketten satın alacağı araçlar için finansman talep ettiğini, davacı şirketin sunduğu proforma faturalara istinaden, müvekkili banka tarafından dava dışı ... şirketine tahsis edilen kredi limiti üzerinden proje bedeli ödemesi olarak davacı şirketin hesabına 2.235.000-TL ödeme yapıldığını, 03.10.2022 tarihinde ise davaya konu araçların kaydına müvekkili banka tarafından ön rehin tesis edildiğini, daha sonra davacı şirketin, proforma faturaların teklif mahiyetinde olduğunu ve 1 günlük ödeme mühleti içinde ödeme yapılmadığından bahisle, araçları dava dışı başka bir şirkete sattığını bildirdiğini, bunun üzerine müvekkili bankanın davacı şirketten ... şirketine tahsis ettiği kredi limiti üzerinden ödediği aracın proje bedelinin iadesini istediğini, davacı şirketin, bu tutarın dava dışı ... şirketi tarafından gönderildiğini düşündüklerinden bahisle proforma teklife istinaden ödenen tutarı iade etmekten imtina ettiklerini, halbuki dekontlar incelendiğinde görüleceği üzere müvekkili banka tarafından davacıya yapılan ödemelerin dava dışı ...  şirketi adına araç proje ödemesi için yapıldığının anlaşıldığını, davacının, müvekkili bankanın ödemiş olduğu tutarı iade etmekten imtina etmesi nedeniyle davacı şirkete karşı Van ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davacı şirket tarafından takibe itiraz edildiğinden,dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamadığını, dolayısıyla taraflarınca itirazın iptali davası açılacağından, davacının menfi tespit talebi bakımından da davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı şirket tarafından ...  şirketine 29/09/2022 tarihinde 2 adet araç için 2 adet proforma fatura düzenlenerek bu şirkete gönderildiği, proforma faturada yer alan teklifin faturanın düzenlendiği gün geçerli olduğu, faturanın geçerli olduğu gün herhangi bir geri bildirimde bulunulmayıp ödeme yapılmadığından, proforma faturaya konu 2 adet aracın 30/09/2022 tarihinde dava dışı .... Ltd. Şti'ne satıldığı, 03/10/2022 tarihinde ... Bankası hesabından davacı hesabına 2.235.000-TL havale yapıldığı, ... tarafından ödemenin proforma faturaya ilişkin olduğu belirtilmiş ise de, teklifin kalktığı ve aracın farklı şirkete satıldığı bilgisi üzerine paranın şirketin garanti hesabına gönderilmesi talebi nedeniyle, ... davacı şirkete olan 497.507,21-TL'lik borcu mahsup edildikten sonra kalan 1.737.497,79-TL'nin iadesinin gerçekleştirildiği,araçlar üzerinde davalı banka adına rehin tesis edildiğinin görülmesi üzerine, banka ile yapılan görüşmede ...  dava konusu araçlar için verilen kredi nedeniyle araçlar üzerine rehin konulduğu bilgisinin verildiği, davalı bankanın kredi borçlusuna ait olmayan araçlara rehin tesis ettiği, bankaların bu işlemlerinde rehin koymadan önce aracın satışını gerçekleştirecek yetkili bayiden kredi kullanılacağı ve akabinde banka adına rehin konulacağı konusunda yazılı muvafakat almak zorunda olduğu, hukuka aykırı olarak davalı tarafça gerçekleştirilen rehin işleminin sona erdirilmesi için 14/10/2022 tarihinde davalıya gönderilen maile dönüş yapılmadığı, davalı bankadan araçlar üzerine konulan rehnin kaldırılmasının 26/10/2022 tarihli ihtarla talep edildiği, davalı tarafça gönderilen 08/11/2022 tarihli ihtarla, araçlar üzerindeki rehin kaldırma talebinin hukuki bir temeli bulunmadığı  belirtilerek, davanın açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alındığında, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu kanaatine varıldığı, davalının en erken 06/01/2023 tarihli yazısı ile davacıya bilgilendirdiği göz önüne alındığında, davanın  konusuz kaldığı, konusuz kalan davada davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargı giderlerinin üzerinde bırakıldığı gerekçesiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davalı aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; ... şirketinin davalı şirketten satın alacağı araçlar için müvekkili bankaya finansman müracaatında