{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/183 - 2024/536<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/183 <br>KARAR NO\t: 2024/536<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                 MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/06/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/402 E.  -  2020/102 K.<br><br>DAVACILAR\t\t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/06/2020 tarih ve 2018/402 Esas - 2020/102 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, müvekkilleri adına tescilli 2014/102196 sayılı \"...\" ibareli markanın bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2017/85496 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından 43. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, müvekkilince başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı Şirketin müvekkillerinin markasıyla iltibasa ve haksız rekabete neden olacak şekilde marka tescil başvurularında bulunduğunu, davalının bir AVM’de şube açarak müvekkilinin markasının tescil kapsamına giren mal ve hizmetlerin kullanımına hazırlandığının tespit edilmesi üzerine bu ihlalin önlenmesi için ihtarname gönderildiğini, ancak davalının kötü niyetli olarak müvekkilinin uyarılarını dikkate almadığını, bunun üzerine markaya tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinden ihtiyati tedbir talep ettiklerini, davalının kötü niyetli olarak kurucu ortaklarının kurduğu ve organik bağı bulunan üç ayrı şirkete franchise verdiğini, şube açmaya ve açtırmaya devam ettiğini, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olmadığını, aksine ayırt ediciliğinin yüksek bulunduğunu, davalının tescilini talep ettiği 30. sınıf mallar ile müvekkilinin markasının tescilli olduğu 43. sınıf hizmetlerin benzer ve aynı tür olarak nitelendirileceğini, çünkü 43.sınıfın, 30. sınıfa dahil olan malların tüketime hazır halde olanlarının satışına ilişkin bulunduğunu, davalının \"...\" ibaresi yerine sayısız marka seçme imkanı varken cins ismin yanına müvekkilinin markasını ekleyerek başvuruda bulunmasının, müvekkilinin markasının itibarından haksız yarar sağlamaya yönelik olduğunu, davalının haksız ticari faaliyetlerinin müvekkilinin müşteri çevresini olumsuz etkilediğini ve şikayetler geldiğini ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-6990 sayılı kararının iptaline, tescil edilmesi halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>        Davalı ... vekili, marka başvurusuna karşı davacı ... tarafından itiraz edilmediğini, marka başvurusuna itiraz eden davacı Şirketin ise YİDK nezdinde bir itirazının olmadığını, dolayısıyla davacıların işbu davayı açma ehliyetlerinin bulunmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar yönünden, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin doğmayacağını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacı tarafın markası arasında sadece bir kelime açısından benzerlik olduğunu, oysa müvekkilinin markasının sadece o kelimeden oluşmadığını, markanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle iltibas iddiasının yerinde olmadığını, davacının, hiç bir iltibas yaratmayan müvekkilinin markasını haksız olarak engellemeye çalıştığını, “...” ibaresinin davacıya özgü olmadığını, aynı kelimenin başka markalarda da tescilli olarak kullanıldığını, restoran işletmeciliği ile kahve işletmeciliğinin birbirinden tamamen farklı olması nedeniyle taraf markalarının sunulan hizmet bakımından da birbirinden farklı olduğunu, davacı tarafın markasının tanınırlığından faydalanmaya çalışıldığı iddiasının asılsız bulunduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının \"...\" ibareli başvuru markasıyla davacıların \"...\" ibareli tescilli markası  arasında dava konusu edilen 30. sınıftaki mallar yönünden görsel  ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, \"...\" ibaresinin taraf markalarında asli ve yüksek ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, her ne kadar dava konusu 30. sınıftaki mallar davacının markasının kapsamında aynen yer  almasa da davacı taraf markasındaki yiyecek ve içecek hizmetlerinin çoğunlukla gıda ürünlerinin satışına dair hizmetler olduğundan, davalı markasının kapsamında bırakılan 30. sınıftaki mallarla ilişkili ve bağlantılı hizmetler bulunduğu, dava konusu mallar açısından ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar olarak algılanabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında iltibas bulunduğu ve SMK'nın 6/1  maddesi koşullarının oluştuğu, davacının diğer iddiaların sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2018-M-6990 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2017/85496 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.