{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/386 <br>KARAR NO: 2024/483<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2020<br>NUMARASI: 2016/273 Esas - 2020/838 Karar\t  <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/04/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.05.2015 tarihinde, dava dışı  ... sevk ve idaresindeki sigortasız ... plakalı aracın tam kusurlu olarak, müvekkilinin kullandığı tescilsiz motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin ağır şekilde yaralanarak malül kaldığını, davalı tarafından müvekkiline maluliyet tazminatı olarak 227.600,00-TL ödeme yapıldığını, ancak bu ödeme yetersiz olduğu gibi bakıcı giderine ilişkin bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik, 1.000,00-Tl sürekli/daimi iş göremezlik, 2.000,00-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 3.000-TL maddi tazminatın ( belirsiz alacağın)  başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 16/10/2020 tarihli dilekçesi ile   bakıcı gideri talebini 7.421,74-TL olarak artırmıştır. Davalı vekili  cevap  dilekçesinde özetle;  davacıya  tarihinde yapılan 227.668,00-TL maluliyet tazminatı ödemesi kapsamında davacı tarafından imzalanan ibraname ile kurumun sorumluluğunun ortadan kalktığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''....Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 19.07.2019 tarihli raporda davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle; “Meslekte kazanma gücünden kayıp oranının % 50 olduğu, Tıbbi iyileşme süresinin (9) ay olduğunun belirlendiği,  kusur bilirkişinin aktüer bilirkişi ile birlikte düzenlediği 05.10.2020 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü  ...' ün % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında, davacı ...' nün olayda  % 25 (yüzde yirmi beş) oranında  kusurlu olduğunun tespit edildiği, aynı raporda davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, Davacının nihai ve gerçek bakıcı gideri maddi zararının 7.421,74 TL olduğunun belirtildiği, dava açılmadan önce davalı tarafından davacıya maluliyet tazminatı olarak davacıya  227.600,00-TL ödeme yapıldığı, olay nedeniyle davacının omurilik yaralanması, sağ femur, sol tibia gibi yaralanmaya maruz kaldığı, başından bir arbe almamış olduğu, bu nedenle her ne kadar koruma başlığı kullanma mecburiyeti bulunmakta ise de, kullanmamış olmasının yaralanmasında etkisi olmadığı, '', gerekçesiyle, Davanın kısmen kabulü ile kalıcı iş görmezlik tazminatı isteminin reddine, bakıcı gideri maddi zarar tutarı olarak 7.421,74-TL nin 05.07.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf nedenleri: Davalı vekili; davacıya maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığını, davacının ek tazminat talebi ile davadan önce müvekkiline başvurmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporu alınıncaya kadar olan geçici bakım giderinden SGK sorumlu olup, müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, fiilen davacıya bakıcı tutulduğunun ispat edilmesi gerektiğini, aksi halde davacıya aile içinde bakıldığının kabul edilerek ancak asgari ücretin neti üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, asgari ücretin brütü üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, SGK tarafından davacıya  ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, davacının koruyucu kask ve elbise giymemesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yapılmamasının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle bakiye geçici/ kalıcı iş göremezlik tazminatı ve bakcı gideri istemine ilişkindir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, dosya kapsamından davacı tarafın davadan önce davalı kuruma başvurduğunun ve bu anlamda dava şartının gerçekleştiğinin anlaşılmasına; Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre  geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri zararı ZMM teminatı kapsamında bulunmakta olup, kaza tarihinde trafik sigortası bulunmayan aracın kusuru ile sınırlı olarak davacının geçici dönem bakıcı gideri zararından davalı kurumun sorumlu olmasına; dava dışı  SGK'nın bakıcı giderinden herhangi bir sorumluluğu bulunmamasına; Dairemizin de benimsediği yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre esasen bakıcı giderinin  brüt asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekmekte ise de dosya kapsamında alınan aktüer bilirkişi raporunda geçici bakıcı gideri asgari ücretin neti üzerinden hesaplanmış olmakla, bu durumun istinaf eden davalı lehine bulunmasına; kaza tespit tutanağında davacı motorsiklet sürücüsünün koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığı hususu 'tespit edilmedi' şeklinde işaretli olup, bu nedenle davacının yaralanmasının niteliği de nazara alınarak yerel mahkemece davacının geçici bakım gideri zararından müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına; her ne kadar hüküm altına alınan tazminata ilişkin yasal faizin  dava tarihi esasen 05.07.2015 olmadığı halde maddi hata sonucunda 05.07.2015 tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmiş ise de bu yanılgı mahkemece, her zaman düzletilmesi mümkün maddi hata niteliği taşıdığından dairemizce kaldırma yapılmasının gerekmemesine  göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 506,97-TL harçtan peşin yatırılan toplam 126,74-TL harcın düşümü ile bakiye 380,23-TL istinaf ilam harcının istinaf yasa yoluna başvuran  davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2857f4a85f4a5efe","SID":"be9abd0106f3081e"}}