bulunduğunu, müvekkili tarafından başvuru kabul edilerek  davacı şirketin düzenlediği  29.09.2022 tarihli proforma faturalara istinaden 03.10.2022 tarihinde mevzuat nedeniyle doğrudan davalı şirkete 2.235.000-TL ödeme yaptığını, bu kredi ilişkisi nedeniyle araçlar üzerine ön rehin tesis edildiğini, araçların başka bir şirkete satıldığı öğrenildiğinde davacı şirketten ödenen 2.235.000-TL'nin iadesinin 08.11.2022 tarihli ihtarname ile talep edildiğini, ancak davacı şirketin iade etmemesi üzerine davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, 03.10.2022 tarihinde konulan ön rehinlerin kendiliğinden 03.11.2022 tarihinde kendiliğinden kalktığını, rehinlerin kaldırıldığı hususunun davacı şirket tarafından rahatlıkla tespit edilebileceğini, bu anlamda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yargılama sırasında rehinler kaldırılmış gibi davanın konusuz kaldığına karar verilerek yargı giderleri ile vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, rehinlerin kaldırıldığını araştırmayan davacının davanın açılmasına sebep olduğunu, 06.01.2023 tarihinde  davacı şirkete cevaben işlenen ön rehinlerin 1 ay içinde rehin şerhine dönüşmeden otomatik olarak kalktığı, bu sebeple müracaatlarının konusuz kaldığı bilgisi verildiğini, davacıya verilen ihtarname yanıtında söz konusu rehinlerin kaldırılmayacağı, kaldırılmadığı yönünde bir ifadenin yer almadığını, var olmayan bir hususta talepte bulunan davacı tarafa karşı müvekkili tarafından talebin hukuki temeli olmadığı yönünde yanıt verildiğini, Karayolları Trafik Kanununa dayalı olarak Türkiye Noterler Birliği ile müvekkili arasında akdedilen protokolde, müvekkili bankanın ön rehin tesis ederken satıcıya bilgi verme yükümlülüğü olmadığını,dava tarihinde mevcut  bir ön rehin bulunmadığından, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, davacı şirket tarafından satışı yapılan araçların kaydına davalı banka tarafından konulmuş olan ön rehnin kaldırılması istemine ilişkindir.Somut olayda; yetkili bayi olan davacı şirket tarafından, araç satın almak isteyen dava dışı  .. şirketine 29.09.2022 tarihinde 2 adet araca ilişkin olarak bir gün süre ile geçerli olduğu belirtilen her biri 1.120.000,01-TL bedelli 2 adet proforma fatura düzenlendiği, dava dışı şirketin davalı bankaya başvurusu üzerine davalı banka tarafından araç alımı için kredi tahsis edilerek 03.10.2022 tarihinde satıcı olan davacının hesabına toplam 2.235.000-TL havale edildiği, aynı tarihte de satışa konu araçların kaydına ön rehin şerhi konulduğu, ancak davacı şirket tarafından araçların ... şirketine satılmayarak 30.09.2022 tarihinde dava dışı .... Ltd. Şti'ne satışının yapıldığı, davalı banka tarafından araç alımı için tahsis edilen kredi kapsamında ... adına davacıya gönderilen söz konusu paranın, davacı şirket tarafından davalı bankaya iade edilmeyerek  ... davacı şirkete olan 497.507,21-TL'lik borcu mahsup edildikten sonra kalan 1.737.497,79-TL'nin 03.10.2022 ... şirketinin başka bir bankadaki hesabına gönderildiği, davacı tarafından 14.10.2022 tarihinde davalı bankaya gönderilen e-postada, yaşanan süreç anlatılarak ön rehnin kaldırılmasının talep edildiği, 26.10.2022 tarihli ihtarname ile de aynı talebin iletildiği, davalı banka tarafından davacı ile dava dışı ... şirketine keşide edilen 08.11.2022 tarihli ihtarnamede ise banka tarafından proforma faturalara istinaden tahsis edilen kredi kapsamında satıcı davacıya ödenen araç bedelinin, araç satışlarının gerçekleşmemesi nedeniyle ferileriyle birlikte iadesinin talep edildiği, davacı şirketin BDDK'ya başvurusu üzerine davalı banka tarafından davacı şirkete verilen 01.12.2022 tarihli cevapta, araçlar üzerindeki rehnin kaldırılması talebinin hukuki temelinin bulunmadığının, 06.01.2023 tarihli cevapta ise işlenen ön rehinlerin 1 ay içinde rehin şerhine dönüşmeden otomatik olarak kalktığı, bu sebeple müracaatlarının konusuz kaldığı bilgisinin verildiği, işbu davanın ise 19.12.