<br>            <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, başvuru kapsamından çıkarılmayan mallar ile davacı markasındaki malların aynı veya benzer olmadığını, aynı tüketici kesimine hitap etmediğini, aynı kategoride yer almadığını, davacı markasının kapsamındaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin restoran, kafe, catering gibi sektörlere girmekte iken davaya konu marka kapsamındaki malların ise market raflarında bulunabilecek türden olduğunu, bu bağlamda mal ve hizmet benzerliği şartının gerçekleşmediğini, dolayısıyla Kanun hükmünde aranan çiftte benzerlik şartı oluşmadığından davanın kabulü yönündeki kararın yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>\t Davalı Şirket vekili, mahkemece yapılan iltibas değerlendirmesinin hatalı olduğunu, bütüne yönelik bir değerlendirme yapılması gerektiğini, görsel olarak markaların birbirlerinden farklı olduğunu, işitsel olarak da müvekkili markasının açıkça davacıların markasından farklı bulunduğunu, müvekkil markasını oluşturan kelimelerden yalnızca biri ile davacıya ait marka arasında benzerlik olduğunu, bu durumun tek başına iltibasın varlığını kabul etmek için yeterli olmadığını, müvekkili başvurusu kapsamında yer alan 30. sınıftaki malların davacının markasının kapsamında aynen yer almadığını, müvekkili markasının, kahve ağırlıklı olmak üzere kafe tarzında bir işletmede kullanılacağını, davacı tarafa ait markanın ise restoran hizmetlerinde kullanıldığını, buna rağmen taraf markalarının aynı veya aynı türden mal ve hizmetlerde kullanıldığının kabul edilmesinin doğru olmadığını, sonuç olarak iltibas koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden; davalı Şirketin 27.09.2017 tarihinde  2017/85496 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 30 ve 43. sınıf  mal ve hizmetlerin yer aldığı, Markalar Dairesi Başkanlığınca SMK'nın 5/1-f maddesi uyarınca \"Çaylar, buzlu çaylar.\" mallarının başvuru kapsamından çıkarıldığı ve kalan mal ve hizmetler yönünden başvurunun ilan edildiği, başvurunun ilanına davacıların, 2014/102196 sayılı \"...\" ibareli markaya dayalı olarak itiraz ettikleri, Markalar Dairesi Başkanlığınca itirazın kısmen yerinde görüldüğü ve karıştırılma tehlikesi gerekçesiyle başvuru kapsamından 43. sınıf hizmetlerin çıkarıldığı, bu karara yönelik davacılar itirazının ise YİDK'in 17.08.2018 tarih, 2018-M-6990 sayılı kararıyla reddedildiği, kararın 18.09.2018 tarihinde davacıya  tebliğ edildiği anlaşılmıştır. <br>\tHer ne kadar davalı Kurum tarafından davacıların aktif dava ehliyetlerinin olmadığı savunulmuş ise de marka başvurusuna, itiraza mesnet markanın maliki olan her iki davacının da itiraz ettikleri, bu kararın kısmen reddi üzerine de yine y iki davacının da itirazın yeniden incelenmesini talep ettiklerinden, davalı Kurumun aktif husumete ilişkin savunması yerinde görülmemiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacının diğer iddiaları yerinde görülmemiştir. Bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmayıp, yalnızca davalılar tarafından karar istinaf edildiğinden, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, yalnızca taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olup olmadığıdır.  <br>Somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.<br>Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; dava konusu başvuru \"...\" ibaresinden, davacıların itirazına mesnet marka ise \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Görüldüğü üzere davacılar markasının asli unsuru \"...\" ibaresidir. Dava konusu başvuruda yer alan \"...\" ibaresi tanımlayıcı olup, ayırt ediciliğe bir katkısı yoktur. Türkçe'de büyük anlamına gelen ve sıfat olan \"...\" ibaresi ise zayıf ayırt ediciliğe sahip olduğundan, tali unsur konumundadır. Buna göre dava konusu başvurunun da asli unsuru \"...\" ibaresidir. Türkçe'de bilinen bir anlamı olmayan ve yüksek ayırt ediciliğe sahip \"...\" ibaresinin taraf markalarında ortak olarak yer almasının, markaların karıştırılmasına yol açacağı şüphesizdir. Bu durumda, dava konusu başvuru ile davacılar markası arasında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak bıraktıkları genel intiba itibariyle ortalama tüketiciler nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmaktadır. Bu husus ilk derece mahkemesinin de kabulünde olup, bu yönden kararda bir isabetsizlik mevcut değildir. <br>Taraf markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin  karşılaştırılmasına gelince; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış kararlarında açıklandığı üzere marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan Uluslararası Nice Protokolü kapsamında TPE tarafından hazırlanan Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına ilişkin Tebliğ hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez. Tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin ilişkilendirilebilecek olup olmadıklarının değerlendirilmesinde özellikle; her iki grup malların aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, aynı mağazada ve aynı raflarda satışa sunulup sunulmadıkları, ham madde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olup olmadıkları hususlarının bir bütün olarak ve ortalama tüketici kitlesinin özellikleri ve genel bakış açısı dikkate alınarak belirlenmelidir. \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tYukarıdaki paragrafta yapılan açıklamalar çerçevesinde dava konusu başvuru kapsamında 30. sınıftaki \"Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez\" malları yer almakta iken davacıların itirazına mesnet markanın kapsamında 41. sınıf hizmetler dışında 43. sınıftaki \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.