{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1424 <br>KARAR NO: 2024/428<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/04/2021<br>NUMARASI: 2020/89 Esas - 2021/316 Karar <br>DAVA: Çek İstirdatı<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>Davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkiliyle dava dışı .... A.Ş. arasındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkiline teslim edilen ... ait ... nolu, 15/02/2020 keşide tarihli ve 50.000-TL bedelli çek ve bu çeke ilaveten işbu davaya konu edilmemiş iki çekin müvekkilinin elinde olmayan nedenlerle kaybolduğunu ve bulunamadığını; çekin iptali için Afyonkarahisar 2. AHM'de dava açıldığını ve ödemeden men kararı verildiğini; bu aşamada davalının, müvekkiline, keşideciye ve ciranta dava dışı ...  isimli kişiye karşı çek için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibini başlattığını; ... isimli şahsın müvekkilinin imzasını taklit ederek çeki davalıya ciro ettiğini; söz konusu takibe karşı İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesi'nde imzaya itiraz edildiğini ve yargılamanın devam ettiğini; ayrıca anılan şahıs için Afyonkarahisar CBS'ye şikayette bulunulduğunu; çek iptali istemli davada müvekkiline verilen süre gereğince davalının elinde bulunan çekin istirdatı için işbu davanın açılmak zorunda kalındığını ileri sürerek, davaya konu çekin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, müvekkilinin çekin iyiniyetli yetkili hamili olduğunu, TTK 792'ye göre ispat yükünün davacıda bulunduğunu ve davacının hiç bir somut delil sunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davacının delil olarak dayandığı dava dosyaları, savcılık ve icra takip dosyasının celp edildiği, TTK 792'ye göre davalının çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini ancak bu hususta delil sunulmadığı, savcılık dosyasında da esasa etkili herhangi bir beyan veya delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava dilekçelerinde belirttikleri gibi davaya konu çekin ticari ilişki kapsamında müvekkiline devredildiğini; müvekkili ile davalı arasında hiç bir ticari ilişki bulunmadığını, davaya konu çek üzerinde müvekkilinin cirosu bulunmadığını, davalının çeki ne şekilde iktisap ettiğini,  ... ile aralarında ne tür bir ticari iş karşılığında çeki aldığını ispat edemediğini, bu nedenle davacının ağır kusurlu olarak çeki iktisap ettiğinin kabulü gerektiğini; davalın başlattığı icra takibine karşı yapılan 27. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/131 E. sayılı dosyasındaki bilirkişi incelemesinde imzaya itirazda çekte müvekkiline ait olduğu görülen cirodaki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini; ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yaptıkları şikayet sebebiyle başlatılan soruşturmanın devam ettiğini; davalının dava dışı ... de aynı takibi yöneltmiş olmasına rağmen ona karşı hiçbir fiili ve kaydi haciz işleminin uygulanmadığını, bunun da davalının çeki iktisabında kötü niyetli olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, yaklaşık ispatın söz konusu dosyalarla gerçekleştiğini; çek iptal davasında, çek için verilen ödemeden men kararı, kararın ilanı, icra takip tarihi ve davalının çeki iktisap tarihi itibariyle ilgili bankalara bildirilmiş olması dikkate alındığında, davalının kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun, aslında dava dışı ciranta adına  hareket ettiğinin kabulünün tartışmasız olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdatı istemine ilişkindir.TTK’nın 792. maddesine göre, \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu  olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, \"cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır\" hükmü düzenlenmiştir.Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlanmalıdır. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Davacı ,davalının dava dışı ... ile bir ticari iş karşılığında çeki aldığını ispat edemediğini ileri sürmüş ise de, bu hususun davanın esasına bir etkisi bulunmamaktadır.Somut olayda, dava konusu ... Gebze Ticari Şubesine ait 15/02/2020 keşide tarihli,  ... nolu, 50.000-TL bedelli, keşidecisi ... A.Ş., lehtarı  ... -... olan çekin, davacının elindeyken kaybolduğu, çek cirantalarının sırasıyla ... ve davalı ... olduğu, çekin davalı tarafından bankaya ibrazında ödeme yasağı kararı nedeniyle ödeme yapılmadığı, davacı tarafından çekin zayi nedeniyle iptali istemiyle Afyonkarahisar 2. AHM'nin 2020/77 esas ve 2022/928 karar sayılı dosyasında dava açtığı,ancak ibraz edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, çekin davalı tarafından İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiği, davacının bu icra takibine karşı imzaya itirazının İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/131 esas ve 2021/518 karar sayılı dosyasında çekte davacının ...'ya cirosundaki imzanın bilirkişi tarafından davacıya ait olmadığının tespit edildiğinden davacı açısından takibin durdurulmasına karar verildiği; bu kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.Davacının şikayeti üzerine başlatılmış Afyonkarahisar CBS'nin 2020/3304 soruşturma sayılı dosyasında davalının ifadesinde ... sattığı plastik malzemeler karşılığında kendisine iki adet çek verdiğini ve icra takibinde alacağını aldığını beyan ettiği; Afyonkarahisar CBS tarafından yetkisizlik kararıyla İstanbul CBS'ye gönderildiği, kararda şüphelilerin davalı ..., dava dışı şahıslar ... ile ...  ve eylemin resmi belgede sahtecilik olduğu; İstanbul CBS'nin 2022/243123 sayılı soruştuma dosyasında şüpheli ...  ifadesinde \"çeki ... A.Ş. isimli firmadan ... aş fınans yetkilisi ... isimli şahıstan aldığını,çeki ... verdiğim yumurtalara karşılık almıştım daha sonra çeki ... isimli şirket çalışanı ... isimli şahsa verdiğini, ... de çeki tekrar ... adına cirolayıp kendisine verdiğini ,kendisinin de çeki  ... adına cirolayıp kendisine teslim ettim\" şeklinde beyanda bulunduğu, soruşturmanın halen devam ettiği anlaşılmakta ise de ,davalının çeki ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini kabule yarar bir tesbit yapılmadığı anlaşılmaktadır.İspat yükü üzerinde bulunan davacı, yukarıda da açıklandığı üzere öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını, sonrasında ise davalının çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduklarını kanıtlamak zorundadır. Çekin keşideci tarafından davacı lehine keşide edildiği, icra hukuk mahkemesi kararına göre ilk ciro olan ... yapılan ciro imzasının davacıya ait olmadığının anlaşıldığı, ciranta ... tarafından da ciro edilerek davalıya teslim edildiği görülmekle, davacının çekin kaybından evvel yetkili hamil olduğu,açılan istirdat davasında çek arkasındaki cirolardan birinin  imzasının sahteliği şeklen incelenmesi gereken ciro silsilesini koparmayacağı gibi, imzaların istiklali ilkesi gereğince dinlenmesi de mümkün değildir. Hamilin kötüniyetli veya ağır kusuru davacı tarafça ispatlanmadıkça açılan davanın reddi gerekir. Açıklanan nedenlerle,Davacının lehdarı bulunduğu çek rızası dışında elinden çıkmış olsa da ,davalının çeki iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu davacı tarafça kanıtlanamadığından ,davanın reddine  ilişkin karara karşı istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4625058f5e857b03","SID":"98274999eb9fe986"}}