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa dayalı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 30/2 maddesinde; sürücülerin ve araçların sicillerini tutmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğünce ihtiyaç duyulacak teknik bilgiler, hukuki değişiklikler veya kısıtlayıcı şerhlerin sicil üzerindeki kayıt işlemlerinin, Emniyet Genel Müdürlüğünce yetki verilen kamu kurumları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya özel hukuk tüzel kişilerince elektronik sistemle yapılabileceği belirtilmiştir. Araçların Satış, Devir Ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ise araç tescil işlemleri Noterlerce yerine getirilmekte olup, bu yönetmeliğe dayalı olarak davalı banka ile Türkiye Noterler Birliği arasında akdedilen Araç Rehin İşlemlerinin Elektronik Ortamda Yapılmasına İlişkin Protokolün eki niteliğindeki teknik ayrıntıların 16.k maddesinde, bankanın rehin ön bildirimini kaydetme tarihinden itibaren 30 gün içinde tescil müracaatında bulunmaması halinde rehin ön bildiriminin sistemden otomatik olarak silineceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda somut olayda araçların kaydına davalı banka tarafından 03.10.2022 tarihinde konulmuş olan ön rehin şerhi, tescil başvurusu yapılmamış olması nedeniyle 03.11.2022 tarihinde, yani dava tarihi öncesinde kendiliğinden kalkmıştır. Bu nedenle dava tarihi itibariyle araçlar üzerinde bir ön rehin şerhi bulunmadığından, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı yoktur. Davacı tarafından davalıya keşide edilen ihtara rağmen davalı banka tarafından davacıya rehnin kendiliğinden kalkmış olduğu hususunda bir bilgi verilmemiş olup, davacının BDDK'ya şikayeti üzerine davalı banka tarafından davacıya yazılan 01.12.2022 tarihli cevapta da, araçlar üzerindeki rehnin kaldırılması talebinin hukuki temelinin bulunmadığı belirtilerek, ön rehinlerin 1 ay içinde rehin şerhine dönüşmeden otomatik olarak kalktığı hususu bildirilmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 327/2 maddesi, \"Bir kişi davada sıfatı olmadığı hâlde, davacıyı, davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltıp, kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verirse, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi hâlinde, davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilemez\" hükmünü haizdir. Somut olayda araçların kaydındaki ön rehinler kendiliğinden kalkmış olduğu halde, davacının ihtarına ve BDDK'ya şikayetine rağmen bu hususu davacıya bildirmeyerek rehnin kaldırılması talebinin hukuki temelinin bulunmadığı şeklinde cevap veren davalı, bu davranışı ile davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle; davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, konusuz kaldığı gerekçesiyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak \"davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, HMK'nın 327/2 maddesi gereği davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına\" karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/06/2023 Tarih 2022/882 Esas - 2023/476 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın  hukuki yarar yokluğu nedeniyle  reddine\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 427,60-TL karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 1.707,75-TL ve 36.500-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 38.207,75‬‬-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 37.780,15-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,HMK'nın 327/2 maddesi gereği davalı yararına vekalet ücreti ve yargı gideri takdirine yer olmadığına,\"Yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Davacı tarafça yapılan 177-TL istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,  Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 04/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c72eddff4e7c6c5","SID":"98618cc43d2339f6"}}