\" yer almaktadır. Buna göre başvuru kapsamındaki 30. sınıf malların, itiraza mesnet markanın kapsamında yer almadığı açıktır. Bununla birlikte başvuru kapsamındaki \"Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, Dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları ile 43. sınıfta yer alan \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\" bağlantılı mal ve hizmetlerdir. Zira, 43. sınıftaki \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\", davalıya ait markaların kapsamında yer alan 30. sınıftaki belirtilen malların tüketime hazır halde olanlarının satışına ilişkindir. Bu hizmetin sunumu ile anılan mallar birbiri ile hem bağlantı, hem de rekabet halindedir. Ayrıca, kullanım yöntemleri, amaçları, hedeflenen halk kesimi de aynıdır. Bu nedenle anılan mallar ile hizmetler açısından benzerlik bulunmaktadır.   <br>Dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki \"Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar, Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez\" malları yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmemiştir. Çünkü bu mallar ile davacılar markası kapsamındaki hizmetler bağlantılı olmadığı gibi biri diğerinin doğal sonucunu oluşturabilecek ilişkili mal ve hizmetler de değildir. Yine belirtilen mal ve hizmetler birbirine gönderme/hatırlatma/çağrıştırma yapmamakta ve birbirlerini ikame etmemektedirler. <br>\tHer ne kadar dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, başvuru kapsamında yer alan 30. Sınıf malların tamamı yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği açıklanmış ise de yukarıda açıklanan nedenlerle bu değerlendirmeye itibar edilmemiştir. Nitekim yine bu davanın tarafları arasında görülen Ankara 2. FSHHM'nin 2018/298 E.-2019/494 K.<br> sayılı ilamında da aynı sonuçlara ulaşılmış, bu karara yönelik istinaf başvurusu Dairemizce reddedilmiş ve bu karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  2022/2581 E., 2023/6085 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. <br>Sonuç olarak dava konusu başvuru ile davacıların itirazına mesnet marka arasında, başvuru kapsamında yer alan 30. Sınıftaki \"Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, Dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, bunun dışında kalan mallar yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin koşul bulunmadığından anılan madde koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değilse de HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 17/06/2020 gün ve 2018/402 Esas - 2020/102 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın kısmen KABULÜ ile YİDK'in 17.08.2018 tarih, 2018-M-6990 sayılı kararının, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki \"Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, Dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları yönünden ve davacının itirazının reddi bakımından İPTALİNE, <br>\t3-Dava konusu 2017/85496 sayılı \"...\" ibareli markanın, 30. sınıftaki \"Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, Dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ile sicilden TERKİNİNE,<br>\t4-Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, <br>\t5-Alınması gerekli 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile kalan 391,7‬0 TL'nin davalı şirket ile davalı ... alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı şirket ile davalı ... alınarak anılan davacıya verilmesine, <br>\t7-Davalı şirket ile  davalı ... kendilerini vekille temsil ettirmiş olduklarından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalı şirket ile davalı ... verilmesine, \t<br>\t8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, 151,20 TL tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan 33,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.984,2‬0‬ TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2'si olan 992,1‬0 TL'ye, 35,90 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 1.063,9‬0 TL'nin   davalı şirket  ile davalı ... alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin anılan davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t9-Davalı şirket ile davalı ... tarafından ilk derece yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t10-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 56,00 TL posta gideri, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 218,10 TL olarak kullanılan yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre  takdiren 1/2'si olan 109,05‬ TL'nin davacıdan tahsili ile anılan davalı şirkete verilmesine, bakiyesinin davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi üzerinde bırakılmasına,<br>\t11-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/2'si olan 81,05 TL'nin davacıdan tahsili ile anılan davalı Kuruma verilmesine, bakiyesinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,<br>\t12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t13-Davalı şirket ile Davalı ... ayrı ayrı peşin olarak alınan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalılara iadesine,<br>\t14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/03/2024<br> <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e1ac13a34aaedc8","SID":"bf0f436a5a6f3cc1"}}